Davide Capone
Davide

Davide is different from the other teenagers. Something makes him look like a girl. Davide is fourteen when he runs away from home. His intuition leads him to choose Villa Bellini, a park in Catania, as a refuge. The park is a world in itself, a world of the marginalized, to which the rest of the city turns a blind eye. But one day the past catches up and Davide has to face the most difficult choice, this time alone.

Luis Molina ve Valentin Arregui, Güney Amerika'daki bir hapishanede hücre arkadaşıdırlar. Trans bir birey olan Luis, ahlaksız davranışlardan suçlu bulunmuş, Valentin ise siyasi bir mahkûmdur. Luis gerçeklikten kaçmak için romantik filmler icat ederken, Valentin içinde bulunduğu durumu aklından çıkarmamaya çalışır. Birlikte geçirdikleri zaman boyunca iki adam birbirlerini anlamaya ve saygı duymaya başlarlar.

Carlo and Elisa are a successful couple. He’s a university professor and writer facing a creative block; she’s a brilliant, sharp-witted journalist, known for her internationally published editorials. They live in Rome, moving between accomplishments and routine, affection and something that might be fading. In search of new energy, they travel to Morocco with their lifelong friends, Anna and Paolo, and their thirteen-year-old daughter Vittoria—bright, curious, a little eccentric. Tensions soon rise.

Dostlukta olduğu kadar aşkta da ayrılığı kabul edememek bu arkadaş grubunu; duyguları, heyecanları ve en derin korkularıyla yüzleşmeye zorluyor. Hüzünlü duygular yaşatırken bir yandan da bizi güldüren bu filmdeki insanların hikayesi, aslında yeni kurallar ve yeni ilişki dinamikleri arayan herkes için tanıdık bir öykü olarak karşımıza çıkıyor.

94 yaşındaki Eleanor Morgenstein, en yakın arkadaşının ölümünün ardından hayatını yeniden kurmaya çalışır. Bunun sonucunda, onlarca yıl Florida'da yaşadıktan sonra New York'a geri döner.

Roma'nın güney banliyölerinde çocuklarıyla birlikte yaşayan bir grup ailenin gündelik hayatlarına, aileler arası gerilimlere ve aile içi karanlık sırlara odaklanıyor.

Villa Guelfi’de yalnız yaşayan, insanlardan uzak duran Adriano’nun hayatı, villaya yerleşen genç bir toplulukla değişir. Başta onları kovmak istese de zamanla aralarında bir bağ oluşur. Mevsimler geçtikçe çatışma yerini iş birliğine bırakır ve Adriano, sert tavrına rağmen hamile olan Matilde’ye sahip çıkarak yeniden hayata tutunur.

Margherita, kariyerinin en önemli işi olarak gördüğü bir işçi filmi üzerinde geceli gündüzlü çalışmaktadır. Sette mükemmelliyetçi bir yönemen olarak çalışan Margherita her şeyin dört dörtlük olması için elinden gelen çabayı gösterirken, bir yandan da özel hayatındaki problemlerle mücadele eder. Annesi ciddi bir rahatsızlıktan muzdariptir ve ergenlik dönemindeki kızı beklenmedik çıkışlar yapmaktadır. Tüm bunların ortasında film setine gelen ABD'li oyuncu Barry Huggins, Margherita'nın filmini iyice çıkmaza sokacaktır...

Matteo is a young successful businessman, audacious, charming and energetic. Ettore instead, is a calm, righteous, second grade teacher always living in the shadows, still in the small town from where both come from. They’re brothers but with two very different personalities. A dramatic event will force them to live together in Rome for a few months, bringing up the opportunity to face their differences with sympathy and tenderness, in a climax of fear and euphoria.

Sabina has a regular life. She is satisfied with her job and her love for Franco. Lately nightmares start disturbing her, and almost in the same time she discovers to be pregnant. Step by step she remembers her childhood spent within a severe middle-class family. But a big secret is hidden within her heart. Sabina wants to contact again her brother, a University teacher in the US, to try to understand what is happened in their past. What is the secret? She is determined to bring clarity and serenity in her life. She finally manages to free herself from her "beast in the heart".

1950’lerde Romalı genç bir kadın nişanlanmak üzeredir. Bir oyuncu seçmesine katılmak üzere Cinecittà’ya gider ve sonunda kendisini keşfedeceği uzun bir gece yaşar.

A street smart runner develops an intense rivalry with an equally ambitious wealthy young athlete.

Mektuplar aracılığıyla kimliği gizli bir şekilde anlatılan The Perks of Being a Wallflower, 90'lı yıllarda lise birinci sınıf öğrencisi olan Charlie'nin hikayesini anlatmaktadır. Duygusal ve utangaç olan Charlie, bir yandan değişen çevresini gözlemlerken bir yandan da en iyi arkadaşı Michael'ın yakın zamandaki intiharıyla uğraşmaktadır. İngilizce öğretmeni Bill, ona okuması için fazladan kitaplar vererek hayata katılmayı öğretmeye çalışır ve Bill'in çabaları Charlie'nin deneyimleriyle açığa çıkacaktır. Hikaye boyunca Charlie; kendisini unutmasına sebep olan kötü bir çocuklukla, kürtaj, uyuşturucu ve seksle uğraşarak, eşcinsellik ve etrafındakilerin yargılarına maruz kalarak yaşama katılmaya çalışır. Charlie çocukluğun basitliği ve yaklaşmakta olan gelecek fikri arasında sıkışıp kalmıştır, etrafındaki dünyayı izlemek ve ona katılmak arasında sıkışıp kalmıştır, arkadaşları ve ailesinin sorunlarının ortasında sıkışıp kalmıştır…

İnsan ilişkileri ve insanın kendini keşfetmesi hakkında bir film olan Ay Işığı, genç siyahi bir adamın çocukluğundan yetişkinliğe kadar Miami'nin zor bir mahallesinde, hayatta kendine yer edinme savaşını ve büyüme hikayesini anlatıyor. Chiron'un hayatının 3 ayrı dönemini anlatan film kahramanın annesi ile ilişkisine, okul hayatına, romantik ilişkisine, iş hayatına ve uyuşturucu satıcılığı yapan Juan ile olan ilişkisine değiniyor.

Eski bir New York Times muhabiri olan David ve garip yeni komşusu Robert kazara bisikletiyle bir kıza çarptığında kabus gibi bir akşam yaşanır. Vızıldayan ve kafası karışan David, Robert'ın kariyerini korumak için onu olay yerinden kaçmaya ve kızı ölüme terk etmeye ikna etmesine izin verir. Robert pişmanlık duymuyor ve dostluk adına sırrı korumak için ağza alınmayacak şeyler yapıyor. Artık polis vur-kaç katilinin peşine düştüğü için, David'in yerel gazetesi onu ölen kızın kız kardeşi Vanessa ile tanıştığı hikayeyi aktarması için gönderdiğinde işler kontrolden çıkmaya başlar. Koşullara ve kız kardeşinin katilini bulma konusundaki derin arzusuna rağmen, ikisi hemen romantik bir bağ kurar, bu da David'i şaşırtır ve peşini bırakmaz, Robert'ı yeni arkadaşını kendine saklamak için acımasız adımlar atmaya iter.

Agnes ve Elin, İsveç'te Åmål isimli küçük kasabada yaşayan iki genç kızdır. Rahat, sempatik ve popüler bir kız olan Elin'in aksine depresif Agnes'in pek arkadaşı yoktur. Gizliden gizliye Elin'den hoşlanan Agnes bunu ifade etmenin bir yolunu bulamadıkça daha da mutsuz olmakta ve içine kapanmaktadır. Agnes'in durumundan endişelenen ailesi 16. yaş gününü kutlamak için parti düzenlerler. Başka bir partiye gitmemek için Agnes'in partisine gelen Elin ile Agnes arasında arkadaşlıktan daha farklı bir ilişki başlayacaktır. Lezbiyenlik ve arkadaşlık üzerine naif bir film olan Sev Beni, İsveçli yönetmen Lukas Moodysson'a Berlin Film Festivali'nde de ödül getirdi.

Katherine Ann Watson (Julia Roberts), 1953 yılında sanat tarihi öğretmeni olarak California’dan New England’da bulunan Wellesley Kız Koleji’ne gelir. Dönem savaş sonrasıdır. En başarılı ve en iyi öğrenciler bu okulda okusalar da, okul ve kasaba oldukça muhafazakârdır. Öğrencilerine, yürüyecekleri yolun onlara gösterilmiş olan değil, kendilerinin seçecekleri yol olduğunu anlatmaya çalışan Watson, güçlü bir muhalefetle karşılaşacaktır.

Britanya Ordusunda görevli Jody, Onu Politik amaçları doğrultusunda kullanmak isteyen IRA tarafından kaçırılır. Jody'ye göz kulak olması için başına Fergus adlı bir militan verilir. Bu iki sözde düşman kısa süre içinde kendilerine özgü bir arkadaşlık geliştirirler. Öldürülme ihtimali yüksek olduğu için Jody, Fergus'tan eğer ölürse sevgilisine göz kulak olması konusunda söz alır. Güvenlik güçlerinin bir müdahalesi sırasında Jody gerçekten de bir askeri arabanın altında kalarak ölür. Kaçıp saklanan Fergus ise Londra'da bir hayat kurmaya başlar; ama Jody'yi bir türlü aklından çıkaramaz. Sonunda Jody'ye verdiği sözü tutmak ve sevgilisi Dil'i bulmak ister.


1983 yılı yazı sırasında 17 yaşındaki Amerikalı-İtalyan Elio Perlman günlerini ailesinin İtalya'nın kuzeyindeki 17. yüzyıldan kalma villasında klasik müzik yaparak, okuyarak ve arkadaşı Marzia ile flört ederek geçirmektedir. Elio, Greko-Roma kültüründe uzmanlaşmış seçkin bir profesör olan babası ve onu elit kesim meyveleriyle, doğal lezzetlerle şımartan, çevirmen olan annesi Annella ile bir arada olmaktan ziyadesiyle memnundur. Elio'nun olgunluğu ve entelektüel birikimi, onu tam teşekküllü bir yetişkin gibi gösteriyor olsa da özellikle kalpteki konularda onun hakkında hala masum ve biçimlenmemiş olan çok şey vardır. Bir gün, doktorasını sürdüren büyüleyici bir Amerikalı bilim adamı olan Oliver Elio'nun babasına yardım etmek göreviyle yıllık yaz stajyeri olarak villaya gelir. Güneşin ışıltılarının arasında Elio ve Oliver hayatlarını sonsuza dek değiştirecek bir yaz boyunca yeşermekte olan arzunun güzelliğini keşfedeceklerdir.

Bohemian Rhapsody, Queen grubuna, müziklerine, klişelere meydan okuyan ve kuralları yıkarak dünyanın en sevilen sanatçılarından biri haline gelen ikonik solistlerine bir saygı duruşu niteliği taşıyor. Film, simgeleşmiş şarkıları ve devrimci sesiyle grubun meteorik yükselişine, Mercury'nin yaşam tarzının kontrolden çıkması ile çıkan iç çatışmaya ve yaşamını tehdit eden hastalığına rağmen Mercury'nin rock müzik tarihinin en büyük performanslarından birinde gruba liderlik ettiği Live Aid konserinin arifesinde muzaffer birleşme sürecine yayılıyor. Bu süreçte de, her zaman bir aile gibi olan ve günümüzde dışlanmışlara, hayalperestlere ve müzikseverlere ilham vermeye devam eden bir grubun mirasını süslüyor.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.






0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir