
W.C. Fields
The Great Man

Never Give a Sucker an Even Break is a 1941 film about a man who wants to sell a film story to Esoteric Studios. On the way he gets insulted by little boys, beaten up for ogling a woman, and abused by a waitress. W. C. Fields' last starring role in a feature-length film.

W.C. Fields
The Great Man

Gloria Jean
His Niece

Leon Errol
His Rival

Billy Lenhart
His Heckler (as Butch)

Kenneth Brown
His Heckler (as Buddy)

Margaret Dumont
Mrs. Hemogloben

Susan Miller
Ouilotta Hemogloben

Franklin Pangborn
The Producer

Mona Barrie
The Producer's Wife

Charles Lang
The Young Engineer

Anne Nagel
Madame Gorgeous

Nell O'Day
The Salesgirl

Irving Bacon
The Soda Jerk

Jody Gilbert
The Waitress

Minerva Urecal
The Cleaning Lady

Hrundi V. Bakshi, Hollywood'da başarılı olamamış sakar bir aktördür. Hint asıllı Bakshi, son oyunculuk denemesinde film setini hava uçurunca kovulur ve işsiz kalır. Bir yanlışlık sonucu, ünlü bir Hollywood yapımcısının evindeki jet sosyete partisine davet edilen Bakshi, unutulmaz bir partiye sebep olacaktır. Peter Sellers'ın canlandırdığı Bakshi karakteri, Blake Edwards'ın yazıp yönettiği filmle unutulmaz hatıralar bırakıyor izleyicide. İkilinin belki de en komik filmi sayılabilecek Parti, 100 dakikalık bir kahkaha tufanı vaadediyor.

Hollywood’un en başarısız yönetmenlerinden Bobby Bowfinger (Steve Martin) nasıl olur da Hollywood’un en parlak yıldızı Kit Ramsey’i düşük bütçeli filminde oynamaya ikna eder? Aslında, bu imkânsız değil! Maharet gerektiren bir plana ek olarak Kit’in hevesli ancak ihmal edilmiş kardeşi Jiff, hırslı ve bir özenti (Heather Graham) ve modası geçmiş bir diva sayesinde Bowfinger, Kit Ramsey’i hayatının performansını sergilemesi için kandırmaya karar verir.

An average television repairman must care for the newborn triplets of his former hometown sweetheart—now a famous movie star—so her career will not suffer.

Donanmada hemşirelik yapan Helen North (Lucille Ball) yakışıklı Donanma subayı ve dul Frank Beardsley (Henry Fonda) ile tanıştığında nüfus patlaması yaşanır. Çok ortak yönleri vardır, hatta gereğinden fazladır. Helen’in sekiz çocuğu, Frank’in on çocuğu vardır ve dünya evine girdiklerinde Beardsley-North birleşmesinde anarşi başlar. Muhalif tarafta bulunan üvey kardeşler birbirlerini ve ailelerinin birliklerini sabote etmek için her şeyi yaparlar. Ama her şeye rağmen anne “askerlerini” yürekten sever ve baba da yaşı gelen çocuklarına hassas konularda hocalık yapmayı sürdürür. İçerleme kısa süre içinde yerini saygıya ve herkesin hayal bile edebileceğinden daha büyük bir şeye bırakır.

Parti canavarı Tommy Callahan (Chris Farley), yedi yılın sonunda diplomasını almış ve Callahan Araba Parçaları nda işe başlamıştır. Üstelik iyi haberler bununla da kalmaz: babası (Brian Dennehy) muhteşem bir kadınla ( Bo Derek) evlenmek üzeredir ve Tommy sonunda hep istediği üvey kardeşe (Rob Lowe) kavuşacaktır.

Dostluk güven hayal gücü ve büyümenin zorlukları üzerine bir komedi. Will Proudfoot (Bill Milner) boğucu aile yaşantısından kurtulmak için bir kaçış yolu aramaktadır. Tam da o sırada okulun kabadayısı Lee Carter’la (Will Poulter) karşılaşır. Bir elinde video kamera diğer elinde Rambo: First Blood (Rambo: İlk Kan) filmi Lee kendi aksiyon filmini çekmeye hazırlanmaktadır. Will bu filmde Lee’ye yardım etmeye karar verir. Film hem Will’in yaratıcılığını farklı bir alanda ortaya çıkarması için bir şans hem de gerçek bir arkadaşlığın başlaması için bir fırsat olacaktır. Eğlenceli hareketli ve nostaljik öğelerle dolu Rambo’nun Oğlu izleyen herkese çocuk olmanın keyfini yaşatacak.

Mary and her friend, Rachel, are new students at St. Francis Academy, a boarding school run by the iron fist of Mother Superior. The immature teens grow bored and begin playing pranks on both the unsuspecting nuns and their unpleasant classmates, becoming a constant thorn in Mother Superior's side. However, as the years pass, Mary and Rachel slowly mature and begin to see the nuns in a different light.

Annesi yaz tatili için Avustralya'ya giden Christina (Christina Applegate) ve dört kardeşi, katı bakıcılarının aniden ölmesiyle baş başa kalır. Paraları olmadığı için Christina, sahte bir kimlikle moda şirketinde işe girerek aileyi geçindirmeye çalışır. Kardeşler evde kaos yaratırken, Christina da işte büyük sorumluluklar alır. Anneleri dönmeden önce her şeyi yoluna koymaları gerekmektedir!

Okulun yeni öğrencisi olan Cady Heron, işbirlikçi kraliçe arı Regina George ve yardakçıları Gretchen ve Karen liderliğindeki "Plastikler" adlı popüler kız grubuna dahil olur. Ancak Cady, Regina'nın eski erkek arkadaşı Aaron Samuels'e aşık olmak gibi büyük bir hata yaptığında, kendisini Regina'nın hedefinde bulur. Cady, dışlanmış arkadaşları Janis ve Damian'ın yardımıyla grubun en büyük yırtıcısını alt etmeye çalışırken, en acımasız ormanda yol alırken kendine nasıl sadık kalacağını öğrenmesi gerekir.

Sakin Rock Ridge kasabasının tam ortasından demiryolu geçmesi gerekmektedir. Bölgedeki toprakların fiyatları birden artacaktır - fakat kasaba halkının zaten kendilerine ait toprakları vardır. Onları yerlerinden nasıl çıkarırsınız? Elinizdeki en korkunç, en kötü, en rezil çeteyi üstlerine salarak... ve en fazla 24 saat dayanabileceğini düşündüğünüz bir şerifi görevlendirerek.

Beceriksiz Seymour Krelborn (Rick Moranis), köhne bir çevredeki vasat bir çiçekçi dükkanında sürdürdüğü işini koruyabilmek için, ilginç, ekzotik bir bitki satın alır ve bunun, işlerde bir patlama yapmasını beklemektedir. Beklediği gibi olur. Ancak bir sorun vardır: Bu küçük ama sonradan dev gibi olan yaratığın, taze insan kanına ve etine karşı, bitmez bir iştahı vardır.olaylar hızla konrolden çıkar

Jonas Brothers, Londra'daki turlarını tamamlar ve tek istedikleri şey evlerine dönüp aileleriyle Noel'i geçirmektir. Kevin, Joe ve Nick, gruptaki rollerini kabullenmeye çalışırken, karşılaştıkları bir dizi engelle kardeşlik bağları sınanır. Filmde yepyeni orijinal şarkılar ve ünlü konuklar yer almaktadır.


Elwood P. Dowd, annesi öldükten sonra onun evine taşınan ablası Veta ve yeğeni Myrtle ile yaşamaktadır. Veta kızı için uygun bir damat adayı aramakta; ancak pek de çekici olmayan Myrtle, insanların dayısının tuhaflıklarından rahatsız olması nedeniyle bir türlü kimse ile tanışamamaktadır. Çünkü Elwood, kendisinden başka kimsenin göremediği bir pooka olan, 2 ayak uzunluğunda beyaz bir tavşan olduğunu iddia ettiği Harvey adında hayali bir arkadaşı ile yaşamaktadır. Kardeşi Vita ne zaman eve birini davet etse, Elwood konukları Harvey ile tanıştırmaya çalışmakta ve bu ilginç durumu yadırgayan konukları kaçırmaktadır. Elwood'un yüm yaşamı dostu Harvey' le birlikte her gün aynı bara gitmek, ona ve Harvey'e alışık bar sakinleri ile sohbet edip margarita içmektir. Fakat Elwood insanların ona deli gözüyle baktığının farkında değildir. Tüm iyi niyeti ile insanlara yardımcı olmaya, onlarla sohbet edip onları dinlemeye çalışmaktadır.

Prof. Higgins, yağmurlu bir gecede, Londra Covent Garden'daki operadan çıkan kalabalığın arasında çiçek satan, ağzı bozuk Eliza Doolittle'a rastlar. Hırçın ve kaba davranışlarıyla etrafa sataşmaktan kendini alamayan muzip genç kız, sadece argo değil, üstelik berbat bir aksanla da konuşmaktadır. Higgins, kendisi gibi bir dil bilimci olan dostu Albay Pickering ile bir bahse girer: Eliza üstüne para alarak profesörün evinde kalacak ve diksiyon kursları alacaktır. Higgins, genç kızı tamamen yola getireceğine ve Eliza'nın bir süre sonra gerçek bir hanımefendiden ayırt edilemeyeceğini iddia etmektedir. Bernard Shaw'ın 1912 tarihli oyunu Pygmalion'dan uyarlanan ve Broadway'de 1956-62 yılları arasında büyük sükse yapan My Fair Lady'nin başarısı, sahne müzikalini uyarlayan Alan Jay Lerner'in film yönetmeni George Cukor'la işbirliğini doğurdu. Eliza rolünün kariyerinin zirvesindeki Audrey Hepburn'e verilmesiyle de sinema tarihinin zafer anlarından biri tescillenmiş oldu.

1930'ların Paris'inde Victoria Grant (Julie Andrews) iş bulamayan bir kadın şarkıcıdır. Bir gün bir restoranda yediği yemek bedavaya gelebilsin diye yemeğin içine hamamböceği koymaya çalışırken Carroll "Toddy" Todd (Robert Preston) ile tanışır. Toddy'nin hem kendisine hem de Victoria'ya yardımcı omacak bir planı vardır: Victoria kadın taklidi yapan bir erkek kılığına girecek, bu sayede bir gece kulübü'nde iş bulabilecektir. Oyunu daha da geliştirmek için, Toddy de Victoria'nın gay sevgilisini oynayacaktır.

Varlıklarını Jim Henson ve Frank Oz'a borçlu olduğumuz televizyon şöhreti kuklaların, beyaz perdedeki bu ilk boy gösterişlerinde, nasıl tanıştıkları anlatılıyor; Bataklıkta tembellik ederken yetenek avcısı Bernie tarafından keşfedilen Kurbağa Kermit, şöhret basamaklarını tırmanmak üzere Hollywood'a gitmek üzere yola çıkar. Yol boyunca Miss Piggy, Ayı Fozzie ve Gonzo gibi 'tanıdık' simaları da ekibe katar. Ancak onları bekleyen tehlikelerin başında Doc Hopper ve sahibi olduğu 'kurbağa bacağı' restoranlar zinciri gelmektedir.

Beverly Cleary’nin Ramona isimli çocuk kitapları serisinden uyarlanan filmde, hayal gücü geniş, enerji dolu Ramona ve ablası Beezus’un komik maceraları anlatılmaktadır. Her ne kadar bu iki kız mutlu gözükse de ailenin oturduğu evi kurtarmak kolay olmayacaktır.

A young heiress must choose between six uncles, one of which is up to no good and out to harm the girl's beloved bodyguard who practically raised her.

Woody Allen filmografisi içinde mütevazi, ama iyi bir yer tutan küçük ve oldukça sempatik bir film. Siyah-beyaz film, Allen'ın bir sanatçı olarak her zaman varolan yaratma komplekslerini en çok dışavuran film olarak biliniyor. Fellini'nin unutulmaz filmi "Sekiz Buçuk"a bir gönderme niteliğindeki filmde ünlü bir sinema yönetmeni olan Sandy, Stardust Oteli'nde düzenlenen bir festivale katılır. Bunalımın eşiğindeki sanatçı burada da hayranlarının ve eleştirmenlerin tacizinden bir türlü kurtulamaz. Üstüne üstlük içinde gitgide artan korku ve komplekslerle karşılaşarak zor günler geçirmektedir. Sandy, festival süresince hayatını ve yaptığı işleri bir kez daha gözden geçirecektir.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir