
Angie Cepeda
La colombiana

The Peruvian army captain Pantaleon Pantoja, a very serious and efficient officer, is chosen by his superiors to set up a special service of 'visitors' to satisfy the sexual needs of the soldiers posted on remote jungle outposts.

Angie Cepeda
La colombiana

Salvador del Solar
Pantaleon Pantoja

Mónica Sánchez
Pochita

Pilar Bardem
Chuchupe

Aristóteles Picho
El Sincho

Gustavo Bueno
Coronel López

Tatiana Astengo
Pechuga

Gianfranco Brero
General Collazos

Carlos Kaniowsky
Padre Beltrán

Sergio Galliani
Teniente Bacacorzo
Pold Gastello
Chupito

Carlos Tuccio
General Scavino
César Bravo
Palomino Ríoalto
Basilio Soraluz
Sinforoso Caihuas
Norka Ramírez
Vanessa

An aging poet finds purpose mentoring Yurlady, a talented teen, though exposing her to the poetry scene might be unwise. His own poetic pursuits led nowhere, leaving him a stereotypical obscure writer.

Dedesinin ölümünün ardından karısı ve çocuklarıyla birlikte memleketine giden bir adam, burada miras konusunda akrabalarıyla arasında kaos yaşanır.

Milyoner bir girişimci ikonik bir film çekmeye karar verirse kesinlikle en iyisini talep eder. Ünlü film yapımcısı Lola Cuevas bu tutkulu projeyi çekip çevirecek ve yürütecek kişi olarak görevlendirilir. Filmin başrollerinde ise çok büyük yeteneğe (ve yeteneklerinden de büyük egolara) sahip olan iki oyuncu vardır: Hollywood’un yakışıklı ve ünlü oyuncusu Félix Rivero ve radikal bir tiyatro oyuncusu olan Iván Torres. İkisi de büyük birer efsane olsalar da muhteşem bir arkadaşlıkları olduğu söylenemez. Lola’nın giderek daha da garipleşen girişimleri sonucunda Félix ve Iván sadece birbirleriyle değil, aynı zamanda kendi miraslarıyla da yüzleşmek zorundadır. Kameralar kayda başladığında sahnede kim kalacak?

Yaşının gerektirdiği şekilde hareket etme alışkanlıklarına karşı gelip hayattan elini eteğini çekmeyi kabul etmeyen 58 yaşındaki Gloria, bekârların arasına karışmaya karar verir. Gece kulüplerinde aşk ve macera peşinde umut, hayal kırıklığı ve boşluk hissiyle karşı karşıya kalır. Bir deniz subayıyla tanışıp yakınlaştığında kendi sırlarıyla da yüzleşmek zorunda kalacaktır. Acaba bu ilişki aşk yolundaki son durağı mıdır?

Charlie, 20'lerinde, annesi ve üvey babasıyla birlikte yaşayan ve hayattan pek bir beklentisi olmayan bir gençtir. Üvey babası, ciddi ilişkisi olan bir kıza aşık olunca, durumlar biraz karışacaktır. Ciddi bir ilişkisi olan Amber'la tanışınca, hayatını tekrar sorgulamaya ve ona ilgi duymaya başlar.

Köşe yazarı Darla, son yazısından dolayı büyük tepki çeker ve kovulur. Bailey ise kanser olduğunu öğrenir. Yolları kesişen Darla ve Bailey yakınlaşmaya başlarlar.'Pitch Perfect' serisi ve 'Dial a Prayer' filmlerinde de izlediğimiz Brittany Snow'a, Sam Richardson ve Anna Akana'nın eşlik ettikleri yapımın kamera arkasında Nico Raineau yer alıyor.

Leo ve Angela Russo, baskıcı İtalyan-Amerikan aileleriyle çevrili Queens'te basit bir hayat yaşıyorlar. Oğulları lise basketbol takımında başarılı olunca Leo bunu gerçekleştirmeye çalışırken aileyi paramparça eder.

Duncan düz bir dahi bir öğrencidir, Blade çocuk suçludur. Ancak okul kayıtlarıyla bir araya gelme nedeniyle herkes, her biri diğerinin olduğunu düşünüyor. Duncan, sadece okul zorbalığı onu zorlamaya çalışmaktan vazgeçerse ... ... dikkatini gerçekten kötü biradam olarak düşünmeyi sever. Ve Blade kesinlikle sorun yerine önemli olarak düşünülmeyi sever.

Barney Thomson, awkward, diffident, Glasgow barber, lives a life of desperate mediocrity and his uninteresting life is about to go from 0 to 60 in five seconds, as he enters the grotesque and comically absurd world of the serial killer.

Büyüleyici ve seksi Paris, 1969.... 2001 yılı başlarında bir grup asinin sahip olduğu gizli silahı elde etmek için tehlikeli göreve gönderilen kadın süper casusun nefes kesen macerası... Bilim kurgu tarzı bu filmin setinde yönetmenin Seksi gizli ajan Dragonfly (Angela Lindvall) karakterini oynayan aktrise olan tutkusu ve ön yargısı neticesinde filmin sonu gelmez. Genç Amerikan çaylak film yönetmeni Paul (Jeremy Davies)'u filmde yaşamını belgelemek bütün dürüstlüğü ile bu düşük bütçeli filmi bitirmek için davet edilir ve ona yaşamının şansı verilir. Bütün sorunlara rağmen filmin bütün yetkilerini almayı başarır. Süper bir casus filmi yapmak için bütün inancı ile filme başladığında güzel ve seksi oyuncusunu ayartmak ve hayal gücünün ötesinde ki macerada ona katılmak için bütün riskleri alarak yeni işini tehlikeye sokar.

New York Times'ın en çok satanlar listesindeki romandan uyarlanan filmde kitabevi sahibi A.J. Fikry’nin (Kunal Nayyar) hayatı eşinin trajik kaybından sonra beklediği gibi gitmez ve en değerli varlığı çalınınca dibe vurur. Ama kitap satış temsilcisi Amelia’yla (Lucy Hale) ve kapısında beliren beklenmedik sürpriz hayatına girdiğinde Fikry yeni bir yaşama başlar ve dünyası pek çok yönden değişir.

Fatima, a woman in her forties, becomes an online overnight sensation. Sofi and Cami, a pair of young influencers, will try to take advantage of Fatima's sudden popularity by pretending to be her friends, unbeknownst to them that they messed with the wrong person!

Amy Tan’in kuşaklar arası çatışmalar üzerine kurulu best-seller romanından hareketle çekilen “The Joy Luck Club” birbiri içine geçen on altı kısa anne-kız öyküsünden oluşuyor. Amerika’nın San Fransisco kentinde geçen film, 2. Dünya Savaşı’nı izleyen yıllarda ABD’ye göçen ve sık sık bir araya gelerek oyun oynayan bir grup Çinli kadının yaşamlarına odaklanıyor.

Kolpa bir adam yanlışlıkla ev sahibini öldürünce, cesedi saklamak için elinden gelen her şeyi yapmak zorundadır. Ancak daha sonra şehvetin dikkatini dağıtması, çok sevdiği kardeşinin ölümü ve bir grup uyumsuz karakter onu kendisini bir servetin beklediği bir yolculuğa sürükler...

Bir banliyöde sessiz ve kendi halinde bir yaşam sürmekte olan bir adamın hayatı, yanındaki eve genç bir çiftin taşınmasıyla birlikte berbat bir hale dönüşür. Genç adam, kendisini tahmin bile edemeyeceği bir yaşamın içinde bulur. Başına gelen her kötü olayda kendi akıl sağlığını ve ailesini sorgulamaya başlar.

Londra'lı bir genç olan Harry Fabian elini attığı her işte başarısız olmuş ve bir türlü dikiş tutturamamıştır. Onu çok seven kız arkadaşı Mary evlenebilmek için para biriktirmekte, o ise macera dolu işler peşinde koşmaktadır. Bir akşam efsanevi güreşçi Gregorius ile tanışan Harry şehirdeki tüm güreş maçlarını organize edebileceğini düşünür. İhtiyacı olan tek şey biraz nakittir ancak kimse ona borç vermek istememektedir. Üstelik şehrin ünlü gangsterlerinden Kristo da peşine düşmüş onun güreş organizasyonu yapmasını engellemek istemektedir. Harry'nin birkaç yalan söylemekten başka çaresi kalmamıştır. Ancak söylediği her yalan onu sona biraz daha yaklaştırır.

Stanton Carlisle sahte zihin okuyucu Zeena ve alkolik kocası Pete ile çalışan hırslı bir adamdır. Zeena zihin okuyormuş gibi yaparken o kalabalığı coşturmaktadır. Ama Stan’in karnavalda kalmaya niyeti yoktur. İsteği bir gece kulübünde iş yapmaktır.

1947’de geçen hikaye, uzun zaman önce emekli olmuş ve Sussex kasabasında evdeki yardımcısı ve yetiştirdiği yeni yetme dedektif oğlu ile yaşamaya başlayan, Holmes’u merkezine alıyor. Holmes huzur içerisindeyken birden kendisini 50 yıldır çözülmemiş bir davanın içinde buluverir. Fakat hafızası eskisi kadar kuvvetli değildir; bu olaya istinaden hatırladığı tek bir kare vardır: kızgın bir koca ve güzel ama dengesiz bir eş… Filmin yönetmenliğini ve senaryo uyarlamasını Bill Condon üstlenirken, başrolde Ian McKellen yer alıyor.

'İnek' bir öğrenci olan Denis Cooverman (Paul Rust) mezuniyet konuşmasında, okulun en seksi ve popüler kızı olan Beth Cooper (Hayden Panettiere)'a ilan-ı aşk edince, olaylar gelişir.

Babasının 1. Dünya Savaşı’nda cepheye gitmesiyle birlikte yatılı okula verilen küçük bir kızın buradaki masalsı hikâyesini anlatıyor.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir