
Ryan Sampson
Grumio

Three Plebs join the army in peace-time, hoping to win respect, romance and military discounts at selected restaurants. But when war's declared they're sent to fight on the front line of a Roman legion for a cause they don't believe in. Now their main interest is the struggle for survival.

Ryan Sampson
Grumio

Tom Rosenthal
Marcus Gallo

Jon Pointing
Jason Brindisi

Tom Basden
Aurelius

Karl Theobald
Landlord
Tom Moutchi
Magnus

Joe Thomas
Amadeus

Gary Beadle
Actaeon

Mariam Haque
Patricia

Ellie Haddington
Phaedra

Tori Allen-Martin
Barbronelda

Dessy Slavova
Warrior Woman

Vasil Toshev
Dromichaetes (uncredited)

2. Dünya Savaşı’nda Teğmen Kelly, düşman saflarının öte tarafındaki bir Alman bankasında 16 milyon dolarlık altın külçelerinin yattığını öğrenir...

II. Dünya Savaşı sırasında müebbet hapis ve ölüm cezaları almış bir düzine mahkûmun özgürlükleri karşılığında eğitilerek tehlikeli bir imha görevine gönderilmeleri anlatılmaktadır.

A WWII military pilot makes a valiant effort to be certified insane in order to be excused from flying missions. But there's a catch.

II. Dünya Savaşı sırasında, Pasifik Cephesi'nden kaçan Amerikalı asker Learoyd (Nick Nolte), Borneo adasının balta girmemiş ormanlarında saklanır. Zamanla yerli Iban kabilesi tarafından kabul edilir ve kabile şefi olarak "Kral" ilan edilir. Learoyd, savaşın yıkımından uzakta, kabilesiyle uyum içinde yaşarken, İngiliz özel kuvvetlerinden Yüzbaşı Fairbourne (Nigel Havers) adaya gelir. Fairbourne, Japon işgaline karşı yerli halkı örgütleme görevini Learoyd'a teklif eder. Learoyd başta bu teklife mesafeli durur, çünkü kabilesini savaşın acımasızlığına sürüklemek istemez. Ancak Japonların adadaki vahşeti artınca, Ibanların özgürlüğünü korumak için direnişe katılır. Savaş stratejileri ve sadakat sorgulamalarıyla geçen mücadelede, Learoyd'un "medeniyet" ve "doğal yaşam" arasındaki ikilemi öne çıkar.

Gazeteci Bob Wilton gizemli bir kişilik olan ve Amerikan ordusunun deneysel bir birimine ait olduğunu öne süren Lyn Cassady ile tanıştığında, kendisine büyük bir çıkış sağlayacak güçlü bir haberin peşindedir. Cassady'ye göre, ‘Yeni Dünya Ordusu’ farklı savaş yöntemleriyle gelmektedir. ‘Savaşçı Rahiple’ adlı birlik eşi benzeri bulunmayan psişik güçlere sahip kişilerden oluşmaktadır. Programın yaratıcısı Bill Django ortadan kaybolmuştur ve Cassady'nin görevi de onu bulmaktır. Yeni tanıştığı Lyn'in inanılması güç hikayeleriyle aklı karışan ve merakı uyanan Bob, birdenbire Lyn'in peşi sıra gitmeye karar verir. İkili Django'nun kaçak medyum Larry Hooper tarafından yönetilen gizli kampına yol alırken, Bob da Django'nun Yeni Dünya Ordusu ve Hooper'ın mükemmel askerlerden oluşan kişisel ordusu arasında kalır. Bu zorlu maceradan kurtulmak için hiç ummadığı bir düşmanı altetmek zorunda kalacaktır.

İlk filmde yaşanan olayların üzerinden üç yıl geçmiştir. Vietnam savaşından sonra bir grup Amerikan askerinin Vietnam'da esir olarak bırakıldığı haberleri basında yer almaya başlayınca eski ABD Ordusu askeri John Rambo, eski komutanı Albay Sam Trautman tarafından hapishanede ziyaret edilir. Hükümet, bu haberlerin doğrulanması için özgürlüğü karşılığında Rambo'nun yardımını istemektedir. Görevi kabul eden Rambo, yapılan plana göre düşmanla sıcak temasa girmeden sadece bilgiyi doğrulayıp ülkesine geri dönecektir. Ancak işler planlandığı gibi gitmeyip kendi ülkesi tarafından ihanete uğrayınca Rambo, tekrar geldiği bu cehennemden kendi olanakları ile kurtulmaya çalışacaktır.

Brian adında bir bebek İsa'yla aynı gece doğdu. Büyüdü, büyüdü daha da büyüdü ve oldu Brian isimli bir oğlan. Brian adındaki oğlan büyüyünce Brian adında bir delikanlı oldu, kesinlikle Brian denen bir kız değildi. İngiliz komedisinin belki de en çok tartışmaya yol açan filmi Brian'ın Hayatı, İsa'yla aynı gece doğan köylü bir çocuğun uzun hikayesini anlatıyor. Hayatları kesiştikçe kahkahalar yükseliyor. M.S 33 yılında geçen filmde sahte mesih Brian sizleri kahkahalara boğuyor. Efsanevi İngiliz komedi grubu Monty Python'ın gelmiş geçmiş en komik filmlerden birine imza attığı yapım.

Pers Kralı Xerxes, zafer kazanmaya alışmış güçlü ordusunu yine kendinden emin bir eda ile Yunan Krallıkları üzerine yollar. Ne denli güçlü bir ordu ile karşı karşıya olduğunun farkında olan Sparta Kralı, Tanrıları savaşmaya ikna edemeyince en cesur 300 askerini toplayarak Thermopylae'de Perslilerle savaşmaya gider. Çocukluklarından beri tamamen savaşçı olarak yetiştirilmiş olan bu 300 asker, hayatlarının en büyük mücadelesini vereceklerdir. Ölüm ne kadar kaçınılmaz olsa da cesaretleri ve güçleri bunu yenmeye hazırdır. Büyük bir dirençle düşmana karşı koyarken bir yandan da savaşmama kararı ile yanlış bir karar vermiş olan konseyin yanlışını anlayarak orduyu savaşa göndermesini bekleyeceklerdir.

Mickey 17, öldükten sonra kopyasının üretilmesine izin veren bir işçi olarak çalışan Mickey'nin hikayesini konu ediyor. Bir keşif kolonisi, buzul bir gezegen olan Niflheim'daki tehlikeli bir göreve Mickey isimli bir klonu gönderir. Mickey, ölse de yeniden klonlanabilmekte ve geçmişte olanların büyük kısmını hatırlayabilmektedir. Bir görev sırasında Mickey 17'nin kaza geçirerek öldüğü düşünülür ve bu nedenle yeni bir Mickey klonu aktif edilir. Ancak Mickey 17 hayattadır. Bu durum üzerine Mickey 17 ve yeni klonu Mickey 18 arasında büyük bir mücadele başlar.

Tarihin en pahalı savaş filmini çekmek için yola çıkan bir grup bencil aktör, artan maliyetler nedeniyle stüdyonun projeyi iptal etmesiyle yarı yolda kalır. Çekimleri sürdürmekte kararlı olan yönetmen, ekibi Güneydoğu Asya'nın ıssız ormanlarına sokar. Karşılaştıkları silahlı uyuşturucu kartelini hâlâ senaryonun bir parçası sanan ekip, gerçek bir çatışmanın içine çekilir.

Bir grup maceraperest Amerikan askeri Irak’taki Körfez Savaşı’nın hemen ardından ülkelerine dönmeyip, çölün derinliklerinde gömülü olduğu söylenen bir hazineyi bulmaya karar verirler. Bir haritanın kılavuzluğunda yaşamlarını değiştirecek ve onları onurlu bir mücadeleye sürükleyecek macera dolu bir yolculuğa adım atarlar.

Bir NYPD polisi bir kazada öldürülür. Ölüm sahtedir ve illegal çalışarak anayasayı korumaya adanmış CURE örgütüne dahil edilir. Remo, CURE'un icra kanadı yani suikastçısı olacaktır. Sinanju Ustası Chiun'dan, eski bir Kore dövüş sanatını öğrenir. Richard Sapir ve Warren Murphy'nin popüler pulp serisi “The Destroyer ”a dayanmaktadır.

Safecracker Eddie Chapman is languishing in prison on the island of Jersey when the Nazis arrive. An adept manipulator of situations, Chapman convinces the Germans to use him to spy on the British. And when the would-be traitor arrives home, he convinces the English to use him as a double agent -- in exchange for a full pardon.

MS 40,000. yüzyıldayız. Sıfır yerçekiminde salınarak vücudunu sergilemeyi ve serbest aşkı seven saf dilber Barbarella, Dünya gezegeninin uzaydaki temsilcisi olarak zor bir görev üstlenir :yeni bir icadıyla evrendeki barışı tehdit eden Duran Duran isimli çılgın dahiyi bulmak. Barbarella, Tau Ceti sistemine uzanan arayışı boyunca biribirinden ilginç ve ‘muzır’ uzaylı ırklarla, tehlikelerle karşılaşır. Hatta yakışıklı ve kör bir meleğin kanatlarında aşk yapma şansı da yakalar.

Filmin konusu Fransız ordusundaki komuta kademesinin savaşmak istemeyen askerlere gözdağı verip korkutmak amacıyla suçsuz askerleri kurşuna dizmesidir. Fransız Ordusu da savaş sırasında diğer müttefik orduları gibi korkaklık suçundan dolayı infazlar gerçekleştirmiştir. Ancak filmin merkezinde duran sorun, verilen emre karşı gelerek saldırıya geçmeyen tüm cephenin yerine rastgele seçilen askerlerin kurşuna dizilmesidir. Bu tür cezalandırma tarihte Romalılar tarafından yaygın olarak uygulanmıştır. Onuncunun cezalandırılması olarak dilimize çevrilebilecek decimation cezasında suçlular arasından her on kişiden bir tanesi öldürülerek ceza uygulanır. Bu ceza Fransız Ordusunda, Flanders yakınlarında 15 Aralık 1914 tarihinde geri çekilen Cezayir Alayı 8.Tabur 10. Bölük askerleri hücum emrine uymayınca uygulanmıştır...

Bir grup acemi genç Alman askerinin, 1.Dünya Savaşı sırasında büyük bir idealizmle başlayan hikayelerinin, hayal kırıklığıyla sonuçlanmasını anlatıyor. Başrol oyuncusu Lew Ayres’in canlandırdığı Paul Baumer’in repliği, filmin konusunu da özetliyor: “Siperlerde yaşıyor ve savaşıyoruz. Ölmemeye çalışıyoruz, tek yaptığımız bu” Modası çabuk geçen pek çok mesaj filmlerinin aksine, Erich maria Remarque’nin savaş karşıtı romanından uyarlanan filmin etkisi yıllar sonra bile hiç azalmamıştır. Lewis Milestone’nun ölçülü, sade ve insanı derinden etkileyen çalışması, yıllar sonra bile pek çok ülkede yasaklıydı.


Macera türünün klasikleri arasında gösterilen The Man Who Would Be King, usta sinemacı John Huston’ın yönettiği sürükleyici bir yapım. Rudyard Kipling’in bir öyküsünden esinlenilerek çekilen film, 1880’lerde Hindistan’da geçiyor.

Beyaz Saray, skandallar ve savaş üzerine cesur bir film...Seçimlere iki haftadan az bir süre kala patlak veren skandal, başkanın yeni dönem için seçilmesini tehdit eder niteliktedir. Olayın boyutları genişleyip önlenemez bir hale gelmeden önce, siyaseti, basını ve en önemlisi Amerikan halkını idare etmek konusunda olağanüstü yeteneği olan Conrad Brean adlı uzman Beyaz Saray’a davet edilir. İlk strateji medyanın dikkatini savaş gibi çok daha önemli bir olaya yönlendirmektir. Stanley Motss adlı bir Hollywood yapımcısının ve ekibinin yardımıyla Brean tüm Dünya’yı ilgilendiren krizi yönetmek için bir beyin takımı kurar.

Bir grup özel güvenlik görevlisinin Orta Doğu'da bir üsse düzenlenen saldırıyı engellemeye çalışırken yaşadıkları zorlukları ve tehlikeleri konu alır. Özel bir güvenlik şirketinin çalışanları, önemli bir alanda bulunan bir petrol tesisine yapılan terör saldırısını önlemek için görevlendirilir. Bu görev sırasında, karşılaştıkları düşmanlar, onları öldürmek için ellerinden geleni yapacak kadar acımasızdır.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir