
Danica McKellar
Jessica

When an engaged couple can’t agree on anything, the mother of the groom hires a wedding planner and an event planner to help put together the wedding of their dreams. The two planners are as different as night and day, but as they too learn to compromise, they discover opposites do indeed attract and can combine to produce incredible results!

Lise son sınıf öğrencisi olan Mandy’nın tek hayali, Harvard’a girebilmektir. Bekleme listesine alındığını öğrenen Mandy, nefret ettiği tek kişiden, popüler all-star sporcu Graham Lansing'den yardım istemek anlamına gelse bile, kendini kabul ettirmek için elinden gelen her şeyi yapmaya kararlıdır. Mandy, Graham'ın öğretmeni olduğunda, onda düşündüğünden daha fazlası olduğunu ve belki de hayatta Harvard'dan daha fazlası olduğunu fark etmeye başlar.

Potential Northwestern fellow Tess Harper lasers through her best friend's wedding planning like the star doctor she hopes to soon become. In fact, Tess puzzles through any problem - provided it's not her own. When she meets divorce lawyer and groom's best friend, Michael, Tess maneuvers around him like a gurney in the emergency room until she discovers this best man has a few moves of his own.

Lizzie, a high-end event planner, lies awake nightly while her devoted fiancé Josh rests peacefully. When a sleep-deprived incident causes her to run into Billy, a low-key bartender who is just as sleepless and frustrated as she is, they discover that they can only fall asleep while next to each other.

Kristin has just had to close her small Manhattan clothing boutique to return to her Ohio home town and live in her parents' former home. It's an adjustment for Kristin and her young daughter— especially when she runs into her former high school rival. Kristen and Emily struggle to find their new normal with the help of the hunky local music teacher.

Avery daha gençtir ve yazarlık yapmaktadır. Sevgililer günü yaklaşmakta ve kendisi bu konuda oldukça şanssız olduğunu düşünür. Fakat bir gün Brendan isimli yakışıklı bir veteriner ile karşılaşır. Onunla tanışması artık şansının yeniden ona güldüğünü düşündürür.

Birbirlerini çocukluktan beri tanıyan Dre (Taye Diggs) ve Sidney (Sanaa Lathan), birden aralarında çekim hissetmeye başladıklarında ortam yavaş yavaş ısınmaya başlar. Fakat ortada bir problem vardır, Dre, Reese (Nicole Ari Parker) ile nişanlıdır ve Sidney'de yakışıklı bir basketbol oyuncusu olan Kelby (Boris Kodjoe) ile çıkmaktadır. Sonsuza kadar arkadaş mı kalacaklar ya da sevgili mi olacaklar? Bu komediyle bir randevuya gelin, onu en iyi anlatan cümle de "zekice ve seksi bir When Harry Met Sally"!

Başarılı halka ilişkiler uzmanı Marni, ağabeyinin düğünü için memleketine gider ve onun lisedeki baş düşmanı ile evlendiğini görür. Kız, yıllar önce yaptığı tüm kötülükleri unutmuştur. Daha sonra gelinin sosyetik teyzesi içeri girer ve Marni’nin pek de sosyetik olmayan annesi de kendisinin lise yıllarındaki düşmanıyla yüz yüze gelir. Unutmak istediğin tek insanla tekrar karşı karşıya gelince olanların anlatıldığı komedide, eski yaralar tekrar açılır.

Mary Fiore, evlilik planlamacısıdır ve aşk fikri ona çok çok uzaktır. Fiore son olarak internetin en büyük iş kadınlarından Fran Donolly 'nin düğününü planlaması için tutulmuştur. Bu yeni işinin sevincini yaşamakta olan Mary, bir gün yolda yürürken caddenin yukarısından kendisine doğru kaymakta olan büyük bir çöp kutusunun altında kalmaktan son anda kurtulur. Üzerine atlayarak onu çöp kutusundan kurtaran yakışıklı Dr. Steve Edison'la birlikte hayatının en güzel akşamını geçirdikten sonra Mary sonunda aşka inanmak için bir nedeni olduğunu fark eder. Fakat durum Mary'nin zannettiğinden çok daha karmaşık bir hal alacaktır çünkü Steve, Fran Donolly'nin müstakbel eşidir ve Mary de onların düğün planlamacısıdır.

Randy Dupree, yakın arkadaşı Carl'ın Hawai'deki nikahında sağdıç olmak üzere bir haftalığına izin isteyince patronu tarafından kovulur. Zaten tembel bir adam olan Dupree, evinden de tahliye edilmiştir. Tam anlamıyla tepetaklak giden hayatını toparlayabilmesi için birkaç güne ihtiyacı vardır. Bu süre içinde, Carl ve eşi Molly'den kendisini misafir etmelerini ister. Fakat 'tatlı bela' Dupree'nin misafirliği hiç de kısa sürmeyecektir.

Jimmie Shannon özgürlüğüne yaşamaktan daha çok önem vermektedir. Yaşıtı olan erkek arkadaşları hatta en yakın dostu Marco bile nikah yüzüklerini takmışken Jimmie hâlâ kısa beraberliklerle geçen hayatını sürdürmekte ve doğru kişiyi aramakla uğraşmamaktadır. Jimmie'nin büyükbabası hep bir aile kurmasını istediği torununa 100 milyon dolarlık bir miras bırakarak ölür. Ancak büyükbabanın bir şartı vardır: Jimmie'nin otuzuncu yaş gününün gece yarısına kadar biriyle evlenmesi. Jimmie'nin bunu başarabilmek için yirmi dört saatten az vakti vardır.

New York’lu bekar anne Maggie, sorunlu kızı Summer’la baş başa vakit geçirmek için İtalya tatiline çıkmaya karar verir. Gençlik yıllarını geçirdiği Toskana’ya vardıklarında ilk aşkı Luca’yla karşılaşan Maggie, Luca’nın evli olmadığını öğrenince heyecanlanır. Luca’nın çılgın annesi Carmen Roma’daki sevgilisiyle gizlice evlenme planları yaparken, bu tatile zorunlu olarak gelen Summer ise bir an önce New York’a dönmek istemektedir. İkisi işbirliği yaparak gizlice Roma’ya kaçar. Maggie ve Luca da onları aramak üzere Roma’ya doğru yollara düşer.

An architect heads to the altar with her fiancé, unsure of her marriage and their future. She relives her disastrous wedding day, put together by her fiance’s overbearing mother, over and over until, with the help of his brother, she begins to face her biggest fears and discover what she really wants in herself and in her life.

Fransa'daki Paris'te bir flört programına katıldığını düşünen Dawn kendini Teksas'taki Paris'te bulur. Yarışmadan çıkmayı planlasa da kovboy erkek adaydan hoşlanınca işler karışır.


Verma Ailesi hayatını Yeni Delhi'de sürdürmektedir. Kızları olan Aditi'yi Amerikalı aile dostlarının hali vakti yerinde oğlu Hemant ile evlendirmenin planlarını yapmaktadırlar. Genç kız ilk başta bu formülize evlendirme yöntemini yanlış bulmaktadır ancak hayatını düzene sokmak için ailesinin bu tercihini kabul eder. Düğün hazırlıkları bitmek üzeredir ve bütün uzak dostlar düğün için gelmeye başlarlar. Aditi'nin kuzeni olan Ria'nın ise içerisinde sakladığı bambaşka bir dünyası vardır.

Belgeselci ve "arkadaşlık uygulamaları" bağımlısı olan Zoe, sürekli yanlış kişileri seçmektedir. Zoe’nun çocukluk arkadaşı ve aynı zamanda komşuları olan Kazım için ise sonsuz aşkın sırrı basittir: Ailesinin izinden giderek görücü usulü evlenmek. Zoe Londra’dan Lahor’a uzanan, görücü usulü evlilik hikayesini filme alırken bir taraftan da aşkı bulmanın yolları hakkında farklı bir bakış açısı kazanır.

Kral Edvard (Chris Geere) ve Kraliçe Paige (Kam Heskin), Saygon Prensesi Myra'nın (Ase Wang) düğününe katılmak için Asya'ya doğru yola çıkar Saygon'a vardıklarında Myra'nın düğün konusunda kafasının karışık ve çok ümitsiz olduğunu görürler Zira müstakbel kocası Kah'ı (Prinya Intach) hiç sevmemektedir Myra'nin kalbi fil terbiyecisi Alu (Amarin Cholvibul) için atmaktadır Edvard ve Paige, Myra'nın babasını, kızının sevdiği erkekle evlenebilmesi için ikna etmeye çalışır...

A fussy celebrity caterer, a blind woman, a tour-bus guide and an inexperienced wedding planner search for love.

Dylan ve Jez 25 yaşlarında çok yetenekli iki öksüz arkadaştır. Dylan, çok hızlı konuşan ve her zaman doğru yer ve zamanda doğru şeyleri söyleme becerisine sahip bir Amerikalıdır. Jez ise konuşmasını asla beceremeyen ve çok kötü saç modeli olan bir İngiliz teknoloji dehasıdır. Zenginlerin daha da zenginleşmesi sendromundan sıkılan iki kafadar, bu konuda birşeyler yapmaya karar verirler. Amaçları, kişi başına bir milyon Pound kazanmak, ve bunu da Londra'da gerçekleştirmektir. Bunu için her türlü çekilişe, lotaryaya katılır ya da bu parayı bulabilecek kişileri 'üçkağıda getirirler. Ama bir gün kendi misyonuna sahip ve en az onlar kadar hırslı ve yaratıcı Georgia hayatlarına girer. Georgia'nın çok miktarda paraya ihtiyacı vardır ve Jez ile Dylan'da gerekli altın cevherini bulmuştur.

Batı Berlin’de cola firmasında çalışan bir adam, patronunun kızını bir komünistle evlenmekten vazgeçiremezse, işten kovulacaktır... Siyah-beyaz klasik, görüntüleriyle Oscar’a aday gösterildi * Müthiş keyifli bir film, filmin sonunun nasıl geldiğini anlayamayacağınız hızda ilerleyen harika bir senaryo ile tüm bunları birleştiren kusursuz bir kurgu ve yönetime sahip, mutlaka seyredilmesi gereken filmlerden biri. “Bu film resmen Coca Cola reklamı”, “Kapitalist düzene övgü, komünizme yergi” şeklindeki sözlere takılmadan filmi izleyin. Billy Wilder ustanın müthiş mizahlı anlatım dilinin tadına varın.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.







0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir