Jeff Gibbs
Self - Narrator (voice)

Forget all you have heard about how “Renewable Energy” is our salvation. It is all a myth that is very lucrative for some. Feel-good stuff like electric cars, etc. Such vehicles are actually powered by coal, natural gas… or dead salmon in the Northwest.

Hayli bilgilendirici ve oldukça şaşırtıcı! “Şirket” bir yandan günümüzdeki modern şirketlerin kuruluş, yapı, gelişim aşamalarına özgün bir perspektif getirirken, bir yandan da bu kuruluşların yerküre üzerinde ekonomik, siyasi ve kültürel etkilerini ele alıyor. Kurumların günlük hayatımızı nasıl etkilediğini anlatıyor ve bunun yanı sıra kurumsal tahakküme karşı mücadele veren birey ve grupları inceliyor. “Şirket”, kurumların pazar ekonomisine dayalı toplumlarda refah düzeyini yükselten ana etkenlerden biri olarak değerini koruyabilmesi ve varlığını uzun vadeli sürdürebilmesiyle ilgili bir çok soruyu gündeme getiriyor. Film, şirket yapısının kamusal ürünler üzerindeki etkisiyle ilgili endişelere dikkat çekerken üretim süreçlerinin genelin refahı için daha iyi nasıl organize edilebileceğini sorguluyor.

Fortune dergisi yazarlarından Bethany Mclean ve Peter Elkind' in aynı adlı kitabından uyarlanmış olan film Enron' u bir insanlık trajedisi odaklı inceliyor.

ABD eski Başkan Yardımcısı Al Gore'un, küresel ısınmanın siyasi bir problemden çok, dünya için ciddi sorunlar teşkil ettiğini gösterme çabaları, bir belgesel şeklinde seyircilerin karşısına çıkıyor.


Fabrika çiftçiliğinin gezegenin doğal kaynaklarını nasıl tükettiğini ve büyük çevreci grupların bu krizi neden görmezden geldiğini öğrenin.

Dünya'da yaşayan insanların sağlıkları ile ilgili yorum yapan bazı üst düzey (paralı) insanlardan aldıkları emirle kamera karşısına geçip alim olduklarını zanneden bazı insanarın konuşmaları anlatılmaktadır.

“Fahrenheit 9/11” Akademi ödüllü film yapımcısı Michael Moore’un, özellikle Amerika Birleşik Devletleri’nde fırtınalar koparan ve koparmaya devam edecek gibi görünen çarpıcı ve sarsıcı yeni filmi.“Bowling for Columbine” filmiyle aldığı harika eleştiriler ve kazandığı büyük popüler başarıdan sonra, Moore, kendine özgü mizah tarzı ve ısrarcı tutumu ile Bush hükümetinin dış politikası hakkında korkusuz bir araştırmaya girişti. Ender görüntüleri, uzmanların ifadelerini ve kendisine özgü zor sorulara verilen cevapları birleştirerek avını gerçekleştirdi. Film bu günlerde Amerika’nın karşı karşıya olduğu en ateşli konuları ele alıyor. Michael Moore, 9/11’deki Suudi Arabistan bağlantısını görmezden gelip, Irak’la savaşa balıklama dalan George W.Bush ve yakın çevresine kuşkucu bir yaklaşımla yöneliyor.

THE YES MEN FIX THE WORLD is a screwball true story about two gonzo political activists who, posing as top executives of giant corporations, lie their way into big business conferences and pull off the world's most outrageous pranks.

Multi-milyarlık teknoloji şirketi Theranos’un ve kurucusu Elizabeth Holmes’un hikayesi. Holmes, kendi servetini yaratmış en genç kadın milyarderken bir anda şirketini batıran bir dolandırıcıya dönüşür.

Muckraking filmmaker Morgan Spurlock reignites his battle with the food industry — this time from behind the register — as he opens his own fast food restaurant.

Gonzo gazeteciliğinin mucidi Dr. Hunter S. Thompson hakkındaki belgesel, bu efsanevi figürün yaşamının önemli duraklarına uğruyor. Cehennem Melekleri adlı motosiklet kulübüyle ilişkisinden Aspen’deki şerif pozisyonuna başvurduğu döneme, normlardan her daim uzak durmuş bir adamın portresi.

Akademi Ödüllü Uygunsuz Gerçek'in iklim değişimini yaygın kültün ön saflarına çıkarmasından on yıl sonra Uygunsuz Gerçek 2, bugün her zamankinden çok daha konuyla alakalı olduğunu kanıtlıyor. Yeni nesil iklim şampiyonlarını eğitip onlara ilham vermek için dünyayı gezen eski Başkan Al Gore'a bu yılmaz savaşında siz de katılın. Bu göz açıcı ve uyarıcı devam filmi, risk ne kadar yüksek olsa da iklim krizine dair çözümlerin hâlâ ulaşılabilir olduğunu gösteriyor.

Phillip Glass'ın unutulmaz müzikleriyle belleklere çakılan Koyaanisqatsi, görüntülere dair bir festivali çağrıştırıyor. 1983 yılı itibariyle devrim niteliğinde olan film hayatın imgesel dengesine(ve dengesizliğine) yakılan bir ağıt niteliğinde. Görüntüden görüntüye geçerek, sonunda tüm görüntülerin tek bir görüntünün yansımasından ibaret olduğunu ispatlamaya çalışan film, tabiat bilimleriyle ve sosyal-antropolojiyle bağlarını sıkılaştırıyor.


Okyanuslardaki yaşama hayranlık duyan bir film yapımcısı, insanların deniz canlılarına verdiği zararı araştırırken küresel boyutta korkunç bir yolsuzluğu ortaya çıkarır.

Yönetmen Charles Ferguson, İç İşler ile, hâlâ dünyayı kasıp kavurmakta olan 2008 ekonomik krizinin perde arkasındaki akıl almaz gerçekleri ilk defa gözler önüne seren bir filme imza atıyor. Faturası 20 trilyon doları aşan kriz, milyonlarca insanı evsiz ve işsiz bırakarak mağdur etti. Film, derinlemesine araştırmaların yanı sıra finans dünyasının önemli isimleriyle, politikacılarla ve gazetecilerle yapılan dudak uçuklatıcı röportajlar üzerinden arsız bir endüstrinin gelişimini takip ediyor. Aynı zamanda da siyasetin, düzenlemelerin ve akademinin yozlaşmasıyla sonuçlanan yıkıcı ilişkiler ağını açığa çıkarıyor. Matt Damon tarafından seslendirilen film yalnızca ABD ile sınırlı kalmıyor, İzlanda, İngiltere, Fransa, Singapur ve Çin'e de giderek, her birimizin hayatını etkilemekte olan yoz ve açgözlü sistemin resmini bir bütün olarak çiziyor. Bu, olayları parça parça gazetelerde okumaktan çok farklı bir his; uyandırıyor, sarsıyor.

Kapitalizme kapsamlı bir bakış sunan yönetmen Michael Moore; kapitalizmin kökenlerini, ABD ekonomisi üzerindeki etkisini ve 2008'deki küresel ekonomik krizi inceliyor.


Upton Sinclair’in “Petrol-Oil!” adlı romanından uyarlanan filmin konusu, 20. yüzyılın başlarında geçer. Aile çiftliği arazisinde petrol çıkartma haklarını almasıyla birlikte servetini hızla katlayan bir işadamı ile (Daniel Day-Lewis), kısa sürede gelişip kalkınan kasabanın karizmatik genç rahibinin (Paul Dano) paralel öyküsü anlatılır. Güney Kaliforniya’da petrol bulunmasının ardından ortaya çıkan tablo, daha önceki yıllardaki “Altına Hücum” olgusunun eşdeğeridir. İşadamının Amerikan Rüyası kavramının farkına varması ve Amerikan Rüyası tarafından yok edilmesiyle birlikte filmin öyküsü hırs ve inançların irdelemesine dönüşür.

Berlin ve Cannes'dan ödülle dönmüş sıradışı bir gerilim/macera… Güney Amerika'daki gözden ırak bir kasabada sıkışıp kalmış dört yabancı; Fransız Mario ile M Jo, Alman Bimba ve İtalyan Luigi… Ülkelerinden kaçmış bu dört adamın tek bir kurtuluş yolu vardır; her an patlamaya hazır iki kamyonu zamanında yerine ulaştırmak!
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.


0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir