
André De Biase
Toquinho

Toquinho is a young man living in Marechal Hermes, a poor neighborhood in Rio de Janeiro, together with his widow mother and a younger sister. Although he is poor, he is also ambitious, and wants to change his life. He spends all his time on the beach, at Arpoador, Ipanema, where he dreams to become a famous surfer. Besides, he usually finds Patricia there, a rich and liberated young woman, whom he likes a lot. To impress Patricia and satisfy some of her wishes, he lets himself be seduced by André, a gay guy who, in return for his sexual favors, promises him a trip to Hawaii for a surf championship.

André De Biase
Toquinho

Angelina Muniz
Verinha

Zaira Zambelli
Patrícia

Paulo Villaça
André

Selma Egrei
Bia

Roberto Bonfim
Das Bocas

Gracinda Freire
Dona Flora

Ronaldo Santos
Peixinho
Carlos Prieto
Patrícia Ferrari
Irmã de Toquinho
Elias Sanches

Stepan Nercessian
Maurício

Yara Amaral
Mãe de Toquinho

Mauro Mendonça
Pai de Patrícia

Jacqueline Laurence
Mãe de Patrícia

Yaşı kendisinden büyük seksi kadınlar tarafından ve aile ve arkadaşlarının ezdiği espritüel ve zeki Igby,her ne ters giderse gitsin zorlukları aşmaya kararlıdır.

Ty, üç kadınla yaptığı anlaşma sayesinde içi doldurulmuş pelüş hayvanları 90'ların belirleyici bir trendine dönüştürene kadar hayal kırıklıkları yaşayan bir oyuncak satıcısıydı. Tarihin en büyük oyuncak çılgınlığına bu kamera arkası bakış, bu dünyada neye ve kime değer verildiğine dair çılgın bir hikâyeyi anlatıyor.

Leo ve Angela Russo, baskıcı İtalyan-Amerikan aileleriyle çevrili Queens'te basit bir hayat yaşıyorlar. Oğulları lise basketbol takımında başarılı olunca Leo bunu gerçekleştirmeye çalışırken aileyi paramparça eder.

Charlie, 20'lerinde, annesi ve üvey babasıyla birlikte yaşayan ve hayattan pek bir beklentisi olmayan bir gençtir. Üvey babası, ciddi ilişkisi olan bir kıza aşık olunca, durumlar biraz karışacaktır. Ciddi bir ilişkisi olan Amber'la tanışınca, hayatını tekrar sorgulamaya ve ona ilgi duymaya başlar.

The true story of Neil and Ivan McCormick, two Irish brothers who attempt to become rock stars but can only look on as their high school friends U2 become the biggest band in the world.

A teenager living with her sister and parents in Manhattan during the 1990s discovers that her father is having an affair.

Büyüleyici ve seksi Paris, 1969.... 2001 yılı başlarında bir grup asinin sahip olduğu gizli silahı elde etmek için tehlikeli göreve gönderilen kadın süper casusun nefes kesen macerası... Bilim kurgu tarzı bu filmin setinde yönetmenin Seksi gizli ajan Dragonfly (Angela Lindvall) karakterini oynayan aktrise olan tutkusu ve ön yargısı neticesinde filmin sonu gelmez. Genç Amerikan çaylak film yönetmeni Paul (Jeremy Davies)'u filmde yaşamını belgelemek bütün dürüstlüğü ile bu düşük bütçeli filmi bitirmek için davet edilir ve ona yaşamının şansı verilir. Bütün sorunlara rağmen filmin bütün yetkilerini almayı başarır. Süper bir casus filmi yapmak için bütün inancı ile filme başladığında güzel ve seksi oyuncusunu ayartmak ve hayal gücünün ötesinde ki macerada ona katılmak için bütün riskleri alarak yeni işini tehlikeye sokar.

Rio de Janeiro'da çalışan, müşterilere mektup yazıp postalamakla görevli soğuk ve yaşlı bir kadın olan Dora (Fernanda Montenegro), müşterilerden ve insanlardan nefret ediyor. Dokuz yaşında bir çocuk olan Josue (Vinicius de Oliveira), babasını hiç görmemiş. Josue'nun annesi, kocasına mektuplar yazıyor ve bu mektuplar Dora aracılığıyla gönderiliyor. Kadın bir araba kazasında ölünce, Josue'nin sorumluluğunu insanları pislik olarak gören Dora üstlenmek zorunda kalıyor. Dora, Josue'yı babasını görebilmesi için yolculuğa çıkmaya ikna ediyor ve bu iki farklı insan arasında sıradışı bir dostluk kuruluyor.

Morro da Sinuca'nın varoşlarında, 18'ine girmeden birkaç gün önce Laranjinha en yakın arkadaşı olan kimsesiz Acerola'ya tanımadığı babasını özlediğini söyler. Acerola, yardıma muhtaç bu arkadaşına babasını bulmasında yardım etmeye karar verir ve adamın bir soygun esnasında adam öldürmekten yıllardır hapiste mahkum olduğunu ve kefaletle serbest bırakılmasının yakın olduğunu öğrenirler. Bu sırada Acerola'nın eşi ve bebeğinin bakıcısı Cris, Sao Paulo'ya çalışmaya çağrılır. Kadın, kendi evini almak için para biriktirme olanağını görür, Acerola'ya oğulları Clayton'a bir yıl boyunca tek başına bakması gerektiğini söyler. Tepenin sahibi ve Laranjinha"nın kuzeni Madrugadão, sağcı Nefasto tarafından ihanete uğrayınca varoştan kovulur. Aynı zamanda Laranjinha ile Acerola'nın da tepeyi terk etmeleri gerekir.

Jacques Tati'nin tatlı şaklabanı, her daim pipolu Bay Hulot, tatil için deniz kıyısındaki bir sayfiye yerine gider, fakat oraya felaket üstüne felaket getirecektir. Tati'nin eğlenme hırsıyla dolu tatilcileri konu alan müthiş komik bu taşlamasında, köpekler, kayıklar ve havai fişekler içeren ve kusursuz bir koreografiye sahip güldürü sahneleri bulunuyor. Hulot serisinin ilk filmi olan eser, incelikli durum komedisinin başyapıtlarından.

Başrollerinde Ethan Hawke, Emile Hirsch, Hailee Steinfeld, Asa Butterfield'ın yer aldığı Ten Thousand Saints prömiyerini bu yıl Sundance Film Festivali'nde gerçekleştirdi. Film, New York'ta 1988'de yaşanan Tomkins Square Park isyanını konu alıyor.

1960’larda inşa edilmiş ve 80’lerin başında Rio De Janeiro’nun en tehlikeli mahallelerinden birine dönüşmüş, sosyal konutlardan oluşan “Tanrıkent”te organize suçun destansı tarihi. Film 60’larda iki kenar mahalle çocuğunun seçtiği iki ayrı yolu takip eder.Fotoğrafçı olma hayalleri kurar ama fotoğraf makinesi alacak parası yoktur. Öte yandan, Küçük Ze çocukluğundan beri tam bir suçlu özellikleri taşır; acımasız, akıllı ve hırslıdır. Küçük yaşta planladığı bir genelev soygunu sırasında öldürmenin tadını alır, gün geçtikçe bu konudaki iştahı giderek artar. 70’lerde Ze, sakin ve becerikli Bee’nin desteğiyle, favela’nın (mahallenin) uyuşturucu ticareti üzerindeki kontrolünü sağlamlaştırır. 80’lerin başlarında “Tanrıkent”i çetelerarası savaş sarar ve amansız genç suçlulardan oluşan yeni bir kuşak çıkıp “eskilerin” yerini almaya çalışırken, artık bir fotoğraf makinesine sahip olan Rocket, onu bu bitmek tükenmek bilmez katliam döngüsünü belgelemede kullanır...

İngiltere'den mektup yoluyla bulduğu bir erkek ile evlenmeye karar veren, konuşma problemleri olan bir kadın, küçük kızı ve de çok değer verdikleri piyanosunu da yanına alarak evleneceği kişi ile tanışmak için Yeni Zelanda'ya doğru yola çıkarlar. Evlendikten bir süre sonra yanlış bir seçim yaptığını kavrayan genç kadın, yerli halk ile kaynaşmayı başarmış bir beyaz ile piyanonun etrafında başlayan yakınlaşması tutkulu bir aşka dönüşecektir.

'Yerinde Olsam', ayakkabı numaralarından başka hiçbir ortak yönü olmayan iki kardeşin çok neşeli ve aynı zamanda yürek parçalayıcı hikayesini anlatıyor. Maggie ve Rose Feller siyah ve beyaz gibi birbirinden farklı kendi tarzı ve amaçları olan iki kız kardeş. Maggie tam bir parti kızıdır. Liseden mezun olduktan sonra birçok iş değiştirmiştir, ve tek yeteneğinin karşı cins üzerinde yarattığı etki olduğunu düşünmektedir. Rose ise Princeton'da eğitim görmüş bir avukattır. Philadelphia'nın en büyük hukuk firmalarından birinde muhteşem dekore edilmiş bir ofiste çalışmaktadır. İyi bir evi vardır ama dış dünya ile arası gerçekten iyi değildir, sürekli şikayet etmektedir. İki kız kardeş, birbirlerine saygı göstermeyi ve yeniden kardeş olmayı öğrenerek birlikte yolculuk yapacaklardır. Yolun sonunda öldüğünü düşündükleri büyükannelerine ulaşacaklar ve ondan büyük hayat dersleri alacaklardır...

Dokuz yaşındaki Ralphie, yılbaşı hediyesi olarak Daisy Brand Red Ryder 200 atış kapasiteli havalı tüfeğin hayalini kurmaktadır. Ne yazık ki annesi gözüne zarar vereceğini söylerek bu hediyeye karşı çıkmakta, Ralphie de bu tüfeği elde etmenin yollarını aramaktadır. Küçük kardeş Randy ise ayrı bir eğlence kaynağıdır. Aile babası yaşlı adam Mr.Parker ise radyo yarışmasından kazandığı enterasan ödülle gurur duymakta, herkesin bunu görebileceği şekilde sergilemek istemektedir.

A pair of teenagers in Western Australia looking to escape the monotony of life in a small town take up surfing lessons from a guy named Sando.

Paris Üniversitesinde İngiliz Edebiyatı Profesörü olan Marie, 25 yıllık eşi Jean ile birlikte her yaz olduğu gibi tatile çıkar. Her zamanki gibi zamanlarını deniz kenarında geçirmeye başlarlar. Marie yüzmek için denize girdiği bir gün, döndüğü zaman eşini bulamaz. Zaman geçtikçe, kocasıyla ilgili farklı düşünceler kafasında uçuşmaya başlar. Acaba kendisini terk mi etmiştir. Yoksa kayıp mı olmuştur, boğulmuş olabilir mi?...Fransız sinemasının dahi çocuğu François Ozon'dan ilgi çekici bir yapım.

Otuzlu yaşlarının ortalarında olmasına rağmen halen ailesiyle birlikte yaşamakta olan Tripp bu durumdan pek gocunmamaktadır. Halden rahatsız olan aile fertleri ise Tripp’in durumun vahametini fark etmesi için güzeller güzeli bir kız kiralarlar. Tripp’in kendisine düzenlenen kumpasın farkına varması ise pek uzun sürmeyecektir.

1997 yılında papa Brezilya'ya bir ziyaret yapacaktır. Özel Polis Harekatları Birliği BOPE'ye Papa'nın ziyaretinden önce favelalardaki bir mahallenin temizlenmesi görevi verilir. Bu operasyonu yürütmekle görevli Yüzbaşı Nascimento, karısının hamile olduğunu öğrenince birliğinden ayrılmaya karar verir, ama önce kendi yerine geçmeye layık birini bulmalıdır.

Rio de Janeiro, 1950. 18 yaşında olan Eurídice ve 20 yaşında olan Guida, tutucu ebeveynleri ile yaşayan iki ayrılmaz kız kardeştir. Geleneksel bir yaşamın ağırlığı altında ezilmiş olmalarına rağmen, ikisinin de hayalleri vardır. Eurídice ünlü bir piyanist olmak, Guida ise gerçek aşkı bulmak istemektedir. Dramatik bir şekilde babaları tarafından birbirlerinden koparılırlar. Ayrı yaşamaya mecbur edilen kardeşler birbirlerini bulmanın umudunu hiçbir zaman kaybetmeyeceklerdir.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir