
Dan Stevens
Will Porter

"Dünyalar çarpışacak."
Eden roman serisinin yazarı olan ve pek çok bağımsız bilim kurgu filminde yönetmenlik yapan Tim Smit'in imzasını taşıyan yepyeni bilim kurgu filmi Kill Switch'in başrolünde Dan Stevens var. Smit, senaryosunu da bizzat yazdığı bu filmde dünyanın kaderini bir savaş pilotunun ellerine bırakıyor ve kaderin tek bir adam tarafından belirlenip belirlenemeyeceği sorusunun etrafına macera ve gizem dolu bir hikaye kuruyor.

Futüristik bir distopyada geçen öyküde, beş farklı fraksiyona bölünen bir toplumun tüm yaşantısının bu hiyerarşik yapı üzerine inşa edildiğini ve belli bir yaşa gelen gençlerin kendileri için biçilen sınıflardan birine dahil edilerek eğitilmelerini izlemiştik. Bu hiyerarşik yapılanma içerisinde kendine has bir kategoriye sahip olan Tris ise, öykünün finalinde hem çevresindeki insanları hem de işleyen bu düzeni değiştirecek güce sahip olduğunu keşfetmişti.

FBI ajanları Ajan Greer ve Ajan Peters bir üniversite öğrencisinin gizemli cinayetini araştırmaktadır. Bu öğrenci, insanların kendilerinin kusursuz robot versiyonlarını sahip olmalarını sağlayan yüksek teknoloji ürünü suret olgusunun yaratıcısı olan kişiyle bağlantılıdır. Sağlıklı, iyi görünümlü ve uzaktan kumandalı makineler olan suretler, insanların yerini almakta ve böylece insanların evlerinin rahat ve güvenli ortamından çıkmadan dışarıdaki hayatı yaşamalarına imkan tanımaktadır.

Yıl 2079... Dünya on yılı aşkın bir süredir uzaylı istilacıların işgali altında direnmektedir. Spancer Olham hükümet adına çalışan bir bilimadamıdır ve Dünya'nın kaderini istilacı yaratıklardan kurtarmaya yemin etmiştir. Fakat bir anda uzaylıların ajanı olmakla suçlanır ve ülke çapında kendisine yönelik büyük bir insan avı başlar. Olham'ın hayatta kalmak için yetkilelere yaratık olmadığını kanıtlaması ve daha önemlisi buna kendini de inandırması gerekmektedir.

2029 yılında İnsan Direnişi’nin lideri John Connor, Skynet’e yapacağı son saldırıdan önce, Skynet’in annesi Sarah Connor’ı öldürmesi için geçmişe bir Terminatör yolladığı haberini alır. Annesini ve insan ırkının geleceğini korumak için John, Kyle Reese’i 1984 yılına yollamaya karar verir. Ancak Kyle Reese 1984 yılına geldiğinde, 2017 yılında hiç yaşamadığı çocukluğuna ait anılar görmeye başlar. Beklenmeyen olayların geçmişi değiştirdiği fark eden Reese’in bu geçmişin yeni ve yabancı versiyonunda beklenmedik yeni müttefikleri, daha tehlikeli düşmanları ve yeni bir görevi olacaktır: Geleceği sıfırlamak.

Ölüm hücresindeki bir sosyopata, kimyasal bir davranış değiştirme programına katılmayı kabul etmesi halinde yaşama şansı verilir.

Daha önce televizyonlarda gösterilen sevilen dizi sekizinci kere sinema filmine konu oluyor. Bilim kurgu tarzının klasiklerinden sayılan serinin bu yeni sinema uyarlamasında Kaptan Jean Luc Picard, yeni bir görev alan Enterprise (Atılgan) mürettebatına komuta ediyor. Kaptan ve mürettebatı dünyanın gerçek geleceğini yeniden kazanmak için yarı makina, yarı organik yaratıklar olan kötü Borg ırkına karşı savaşmak zorundalar.

Zac Hobson, Flashlight Projesi üzerine çalışan bir bilim adamıdır. Dünyanın etrafını saracak yeni bir enerji dalgası üzerine deney yapmakta olan Hobson, bir sabah uyandıktan kendini sessizliğin ortasında ölü bir şehirde bulur. Etrafta yaşayan bir canlı kalmamıştır. İşyerine gittiğinde, Flashlight Projesi’nin tamamlandığını anlar * Craig Harrison'ın romanından uyarlanmış * filmde bilim-kurgu, psikoloji ve felsefe iç içe geçmiş. Tanrıcılık oynamak insanlara fazla gelen bir şey öte yandan merak duygusu ve anlam peşinde koşmaktan da kendini alamıyor.

Pek de uzak olmayan gelecekte, insan ve robotlar arasındaki bilinç yarışında, robotların bir adım öne geçtiği bir zamandayız. Öyle ki artık yapay zekanın, kendi kurallarını da yaratmaya başladığı bu zaman diliminde, robotlar da kendi türlerini kontrol altında tutmayı amaçlamaktadırlar. Diğer robotların uyması gereken prensipleri ortaya atan da yine bir robottur ve emsallerinin aksine; insanoğlunun asla ulaşamadığı bilgelik seviyesine adım atmalarına çok az kalmıştır.

Bu orijinal animasyon antolojisi, insanlık tarihinin en dişli üç savaşçısının izinden gidiyor: Genç oğlunu kanlı bir intikam yolculuğuna gönderen bir Viking akıncısı, feodal Japonya’da Samuray kardeşine karşı acımasız bir taht mücadelesine girişen bir ninja ve dünya dışı bir tehlikeyi araştırmak üzere gökyüzünü mesken tutan bir II. Dünya Savaşı pilotu

Henry Brogan, 51 yaşında Amerikan hükümeti için çalışan elit bir suikastçıdır. Son görevini tamamladıktan sonra emekli olmaya karar verir. Ama kendi hükümetinin bir anda onu öldürmesi için her hareketini tahmin edebilen bir ajan yollamasıyla emeklilik planları bozulur. Henry yakında onu öldürmeye çalışan adamın kendisinin daha genç ve daha hızlı klonu olduğunu öğrenir. Henry 25 yıl önce kendisinden habersiz oluşturulan klonundan kurtulmak için zorlu bir savaş vermek zorunda kalacaktır.

Sıradan bir Amerikalı gibi görünen asker Joe Bauers, Amerikan hükümeti tarafından yürütülen özel bir proje kapsamında uyutulur. Ancak uyutulduğu yerde unutulan kahramanımız, 500 yıl sonra uyandığında toplumun fazlasıyla değiştiğini görecektir. Tümüyle aptallaşan insanlardan kurulu bu yeni toplumda, o artık ‘en akıllı’ kişidir.

Peter Quill adındaki bir hırsızın, bir uzaylı varlık olan Ronan'ın eline geçtiği güçlü bir küreyi çalmasıyla başlar. Bu küre, evrenin dengesini tehdit eden büyük bir güce sahiptir. Peter, bu tehlikeli nesneyi elde etmek isteyen Ronan'dan kaçarken kendisini beklenmedik bir mücadelenin içinde bulur. Peter, Gamora, Drax, Rocket ve Groot gibi sıra dışı karakterlerle tanışır. Bu grup, başlangıçta birbirleriyle pek anlaşamasalar da zamanla dostluk kurarak galaksiyi korumak için birlikte savaşmaya karar verirler.

Lucasfilm'den Star Wars bağımsız filmlerinin ilki geliyor. Rogue One: Bir Star Wars Hikayesi, destansı bir macera sunuyor. Savaş zamanında, bir grup alışılmadık kahraman İmparatorluğun son kitle imha silahı Ölüm Yıldızı'nın planlarını çalmak için bir araya gelir. Star Wars tarihindeki bu önemli olay, sıradışı şeyler yapmayı seçen sıradan insanları bir araya getirir ve bunu yaparken kendilerinden daha büyük bir şeyin parçası olurlar.

Bugüne kadar yapılmış en gelişkin uzay gemisi Atılgan’ın mürettebatının gençlik yıllarındaki ilk tanışma günlerinin inanılmaz öyküsünü anlatan “Star Trek” ile tüm zamanların en büyük macerasına hazır olun. Henüz çaylak günlerini yaşayan mürettebatımız, aksiyon, komedi ve kozmik tehlikelerle dolu bir yolculukta; insanoğlundan intikam alma misyonunu yüklenmiş şeytani güçleri durdurmanın çaresini bulmaya çalışacaklar.Galaksinin kaderi iki sıkı rakibin elindedir. Bir tarafta Iowa’daki çiftlikte doğup büyümüş, serseri ruhlu, heyecan ve macera arayan genç James T. Kirk (Chris Pine); diğer tarafta ise her türlü duygusallığı reddeden mantık bazlı bir toplumda yetişmiş olan Spock (Zachary Quinto) vardır. Daha önce hiç gidilmemiş, hayal bile edilemeyen tehlikelerle dolu yolculukta mürettebatı yönetebilmek, ikisi arasında oluşacak sıradışı ama güçlü dostluğa bağlıdır.

Atılgan gemisi mürettebatıyla dünyaya geri çağrılır. Ama karşılaştıkları manzara, çok güçlü bir terör örgütünün donanmalarını ve ona bağlı olan her şeyi yerle bir ettiği bir faciadır. Kaptan Kirk'ün bitirmesi gereken şahsi bir kavgası vardır ve bu tek kişilik kitle imha silahını bulmak için aramaya koyulur. Hayatta kalmak ile ölüme teslim olmak arasında mekik dokuyan kahramanlar, bu macerada aşk, dostluk ve fedakarlıklar sınavlarından geçeceklerdir. Kirk tek ailesi olarak nitelendirdiği müretebatı için fedakarlığın anlamını yeniden sorgulayacaktır.

Colter Stevens uyandığında kendini bir banliyö treninde, başkasının bedeninde bulur ve 8 dakika sonra tren infilak eder. Gözlerini açtığında yeniden kendi bedenindedir. Bunu sağlayan, hükümetin geliştirdiği 'yaşam şifresi' adlı bir programdır. Bu program bir başka kişinin kimliğine geçip onun hayatının son sekiz dakikasını yaşayabilmeyi sağlamaktadır. Stevens'ın görevi bombacıyı bulmak ve onun yapacağı ikinci eylemi engellemektir. Bunun için son 8 dakikayı defalarca yaşar ve her seferinde elde ettiği ipucları ile olayı çözmeye çalışır.

İnsanlar 16 yaşına geldiklerinde kendi insani özelliklerine göre bu beş bölümden birine dahil olup ömür boyu bu bölümde yaşamlarını sürdürmektedirler. Tris Prior için de bu kuralı uygulama zamanı geldiğinde kendiyle ilgili büyük bir sırrı keşfeder: Tris, 'uyumsuz'dur ve herhangi bir gruba ait olması mümkün değildir.

Bir kurtarma görevi için uzayın derinliklerine gönderilen Atılgan uzay gemisi, Federasyon'a savaş açmış gaddar diktatör Krall tarafından pusuya düşürülür. Bilinmedik düşmancıl bir dünyaya zorunlu iniş yapan Kaptan Kirk, Spock ve gemi mürettebatı kaçma şansları olmadan birbirlerinden ayrı düşerler. Krall'ın ölümcül ordusunun galaksi çapında bir savaş başlatmasını önlemek için verilen zamana karşı yarışta, yalnızca isyancı bir uzaylı savaşçı olan Jaylah onların bir araya gelmelerine ve gezegenden bir çıkış yolu bulmalarına yardım edebilir.

2073 yılında, demokrasi ve kişisel özgürlüklerin tamamen yok edildiği, teknoloji hakimiyetindeki bir polis devleti olan Yeni San Francisco'da geçmektedir. Hikâye, tarihin akışını değiştirmek ve insanlığın geleceğini kurtarmak için hayatını riske atan bir zaman yolcusunu konu alır.

28. Yüzyıl'da, bin gezegenden gelmiş bütün ırklar, koskoca bir metropole dönüşmüş devasa Alpha şehrinde huzur ve barış içinde yaşamaktadır. Bu hayatın oluşabilmesi için bütün ırklar kendi bilgi ve yeteneklerini diğerleriyle paylaşmıştır. Ancak Alpha'nın refah ve güvenliği, bilinmeyen bir kuvvetin yoğun tehdidi altına girmiştir. Bu gücü yok etmek ve barış ortamını koruyabilmek için özel ajanlar Valerian (Dane DeHaan) ve yardımcısı Laureline (Cara Delevingne) tüm ırkların son umudu olacaktır. İkilinin 10 saatten az zamanı vardır. Film, Pierre Christin'in 1967'de yayınlanmaya başlayan Valérian ve Laureline adlı çizgi roman serisinden uyarlandı.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.










0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir