
Elisha Cuthbert
Carly Jones

"Avla. Öldür. Göster."
Carly ve Paige ile onların arkadaşları senede bir kez düzenlenen ve en prestijli futbol turnuvalarından birine gitmek ve yolculuk sırasında macera dolu anlar geçirmek için şehrin kalabalığının dışında, sakin bir ortama ulaşma amacı ile yola koyulurlar. Turnuva başlamadan önce gece yarısı ormanlık ve kırsal bir alanda kamp yapmaya karar vermeleriyle başlarına gelecek olanların fitilini ateşlerler.

Elisha Cuthbert
Carly Jones

Chad Michael Murray
Nick Jones

Brian Van Holt
Bo Sinclair / Vincent Sinclair

Paris Hilton
Paige Edwards

Jon Abrahams
Dalton Chapman

Jared Padalecki
Wade Felton

Robert Ri'chard
Blake Johnson

Damon Herriman
Lester Sinclair
Dragicia Debert
Trudy Sinclair
Murray Smith
Dr. Victor Sinclair
Thomas Adamson
Young Bo
Sam Harkess
Young Vincent

Emma Lung
Jennifer

Andy Anderson
Sheriff

Kendal Rae
Sexy Girl (uncredited)

Tropik bir tatile giden aile, tenha bir plajda dinlendikleri sırada beklenmedik durumlarla karşılaşır. Aile, plajın anlam veremedikleri bir şekilde hızla yaşlanmalarına neden olduğunu keşfeder.

An aging, reclusive Southern belle plagued by a horrifying family secret descends into madness after the arrival of a lost relative.

Cinsel yönden düş kırıklığına uğramış bir eş ve anne olan Kate Miller, onu tatmin etmeyen erotik yaşamından yakınmak üzere, muayenesi Manhattan'da bulunan pek revaçtaki psikiyatrı Dr. Robert Elliott'ı ziyaret eder. Bir yabancıyla tatmin edici bir cinsel ilişki içinde geçirdiği öğleden sonranın ardından Kate, adamın binasının asansöründe usturalı sarışın bir kadın tarafından öldürülür. Katili şöyle bir gören sarışın fahişe Liz, hem baş zanlı, hem de katilin yeni hedefi haline gelir.

İkiz kardeşler, annelerinin kır evine vardıklarında yüzünün bandajlarla sarılı olduğunu fark ederler. Anneleri kozmetik ameliyata bağlı olduğunu ifade eder. Davranışları giderek daha dengesiz ve sıra dışı hâle gelince oğlanların kafasında, bandaj altındaki kadının hiç anneleri olmadığı yönünde rahatsız edici bir şüphe belirir.

Locked in a school closet during Halloween 1962, young Frank witnesses the ghost of a young girl and the man who murdered her years ago.

Dairesinde tuhaf bir genç kız bıçaklanarak öldürülünce, Londra'da tatilini geçirmekte olan genç Kanadalı rençber Richard Hannay kendini casusluk ve cinayet içeren gizemli bir maceranın ortasında buluyor. Kız, ölümünden önce Hanney'e İngiltere'den kaçırılmakta olan çok gizli birkaç sırdan söz ediyor. Sinsi casusluk şebekesi liderinin, sağ elinin küçük parmağının bir parçasının kesik oluşundan tanınabileceğini anlatıyor, sonra da 39 Basamak'la ilgili bir şeyler söylüyor. 39 Basamağın sırrını çözmek, casus çetesini ortaya çıkarmak ve kendini cinayet suçlamasından temizlemek içinse Hanney'in sadece 48 saati vardır.

Bir adam ailesi cinayet gibi görünen bir olaydan sonra kaybeder. Daha sonra, ölülerin arasında bulunan yeğeninden bir telefon alır. Onun bir hayalet olup olmadığından ya da bunun bir hayal ürünü olup olmadığından emin değildir. Ama olaylar göründüğü gibi değildir.

Genç bir kadın aşık olduğu yakışıklı Maxim De Winter'la evlendikten bir süre sonra Maxim'in eski eşi Rebecca'nın birkaç ay önce gizemli bir şekilde ölmüş olduğunu öğrenir ve kocası ile olan ilişkisinin her zaman Rebecca'nın gölgesinde kalacağını farkeder. Film boyunca adı telafuz edilmeyen kadın, aynı zamanda kendisini evin yeni kadını olarak kabul etmek istemeyen hizmetçi Mrs. Danvers'ın kıskanç ve takıntılı tavırları ile başa çıkmak zorundadır. Alfred Hitchcock'un Daphne Du Maurier'ın bir romanından uyarladığı Rebecca yönetmenin aynı zamanda ilk Amerikan yapımı filmi olma özelliğini taşıyor. 1940'ta En İyi Film dalında Akademi Ödülü'nü kazanan filmin yapımcısı David Selznick'in bir önceki filmi Rüzgar Gibi Geçti de, aynı dalda ödül sahibi olmuş ve efsaneleşmişti.

Sakin Woodsboro kasabasını şoke eden acımasız cinayetler zincirinden 25 yıl sonra yeni bir katil, Hayalet maskesini takar ve kasabanın ölümcül geçmişine ait sırlarını yeniden canlandırmak için bir grup genci hedef almaya başlar.

İkiz kız kardeşinin vahşice öldürülmesinden sonra Darcy, intikam almak için perili nesneleri kullanarak sorumluların peşine düşer.

Dört yıl önce 13 yaşındaki Finney Shaw, korkunç The Grabber'ı öldürüp onun pençelerinden kurtulan tek kişi oldu. Ama gerçek kötülük ölümü yener ve o siyah telefon yeniden çalmaya başlar. Artık 17 yaşında olan Fin, esaretin travmalarıyla boğuşurken 15 yaşındaki kız kardeşi Gwen, rüyalarında siyah telefondan çağrılar alır ve Alpine Lake kış kampında takip edilen üç çocuğun ürkütücü görüntülerini görür. Gwen, bu gizemi çözmek ve The Grabber'ın intikamını durdurmak için Fin'i kampa gitmeye ikna eder. Karlı bir fırtınada, kardeşler, katilin aileleriyle olan şok edici bağını ortaya çıkarır. Ölümden sonra daha da güçlenen The Grabber ile yüzleşen Fin ve Gwen, hayatta kalmak için her şeylerini ortaya koyar.

1968 yılının Amerikası'nda değişim rüzgarları yaşanıyordur. Bellows ailesinin gölgesi, kasabanın çevresinde gezinmeye devam ediyordur. Bellows ailesinin malikanesi, kasabının uç bölgesinde bulunuyordur. Sarah ise bu ailenin sırlarla dolu genç üyesidir. Kızın yaşamı korkunç hikayelere konu olacak kadar sır doludur. Sonunda ise bir grup genç tarafından kitaba dökülmüş olan bu hikayeler keşfedilir. Bir anda bu hikayeler gerçeğe dönüşmeye başlayacaktır.

Her şey klasik bir aile tatili ile başladı. Cleveland’da bir polis dedektifi olan “Big Bob” Carter ve sevgili eşi Ethel’in evlilik yıldönümleridir ve kutlamak için tüm ailesi ile birlikte California’ya gitmeye karar verirler. Böylece tüm aile uzun yolculuğun tadını çıkaracak ve birlikte olacaktır. Fakat hiç kimse bu toplu yolculuktan çok da fazla hoşnut değildir. Büyük kızları Lynn yeni doğmuş bebeği için bu uzun yolculuktan dolayı endişe duymaktadır. Kocası Doug ise sevgili kayınpederi ile arasındaki anlaşmazlıklardan hoşnut değildir. Küçük kızları Brenda arkadaşlarını bir aile gezisi için geride bırakmış olmaktan mutsuzdur. Bobby ise ailenin iki Alman Kurdu köpeği ile her şeyden daha çok ilgilidir. Hep birlikte bir karavan ile batıya doğru yola çıkan bu kalabalık aile onları nelerin beklediğinden habersizdir.

300 milyon dolarlık gelir getiren tüyler ürpertici Çığlık serisinin dördüncü filminde yıldızlarla dolu orijinal kadro, on yıl sonra tekrar bir araya geliyor. Bir kişisel gelişim kitabının yazarı olan Sydney Prescott, kitabının tanıtım turunun sonunda evine, yani Woodsboro'ya döner. Orada tekrar Şerif Dewey, Gale, kuzeni Jill ve Kate Halası ile bir araya gelir. Ne yazık ki Sidney'in ortaya çıkışı Ghostface'i de geri getirecek ve Sidney, Gale ve Dewey ile birlikte Jill ve dostlarının yanı sıra tüm Woodsboro kentini tehlikeye atacaktır. Efsanevi yönetmen Wes Craven bizi uzmanlığıyla bir dizi kör, kanlı sokakta yolculuğa çıkartıyor.

Emekli deniz komutanı Albay Dale Murphy tarafından yapılan programın katılımcıları Batı Wirginia'nın uzak bir köşesinde yaşam savaşı vermektedir. Ama doğuştan yamyam olan ailenin onları akşam yemeğinde yemeyi planladıklarını anladıklarında şov kabusa dönüşür.

Cadılar Bayramı 2'nin devamı olan filmde, Michael Myers Richmond Akıl Hastanesinden transfer edilirken kaçar ve bu defaki hedefi yeğeni, Jamie Lloyd'dur. Doktor Loomis onu Haddonfield'e kadar takip edecek ve tamamen ve ebediyen durdurmaya çalışacaktır.

Elijah Wood’u tatlı küçük bir hobbit olarak tanıyanlar, onu karşılarında mükemmel bir ‘manyak’ olarak gördüklerinde afallayacaklar. ‘Tek Yüzük’ onu ele geçirmeye başladığında kocaman gözlerinde oluşan ifade belki de onun bu filmdeki gibi rollere uygunluğunu gösteren bir sinyaldi. Filmde, antika taş mankenleri, öldürdüğü güzel kadınların kafa derileri ile restore eden Frank’i izliyoruz. Derken, onun işine hayranlık duyan genç fotoğrafçı Anna çıkıyor ortaya ve karakterimizin arkadaşı oluyor. Frank, Anna’yı takıntı haline getirdikçe, öldürme açlığı tamamen kontrolden çıkıyor. Manyak, William Lustig’in 80’lere damgasını vuran, büyük bir fan kitlesi olan şiddet dolu korku filminin yeniden çevrimi. Orijinal filmin en şüpheci fanatikleri bile, Aja’nın versiyonunun orijinalinin hiç gerisine düşmediğini; atmosfer, müzik ve farklı New York görüntüleriyle fazlasını bile kattığını söylüyor...

Dağ gezisi yapmak için yola koyulan 6 arkadaşın başlarına gelenleri konu ediyor. New York'ta yaşayan altı arkadaş, Batı Virginia Dağları'nda yürüyüş yapmak için yola koyulur. Grubun eğlenceli geçen yürüyüşleri, yıllarca dağlarda yaşayan ve The Foundation olarak bilinen vahşi bir tarikata rastlamalarıyla yerini korku dolu anlara bırakır.

Bir grup eski üniversite arkadaşı, 2. Dünya Savaşı'ndan kalma bir savaş gemisinin enkazını keşfetmek için Karayipler'de tüplü dalış gezisinde yeniden bir araya gelir ve kendilerini büyük beyaz köpekbalıklarıyla çevrili, paslanmış metalden oluşan su altı labirentinde sıkışıp kalmış halde bulurlar.

Like any other teenage girl, Tara is just surviving high school — yet her father and mother seem strangely distant. Amidst a nearby spree of gruesome ax murders, Tara has sightings of terrifying entities, forcing her to question her own sanity and shocking ancestry.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.


0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir