
Märt Pius
Johannes

Sensitive and restless Johannes is accepted to an elite school in Tallinn and expects life to go uphill. Instead, he becomes the victim of mental abuse by his classmates. In search of recognition, he goes to his old Lasnamäe friends, who spend their time doing drugs, hanging around, and partying, rather than focusing on schoolwork. At home, Johannes must deal with his mother’s deteriorating mental health. As the tension grows, he finds himself at zero point, where he must completely reset his life to build it up from scratch.

Märt Pius
Johannes

Epp Eespäev
Mother

Suur Papa
Zaiid

Tambet Tuisk
Gunnar Post

Saara Pius
Bianka

Linda Porkanen
Liisa

Reimo Sagor
Bert

Henrik Kalmet
Esko

Brigitte Susanne Hunt
Paula

Liis Lindmaa
Riina

Aleksander Eeri Laupmaa
Karmo

Ingmar Jõela
Raimo

Christopher Rajaveer
Mihkel

Külliki Saldre
Teacher Irina

Kärt Tomingas
Teacher Pille


Yaşadığı sarsıcı olayın ardından sessizliğe bürünmüş olan Melinda (Kristen Stewart), lise hayatını dışlanmış bir genç olarak sürdürmektedir. Peki, Melinda annesinin ilgisizliğine ve arkadaşlarının alaycı tavırlarına rağmen iç dünyasında yaşadıklarını kelimelere dökecek cesareti bulabilecek midir?Aslında onun kimsenin bilmediği bir sırrı vardır ve bu sır açığa çıktığında her şey değişecektir.

Şehir büyüdükçe merkezden uzaklaşan ve kenara itilen bir ev... Bu evde başlarının çaresine bakmaya ve elbette büyümeye çalışan dört çocuk: Jack, Julie, Sue ve Ned. Babalarının ani ölümünden sonra, anneleri de nedeni bilinmeyen amansız bir hastalığa tutulmuştur. Beklenen gerçekleşir ve anneleri de hayata gözlerini yumar. Birbirlerinden ayrılacaklarına ve yetimhaneye gönderileceklerine emin olan çocuklar, annelerini evin bodrumuna çimento bir tabutun içine gömerler. Bu olay üzerine her biri kendi dünyasına çekilir.

Mektuplar aracılığıyla kimliği gizli bir şekilde anlatılan The Perks of Being a Wallflower, 90'lı yıllarda lise birinci sınıf öğrencisi olan Charlie'nin hikayesini anlatmaktadır. Duygusal ve utangaç olan Charlie, bir yandan değişen çevresini gözlemlerken bir yandan da en iyi arkadaşı Michael'ın yakın zamandaki intiharıyla uğraşmaktadır. İngilizce öğretmeni Bill, ona okuması için fazladan kitaplar vererek hayata katılmayı öğretmeye çalışır ve Bill'in çabaları Charlie'nin deneyimleriyle açığa çıkacaktır. Hikaye boyunca Charlie; kendisini unutmasına sebep olan kötü bir çocuklukla, kürtaj, uyuşturucu ve seksle uğraşarak, eşcinsellik ve etrafındakilerin yargılarına maruz kalarak yaşama katılmaya çalışır. Charlie çocukluğun basitliği ve yaklaşmakta olan gelecek fikri arasında sıkışıp kalmıştır, etrafındaki dünyayı izlemek ve ona katılmak arasında sıkışıp kalmıştır, arkadaşları ve ailesinin sorunlarının ortasında sıkışıp kalmıştır…

Joosep'in okuldaki günleri sınıf arkadaşlarınca kötü mualeme görerek, hakarete ve fiziksel saldırılara uğrayarak geçmektedir. Bu gidişata kayıtsız kalamayan Kaspar'ın Joosep safına katılmasıyla beraber her ikisinin de hayatı dayanılmaz bir hal alacaktır...

Kibirli ve alışılmadık bir öğretmen, daha önce kovulduğu, o zamanlar ideal bir lise olan okula müdür olarak geri döner; ancak okulu uyuşturucu bağımlılığı, çete şiddeti ve kentsel umutsuzluğun yuvası olarak bulur. Sonunda başarılı olur, ancak alışılmadık yöntemleri, tüm çabalarını boşa çıkarmakla tehdit eden şehir yetkilileriyle bir çatışmaya yol açar. Gerçek bir hikâyeden uyarlanmıştır.

Yoğun bir gün geçiren bir çocuk ıslahevi müdürü, öğrencilerini hizaya sokmak için uğraşırken bir yandan da kendi sorunlarıyla baş etmeye çalışır.

İki kararlı anne, bir tanesi bir öğretmen çocuklarının şehir okulunda çöken iç dünyalarını dönüştürmeye çalışmak için çaba harcamaktadırlar. Güçlü ve engelleyici bir bürokrasiyle başa çıkmak zorundadırlar fakat eğitim sisteminde ve çocuklarının gelecekleri için gerekli değişimi yaratmak amacıyla herşeylerini riske atarlar.

Brian Selznick’in aynı adlı çocuk romanından uyarlanan filmde, Ben (Oakes Fegley) ve Rose (Millicent Simmonds) gizlice hayatlarının daha farklı olmasını dileyen, iki ayrı çağdan iki farklı çocuktur. Ben, hiç tanımadığı babasının özlemini çekerken, Rose da hayranı olduğu ve yaşamını gazetelerdeki haberlerden kestiği bir kupür albümünde toparladığı bir aktrisi bulma hayali kurmaktadır. Ben’in evinde gizli bir ipucu bulması ve Rose’un onu çok heyecanlandıran bir gazete başlığını okumasıyla, her iki çocuk da hayatlarındaki eksik şeyleri bulmak için büyüleyici bir simetriye sahip olan maceralara atılır.

Çocukluğunda işlediği bir cinayetin ardından hapishaneden yeni çıkan ve bambaşka bir hayata adım atmak zorunda kalan genç adam Jack rolündeki Garfield, her şeye taptaze bie başlangıç yapmaya hazırlanıyordu. Yeni bir iş, yeni arkadaşlar, yeni bir kız arkadaş...taki geçmişindeki hayaletler onu rahatsız etmek için geri dönene kadar. Acaba Jack, vahşi geçmişinden kurtulabilecek mi? Ya da geçmişindeki büyük hataları gençliğinin trajik sonu mu olacak?

The Last Detail, her daim başarılı performanslara imza atmış Jack Nicholsonın çarpıcı oyunculuğuyla öne çıkan güçlü bir film. Filmde küçük bir hırsızlığa teşebbüs suçu yüzünden 8 yıla mahkum olan genç bir asker ile onu cezaevine götürmekle görevli iki denizcinin yaşadıklarını anlatıyor. Denizciler, ona güzel bir macera yaşatmak isterken, hiç de tahmin etmedikleri bir noktaya sürüklenirler.

2003 yapimi charles martin smith filmi. turlu filmin dedektif ve profesor rollerinde bulunmus james cromwell'in yani sira filmin basrollerinde barry pepper ve annabella piugattuk adli garip isimli eskimo kadin sahsiyet yer almakta. barry pepper'i bilenler enemy of the state, saving private ryan, 25th hour, we were soldiers'dan hatirlayacaklardir.

Dünya üzerindeki en güçlü krallıkta herkes köle gibi çalıştırılmaktadır. Esther, bu krallıkta dünyaya gelir ve eşi görülmemiş bir güzelliğe sahiptir. Genç yaşta ailesini kaybeden Esther, sarayda katiplik yapan amcasına sığınır ve bu sayede kralın hareminin bir parçası olur.



Evli bir adam olan Herve Joncour, ipek kaçakçılığı yapan Baldabiou için çalışmaktadır. Baldabiou, Herve'i Japonya'ya gönderek özel bir görevi yerine getirmesini ister. Öğretmenlik yapan eşi Helen'den ayrılan Herve en kaliteli ipeklere sahip olan Japonya'da gizli bir kargoyu teslim alacaktır. Gittiği yerde bölgenin en güç sahibi adamı olan Hara Jubei ile karşılaşan Herve, ondan çok değerli ipek böceği yumurtaları alacaktır. Ancak Herve'in dikkati başka bir yöne kaymıştır: Jubei'nin büyüleyici güzellikteki metresi Herve'in başını döndürür ve ikili arasında tutkulu bir aşk başlar. Dillerini bilmeden uzaktan mektupla anlaşan bu çifti savaş ayıracaktır. Fransa'ya geri dönen Herve hala Japonya'daki sevgilisi ile ilgilidir. Bu durum çok geçmeden Helen'in dikkatini çekecektir.

Aşırı yoksul bir bölgede büyüyen 16 yaşındaki Starr artık banliyödeki özel bir hazırlık okuluna gitmektedir. Bir gün en yakın arkadaşı Khalil (Algee Smith) suçsuz yere bir polis cinayetine kurban gider. Toplumun her kesiminden baskı görmeye başlayan Starr, kendi sesine kulak vermeli ve doğru olduğunu düşündüğü şeyi savunmalıdır.

R.J. Palacio'nun romanından senaryolaştırılan filmde, Auggie Pullman yaşıtı diğer çocuklardan biraz farklıdır. Çünkü yüzünde ciddi bir deformasyon vardır. Auggie diğer çocuklarla sıradan bir okula giderek, sıradan bir çocuk olduğunu annesi Isabel ve babası Nate'in yardımıyla kanıtlamaya çalışır. Çünkü esas güzellik derinin altında, içeride saklıdır.

Birbirlerinden farklı ama ortak olarak hayattan beklentileri olmayan karakterle dolu koca bir sınıf öğrencinin arasında idealist duygularla öğretmenlik yapmaya yeni başlayan Erin'in işi, sandığından da zordur. Farklı ırk ve toplum katmanlarından gelen öğrenciler için okul, sadece yaşları gereği orada bulunmaya katlanmaları gereken bir yerdir.Erin, kendince yöntemlerle onlara yakınlaşmaya çalışsa da bu niyeti daha da büyük tepkilere yol açar. Çünkü öğrenciler, hayatta yüzleştikleri ırksal ve toplumsal acı gerçekleri farkına vararak öğretmenlerinin saf idealizmi bırakmasını isterler. Zaman içinde onlarla iletişim kurmayı başaran Erin, herbiri birbirinden farklı hikayesi olan bu gençleri, kendi hikayelerini yazmaları ve bunu da birbirleri ile paylaşmaları konusunda cesaretlendirir. Basit bir günlük işlevi görmenin ötesine geçen bu yazılar, öğrencilerin hayata tutunmalarını sağlayan bir araca dönüşecektir.

Austin, hem nadir görülen bir kemik hastalığı hem de otizmli genç bir çocuktur. Ama Austin'i gerçekten benzersiz yapan şey, etrafındaki herkesi dönüştüren ve birleştiren mutlu, eğlenceli bir yaşamı onaylayan dünya görüşüdür.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir