
Kad Merad
Kiki


İki genç kadın, taşrada yaşayan Reinette ve şehirde yaşayan Mirabelle, Paris’te beraber bir daire tutmaya karar verirler. Üniversitede ve şehrin farklı köşelerinde, birbirinden çok farklı karakterlere sahip yeni insanlarla tanışıp, şehir hayatının farklı yüzlerini tadarlar.

Hugo is 19 years old. Like every summer, he spends his holidays on an Atlantic island, in the small family house. But this year is different: Hugo has undergone a physical transformation and arrives with his girlfriend, Queen, a beautician whose lively chatter and long, glittery nails contrast sharply with the young man’s modesty and shyness. Before long, the couple becomes the focus of everyone’s attention.

43 yaşındaki kuaför Suze Trappet, ağır hasta olduğunu öğrendikten sonra henüz 15 yaşındayken bırakmak zorunda kaldığı çocuğunu aramaya karar verir. Çılgın bürokratik yolculuğu sırasında, aşırı coşkuya eğilimi olan kör bir arşivci olan Bay Blin ve tükenmişlik yaşayan elli yaşında bir adam olan JB ile tanışır. Suze’un uzun süredir kayıp olan çocuğunu arayan garip üç kişi, şehirde komik ve hareketli, karmaşık bir yolculuğa çıktı.

An unexpected road trip brings a dysfunctional family together for one last journey with their elder, sparking moments of connection, joy, and reconciliation.

İki eski dost Mathias ve Philippe, Mathias'ın trajik bir şekilde yaşamını yitiren oğlunun bisikletle tamamladığı rotayı izleyerek Atlas Okyanusu'ndan Karadeniz'e uzanan anlamlı bir yolculuğa çıkar. Geçmişle yüzleştikleri bu uzun yolculuk, dostluk, kayıp ve umut üzerine dokunaklı bir hikâyeye dönüşür.

Five old friends decide to move in together as an alternative to living in a retirement home. Joining them is an ethnology student whose thesis is on the aging population.

Leo ve Angela Russo, baskıcı İtalyan-Amerikan aileleriyle çevrili Queens'te basit bir hayat yaşıyorlar. Oğulları lise basketbol takımında başarılı olunca Leo bunu gerçekleştirmeye çalışırken aileyi paramparça eder.

Lyon Belediye Başkanı Paul Théraneau, meslekte ve siyasette geçirdiği 30 yılın ardından artık iyi fikirler geliştiremediğini fark eder. Bu “varoluşsal mesele”yi halledebilmek için felsefe mezunu, genç ve akıllı Alice’i danışman olarak işe alır. Kendine bir misyon yükleyen ama derinlemesine düşünmeyen Paul ile çokça düşünen ama hayatta bir amacı olmayan Alice hep çatışacak ama sonuçta iyi fikirler üretecektir.

A group of suburban teenagers try to support each other through the difficult task of becoming adults.

A man takes his wife and their teenage children on a road trip down memory lane while facing divorce.

Tam Y Kuşağına Göre Bir Film Alex Hakkında, Alex intihara teşebbüs edince hafta sonu bir araya gelmeye karar veren liseden 7 arkadaşın hikâyesini anlatıyor. Alexe göz kulak olurken, arkadaş grubu içindeki eski aşklar ve dargınlıklar canlanacak, kötü verilmiş kararlar ortaya dökülecek, dostluklar ve ilişkiler kopma noktasına gelecek ve bütün bu yaşananlar, lise yıllarındaki naif dostluklarının nasıl böyle karmaşık ve kirli hale geldiğini sorgulamalarına neden olacaktır.

Genç bir kadın olan Selma, 10 yıl Paris’te yaşadıktan sonra memleketi Tunus’a geri döner. Kuzeni onun Paris’i bırakıp neden geri döndüğüne bir türlü anlam veremez. Selma burada bir psikoterapi kliniği açar. İnsanlar başlarda psikiyatri kliniğine gitmeye şüpheci yaklaşır. Ancak çok geçmeden devrimden sonra insanların konuşma ihtiyacının artması onların kliniğe gitmelerine neden olur.

Büyüleyici ve seksi Paris, 1969.... 2001 yılı başlarında bir grup asinin sahip olduğu gizli silahı elde etmek için tehlikeli göreve gönderilen kadın süper casusun nefes kesen macerası... Bilim kurgu tarzı bu filmin setinde yönetmenin Seksi gizli ajan Dragonfly (Angela Lindvall) karakterini oynayan aktrise olan tutkusu ve ön yargısı neticesinde filmin sonu gelmez. Genç Amerikan çaylak film yönetmeni Paul (Jeremy Davies)'u filmde yaşamını belgelemek bütün dürüstlüğü ile bu düşük bütçeli filmi bitirmek için davet edilir ve ona yaşamının şansı verilir. Bütün sorunlara rağmen filmin bütün yetkilerini almayı başarır. Süper bir casus filmi yapmak için bütün inancı ile filme başladığında güzel ve seksi oyuncusunu ayartmak ve hayal gücünün ötesinde ki macerada ona katılmak için bütün riskleri alarak yeni işini tehlikeye sokar.

Bu, kanserin şahsen ziyaret ettiği bir adamın hikâyesi. “Merhaba” der kanser, “Ben senin kanserinim, birbirimizi tanımamızın iyi olacağını düşündüm...” Kötü bir şaka gibi gözükse de şaka değil. Kanser adamın evine taşınır. “Öldür onu!” Adamın aklına gelen ilk tepki budur; “Ne kadar arkadaş canlısı olsa da şu aptal kanseri öldür. Damdan aşağı at!” Ama kanser ölümsüzdür. Her seferinde kalkar ve adama yapışır. Bir başka tabuyla olağandışı bir biçimde uğraşan karadan da kara bir komedi...
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.









0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir