
Adam Scott
Michael


Adam Scott
Michael

Joel Bissonnette
Tobey

Robin Tunney
Theresa

Gale Harold
Karl
Richard Medina
Man with Knife

Mickey Cottrell
Suspicious Man
Vitta Quinn
Carla

Dimitri Coats
Goofus
Víctor Martínez
Alberto
Roberto Enrique
Manuel

Penelope Allen
Henrietta

Kimberly Huie
Laurie
Greg Dulli
Porn Director
Maja Miletich
Karen
Rachael Santhon
Anna

Los Angeles, New York, Paris, Roma ve Helskinki... Birbirlerinden ne kadar uzak olurlarsa olsunlar, bu şehirlerin birçok ortak öğeleri vardır. Bunlardan bir tanesi de elbette ki sokakları gündüz-gece turlayan taksi şoförleridir. Beş şehirde, beş farklı taksi şoförü, müşterileriyle ilginç bir yolculuğa çıkacaklardır. Los Angeles'ta taksiyle evine giderken iş bağlamaya çalışan bir menajer, aradığı yıldızı taksi şoföründe keşfeder… New York'ta palyaçoya benzeyen ve şair gibi konuşan Alman bir taksi şoförü direksiyonu müşterisine bırakır… Paris'te yakışıklı Afrikalı bir adamın taksisine binen kör bir kadın arasında beklemediği bir etkileşim olur… Roma'da arabasına binen rahibe günah çıkarmaya çalışan şoför, müşterisinin ölmek üzere olduğunun farkında bile değildir…

Thomas is a meek man on the verge of a nervous breakdown. Despite his situation he decides to fake a work trip to go to Vallarta to confront Jero, a taxi driver who is sleeping with his wife.

An aspiring young filmmaker gets involved with an eccentric gangster for the financing of his first film.

Üstesinden gelemeyeceği olaylarla karşı karşıya kalan Madea’nın baktığı küçük Nikki evden kaçmıştır. Yeğenleri Vanessa ve Lisa’nın sorunları vardır. Madea aileyi bir araya getirme kararı alır fakat aile sırları ortaya çıktıkça tansiyon da yükselmektedir. Her şeye rağmen Madea, ailesini bir arada tutmanın planlarını yapar.

Film, 1970'li ve 80li yıllarda National Lampoon dergisinin başarısı ve etkisi ile kısmen Doug Kenney tarafından denetlenmeye başlayan yeni bir medya imparatorluğunun ortaya çıkışını konu ediniyor. Bir komedyenin ortaya çıkış ve medyayı sarsmasına ışık tutacak olan biyografik yapım.

Kült hâline gelmiş olan filmin bu modern versiyonunda, eskiden basketbol yıldızı olan ama sakatlanmaları sebebiyle kariyerinde hız kaybeden Jeremy, bir zamanlar umut vadeden bir basketbolcuyken kendi geleceğini sabote eden Kamal'la gönülsüzce iş birliği yapar. Pek de sağlam olmayan ilişkilerle, finansal baskılarla ve içsel mücadelelerle boğuşan bu zıt karakterli sokak basketbolcuları, hayallerine kavuşmayı son bir kez denemek için güçlerini birleştirir.

Leo ve Angela Russo, baskıcı İtalyan-Amerikan aileleriyle çevrili Queens'te basit bir hayat yaşıyorlar. Oğulları lise basketbol takımında başarılı olunca Leo bunu gerçekleştirmeye çalışırken aileyi paramparça eder.

A 16-year-old girl takes her parents hostage after they miss her big jump-roping competition.

Köşe yazarı Darla, son yazısından dolayı büyük tepki çeker ve kovulur. Bailey ise kanser olduğunu öğrenir. Yolları kesişen Darla ve Bailey yakınlaşmaya başlarlar.'Pitch Perfect' serisi ve 'Dial a Prayer' filmlerinde de izlediğimiz Brittany Snow'a, Sam Richardson ve Anna Akana'nın eşlik ettikleri yapımın kamera arkasında Nico Raineau yer alıyor.

Charlie, 20'lerinde, annesi ve üvey babasıyla birlikte yaşayan ve hayattan pek bir beklentisi olmayan bir gençtir. Üvey babası, ciddi ilişkisi olan bir kıza aşık olunca, durumlar biraz karışacaktır. Ciddi bir ilişkisi olan Amber'la tanışınca, hayatını tekrar sorgulamaya ve ona ilgi duymaya başlar.

A teenager living with her sister and parents in Manhattan during the 1990s discovers that her father is having an affair.

Tam Y Kuşağına Göre Bir Film Alex Hakkında, Alex intihara teşebbüs edince hafta sonu bir araya gelmeye karar veren liseden 7 arkadaşın hikâyesini anlatıyor. Alexe göz kulak olurken, arkadaş grubu içindeki eski aşklar ve dargınlıklar canlanacak, kötü verilmiş kararlar ortaya dökülecek, dostluklar ve ilişkiler kopma noktasına gelecek ve bütün bu yaşananlar, lise yıllarındaki naif dostluklarının nasıl böyle karmaşık ve kirli hale geldiğini sorgulamalarına neden olacaktır.

Büyüleyici ve seksi Paris, 1969.... 2001 yılı başlarında bir grup asinin sahip olduğu gizli silahı elde etmek için tehlikeli göreve gönderilen kadın süper casusun nefes kesen macerası... Bilim kurgu tarzı bu filmin setinde yönetmenin Seksi gizli ajan Dragonfly (Angela Lindvall) karakterini oynayan aktrise olan tutkusu ve ön yargısı neticesinde filmin sonu gelmez. Genç Amerikan çaylak film yönetmeni Paul (Jeremy Davies)'u filmde yaşamını belgelemek bütün dürüstlüğü ile bu düşük bütçeli filmi bitirmek için davet edilir ve ona yaşamının şansı verilir. Bütün sorunlara rağmen filmin bütün yetkilerini almayı başarır. Süper bir casus filmi yapmak için bütün inancı ile filme başladığında güzel ve seksi oyuncusunu ayartmak ve hayal gücünün ötesinde ki macerada ona katılmak için bütün riskleri alarak yeni işini tehlikeye sokar.

Nina Geld (Mary Elizabeth Winstead) kariyeri yükselişte, ateşli, ortalığı kırıp geçiren ama yakında özel hayatı yerle bir olacak olan bir stand-up sanatçısıdır. Baş belası olan eski sevgilisinden kaçmak ve hayatını değiştirecek olan seçmelere hazırlanmak için Los Angeles'a giden Nina, orada sahip olduğu önyargılarını hiçe sayan Rafe (Common) ile tanışır.

1940'lı yıllarda New York'lu sosyalist bir oyun yazarı olan Barton Fink, Los Angeles'a gelip bir film senaryosu yazma ihtimali belirdiğinde durumu kabul etmek zorunda kalır. Bir otele yerleşir ve burada film stüdyosunun başkanı Jack Lipnick'le tanışır. Lipnick'ten, yazacağı senaryonun kaba saba bir B filmi için olduğunu öğrenir. Daktilosunda sadece tek bir cümle yazmayı becerse de, içinde bulunmaya hiç alışık olmadığı durum sebebiyle bir türlü ilham gelmez ve tıkanır.Oteldeki kapı komşusu Charlie Meadows, geveze bir pazarlamacı ve tam bir orta sınıf insanıdır. Fink'in hayatına giren diğer insanlar da (ünlü bir senarist olan Mayhew ve onun kız arkadaşı Audrey gibi) genç entellektüel yazara ilham gelmesine ve senaryoda ilerlemesine yardımcı olamazlar. Stres doruğa çıktığında Fink kendisini doğaüstü tabloları andıran bir cehennemin içinde bulur.

Travis, sessiz bir adam. Sırlarını sadece yollarla paylaşıyor. Kırmızı şapkasıyla, çoğu insanın arabayla bile zor katlandığı yollara ayaklarıyla meydan okuyor. Bir gün Travis kardeşinin davetiyle yeniden medeniyete dönüyor. Evde onu kardeşinin eşi ve kendi oğlu beklemektedir. Başta uygar ve kuralcı bir yaşamı dışlayan Travis oğlu için katlanmaya başlar. Hatta alıştıkça, uzun süre ertelediği bir şeyi yapmaya karar verir. Yeniden yollara dönmeden önce, eski karısını bulmak... Wim Wenders'in filmi, tüm zamanların en etkileyici filmleri arasına rahatlıkla girebilir. Olağanüstü karakter çalışması, yerleşik hayatı ve konformizmi tartışması ve tabii müthiş karşılaşmayı konu edinen unutulmaz son sahnesi bu filmi 20. yüzyılın zirvelerinden biri yapıyor.

Her geçen gün gittikçe nezih bir yer haline gelen Oakland’ta geçen film, ırk ve sınıflarla ilgili güncel bir hikaye anlatıyor. Colin yeni bir hayata başlamak için şartlı tahliyesinin son 3 gününü sakin geçirmesi gereken bir adamdır. Bir mesleği, sorumlulukları ve planları vardır. Ama hızlı konuşan çocukluk arkadaşı Miles'ın da problem mıknatısı olmak gibi bir özelliği vardır. Collin’in şartlı tahliye geri sayımı, şok edici bir suça tanıklık etmesi ile sekteye uğrar. Bu olayın ışığında ikili, hızla nezihleşip burjuvalaşan kasabalarında yabancı hissetmeye başlarken, dostlukları da rahat varoluşundan çıkarak sarsıcı bir çarpışma rotasına sürüklenir.

Bir ev kadını ve uyuşturucu bağımlısı kocası… Birbirine aşık iki polis dedektifi… Afrika-Amerikalı bir yönetmen ve karısı… Meksikalı bir çilingir… İki araba hırsızı… Orta yaşlı Koreli bir çift ve çaylak bir polis…Los Angeles’ın günlük monotonluğunda birbirinden habersiz yaşayan sıradan insanlar… 36 saat içinde birbirleriyle tanışırlar. Bu birbirinden farklı hayatları nasıl bir öykü bir araya getirir?Irk farklılıklarının ne kadar önemsiz olduğunu, suçlu ve saldırganın, siyahla beyaz kadar yakın, bir o kadar da uzak, olduğunu savunan, doğruyla yanlışın görecesinde kaybolan bir film. Eleştirmenlerin büyük beğenisini toplayan filmde, insanlığın gölgesinde kalan gerçekler gün ışığına çıkıyor...

Kolpa bir adam yanlışlıkla ev sahibini öldürünce, cesedi saklamak için elinden gelen her şeyi yapmak zorundadır. Ancak daha sonra şehvetin dikkatini dağıtması, çok sevdiği kardeşinin ölümü ve bir grup uyumsuz karakter onu kendisini bir servetin beklediği bir yolculuğa sürükler...

Hayatlarında yön bulmaya çalışan iki tutkulu insan Sebastian ve Mia'nın yolları, Los Angeles'ta trafiğin sıkışık olduğu bir gün kesişir. Her ikisi de sanat tutkunu olan bu iki insan, hayallerini gerçekleştirme yolunda düşe kalka ilerlemektedir. Sebastian Wilder geleneksel jazzın kolonlardan yükseldiği bir kulüp açma hayalinde, Mia Dolan ise kafesinde çalıştığı film platosunda kendine uygun tüm oyunculuk seçmelerine katılarak bir rol kapma telaşındadır. Bu iki insanın kalpleri birbiri için atmaya başladığında ortaya çıkan manzarayı hayat şartları bozacak, onları yavaş yavaş hayallerinden uzaklaştırmaya başlayacaktır.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir