
Maria Simon
Ellen


Maria Simon
Ellen

August Diehl
Felix

Stipe Erceg
Raoul

Brigitte Hobmeier
Christine

Jessica Schwarz
Nora

Janek Rieke
Kaspar

Sólveig Arnarsdóttir
Jonina

Valur Freyr Einarsson
Magnus

Wotan Wilke Möhring
Jonas

Ina Weisse
Irene

Karina Plachetka
Caro

Chiara Schoras
Ruth

Fritzi Haberlandt
Marion

Christine Schorn
Marions Mutter

Walter Kreye
Marions Vater

Bir jeolog olan Tom ve tıbbi danışmanlık yapan Gerri, hayatlarının ikinci baharına gelmiş mutlu bir çifttir. Kariyerlerinde amaçladıklarına ulaşmış, evliliklerinde huzura kavuşmuş bu yaşlı çiftin çevresi ise onların tam tersi duygusal olarak yıpranmış, mutluluğu bir türü yakalayamayan kişilerle sarılmıştır...30 yaşındaki oğulları Joe, tüm arkadaşları evlenirken kendisi henüz ciddi bir ilişki yaşayamamış bir avukattır. Mary, sürekli olarak iniş çıkışlar yaşayan, alkol sorunu olan bir depresyon hastasıdır. Tom ve Gerri yalnızlıktan bir türlü kurtulamayan Ken, Katie, Carl ve diğer kaybedenleri bir mıknatıs gibi çekmektedir...

Birbirlerine sıkı sıkı bağlı olan Scott ve Kristin evlenmeye karar verirler. Düğün için bütün işlemler halledilir. Düğün yapılmış ve her şey yolundadır, ancak Scott ve Kristin’in arkadaşları yani düğün sağdıçları otel odasında ölü bulunana kadar herşey yolundaymış gibidir. Her sadıçın bir gerçeği vardır ve ortaya çıkmaya başladıkça Scott ve Kristin’in hayatlarını değiştirecektir.

Eliza D'Amico thinks her marriage to Louis is going great until she finds a mysterious love note to her husband. Concerned, she goes to her mother for advice. Eliza, her parents, her sister Jo, and Jo's boyfriend all pile into the station wagon and go to the city to confront Louis with the letter. On the way, the five explore their relations with each other and meet many interesting people.

Yaşı kendisinden büyük seksi kadınlar tarafından ve aile ve arkadaşlarının ezdiği espritüel ve zeki Igby,her ne ters giderse gitsin zorlukları aşmaya kararlıdır.

Vignettes of the lives of several residents of a Vienna suburb during a heat wave.

Banliyö babası Craig, karizmatik yeni komşusu Austin'den çok fena etkilenir ve yetişkin bir erkek dost edinme çabaları her ikisinin de hayatını mahvetme tehlikesi yaratır.

Steve ile Rob yıllar önce Kuzey İtalya'da yaptıkları gezideki yazdıkları restoran değerlendirmelerinin başarılı bulunmasının ardından, yeni bir göreve daha başlarlar. Yolları bir kez daha İtalya'ya düşmüştür. Bu kez rotada farklı İtalyan şehirlerinde, altı farklı restoranda yiyecekleri altı farklı yemek bulunmaktadır. Bir nevi rakip de sayılan ikili bu yolculuk esnasında arkadaşlıklarını pekiştirirken mesleki ve kişisel hayatlarını da gözden geçireceklerdir. Michael Winterbottom'un senaryosunu yazıp yönetmenliğini yaptığı filmin başrollerinde Steve Coogan ve Rob Brydon ikilisi bulunuyor.

Charlie, 20'lerinde, annesi ve üvey babasıyla birlikte yaşayan ve hayattan pek bir beklentisi olmayan bir gençtir. Üvey babası, ciddi ilişkisi olan bir kıza aşık olunca, durumlar biraz karışacaktır. Ciddi bir ilişkisi olan Amber'la tanışınca, hayatını tekrar sorgulamaya ve ona ilgi duymaya başlar.

Caleb Sinclaire bir restorana oturup, somurtma ve bir sigara içmek yasaktır.Peter yeni kız arkadaşı Emma Gainsborough, bir psikoloji önemli bulduğu ve Caleb hemen detayları için, Kadınlara karşı kayıtsız bir tavır göstermeye başlamasıdır.Emma ve Peter her süre Emma kampüs bazı çocuklar kardeşlik toplantı vardı diğer bir araya geldi; ise Peter o iyi bir kız ve hiçbir şey Peter hemen onu erkek arkadaşı Peter ile aldatıyor olabilir ki fahişe olarak onu görür oldu diyor. Sonra garson için kaba olmak, her ikisi de olan Peter tanıtmak istiyor Emma evine doğru yola götürmek...

A teenager living with her sister and parents in Manhattan during the 1990s discovers that her father is having an affair.

Sıkıcı bir hayat süren eczacı Doug Varney (Sam Rockwell), Elizabeth Roberts (Olivia Wilde) adlı bir müşterisinin hayatına dahil olmasıyla alt üst olur. Bu güzel kadınla ilişkiye girmeye başlayan Doug, daha önce hiç yaşamadığı zevkleri tadarken, bir yandan da uyuşturucu dünyası ve cinayet gibi hiç beklemediği şeylerle de yüzyüze gelecektir.

Roman yazarı Mavis Gary, boşandıktan kısa bir süre sonra, doğup büyüdüğü Minnesota'daki küçük kasabasına geri taşınır. Geçmişte kalan eski sevgilisini tekrar görmeyi uman Mavis onun artık evli ve çocuklu bir erkek olduğunu görecektir...



Craig yolun sonundadır. Yetenekli bir sokak kuklacısı olmasına rağmen, para kazanamamaktadır. Bir evcil hayvan dükkanında çalışıp işini özel hayatına taşıyan karısı Lotte ile Craig arasındaki ilişki de pek iç açıcı değildir.Acil ihtiyaçtan dolayı bir firmada dosyalama memuru olarak işe başlayan Craig, burada Maxine adlı bir kadına gönül koyar. Maxine'in pek te ciddiye almadığı Craig odasında çalışırken dolabın arkasına düşen bir dosyayı almak için dolabı çektiğinde küçük bir gizli kapıyla karşılaşır. Merakla kapıdan içeri giren Craig, John Malkovich olur.

Alışılmamış türde bir romantik komedi olan film, aşkın gerçek olduğuna inanmayan bir kadın ve ona aşık olan bir adamın hikayesini anlatıyor. Tom Hansen, hayatından tamamen çıktığına emin olduğu zaman Summer Finn ile tanıştığı ilk günü hatırlar. Tom, kızı ilk gördüğü anda aşık olur. Hayatının geri kalan kısmını bu kızla birlikte geçirmesi gerektiğini biliyordur. Ne var ki Summer ne aşka ne ilişkilere inanmamaktadır. Buna rağmen aralarında arkadaşlıktan öte farklı bir ilişki başlar. Birlikte geçirecekleri günler sıradışı, eğlenceli ve komik bir hikayeye tanıklık edecektir.

Usta sinemacı Paul Thomas Anderson'ın yazıp yönettiği Licorice Pizza, 70'li yıllarda San Fernando Valley'de başarılı bir çocuk oyuncu olan lise öğrencisi Gary'nin etrafında gelişen olayları konu ediniyor. Filmin başrollerinde ilk sinema deneyimleri olan Cooper Hoffman ve Alana Haim var. Film pek çok festivalden övgüyle ayrıldı ve ödül sezonun en güçlü yapımları arasında gösteriliyor.

Chalfont Dükü'nün küçük kızı, meteliksiz bir İtalyan şarkıcıyla kaçınca, ailesi onu reddeder. Kadın oğlu Louis'ye soylu atalarını anlatır ama, ailesi her türlü yardımı reddettiği için Louis bir kumaşçı dükkânında çalışmak zorunda kalır. D'Ascoyne ailesinin, annesiyle olan akrabalıklarını inatla kabul etmemesinden incinen Louis, kendisi ile aile unvanı arasındaki her türlü engeli ortadan kaldırarak hakkı olanı elde etmeye karar verir. Önce Henley'deki pis bir hafta sonunda en iğrenç kuzenini katleder, sonra da amatör fotoğrafçı olan bir başka kuzenini havaya uçurur. Din adamı olan bir amca zehirlenir; kadınlara oy hakkı verilmesi için mücadele eden bir hala balonunda vurulup düşürülür; asker bir amca en ünlü seferini anlatırken tuzağa düşürülür; ve denizci bir amca, bir çarpışmanın ardından teknesiyle birlikte denizin dibini boylar. Bu durum Louis'yi Chalfont ünvanının tek varisi yapar,

The Brutalist filmi, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra "Amerikan rüyasını" yaşamak için ABD’ye göç eden Macaristan doğumlu, Bauhaus eğitimli Holokost kurtulanı mimar Laszlo’nun yolculuğunu ve hayat hikâyesini anlatıyor. Başlangıçta yoksulluk içinde çalışmaya zorlanan Laszlo, kısa süre sonra hayatının seyrini 30 yıl boyunca değiştirecek bir kontrata imza atar. Yenilikçi kamera oyunları, dramatik yapısı, alışılmadık açı ve kadrajları, kurgusu ve sıradışı ses tasarımı, parlak oyuncu kadrosuyla hem şaşırtıcı hem de unutulmaz.

Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir