
Matthew Rhys
Mateo

Patagonia narrates the journeys of two women - one looking for her past, the other for her future. The film inter-cuts between their stories, in which one of them travels south to north through the Welsh springtime and the other east to west through the Argentine autumn.

Matthew Rhys
Mateo

Marta Lubos
Cerys

Nahuel Pérez Biscayart
Alejandro

Nia Roberts
Gwen

Matthew Gravelle
Rhys

Rhys Parry Jones
Martin

Duffy
Sissy

Marco Antonio Caponi
Diego
Gabriela Ferrero
Eleonara
Stewart Jones
Old Mr. Roberts

Claudia Cantero
Marta

Rhodri Meilir
Rhodri
Ri Richards
Therapist
Sue Roderick
Barmaid

Marcin Kwaśny
Marc

The Sheltering Sky (Çölde Çay), bir çiftin durgun ve umutsuz evliliklerini yeniden canlandırabilme umuduyla Kuzey Afrika’ya doğru yaptıkları egzotik bir yolculuğu anlatmaktadır. Kendilerini turist değil gezgin olarak tanıtan besteci Port (John Malkovich) ve oyun yazarı olan eşi Kit Moresby (Debra Winger), yakın arkadaşları George Tunner (Campbell Scott) ile birlikte İkinci Dünya Savaşı sonrasında Amerika’dan uzaklaşarak kaybolmuş ruhlarını Sahra Çölü’nde bulmayı arzulamaktadırlar. Fas, Cezayir ve Nijer’in çarpıcı manzarasını fon alan bu aşk hikayesinde, iki sevgilinin tensel yakınlığının bir dışavurumu olan çöl ile ilişkilerindeki karmaşıklığın dışavurumu olan şehirlerin labirentimsi yapısı içinde siz de kendi yalnızlığınızla tanışacak ve harikulade görüntülerle unutamayacağınız ruhsal bir yolculuğa çıkacaksınız.

Newly widowed Frank Fogle embarks on a journey to Ireland to scatter his late wife’s ashes. His estranged son, Sean, recently released from prison, agrees to join only when his father promises that they’ll never see each other again following the trip. After revelations surface about an old flame of Frank’s wife and a charming hitchhiker with plans of her own intervenes, father and son find themselves drawn together in unexpected ways.

Dakota Fanning ve Queen Latifah, aile, özgürlük ve sevginin üstün gücüne dair etkileyici bir hikaye. Öfkeli ve zalim babasından kaçmak ve annesi hakkındaki gerçekleri öğrenmek isteyen 14 yaşındaki Lily Owens (Fanning), bakıcısı ve arkadaşı Rosaleen (Jennifer Hudson) ile arıcılıkla uğraşan Boatwright kardeşlerin (Latifah, Alicia Keys ve Sophie Okonedo) Güney Carolina'daki kasabalarına gider. Beklenmedik bir sevgi ve merhametle sarmalanan Lily, bu eşsiz kadınların arasında, insanın yuvasını bulmak için bazen uzaklaşması gerektiğini farkeder.

Neal, herkesin hayatta ne yapmak isteyeceğini öğrenmeye çalıştığı bir çağ olan 23 yaşına girmektedir. Doğum günü partisinde yaşamı hakkında bir cevap almayı diler. Babasının kendisine hediye olarak aldığı arabayı görmek için dışarı çıktığı anda başına bir su kovası düşer ve bilinçsiz bir şekilde yere yığılır. Hastanede uyandığında Neal, hayatı ile ilgili soruların cevaplarını keşfetmeye götürecek olan yolculuğuna başlar.

1970 yılında John Wayne canlandırdığı korkusuz ve tek gözlü Rooster Cogburn rolüyle Oscar® almış ve unutulmaz bir performans sergilemişti. Rooster Cogburn, genç bir kadın tarafından (Kim Darby), babasını öldüren ve ailenin tüm parasıyla ortadan kaybolan adamı bulmak üzere kiralanır. Genç kadın bu yolculukta Cogburn'e eşlik etmek konusunda ısrarlıdır. Yanlarına tecrübesiz bir Texas polisinin (Glen Campbell) katılışıyla işler iyice karışır. Bu sıradışı Western'e Robert Duvall ve Strother Martin de performanslarıyla katılmakta.

Filminde, röportaj yapmak için gittiği ABD'de herşeyi yabancı ve itici bularak bir kimlik bunalımına giren ve amaçsızca turlayan Alman gazeteci Philip (Rüdiger Vogler)'in ülkesine geri dönmeye karar vermesi, havaalanında karşılaştığı mutsuz ve umutsuz bir kadının (Lisa Kreuzer) küçük kızı Alice'i (Yella Rottländer) kendisine emanet etmesiyle de yaşamının akışının tamamiyle değişmesi anlatılır * Wim Wenders'in yol üçlemesinin ilk filmi.

Zamanın Akışında" film projeksiyon makinesi tamircisi Bruno ve otostopta aldığı intihar eğilimli Robert"in uzun yolculuklarının hikayesidir. Bruno iki Almanya"nın sınırındaki kasabaları gezmekte ve film makinelerini tamir etmektedir. Robert ise içindeki çözümsüzlüğü yolculukla çözmeye çalışmaktadır. İkisi küçük kasabalara girdikçe bu garip sessiz yerlerdeki sinema salonlarının terk edildiğini kalanların da Amerikan filmlerine yöneldiğini görürüz. Film Alman Sineması ve yaşamının amerikanlaşmasını, taşranın durağan görüntüleri eşliğinde lirik, durgun bir dille işlemektedir. "Kings of the Road" adıyla bilinen bu film Wenders"in son dönemde çektiği müzik ve görüntü şiirselliğini birleştiren filmlerinden farklı fakat son derece etkileyici bir çalışma.

Eski mahkum Max ile karısı tarafından terk edilen ve tek arzusu yeni doğan bebeğini görmek olan Lionel’in birlikte çıktıkları yoldaki sıradışı öyküleri.


"Sadece güzel bir gün geçirsek olmaz mı?" der babası Sam’e. Şehirden uzaklaşıp sırt çantalarıyla dağlarda çıktıkları üç günlük gezilerinde Sam, babasıyla onun en eski arkadaşına eşlik etmektedir. Daha on yedisinde, yaşının ötesinde bir bilgeliğe sahip olan Sam gezi boyunca iki yetişkinin erkeğin sürekli çatışan egolarının arasını bulmaya çalışır. Ancak sınırların aşıldığı ve duyduğu güvenin yerle bir olduğu o noktada Sam’in hayal kırıklığı da had safhaya ulaşır. Sam sonunda ailenin "iyisi" rolünden kurtulmaya hazır mıdır? India Donaldson’ın hem Sundance’e hem de Cannes’da Yönetmenlerin On Beş Günü bölümüne seçilen bu derinlikli ilk filmi, ebeveynlik bağının koptuğu o evrensel anı yakalamak üzere aile içi güvenin, anlayışın, erkekler arası dostluğun, "yetişkinliğin" ve kuşak farkının sınırlarını mercek altına yatırıyor.

Film, ergenlik çağındaki iki genç kızın arkadaşlıklarının hikayesini anlatıyor. Kendileri dışındaki herkesi dışarıda bırakarak, kendi yarattıkları hayal dünyasında yaşamaya başlayan bu iki genç kız birbirlerine sımsıkı bağlanırlar. Birbirlerinden aslında hayli farklı olan, farklı sınıflara mensup ailelerden gelen bu iki kızı birbirine çeken nedenler izleyiciye arka fonda sunulmaktadır. İlk başta izleyici bu iki genç kızın aşırı bağlılıklarına, kendilerini ayrıcalıklı kişiler olarak görmelerine, hayallerinde sürdürdükleri film yıldızlarıyla, opera sanatçılarıyla, kraliyet ailesi üyeleriyle dostluklarına sevecenlikle yaklaşmaktan alıkoyamaz kendini.Film izleyiciyi onların bu iki kişilik dünyalarının tam da ortasına fırlatır. Onların 4. dünya adını verdikleri bu sanat ve keyif dünyasının büyüleyici atmosferine kapılmamak olanaksızdır. Öte yandan arkadaşlıkları giderek tehlikeli bir seyir izlemeye başlar ve ebeveynlerinin yanlışları bunun üzerine tuz biber eker.

A young girl tries to help her grandfather, who is suffering from Alzheimer’s, navigate his increasing forgetfulness, and ends up going on a remarkable adventure with him.

Mitch Buchannon, believed to have died in a boating accident survived and only has amnesia, he has been recovering in a Los Angeles hospital. His new fiancée, Allison Ford, resembles his old lover, Lt. Stephanie Holden who died years ago.


Filmde ilişkileri birbirine karışmış iki adet çiftimiz var. Sonia ve Javier ile Pedro ve Paulo. Aşk ve keyif dolu yaşamları Paulo'nun başka birisinden hoşlandığını söylemesiyle farklı bir boyuta geçer. Pedro sevgilisinin etkilendiği adamın kimliğini merak ederken, Sonia'nın biricik aşkı Javier bol bol yutkunmaktadır. Paulo'nun baskılarından sıkılan adam, Pedro'nun gerçeği keşfetmesinden ölesiye korkmaktadır. Bu karışık aşk ilişkileri, hayatlarına yeni insanların girmesiyle genişlemeye ve birbirinden komik olayların başlangıcına neden olur.

Ateşli Bir Aksiyonu Vahşi Bir Espri Anlayışıyla Başarıyla Birleştiren Filmi Izlerken Büyük Keyif Alacaksınız. FBI Tanık Koruma Programı altında hayatına devam eden Rick Jarmin'in hayatı eski sevgilisi Marianne Graves tarafından kimliği teşhis edilince altüst olur. Yeni kimliğiyle yeni bir hayata başlamadan hemen önce hapse gönderdiği adam çıkar ve ödeşmek üzere peşine düşer. Rick ve Marianne bir anda kendilerini peşlerindeki gangsterlerden ve güzel bir veterinerden kaçarken bulurlar.

A former special forces contractor is forced out of retirement as an avocado farmer in Mexico when local gangsters try to force him and his family off their farm.

Amerikan tarihindeki önemli olaylardan birine güncel bir bakış açısı getiren Demir Çeneli Melekler, Amerikan kadınlarına oy hakkı kazandırmak için hayatlarını riske atmaktan kaçınmayan ve Hilary Swank'ın canlandırdığı cesur, başarılı ve genç eylemci Alice Paul ve Frances O'Connor tarafından canlandırılan Lucy Burns'ün gerçek yaşam hikayelerini anlatıyor.

Savaş sonrası Tokyo'da yenilmez Japon şampiyon Masahiro (Yusuke Ogasawara), Amerikalı rakibi Clint Sullivan'a (Tyler Wood) karşı yapacağı maç için kış doğasının zorlu şartlarında hazırlanıyor. Clint, Yakuza'nın maç üzerindeki etkisini öğrendiğinde, savaş anılarını ve doğmamış çocuğunu düşünerek, her şeyi kaybedebileceği korkusuna kapılır. Politik gerilimler bir yana, dövüşçülerin paralel doğaları, insan ruhunun sınırlarını zorlar.

Ayrılış, şaşırtıcı derecede konuşan bir kuş biçiminde gelen ölüm ile yüzleşmek zorunda olan bir anne ve kızının hikayesini konu ediyor. Tuesday, ölmek üzere olan bir gençtir. O, annesi Zora'ya yakın olmak ve Dünya'daki bir papağanın bedenine bürünen "Ölüm" ile arkadaş olmak ister. Tuesday, yeni arkadaşının ona son dileğini yerine getirmesini umar.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir