
François Civil
Julien

Julien, a young teacher, is wrongfully accused of sexual misconduct by a teenage girl from his class. As he faces mounting pressures from the girl’s older brother and her classmates, the situation spirals out of control. Allegations spread, the entire school is thrown into turmoil, and the teacher has to fight to clear his name.

François Civil
Julien

Shaïn Boumedine
Walid

Toscane Duquesne
Leslie

Mallory Wanecque
Océane

Bakary Kebe
Modibo
Marianne Ehouman
Roxana

Luna Ho Poumey
Erica

Emma Boumali
Sihem
Estevan Marchenoir
Theo
Atik Jawed
Mohamed-Amine
Mohamed Fadiga
Yassine

Agnès Hurstel
Laura

Myriam Djeljeli
Nora

Armindo Alves de Sa
Steve

Francis Leplay
Mr. Musil

Trevor Adams, lisede maruz kaldığı zorbalık yüzünden derin bir yalnızlık ve öfke içindedir. Bir gün futbol takımını bombalama tehdidinde bulunur, ancak drama öğretmeni Bay Duncan, ona okul oyununda başrol vererek hayatını değiştirme şansı tanır. Oyun, şiddet ve intikam temalarını işlediği için tartışma yaratır ve bazı ebeveynler oyunun iptal edilmesini ister. Eğer oyun iptal olursa, Trevor'ın öfkesi kontrolden çıkabilir ve geri dönüşü olmayan bir yola girebilir.

Olaylar, bir kadının kendi evinde bıçaklanarak öldürülmesiyle başlar. Evde kadının kanıyla yazılmış, bahçıvanını işaret eden “Ömer beni öldürmek…” şeklinde bir not da bulunur. Ömer, işleri kolaylaştıran bir şüpheli; eğitimsiz, cahil ve mahkemede kendini savunamayan bir Faslı göçmen…

Sıkıcı hayatından bıkan bir emlakçı, zamanla insanlarla tanışırken farklı kimliklere bürünür…Başrollerinde, ‘Amelie’ ve ‘Munich’ gibi filmlerden de hatırladığımız Mathieu Kassovitz’e, Marie Josee Croze ve Eric Caravaca’yı izlediğimiz yapımın yönetmen koltuğunda ise, Matthieu Delaporte oturuyor.

Sıradan bir adamın hasta oğlunu yaşatmak için suça yönelmesini anlatan çok önemli bir film… Dünyanın her yerinde rastlayabileceğiniz türde bir Sırp ailesi. Daha çok para kazanabileceği fırsatları, işini ahlaklı bir şekilde yapabilmek adına geri çeviren bir adam, gündüzleri öğretmenlik yapan ailesine düşkün bir kadın ve bu çiftin aşklarının meyvesi olan sevimli bir oğlan. Rutin ama problemsiz, sıcak bir hayatları var. Ayın sonunu zor getiriyorlar ama her sabah arabayla kırmızı ışıkta durduklarında arabanın çevresini saran sokak çocuklarına göre daha şanslı olduklarını da biliyorlar.

Uzun bir aradan sonra doğduğu köye dönen Ugolin’in en büyük hayali, karanfil yetiştirmektir. Bu işten para kazanılabileceğini düşünen amcası Le Papet, yeğeni için bir tarla aramaya başlar ve komşusu Jean Cadoret’nin çiftliğinde karar kılar. 'Manon des sources' adında devam filmi mevcuttur.

Manon des Sources, Jean de Florette filminin devamıdır... Papet, Soubeyran ailesinin soyunun devamı için Ugolin'e baskı yapmaktadır. Ugolin'in gönlünde güzel Manon vardır. İşin dramatik tarafı Manon yıllar önce arazisini almak istedikleri Jean de Florette'in küçük kızıdır. Manon dağlarda keçilere çobanlık yaparak yaşamaktadır. Vahşi bir yaşam süren Manon'un sosyal ilişkileri sıfırdır. Film teması bu kez aşk ve intikam üzerine kurulmuştur. Manon, ailesinin elinden dalavereyle alınan toprakları geri kazanmak istemektedir, yalnız gerçeği bilen kendisinden başka kimse yoktur. Ugolin için hayattaki en önemli şeyler yetiştirdiği göz alıcı karanfiller ve Manon'dur. Ugolin'in filmdeki rolü ilk filmde olduğu gibi basit düşünen, saf ama amcası Papet'e uyan bir köylüdür. Saf olan aşkı derin bir umutsuzluğa düşer.

Soğuk Savaş’ın tüm gerginliği ile sürdüğü yıllarda, bu gerginlikten en çok nasiplerini alanlar, her iki ülkenin de istihbaratından sorumlu olan ajanlardı. FBI içinde uzun yıllardır ajan olarak görev yapan Robert Hanssen da, bu yıllar boyunca sadakati sınanan ajanlardan biri idi.Yirmi yıllık bir süre boyunca ülkesinin istihbarat bilgilerini Sovyetler Birliği’ne satmış olan Hanssen, sadakasizliğinin anlaşılması sonucu sıkı bir takibe alınır. Eric O’Neill ismindeki genç ajan, Hanssen’in gerçek yüzünün ortaya çıkarılması için görevlendirilmiştir. Biri genç ve hırslı, diğeri ise tecrübeli ve kurnaz bu iki ajan arasında gerilim dolu bir ölüm oyunu yaşanacaktır.Suspect Zero, Uçuş Planı gibi filmlerden senarist olarak tanıdığımız Billy Ray, bu sefer senaryonun yanında yönetmen koltuğunda da oturuyor. Akademi Ödüllü başarılı oyuncu Chris Cooper’a, Ryan Phillippe eşlik ediyor.

1998 Cannes Film Festivali ödüllü Seul Contre Nous'un sansasyonel yönetmeni Gaspar Noé'den, gösterildiği hemen her yerde yoğun tartışmalara ve ağır tepkilere hedef olmuş, aşk, tecavüz ve intikam üzerine sarsıcı bir film. Gösterildiği bazı ülkelerde, seyircilerin bayılmaları ya da koltukları parçalamaları gibi vakalara neden olan film, sansürlenip sansürlenmeyeceği tartışmalarını geride bıraktı ve nihayet huzurlarımızda.

Kız okulundaki asi bir öğrenci, iki öğretmeni lezbiyenlikle suçlar.

Ölmek üzere olan bir okul. Sanki bu okula kanser teşhisi konulmuş ve bu okul gelmeyeceğini bile bile bir çare bekliyor derdine. Umut ve şefkat dolu bir öğretmen. Bu okula ve içindekilere konulan kanser teşhisini inkâr ediyor ve olamayacağını bile bile herkesin derdine derman olmaya çalışıyor.

Cannes 2009'un en çok konuşulan filmlerinden biri olan Annemi Öldürdüm?ün merkezinde gay lise öğrencisi Hubert var; onun en yakınındaki, aynı zamanda da en uzağındaki insan ise annesi Chantale! Aralarındaki aşk-nefret ilişkisi öyle boyutta ki oğlan, okuldayken annesinden ölmüş gibi bahsedebiliyor. Birlikte olduklarında ise mekan gözetmeksizin kavga ediyorlar?Hubert, annesinin düzenbazca manevralarından ve suçluluktan bunalmış, onu küçümsemekten kendini alamıyor. Bu aşk/nefret ilişkisinin kafa karışıklığıyla Hubert ergenliğin gizemlerine sürükleniyor. Henüz yirmi yaşındaki Xavier Dolan yazıp yönettiği ve başrolünde oynadığı ilk filminde son derece açık sözlü.

Bronx'taki St. Nicholas Kilisesi'nde Rahip Brendan Flynn, korkunun ve disiplinin gücüne yürekten inanan Rahibe Aloysius Beauvier'in ateşli bir şekilde savunduğu katı gelenekleri yıkmak için çaba göstermektedir. Sene 1964'tür ve ülkenin politik iklimindeki değişim rüzgarlarının kilise camiasını da etki altına alması gecikmez. Beyazların yönetimindeki bir okula ilk kez Donald Miller adlı siyahi bir öğrenci kabul edilmiştir. Geleceğe umutla bakan genç ve masum Rahibe James, Peder Flynn ile ilgili bir şüphesini Rahibe Aloysius ile paylaşarak Peder Flynn'ın, Donald'a karşı aşırı bir yakınlık gösterdiğini anlatır. Bu iddia ve suçlama üzerine harekete geçen Rahibe Aloysius, gerçeği ortaya çıkartmak ve Peder Flynn'ı okuldan attırmak için büyük bir mücadele başlatır. Bu mücadele hem kilise hem de okul üzerinde yıkıcı sonuçlar getirecektir.

A headstrong young teacher in a private school in 1930s Edinburgh ignores the curriculum and influences her impressionable 12-year-old charges with her over-romanticized worldview.

60'larda masum bir hippiyken 80'lerde para peşinde koşmaya başlayan George Jung'un (Johnny Depp) en büyük isteği hayalindeki Amerikan Rüyasını yaşamaktır. California'ya taşınarak güneşi, seksi ve marijuana satmanın kârlı zevklerini keşfeder. Uyuşturucu satmak ilk başta özgür hayatını rahatça yaşamasını sağlayan bir geçim kaynağıyken, bu iş zamanla onu dünyaca ünlü kokain ithalatçısına dönüştürür.


Britanya askerleri 30 ocak 1972 tarihinde, kuzey İrlanda'nın Derry şehrinde düzenlenen insan hakları yürüyüşüne katılan 13 silahsız sivili öldürür. 'Kanlı Pazar' olarak anılan bu olay , son dönem İrlanda tarihinde önemli bir dönüm noktasıdır. senelerce birikmiş ufak tefek olaylar, bu pazar günü bir iç savaşa dönüşür. bu olay onlarca İrlandalı gencin İRA ordusuna katılarak 25 yıllık bir mücadeleyi başlatmalarına neden olur.

Paris’te bir lisede felsefe öğretmenliği yapan Nathalie Chazeaux (Isabelle Huppert), işi söz konusu olduğunda oldukça azimlidir ve bazı konular üzerine düşünmekten zevk alır. Evli ve iki çocuk sahibi olan Nathalie zamanını ailesi, eski öğrencileri ve oldukça sahiplenici olan annesi arasında bölüştürür. Bir gün kocası, Nathalie’ye başka bir kadın için onu terk ettiğini söyler. Mecburen sahip olduğu özgürlüğüyle birlikte Nathalie’nin hayatını yeni baştan kurması gerekir.

Transport Minister Bertrand Saint-Jean is awoken in the middle of the night by his head of staff. A bus has gone off the road into a gully. He has no choice but to go to the scene of the accident. Thus begins the odyssey of a politician in a world that is increasingly more complex and hostile.

1789'da gerçekleşen devrim tüm Fransa'yı kana bular. Devrimin Paris'teki önderleri arasında Danton ve Robespierre de vardır. Bu iki dost, temellerini attıkları cumhuriyetin üzerinden dört yıl geçmeden birbirlerine düşman olur ve sonunda Danton gönüllü bir sürgüne çıkar. Ancak çevresindeki herkesi rejim düşmanı olarak gören ve vatana ihanetten giyotine gönderen Robespierre'in aşırı sert politikalarına daha fazla dayanamaz. Ölümü göze alarak Paris’e döner ve Terör Dönemi denen çılgınlığa son vermeyi dener.

Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir