
Anna Gunn
Naomi Bishop

Kadın odaklı ilk Wall Street filmi olan Equity, üst düzey yatırım bankacısı olan Naomi Bishop’un hırslarını ve bu yolda başından geçenleri konu alır. Onun büyük paralardan gelen büyük güç dünyası zalimlik ve acımasızlıktan ibarettir. Bankanın tartışmalı olarak hisselerinin halka arz kararı sonrası bu gücün kırılgan dengelerini tehdit ettiğinde Naomi, kendisini bir web skandalı ve aldatmacasına bulaşmış olarak bulur. Başrollerini Anna Gunn ve James Purefoy ‘un paylaştığı filmin yönetmen koltuğunda ise Meera Menon oturuyor.

Anna Gunn
Naomi Bishop

James Purefoy
Michael Connor

Sarah Megan Thomas
Erin Manning

Alysia Reiner
Samantha

Sophie von Haselberg
Marin

Craig Bierko
Benji Akers

Lee Tergesen
Randall

Margaret Colin
Attorney Cahn

Carrie Preston
Compliance Officer Abby

Michael Izquierdo
Trader

Nate Corddry
Cory

Nick Gehlfuss
Gabe

Samuel Roukin
Ed

Tracie Thoms
Melanie

James Naughton
John

Bir öğretmenin birçok öğrencinin hayatını nasıl etkileyebileceğini gözler önüne seren filmde öğretmen Ron Clark’ın gerçek hayat hikâyesi anlatıyor.

Parası, işi ve geleceğe dair hiçbir umudu olmayan Erin Brockovich, çok zor bir durumdadır. Hiç suçu olmadığı bir araba kazasına karışan Erin, bir anda kendisini daha da kötü olayların içinde bulur. Hiçbir seçeneği kalmayan Erin, avukatı Ed Masry'nin hukuk bürosunda çalışmak için onu ikna eder. Burada çalışırken gayrimenkul dosyalarındaki bazı tıbbi kayıtlara rastlar. Kafası karışan Erin, aradaki bağlantıyı sorgulamaya başlar. Bu konuyu araştırmak için Ed'i ikna eden Erin, yöre halkının kullandığı suyun kirli olduğunu, bu gerçeğin onlardan saklandığını ve bu sebeple orada yaşayan insanların birtakım ciddi hastalıklara yakalandıklarını öğrenir.

A poor, struggling South Carolinian mother and daughter face painful choices with their resolve and pride. Bone, the eldest daughter, and Anney her tired mother, grow both closer and farther apart: Anney sees Glen as her last chance.

After her husband's death, Madame Clicquot flouts convention by assuming the reins of their wine business, defying her critics and ultimately revolutionizing the champagne industry, establishing her as one of the world's first great businesswomen.

Diana Guzman(Michelle Rodriguez), New York'un fakir mahallelerinde yetişmiş güçlü bir ruha sahip kızgın bir gençtir. Diana'nın hayatı ağabeyinin gittiği spor salonunda boks sporuyla tanışmasıyla değişir. Eğitmeni zor da olsa ona ders vermeyi kabul eder fakat kısa bir süre sonra Diana'nın bu spora olan yeteneğinin ve başarılı olmak için gereken kararlılığa sahip olduğunun farkına varır. Boks Diana'ya bir kimlik ve gurur kazandırmaktadır..

Geçmişteki bir davadan dolayı psiklojisi bozulduğu için alkole sığınan ve bu sebeple eşinden boşanıp 5 yaşındaki kızının velayetini almak için uğraşan avukat Cate McCall; aynı zamanda önemli bir cinayet davasını üstlenir, haksız yere hüküm giymiş Lacey’nin davasını alır. Bütün deliller, olay yeri incelemeleri kadının suçsuz olduğunu ispatlasa da Cate McCall yargı duvarına toslar. Kendisinden başka kimse Lacey’nin masumluğuna inanmamaktadır. Önyargıları sağlam savunmayla yıkmaya niyetli olan McCall adalet sisteminin doğru şekilde işlemesi için varını yoğunu ortaya koyacaktır. Önünde iki yol vardır; ya mesleğinde ilerlemek için bu davayı kazanmaya çalışmak ya da kızının velayeti alabilmek için ona daha fazla vakit ayırmak..

Büyük bir sigorta şirketinin yöneticisi Gene, kötümserliğini bir mesai arkadaşına aktarır. Fizik profesörü olmak Walter'ı tatmin etmez, o da karısından ayrılır. Troy, mesleğinde yükselişi kösteklenmiş genç bir avukattır. Beatrice ise, geçmişteki bir mucizenin yardımıyla ayakta duran genç bir temizlikçi. Hepsi kendilerine temel bir soru sorarlar: Mutluluk nedir, nasıl mutlu oluruz?

Dünya prömiyerini geçtiğimiz ağustos ayında Telluride Film Festivali’nde yapan The Assistant’ın başrolünde Ozark dizisiyle Emmy kazanan genç oyuncu Julia Garner yer alıyor. Garner filmde Rose adlı genç bir kadına hayat veriyor. Mezun olduktan sonra büyük umutlarla girdiği iş yerinde erkek iş arkadaşları ve patronunun küçümseyici tavırlarıyla uğraşmak zorunda olan Rose, sıkı çalışan, güvenilir biri olmanın günümüzün kapitalist düzeninde pek bir kıymeti olmadığını yavaş yavaş fark etmeye başlarken, yanında çalıştığı film yapımcısı hakkında keşfettiği gerçekler içine girdiği sistemin tahmin ettiğinden bile daha yozlaşmış olabileceğini gösterecek.

Oldukça güzel, alımlı ve şık bir kadın olan Ellie, kariyerinde oldukça başarılı bir müzik eleştirmenidir. Eski erkek arkadaşının ortalıktan kaybolmasıyla kendi dünyasına kapanan Ellie, bir kitap yazmaya karar verir. Daha önce böyle bir işte hiç deneyimi olmayan Ellie, gazeteye verdiği son makaleden sonra bunu aklında iyice kesinleşmiştir. Kendi hayatını yaşadığı aşkı ve olayları konu alacak olan bu kitap yayınlanmadan önce bazı engellere takılacaktır.bir beklenti içinde bulunmayın

Haley Graham asi, suçlu bir genç kızdır. Bir gün polis tarafından yakalanır ve Burt Vickerman'ın yanına gönderilir. Burt elit bir jimnastik okulunun sahibidir. Hayle'yi oraya yazdırır. Hayle okulda da sorun çıkarır. Veliler ve öğrenciler tarafından istenmez. Okulda ona desten çıkan iki kafadar patenci olan Frank ve Poot onunla beraber eğlenceli bir okul dönemi yaşayacaktır.

Kanada’nın Amerika sınırına yakın bir yerde, hayatlarını güçlükle yürütebilen iki kadın, ayakta kalabilmek için yasadışı göçmen taşıma işine bulaşırlar. Sınırı oluşturan ve kışları donan bir ırmağı, eski bir kamyonetle geçerek zor durumda göçmenleri taşıyan iki kadın karşı kıyıya yaptıkları her seyahat, son seyahat olacağına kendilerine söz verirler ancak işler planladıkları gibi gitmez. İlk filmini çeken Courtney Hunt, mesafeli ve gerçekçi tarzı ile büyük beğeni topluyor.

Dinleyicilerinin bir kısmı ona hayrandı, geri kalanları ise ondan nefret etmeye bayılıyorlardı. Programlarında banyo yaparken canlı yayına katılıp çılgın fantezilerini anlatanlara kadar herkese yer vardı. Radyo da yasaklı sözcükler kuralı uygulanırken bu sansürü ilk kıran ve dinleyicileri ile işbirliği yapıp parolalarla konuşan yine o oldu. Howard Stern'ün kendi yazdığı kitaptan beyazperdeye uyarlanan otobiyografik filmin başrolünü doğal olarak Howard Stern'ün kendisi üstlenmiş. Radyodan sonra televizyona çıkan Stern, kendi hayatı dahil her şeyi açıkça konuşabildiği için Amerika'nın en çok sevilen ve aynı anda nefret edilen insanlarından biri.

At New Mexico's Empire Zinc mine, Mexican-American workers protest the unsafe work conditions and unequal wages compared to their Anglo counterparts. Ramon Quintero helps organize the strike, but he is shown to be a hypocrite by treating his pregnant wife, Esperanza, with a similar unfairness. When an injunction stops the men from protesting, however, the gender roles are reversed, and women find themselves on the picket lines while the men stay at home.

Yıllardan 2008. Yer Wall Street. Hisseleri yerle bir olmak üzere olan bir yatırım bankasındayız. Tıpkı Lehmann Brothers gibi.Bankanın üst düzey yöneticileri, çalışanları işten çıkartarak krizi erteleyen geçici çözümlerle günü kurtarırken, düzensizliğin daha fazla yürümeyeceği de gün yüzüne çıkıyor. Üst düzey yönetici kademesi şimdi ahlaki bir çıkmazın eşiğinde, zira kendilerine güvenerek yatırım yapan müşterileri durumdan haberdar etmeleri gerekiyor. Fakat bu durumun büyük oyuncuların hiç hoşuna gitmeyeceği aşikar...

Amerikan tarihindeki önemli olaylardan birine güncel bir bakış açısı getiren Demir Çeneli Melekler, Amerikan kadınlarına oy hakkı kazandırmak için hayatlarını riske atmaktan kaçınmayan ve Hilary Swank'ın canlandırdığı cesur, başarılı ve genç eylemci Alice Paul ve Frances O'Connor tarafından canlandırılan Lucy Burns'ün gerçek yaşam hikayelerini anlatıyor.

Apartheid’in acımasız yüzüne tanık olan beyaz bir öğretmenin çarpıcı dönüşümü! Ben du Toit, sıradan bir hayat sürerken, bahçıvanının polis şiddetiyle öldürülen oğlu için adalet arayışına girer. Sistemin baskılarına rağmen gerçeklerin peşinden giden Ben, hukukun çaresizliğiyle yüzleşir.

12 yaşındaki küçük kızın tüm hayatı Elvis Presley müzikleridir. Ancak küçük kızın kentten uzaktaki çiftliklerindeki hayatı hiçte o kadar kolay değildir...

Kariyerine odaklanan genç bir kadın her şeye sahip gibi görünür – iyi bir gayrimenkul şirketinde yeni bir iş, heyecan verici bir proje ve tutkulu bir âşık. Ancak patronunun karısına âşık olup bir kötülük ağına takılınca işler değişir. Genç kadın bu sürükleyici gerilim filminde kendini savunmaya çalışırken sırlar ve geçmişiyle bağlantılı karanlık dürtüler bir bir ortaya çıkar.

Serinin ilk filminde hayatları boyunca birlikte olan 4 kız arkadaşın beraber çıktıkları yolculukta yaşanan maceralar anlatılırken, bu filmde bu yakın arkadaşların 3 yıl sonrasındaki hayatları konu edilir. Kolejde ilk defa özgürlüğü, ayrılığı, aşkı tadan ve hayatın zorluklarıyla tek başına başa çıkan bu 4 arkadaşın yetişkinliğe doğru yolculuklarında, birbirlerinden çok uzak yerlerde hayatlarını da sürdürseler birbirlerinden kopmadan deneyimlerini paylaşmaya devam ederler. Ann Brashares’in en çok satan roman serisinden uyarlanan filmde, arkadaşlığın önemi işlenir.

Genç bir kadın Paris’e yerleşmeye karar verir ve burada zengin insanların yaşadığı bir semtteki, daha çok civarındaki tiyatrolara hizmet veren bir barda garson olarak çalışmaya başlar. Burada bir piyano virtüözüyle, ünlü bir aktrisle ve büyük bir sanat kolleksiyoneriyle tanışır. Bu sayede çocukluğundan beri büyükannesinin bahsedip durduğu “lüks hayatla” da tanışacaktır.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir