
Dana Andrews
Dr. John Holden

American professor John Holden arrives in London for a conference on parapsychology only to discover that the colleague he was supposed to meet was killed in a freak accident the day before. It turns out that the deceased had been investigating a cult lead by Dr. Julian Karswell. Though a skeptic, Holden is suspicious of the devil-worshiping Karswell. Following a trail of mysterious manuscripts, Holden enters a world that makes him question his faith in science.

Dana Andrews
Dr. John Holden

Peggy Cummins
Joanna Harrington

Niall MacGinnis
Dr. Julian Karswell

Maurice Denham
Professor Henry Harrington

Athene Seyler
Mrs. Karswell

Liam Redmond
Professor Mark O'Brien

Reginald Beckwith
Mr. Meek

Ewan Roberts
Lloyd Williamson
Peter Elliott
Professor K.T. Kumar

Rosamund Greenwood
Mrs. Meek

Brian Wilde
Rand Hobart

Richard Leech
Inspector Mottrarn

Lloyd Lamble
Detective Simmons
Peter Hobbes
Superintendent

Charles Lloyd Pack
Chemist

Mary Henry ends up the sole survivor of a fatal car accident through mysterious circumstances. Trying to put the incident behind her, she moves to Utah and takes a job as a church organist. But her fresh start is interrupted by visions of a fiendish man. As the visions begin to occur more frequently, Mary finds herself drawn to the deserted carnival on the outskirts of town. The strangely alluring carnival may hold the secret to her tragic past.

A mermaid is ripped from the ocean by a fishing crew only to be tortured and to have her tail cut off. A seemingly helpful stranger intervenes, but then locks her away in an institution for mentally disturbed young women, where no one believes she is a mermaid. With no way out, she is forced to count on her survival instincts, and fight for her life at all costs.

Miss Giddens; bir papazın kızı olarak yetişmiş, deneyimsiz bir mürebbiyedir. Öksüz ve yetim iki kardeş olan Flora ve Miles'in bakımını üstlenmesi amacıyla onların sorumluluğundan kaçmak isteyen amcaları tarafından tutulur. Miss Giddens, Londra'nın dışında, Bly House'da hizmetçilerle birlikte yaşayan çocukların bakımı konusunda amcalarının isteğiyle her türlü sorumluluğu alır. Gotik Bly House'da yaşamaya başladıkça oraya ait gizli sırları da keşfetmeye başlar.

Uzak ve ıssız bir adaya ayak basan Carl Denham yönetimindeki bir film ekibi, yerlilerce düzenlenen garip bir kurban törenine şahit olur ve engellemek için müdahale eder. Sarışın başrol oyuncusu Ann Darrow'u gözlerine kestiren yerliler daha sonra kampı basıp genç kadını kaçırırlar. Ann'i zincire vurup, tanrı olarak tapındıkları Kong isimli dev bir gorile kurban etmeye kalkışırlar.Dev canavar kendisine ikram edilen Ann'a aşık olur ve durumdan vazife çıkaran Darrow ve ekibince etkisiz hale getirip, bir Broadway şovuna meze edilmek üzere gemiyle New York'a taşınır. Oysa aşk her şeyden güçlüdür!

In Whitewood, Massachusetts, a presumed witch places a curse on the town before she is burned at the stake. 300 years later, a college student arrives and checks into the mysterious Raven's Inn to research the town's history with witchcraft.

Filmin konusu 19. yy'ın sonlarında geçmektedir. Amcası Sir Charles Baskerville'in esrarengiz bir hayvan tarafından parçalanarak öldürülmesi üzerine İngiltere'nin Devonshire kırsalındaki tarihi malikâneyi devralmak üzere buraya gelen yeğen Sir Henry Baskerville (Christopher Lee), 1700'lü yıllarda ataları olan kötü namlı Sir Hugo Baskerville (David Oxley)'in de aynı şekilde ölmüş olduğunu hatırlar. Ailenin üzerinde bir lânet olduğuna inanılmaktadır. Hayatının tehlikede olduğunu düşünerek Londra'dan ünlü dedektif Sherlock Holmes (Peter Cushing) ve ortağı Doktor Watson (André Morell)'u yardıma çağırır. Zeki dedektif her zaman olduğu gibi kendine has yöntemlerle olayı aydınlatacaktır. Romandan ufak tefek bazı farklılıkları olmasına rağmen filmin kaynağına oldukça sadık bir sinema uyarlaması olduğu belirtilmiştir..

John Harker, gizemli ve kolay kolay ele geçmeyen Kont Drakula'yla bir emlâk anlaşması yapmak için Transilvanya'ya gönderilir. Ama ev sahibi bir vampir, insanların kanıyla beslenen bir hortlaktır ve taşınma fikri ona pek de cazip gelmemektedir. Yüzlerce yıllık cehennemi, hayaletlere özgü bir varoluşun ardından, tek istediği huzura ermektir. Yine de, John'ın genç eşi Mina'nın fotoğrafını görüp heyecanlanınca, gemiyle batıya doğru yolculuğa çıkar.

Ünlü yazar Edgar Allan Poe'nun beş öyküsünden uyarlanan bir animasyon antolojisi.

İnsanların düş gücünü etkileme yeteneğine sahip olan Dr. Parnassus karanlık bir sır ile lânetlenmiştir. Müzmin bir kumarbaz olan Parnassus, şeytan Bay Nick ile binlerce yıl önce bir iddiaya girer ve ölümsüzlüğü kazanır. Yüzyıllar sonra, tek gerçek aşkıyla karşılaşınca Dr. Parnassus şeytanla bir başka anlaşma yapar, kızının 16 yaşına ulaştığı gün Bay Nick’in mülkiyetine geçmesi şartıyla, ölümsüzlük karşılığında gençliğe ulaşır. Dr. Parnassus kızını yaklaşmakta olan kaderinden kurtarmak ister.

Salgın bir hastalık yüzünden sınırları kapatılmış bir ülkede yaşayan Abigail henüz 6 yaşındayken, o hastalığa yakalanan babası yetkililer tarafından götürülür. Abby özel güçleri olduğunu ve aslında yaşadığı o şehrin de bir çok sihirle dolu olduğunu anladığı gün aslında o salgın hastalığın sadece özel güçleri olan insanları götürmek için bir bahane olduğunu fark eder ve hızla babasını aramaya koyulur.

Korku hikâyeleri meraklısı Alex, her gece tüyler ürpertici bir masal anlatmazsa kötü kalpli bir cadının sihirli dairesinde yeni arkadaşıyla sonsuza dek mahsur kalacaktır.

Delicesine aşık olduğu kocası tarafından terk edilen Zhenya, büyük bir aşk acısı çekmeye başlamıştır. Buna bir çare olacağını düşündüğü için eski kocasına Kara Düğün adı verilen bir büyü yaptırır. Kocasını kendisine bağlı hale getiren Zhenya, büyünün yan etkilerinden habersizdir. Çünkü kocasını, saplantılı, acımasız, duygusuz ve kıskanç bir canavara dönüştürmüştür. Bu canavar öldüğünde ise Zhenya'a takıntılı bir iblise dönüşecektir.

After an American family moves to an old country manor in rural England, one of the daughters is tormented by the spirit of the owner's long lost daughter, who mysteriously disappeared 30 years ago during a solar eclipse.

Freaks, Tod Browning’in kendi geçmiş deneyimlerinden yola çıkarak çektiği kült bir filmdir. Dönemin sirklerindeki gösterilerin parçası olan kolsuz ve bacaksız insanlar, siyam ikizleri, cüceler, iskelet insanlar, sakallı kadınlar, çift cinsiyetli insanlar gibi gerçek fiziksel deformasyonlarıyla hilkat garibelerini seyircinin önüne çıkarması Browning’in ağır eleştirilere maruz kalmasına hatta sinema kariyerinin sonlanmasına sebep olmuştur * Filmin hikayesi, hilkat garibeleriyle dolu bir sirkte geçer. Sirk artistleri arasında bulunan güzel trapez sanatçısı, cüce Hans’ın evlilik teklifini kabul eder. Fakat hilkat garibeleri, bu evliliğin Hans’ın parası için olduğunu öğrenirler. Onlarla dalga geçen trapezcinin, sevgilisi ile birlikte Hans’ı öldürme planları yaptığı ortaya çıktığındaysa, birbirlerine sıkı sıkıya bağlı olan hilkat garibeleri bu kadın ve sevgilisi için korkunç bir intikam planı hazırlarlar

İki köylüyü öldürdükten sonra ormanda dolaşan canavar, yakalanıp hapse atılır. Zincirlerini kırarak kaçar ve kör bir keşişle (O.P. Heggie) karşılaşır. Keşiş, keman çalarak canavarı sakinleştirir ve konuşmayı öğretir. Ancak iki avcının keşişin kulübesine gelmesiyle canavar mezarlığa kaçar. Burada, eksantrik bilim insanı Dr. Pretorius (Ernest Thesiger) ile karşılaşır. Pretorius, canavara bir eş yaratmak için Dr. Henry Frankenstein'ı (Colin Clive) ikna etmeye çalışır. Frankenstein başta reddetse de, canavarın eşi Elizabeth'i (Valerie Hobson) kaçırmasıyla fikrini değiştirir. Yaratılan eş (Elsa Lanchester), kabarık saçlı grotesk bir güzelliktir, ancak canavarı görünce çığlık atarak reddeder. Canavar, laboratuvarı yok ederek kendini, eşini ve Pretorius'u öldürürken, Frankenstein'ların kaçmasına izin verir. Elsa Lanchester, hem canavarın eşini hem de romanın yazarı Mary Shelley'yi canlandırıyor.

Dairesinde tuhaf bir genç kız bıçaklanarak öldürülünce, Londra'da tatilini geçirmekte olan genç Kanadalı rençber Richard Hannay kendini casusluk ve cinayet içeren gizemli bir maceranın ortasında buluyor. Kız, ölümünden önce Hanney'e İngiltere'den kaçırılmakta olan çok gizli birkaç sırdan söz ediyor. Sinsi casusluk şebekesi liderinin, sağ elinin küçük parmağının bir parçasının kesik oluşundan tanınabileceğini anlatıyor, sonra da 39 Basamak'la ilgili bir şeyler söylüyor. 39 Basamağın sırrını çözmek, casus çetesini ortaya çıkarmak ve kendini cinayet suçlamasından temizlemek içinse Hanney'in sadece 48 saati vardır.

Wisecracking reporter Carl Kolchak investigates a string of murders in Las Vegas and suspects the culprit is a vampire. His editor thinks he's crazy and the police think he's a nuisance, so Kolchak takes matters into his own hands.

İyiyle kötü arasındaki mücadelenin epik bir anlatımı olan bu filmde, dünyanın kaderini değişterecek olan bir yüzükten kurtulmak için verilen mücadele anlatılıyor. Yıllar önce üretilen ve Orta Dünya topraklarına kandan başka hiçbir şey getirmeyen yüzüklerin sonuncusu, üretiminden yüz yıllar sonra ortaya çıkar. Amcasının kendisine emanet ettiği yüzüğün nelere kadir olduğundan habersiz olan Frodo, büyücü Gandalf'ın anlattıkları sonrasında dehşete kapılır. Bu yüzükten ve savaşlardan kurtulmanın, gücünü toplamaya çalışan Sauron'u engellemenin tek yolu yüzüğü yok etmektir. Yüzüğü yok edilebileceği tek yer olan Mordor'a götürmek için kendini feda eden savaşçılardan oluşan bir ekip oluşturulur. Çok uzun ve çetin geçecek olan yolculuk başlar. Orta Dünya'nın kaderi, bu insanların ellerindedir.

After being run out of Las Vegas, reporter Carl Kolchak heads for Seattle and another reporting job with the local paper. It's not long before he’s on the trail of another string of bizarre murders. It seems that every 21 years, for the past century, a killer murders a certain number of people, drains them of their blood, and then disappears into the night. Kolchak is on his trail, but can he stop him?

Köyünde huzur dolu bir yaşamı olan Ashitaka, bir gün ormandan kötü bir varlığın gelmekte olduğu fark eder. Ormanın sınırından hızla çıkan Orman Tanrısı, değdiği her şeyi yok ederek ilerlemektedir. Köyünden küçük bir kızı kurtarmak için, canavara dönüşmüş olan Orman Tanrısı'na saldıran Ashitaka, mücadele sonunda canavarı öldürür ama ölümcül bir yara alarak lanetlenir.Bu lanetten kurtulmak için bir yol aramak üzere köyden ayrılan Ashitaka, kendisine yardım edebileceğini umduğu Ormanın Ruhu'nu aramaya başlar. Ancak Ormanın Ruhu'nu arayan başkaları da vardır: Lady Eboshi ve Irontown sakinleri. Lady Eboshi ve Prenses Mononoke arasındaki savaşta kazanan olmadığını ve hem insanların hem de doğanın zarar gördüğünü fark eden Ashitaka, onları durdurmaya çalışacaktır.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.


0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir