
Melina Matthews
Amber

Margret, a police officer working in a small town where nothing ever happens, has a boring life, but she is happy solving the trivial problems of her neighbors, until her monotonous existence is altered when she receives a call from a London private school.

1950'li yılların New York'una gittiğimiz Motherless Brooklyn, Lionel Essrog isimli bir dedektifi hikayesinin odağına alıyor. Essrog, Tourette Sendromu denilen bir rahatsızlıktan muzdariptir. Bir yandan sendromun yarattığı ani tiklerle mücadele ederken diğer yandan arkadaşı Frank Minna'nın ölümünü araştırması gerekmektedir. Elinde yalnızca birkaç ipucu ve bir saat gibi çalışan zihni vardır. Lionel'in tüm şehri dengede tutan sırları çözmek için uğraş verecektir..

1993 yılında yayınlandığında satış rekorları kıran aynı adlı kitaptan sinemaya uyarlanan filmde, bir çocuğun ölümünü araştıran genç kadının hükümet sırlarını ortaya çıkarması konu ediliyor. Küçük, masum bir çocuk esrarengiz bir biçimde ölmüştür. Ondan geriye sadece kardaki küçük ayak izleri kalmıştır. Ama Smilla'nın bu olayı böylece bırakmaya hiç niyeti yoktur.

Apartheid’in acımasız yüzüne tanık olan beyaz bir öğretmenin çarpıcı dönüşümü! Ben du Toit, sıradan bir hayat sürerken, bahçıvanının polis şiddetiyle öldürülen oğlu için adalet arayışına girer. Sistemin baskılarına rağmen gerçeklerin peşinden giden Ben, hukukun çaresizliğiyle yüzleşir.

Eski bir New York Times muhabiri olan David ve garip yeni komşusu Robert kazara bisikletiyle bir kıza çarptığında kabus gibi bir akşam yaşanır. Vızıldayan ve kafası karışan David, Robert'ın kariyerini korumak için onu olay yerinden kaçmaya ve kızı ölüme terk etmeye ikna etmesine izin verir. Robert pişmanlık duymuyor ve dostluk adına sırrı korumak için ağza alınmayacak şeyler yapıyor. Artık polis vur-kaç katilinin peşine düştüğü için, David'in yerel gazetesi onu ölen kızın kız kardeşi Vanessa ile tanıştığı hikayeyi aktarması için gönderdiğinde işler kontrolden çıkmaya başlar. Koşullara ve kız kardeşinin katilini bulma konusundaki derin arzusuna rağmen, ikisi hemen romantik bir bağ kurar, bu da David'i şaşırtır ve peşini bırakmaz, Robert'ı yeni arkadaşını kendine saklamak için acımasız adımlar atmaya iter.

Güçlü bir avukat olan Marley en iyi arkadaşı Fela'nın kocasının öldürülmesinin ardındaki gerçeği açığa çıkarma görevini üstlenince şimdiye kadarki en şahsi davasını almış olur. Artık özel dedektif olan eski polis sevgilisinin yardımıyla Marley'nin gerçekte olanları arayışı onu aldatmaca ve ihanet dolu bir kalleşlik labirentine sokar.

Eski bir barmen olan Robert Freegard, neredeyse on yıl boyunca bir İngiliz gizli servis ajanı gibi davranır. O, kurbanlarını IRA teröristlerinin avı olduklarına ikna etmeyi başarır. Büyük miktarda para karşılığunda Robert, kendisini MI5 üyesi olarak göstererek kurbanlarını korur. Ancak Robert'e aşık olan bir kadın, onun hayatının alt üst olmasını sağlar.

Çatışmada öldürülen oğlu Stephon (Aml Ameen)’ın üzüntüsüyle depresyona giren Lila (Viola Davis), psikolojisini düzeltebilmek için Kayıp Çocukların Anneleri adında destek grubuna yazılır. Gittiği bu grupta küçük kızını aynı gece kaybetmiş olan Eve (Jennifer Lopez) ile tanışır. Üzüntülü iki anne arasında dostluk başlar. Polis teşkilatının olaylara etkisiz ve yavaş tutumu karşısında oğlu için adalet arayan Lila, Eve ile birlikte oğlu Stephon’ı öldüren uyuşturucu satıcılarıyla karşı karşıya gelirler. İki acılı annenin ölen oğlunun katilini bulmak ve adalete teslim etmek için çıktıkları bu yolda başlarından geçen olaylar anlatılıyor.

Sorunlu bir genç kadın ölmüş olan annesine benzeyen gizemli genç komşusuna saplantılı hale gelir...

Rachel’a bir gün telefonda iki kelime söylenir: ‘Baban öldü.’ Bunun anlamı, Mossad ajanı olan Rachel’ın kimliğinin açığa çıkması demektir. Kendi teşkilatı için bile bir risk haline gelen Rachel, biriminin en iyi casusu olduğu için son bir görevde kullanılmak istenir. İran’da gizli bir göreve gitmek zorundadır ancak orada takip ettiği adama aşık olunca yalanlarla dolu dünyası bir kere daha alt üst olur. Kendini, sevdiğini, ülkesini ve masumların hayatını etkileyecek kararı vermesi gerekiyordur.

Halka, Halka 2 ve Karanlık Sular gibi korku şaheserlerinin yönetmeni Hideo Nakata, bu kez sanal dünyanın korkularına ve endişelerine dair, interneti canlı, yaşayan bir mekânlar dizisi olarak hayal eden bir psikolojik gerilimle beyazperdeye geliyor.Steve McQueen’in Açlık filminin de senaryosunu yazan Enda Walsh’ın bir oyunundan uyarlanan Chatroom, karizmatik William’ın açtığı bir sohbet odasında buluşan bir grup genci izliyor. Nowhere Boy filminde John Lennon’ı canlandıran Aaron Johnson’ın oynadığı William arkadaşça, yardımsever yaklaşımıyla saf gençleri kandırır. Kendi felaketine doğru ilerlerken, gerçek dünyadaki insanlara tahammülü yoktur William’ın. Yeni kurbanları Jim, Eva, Emily ve Mo, sanaldan gelen gerçek bir tehditle karşı karşıyadır.

Story of a promising high school basketball star and his relationships with two brothers, one a drug dealer and the other a former basketball star fallen on hard times and now employed as a security guard.

Charles Dobbs is a British secret agent investigating the apparent suicide of Foreign Office official Samuel Fennan. Dobbs suspects that Fennan's wife, Elsa, a survivor of a Nazi Germany extermination camp, might have some clues, but other officials want Dobbs to drop the case. So Dobbs hires a retiring inspector, Mendel, to quietly make inquiries. Dobbs isn't at all sure as there are a number of anomalies that simply can't be explained away. Dobbs is also having trouble at home with his errant wife, whom he very much loves, having frequent affairs. He's also pleased to see an old friend, Dieter Frey, who he recruited after the war. With the assistance of a colleague and a retired policeman, Dobbs tries to piece together just who is the spy and who in fact assassinated Fennan.

After two British Secret Intelligence Service agents are murdered at the hands of a cryptic neo-Nazi group known as Phoenix, the suave agent Quiller is sent to Berlin to investigate.

Rumulus dahi zenci bir piyanist iken Stuyvesant adlı biri tarafından gözlendiği saplantısı ile paranoyak olmuş ve bir parktaki mağaranın içine yerleşmiştir.. Evsiz denmesine kızmaktadır zira evi mağarasıdır.. Bu arada mağarasının önündeki ağacın üstünde bir ceset bulur ve katilleri aramaya baslar..

Alfred Hitchcock'un "İtiraf Ediyorum" adlı filminde, Peder Michael Logan (Montgomery Clift) kendini tamamiyle Tanrıya adamış bir din adamıdır ve bir gün günah çıkaran bir katilin itiraflarını dinler. Peder şimdi katilin görgü tanığı durumuna gelmiştir ve ikinci dereceden deliller de onu baş şüpheli durumuna getirmiştir. Günah çıkartma ayininin kuralları gereği Logan - kendini savunmak için bile - duyduklarını kimseye söyleyememektedir! Akademi Ödüllü oyuncular Anne Baxter ve Karl Malden bu filmde eski bir flört ve Logan'ı temize çıkarmak için çalışırken onu daha fazla tuzağa düşüren bir polis müfettişini canlandırıyorlar. Quebec'te filme alınan "İtiraf Ediyorum" unutulmayacak bir finale doğru ilerlerken, her Hitchcock filminde olduğu gibi sizi başından sonuna kadar esir edecek.

İkna kabiliyeti yüksek olan ünlü bir avukat, karısı ve kızı öldürülünce sessizliğe bürünür. Kendi kendine sessizlik yemini eden avukatı kimse konuşturmayı başaramaz. Tek istediği karısı ve kızını öldüren adamı bulup intikam almaktır. Bunu başarana kadar da yeminini bozma niyetinde değildir.

FBI ajanı Frank LaCross evine döndüğü zaman, evine zorla girildiğini oğlunun ortalıkta olmadığını ve oğlunun bakıcısı Missy'nin kanlar içinde yerde yattığını görür. Missy'i öldüren, cinayetleri iki yıl öncesine kadar giden bir seri katil olduğuna dair içinde şüpheler uyanır.

Bronx’ta yeni bir inşaat projesinin duyurulduğu bir törenden sonra, önemli bir iş insanı ve eşi vahşice saldırıya uğrar. Bunun üzerine, bir süre görevden uzaklaştırılmış olan Cinayet Masası Dedektifi Dewey Wilson (Albert Finney) geri çağrılır. Güzel psikolog Rebecca Neff (Diane Venora) ile ekip oluşturur ve kurbanların yaralarının insan dışı bir saldırıya işaret edebileceği korkunç gerçeğini keşfederler. Bronx’ta gecekondu temizliği sırasında sakat bırakılmış serseri cesetleri bulunur. Dewey, kurt uzmanı Fergy Ferguson’dan (Tom Noonan) bilgi alır ve katilin devasa bir kurt türü olabileceği korkusuyla karşılaşır. Yaşlı bir Kızılderiliden kurt davranışları hakkında daha fazla bilgi edinir. Polis, cinayetlerin terörist infazları olduğunu düşünürken Fergy öldürülür. Artık katillerin doğaüstüyle bağlantılı olduğuna ikna olan Dewey, Kızılderililerin yanına gider ve katillerin kurt değil, Wolfen olduğunu öğrenir.


General Campbell'in güzel kızı bir gün askeri kışlanın eğitim alanında ölü bulunur. Bu olayın üzerindeki esrar perdesini çözmek için ordunun kriminal araştırma bölümünden görevli memur Paul Brenner ile Sara Sunhill görevlendirilir. Cinayetin meydana geldiği askeri kışlada generalin kendisi de dahil olmak üzere herkes zan altındadır. Olayların araştırılmaya başlanması, çok daha karmaşık bir sır perdesinin aralanmasına sebep olacaktır.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.





0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir