
Carlo DeFilippi
Pino Pelosi

November 2, 1975: Pier Paolo Pasolini is murdered in the outskirts of Rome. The suspect, a 17-year-old hustler, pleads to have acted in self-defense, citing Pasolini's notorious sexual habits as proof. However, many inconsistencies start to undermine his version, pointing to him not having acted alone or even being assaulted in the first place. Was Pasolini also killed for another reason?

Carlo DeFilippi
Pino Pelosi

Nicoletta Braschi
Graziella Chiarcossi

Toni Bertorelli
Pigna

Andrea Occhipinti
Furio Colombo

Victor Cavallo
Antonio Pelosi

Rosa Pianeta
Maria Pelosi

Giulio Scarpati
Nino Marazzita

Francesco Siciliano
Journalist intern

Biagio Pelligra
Questura officer

Umberto Orsini
High judge
Krum De Nicola
Adolfo De Stefanis

Claudio Amendola
"Trepalle"

Enzo Marcelli
"Braciola"

Antonio Petrocelli
Tommaso Spaltro
Ivano Marescotti
Spaltro's client

Chris Cross, 25 yıldır kasiyerdir. Bir yağmurlu gecede, Chris bir kadının adam tarafından dövüldüğünü görür. Adama şemsiyesi ile vurur, adam yere düşüp bayılınca, polisi bulup kadının yanına gelir. Geldiklerinde kadını tek başına bulurlar. Chris kendisini çok zengin bir sanatçı gibi tanıtır. Chris , Kittyi evine kadar bırakır. Chris kızdan hoşlanmaya başlar fakat evlidir. Kitty ise Chris ile tanıştıktan sonra başka planlar kurmaya başlar... Aşk , para , dolandırıcılık hukuk üzerine işlenmiş mükemmel film.

Lekeli Adam, Hitchcock'un çektiği en iç karartıcı filmlerden biri. Yanlışlıkla bir sigorta şirketini soyan kişi olarak teşhis edilen Manny kefaletle tahliye edilmesine rağmen, bu olayın yarattığı endişe ve utanç, karısı Rosa'yı etkilemeye başlar. Birlikte Manny'nin suçun işlendiği sırada başka bir yerde olduğunu kanıtlayacak insanları bulmaya çalışırlar ama başarısız olurlar. Sonunda, şans eseri, gerçek soyguncu ortaya çıkar; ama bu, kadının ruhsal durumunda pek bir değişiklik yaratmaz. Neredeyse belgesel tarzı bir gerçekçilikle siyah-beyaz çekilen Lekeli Adam gerçek bir öyküye dayanır. Yönetmen suçlama ve mahkum etme süreçlerinin masum bir insanı bile nasıl da kolaylıkla suçlu pozisyonuna düşürdüğünü mükemmel biçimde aktarır. Öznel kamera tekniğinin ustalıkla kullanıldığı bir sekansta, Manny'yi, fişlenmenin, aranmanın, parmak izinin alınmasının getirdiği aşağılanma duygusunu yaşarken görürüz; parmaklarındaki mürekkep sanki suçlu olduğunun doğrulanmasıymış gibi görünür.

A former narcotics smuggler, now living peaceably in the Calabrian hills, is drawn back into his family’s drug-trade dynasty by his impetuous teenage son.

In 1932, a cop is killed and Frank Wiecek sentenced to life. Eleven years later, a newspaper ad by Frank's mother leads Chicago reporter P.J. McNeal to look into the case. For some time, McNeal continues to believe Frank guilty. But when he starts to change his mind, he meets increased resistance from authorities unwilling to be proved wrong.

1950'li yılların sonuna doğru genç ve kaygısız olmak, mavi suların ortasında güneşin ısıttığı İtalya'da Tom Ripley'in (Matt Damon) şiddetle arzuladığı, ancak Dickie Greenleaf'in (Jude Law) yaşadığı bir hayat tarzı...Dickie'nin varlıklı armatör babası Tom'dan playboy oğlunu evine Amerika'ya geri getirmesini istediğinde, Dickie ve kendisi gibi yabancı kız arkadaşı Margi Sherwood (Gwyneth Paltrow), Ripley'in onların hayat tarzını ele geçirmek için yapabileceklerinden ve karşı karşıya kalacakları tehlikenin boyutlarından asla şüphelenmezler.

A police detective's violent nature keeps him from being a good cop.

1990'ların başlarıdır, AIDS yıllardır öldürmektedir. Act Up-Paris de AIDS ile mücadele için kurulan sivil örgütlerden biridir. Nathan’da toplumun bilgisizliği ve duyarsızlığı ile mücadele veren, ilaç şirketlerinin çıkarcılığına karşı savaşan bu gruba katılmıştır. Şiddetli tartışmalar, eylemler ve coşkulu dans partilerinin kendisine yeni yer edinen Nathan, grubun radikal gücü Sean’a aşık olur. Yaşadığı tutkulu aşk ve AIDS karşı verdiği mücadele kendisini yeniden inşa etmesine neden olacaktır.

A duel between a suspected murderer and a detective pressed by people who want results. But whose skin is really wanted?

A woman fights to convince the police that she witnessed a murder while looking out her bedroom window.

Kendine çok güvenen, başarılı avukat Martin Vail, bir psikoposun öldürüldüğü cinayet davasında yargılanan ve cinayet bölgesinden kaçarken yakalanan Aaron'u savunmaya karar verir. Medyanın da ilgi odağı bu davadadır. Dava aynı zamanda bir takım yolsuzlukları da ortaya çıkarabilecektir ve davanın savcılığını da Martin'in eski kız arkadaşı yapmaktadır. Martin'in bu davayı kazanması hukuk çevrelerince imkansız gibi görülmektedir. Dava görgü tanıklarının odada üçüncü bir kişi olduğu yönündeki çelişkili ifadelerinden dolayı daha da karmaşık bir hal alır. Hukuk sistemini sorgulayan "adalet," "suçlu" ve "masum" kavramlarının gerçekliğini araştıran Edward Norton'a bu filmdeki performansından dolayı birçok filmin kapısını açacak olan "İlk Korku" sinema tarihinin en iyi filmlerinden biridir.

1960'larda Hell's Kitchen'da büyüyen Shakes, Michael, John ve Tommy adındaki 4 çocuk, eşek şakası yaparken yaşlı bir adamın yaralanmasına neden olurlar. New York'taki Wilkenson Center'da 1 yıla yakın hapsolan 4 arkadaş, buradaki gardiyanların kötü muamelesine maruz kalır. Burada dayak yiyen, onurları zedelenen ve cinsel istismara uğrayan bu 4 arkadaş, 13 yıl aradan sonra Wilkenson ve gardiyanlarından intikam alma fırsatını yakalar.

Rudy Baylor, henüz okulu yeni bitirmiş olan çiçeği burnunda bir hukuk mezunudur. Genç yaşına rağmen mesleğine karşı son derece idealist bir tavırla yaklaşmakta ve hukuksal haksızlıklara karşı gelmeye çalışmaktadır. Rudy, girdiği bu camiada büyük bir şirkete kapak atabilmek için yoğun bir şekilde çalışmaktadır. En sonunda amacına ulaşır ve kendisini büyük bir şirketin avukatlarından biri olarak bulur. Şimdi sırada adaletin ikiyüzlülüğünü kabullenmek vardır. Matt Damon, Danny DeVito, Virginia Madsen ve Jori Voight gibi oyuncularla dikkat çeken Rainmaker, tüm zamanların en önemli yönetmenlerinden biri olan Francis Ford Coppola tarafından yönetiliyor.

New York'ta bir gazetede muhabir olarak çalışan Arthur'dan 70'lerin Glam Rock akımının en popüler isimlerinden biri olan Brian Slade'in kariyeri ve sahte ölümü hakkında haber yapması istenir. O dönemler bu akımdan fazlasıyla etkilenmiş olan Arthur araştırmasıyla beraber kendisi de eski günlere geri döner. Bir gün sahnede izlediği rock star Curt Wild'ın çılgınlığından etkilenen Brian Slade kendine has bir tarz yaratır ve bütün gençlerin idolü haline gelir. Artık hepsi onunki gibi bir yaşam tarzını benimsemiştir. Ama sansasyon yaratmak için düzenlendiği sahte ölümü kariyerinin sonunu getirecektir.

Giacomo Puccini’nin La bohème adlı opera eserine dayanan, New York’un Lower East Side bölgesinde yaşayan bir grup sanatçının hayat mücadelesini anlatan Rent adlı müzikalin beyazperde uyarlamasında 2001 ve 2002 tarihli Harry Potter filmlerine imza atan Chris Columbus yönetmenlik görevini üstleniyor. Bol ödüllü müzikalde ana karakterleri canlandıran Anthony Rapp, Adam Pascal ve Idina Menzel filmde de aynı karakterlere hayat veriyorlar.

Bir grup dansçı, Zach'in yönettiği yeni bir müzik prodüksiyonu için seçmelere katılmak üzere bir Broadway tiyatrosunun sahnesinde toplanır. İlk elemelerden sonra, aralarında bir zamanlar Zach ile fırtınalı romantik bir ilişkisi olan Cassie'nin de bulunduğu on yedi umutlu kaldı. Kendini alçaltmak ve onun için seçmelere katılmak için iş için yeterince çaresizdir

Kaliforniya yerine İngiltere'de geçen hikâye, Raymond Chandler'ın kitabını oldukça yakından takip ediyor. Yaşlı (ve ölüm döşeğinde) General Sternwood, Philip Marlowe'dan kızlarından birine yönelik bir şantaj girişimini araştırmasını ister. Kısa süre sonra girişimin en iyi ihtimalle yarım yamalak olduğunu ve diğer kızının kocası Rusty Regan'ın kaybolmasıyla daha bağlantılı olduğunu anlar. Rusty'nin karısı, kaybolmasıyla ilgilenmiyor gibi görünerek gizemi daha da karmaşık hale getirir. Mafya ve kiralık katiller soruşturmanın yoluna çıkmaya devam ederken, sadece General Sternwood endişeli görünmektedir.

Latin kökenli bir Amerikalı genç babasını bıçaklayarak öldürdüğü gerekçesiyle birinci dereceden cinayetle suçlanır ve mahkeme önüne çıkarılır.


Tecavüzle suçlanan bir zenciyi savunan güneyli bir avukatın çevresindekilerin tepkilerine rağmen asılsız bir iddia ile suçlanan genci savunma hikayesini anlatıyor.

Hiç mahkeme salonuna girmemiş olmasına rağmen 60 ın üstünde dava kazanmış ve rahat kişiliği ile tanınan Donanma Avukatı Daniel Kaffe'ye Küba sınırında bir askerin öldürülmesi ile ilgili bir davanın gelmesi ile bütün sorunlar başlar. Müvekkilleri ile devamlı anlaşma yoluna gittiği için hiç mahkeme salonuna gitmeden dava kazanan Kaffe, bu sefer askerlerin cinayeti kabul etmemesi ve verilen emri uyguladıkları iddiası üzerine ve JoAnne Galloway isimli diğer donanma avukatı da işin içine girince davayı mahkemeye taşımak zorunda kalacaktır.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir