
John Travolta
Beau Ginner

Bir yüksek gerilim hattındaki önemli bir elektrik arızasını tamir etmek için görevlendirilmiş ekip, aniden bastıran çok güçlü bir fırtınanın ortasında kalır. Hayatta kalabilmek için tehlikeli bir mücadelenin ortasında kalan ekibin vermesi gereken zorlu kararlar vardır.

John Travolta
Beau Ginner

Kate Bosworth
Bailey Ginner

Devon Sawa
Duncan

Julie Benz
Carline

Ryan Robbins
Eugene

Matt Bellefleur
Ron

Gil Bellows
Pok' Chop

Reese Alexander
Russell

Stuart Stone
Hunter

Sharon Stone
Duncan's Mama

Ty Olsson
Danny Ginner

Louis Ferreira
Mr. Fontaine
Sidney Grigg
Young Bailey

Emilie Ullerup
Becky Ginner

Lydia Styslinger
Elly

Vietnam Savaşı gazisi John Rambo, Burma'daki olaylardan sonra merhum babasının Arizona'daki at çiftliğinde, eski arkadaşı Maria Beltran ve onun torunu Gabriela ile birlikte yaşamaktadır. Aradan geçen on bir yılda travma sonrası stres bozukluğu ile baş etmeye çalışan Rambo'nun en büyük yardımcısı genç Gabriela olmuştur. Lise mezuniyetinden sonra Gabriela, anneannesinin ve Rambo'nun tüm itirazlarına rağmen biyolojik babasını bulmak için Meksika'ya gider. Meksika'da uyuşturucu ve kadın ticareti yapan bir kartelin eline düşen Gabriela’nın tek umudu Rambo'dur. Ancak işler, her zaman olduğu gibi Rambo'nun planladığı şekilde gitmeyecek ve bu kez savaş, onun evine gelecektir.

Laszlo Antonov liderliğindeki iyi eğitilmiş suçlulardan oluşan küçük bir ordu, bir kanalda 400 insanı rehin alır. Kanalı havaya uçurmayı planlayan ekibin planlarını engellemek ve rehinelerin hayatını kurtarmak için Özel Hava Servisi biriminden Tom Buckingham görevlendirilir. Hayatını tehlikeye atarak zorlu bir mücadeleye girişen Tom, suçluları durdurup, rehinelerin hayatını kurtarmayı başarabilecek midir?

Teğmen Chris Burnett başarılı bir savaş pilotudur. Bir görev uçuşu sırasında uçağı düşürülen genç teğmen kendisini amansız bir mücadelenin ortasında bulur. Peşine düşen düşman gizli polisi ve askerlerden kurtulmaya çalışan Burnett'i bu durumdan çıkarmaya çalışan tek kişi komutanı Reigart olur.

Körfez Savaşı'nda askerlik yapıp ülkeye geri dönmüş olan Jim David, askerlik sonrası yaşama yeniden ayak uydurabilmeye çalışmaktadır. En yakın arkadaşı Mike Alvarez ile birlikte yeni bir arayış içerisinde, oradan oraya savrulurken pek çok olayın içine karışırlar.Özel Tim ve Hızlı ve Öfkeli gibi filmlerin senaristi olan David Ayer, bu sefer hem senaryo hem de yönetmen koltuğunda oturuyor.

Korkusuz, efsanevi dövüş sanatı ustası Huo Yuanja'nın gerçek hayatından esinlenerek yapılmıştır. Büyük bir dövüş ustası olduğu halde herkesin önünde yenilen babasından utanan Huo, kendisini yetiştirmeye ve çok iyi bir dövüştü olmaya karar verir. Bu büyük yeteneği yüzünden, çok sevdiği ailesi intikam amaçlı bir saldırı sonucu öldürülünce, Huo kenti terkeder. Tüm umudunu kaybettiği anda karşısına çıkan büyükanne Sun ve kör torunu onu hayata tekrar bağlarlar.

Film, enerjik ve karizmatik bir öğretmen olan Rainer Wegner'ın otokrasi üzerine verdiği ders ile başlar. Öğrencilerin ilgisizliği üzerine dikkatlerini çekmek için bir deney yapmaya karar verir. Öğrencilerinden kendisini liderleri olarak kâbul etmelerini ve kendisine Mr. Wegner diye hitap etmelerini ister. “Disiplin aracılığıyla güç” sloganını seçer, bir logo yaratır ve gizli bir işaretle iletişim kuran bu gruba “The Wave” adını verir. Öğrenciler, umulmadık bir şekilde bu deneyden zevk almaya başlarlar. Ancak grup giderek kontrolden çıkar ve kısa sürede farklı boyutlara ulaşır * 1967 yılında California'da yaşanmış gerçek bir olayı günümüz Almanyasına aktaran The Wave, faşizmin köklerine dair etkileyici ve güncel bir hikaye * Birazcık abartı olsa da hiç fena değil. Otokrasi'nin gerçek yüzünü ortaya çıkartmaya çalışmışlar ve başarmışlar da.

Bir boksör kariyerinde en yükseğe çıkmak için var gücüyle çalışır ama bir süre sonra hayatının ellerinden kayıp gittiğini fark edecektir. Yönetmenliğini başarılı yönetmen Antoine Fuqua'nın üstlendiği filmin senaryosu ise Sons Of Anarchy dizisinin yaratıcısı Kurt Sutter'a ait. Filmin yıldız oyuncu kadrosunda Rachel McAdams, 50 Cent, Jake Gyllenhaal, Naomie Harris, Forest Whitaker ve Rita Ora başı çeken isimler.

Kararlı bir baba, azimli bir öğretmeni ve öğrencilerini kontrol edilemeyen bir orman yangınından kurtarmak için her şeyi riske atar.

Du Pont’un dünyası ve yoğun ilgisinden etkilenen Mark, onu bir baba figürü olarak kabul eder ve beğenisini kazanmak için çabalar. Başlangıçta destekleyici olan du Pont’un değişken karakteri ilerleyen dönemlerde Mark’a oyun psikolojisi uygular ve eğitimini olumsuz etkiler. Du Pont’un Mark ve Dave kardeşlere azalan ilgisi ve artan paranoyası üçlü arasında beklenmeyen bir trajediye yol açar.

Kocasının bütün isteklerini kusursuz bir şekilde yerine getiren güzel ve mükemmel bir ev hanımı Laura... Yakışıklı, başarılı ve baştan çıkarıcı şekilde ince düşünceli Martin... Dışarıdan bakıldığında kusursuz bir evliliğe sahip olduğu düşünülen bu çiftin kapalı kapılar ardındaki yaşantıları bambaşka... Laura'nın yaşamını hasta ruhlu obsesif kocası Martin cehenneme çevirince bu baskıya dayanamayan kadın sıradışı bir planla kocasından kaçmanın bir yolunu bulur. Fakat sapkın kocasının nefesi her an ensesinde olacaktır...

Reklamcı Charles Schine her gün işiyle evi arasında mekik dokuyan Chicago'lulardan birisidir. İşine gitmek için her sabah düzenli olarak 8:43 trenini yakalamak zorundadır. Bir gün treni kaçırır ve Lucinda ile tanışır. Lucinda çok güzel, büyüleyici ve baştan çıkarıcıdır. Lucinda ve Charles'ın her ikisi de adeta çocuklarıyla evli olmasına rağmen sanki bir manyetik alan gibi birbirlerine doğru çekilirler. Birlikte yedikleri öğle yemekleri kısa sürede iş sonrası akşam yemeklerine dönüşür. Çok geçmeden de kendilerini bir otel odasında bulurlar. Charles ile Lucinda'nın mükemmel gibi görünen ilişkisi, odaya LaRoche adlı acımasız bir yabancının girmesi ve ikisini silahla tehdit etmesiyle çıkmaza girer. Yasak aşk artık akla hayale sığmayacak kadar tehlikeli ve şiddet yüklü bir kabusa dönmüştür. Charles'ın yaşamı artık ihanet, şantaj, şiddet ve cinayetlerle doludur. Karısına açılamayan ve polise de bir şey söyleyemeyen Charles, artık tanımlayamadığı bir dünyanın içinde tuzağa düşmüştür.

Rachel’a bir gün telefonda iki kelime söylenir: ‘Baban öldü.’ Bunun anlamı, Mossad ajanı olan Rachel’ın kimliğinin açığa çıkması demektir. Kendi teşkilatı için bile bir risk haline gelen Rachel, biriminin en iyi casusu olduğu için son bir görevde kullanılmak istenir. İran’da gizli bir göreve gitmek zorundadır ancak orada takip ettiği adama aşık olunca yalanlarla dolu dünyası bir kere daha alt üst olur. Kendini, sevdiğini, ülkesini ve masumların hayatını etkileyecek kararı vermesi gerekiyordur.

A blackout leaves those affected to consider what is necessary, what is legal, and what is questionable, in order to survive in a predatory environment.

Bir çocuk psikiyatrisi olan Dr. Crowe, yıllar önce bir saldırıya uğramış ve hayatı değişmiştir. Son ilgilendiği hastası, 6 yaşındaki bir erkek çocuğu olan Cole Sear'ın bir sırrı vardır. Çok az insana nasip olan bir yetenekle kutsanmış ya da lanetlenmiştir: Ölmüş ama huzur bulamamış insanların etrafımızda dolaşan hayaletlerini görüp onlarla konuşmaktadır. Crowe, güçlerinin sınırlarını bilmediği ve anlayamadığı için korku içinde olan Cole'un yalnızca sırrını paylaşan tek kişi olmakla kalmayacak, aynı zamanda onunla birlikte cesur bir yolculuğa da çıkacaktır. İkisi de, içlerindeki boşluğu, yine kendi içlerine yapacakları bir yolculukta bulacakları şeylerle dolduracaklardır. Unutmamak gereken bir nokta daha olduğunu hatırlatmadan geçmeyelim: Gerçekler, bulundukları zaman çok acıtabilir...

2006 yılında, "To Catch a Predator" programının sunucusu Chris Hansen televizyon tarihine geçmek için yola çıkar. Ahlaki bir mücadele olarak başlayan program, hırs ve reyting takıntısıyla kontrolden çıkan bir güç oyununa dönüşür. Hansen ve ekibi, büyük bir "av" peşinde Teksas'a gittiğinde yaşananlar televizyonu sonsuza dek değiştirecektir.

Üniversite profesör olan Paul Rivers, yakalandığı amansız hastalık yüzünden evliliğinde sıkıntılı günler geçirmekte ve tek umudunu kalp nakline bağlamış şekilde beklemektedir. Kötü günleri geride bırakarak eşi ve iki çocuğuyla mutlu bir hayata başlayan Cristina adlı kadın ise hayatının belki de en mutlu günlerini yaşamaktadır. Öte yandan iki çocuğu ve eşi ile zorluk içinde yaşayan Jack Jordan oldukça zor şartlarda yaşamasına rağmen, dini inancının kuvvetli olması sayesinde ayakta kalmayı başaran biridir. Birbirinden tamamen bağımsız bu üç kişinin hayatları beklenmeyen bir kaza sonucu kesişecektir.

Tramvay şoförü Lauri işsiz kalır. Kısa bir süre sonra eşi Ilona’nın şef garson olarak çalıştığı restoran kapanır. Sosyal sigorta sisteminden para almak konusunda çok gururlu oldukları için yeni işler bulmaya çalışırlar. Ama tamamen şanssız ve beceriksizdirler, felaketin biri diğerini takip eder.

Ailesi gözünün önünde katledildikten sonra bir ölüm makinesi olarak yetiştirilen işitme engelli bir genç adam intikam peşine düşer.

Yıllar önce bir balıkçı teknesi kazasının travmasını yaşayan Joe Gastineau, kendini geçindirmek için yaptığı basit işlerin ötesinde bir hayat umudunu çoktan kaybetmiştir. Ancak gezgin kulüp şarkıcısı Donna de Angelo ve sorunlu genç kızı Joe’nun hayatına girdiğinde her şey hızla değişir. Hem anne hem de kız Joe’ya aşık olur ve bu durum aralarındaki gerilimi artırır. Joe’nun onları Alaska kıyılarında bir gezi turuna davet etmesiyle gerginlik iyice tırmanır, ancak bu gezinin hayatlarına mal olabileceğini çok geç fark ederler.

Toby Wolff ve boşanmış annesi için 1950'lerin yaşamı hiç de eğlenceli değildi. Hayata tutunamamış iki özgür ruh ülkeyi bir uçtan bir uca dolaşarak Kuzeybatı Pasifik'te yerleşmeye karar verirler. Burada hayatın daha iyi olacağını umarlar.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir