
Eddie Murphy
Rayford Gibson

1932 yılında Harlem. Yankesici Ray Gibson Swanky's Klübünde bir sonraki kurbanı olacak Claude Banks'i gözetlemektedir. Claude'un cüzdanını yürüttüğünde Swanky'e olan borçlarını ödeyecek kadar parayı çaldığını düşünmektedir fakat cüzdanını çaldığı Banks beş parasız bir banka veznedarıdır.Bu olay onların hayatlarını değiştirecek bir seri gelişmenin ilk adımıdır. Swanky'e olan borçlarını ödeyebilmek için güneye giderler fakat bir kasabada bir şerifin oyunu sonucunda adam öldürmekten tutuklanırlar ve müebbet hapis cezası alırlar. Devam eden 60 yıl boyunca onları değiştiren bir çok tecrübe yaşarlar ve çok sıkı bir arkadaşlık kurarlar. Tüm hapishane hayatı boyunca bir gün tekrar dışarıda dolaşabilmeyi umut ederler.

Eddie Murphy
Rayford Gibson

Martin Lawrence
Claude Banks

Obba Babatundé
Willie Long

Nick Cassavetes
Sergeant Dillard

Anthony Anderson
Cookie

Barry Shabaka Henley
Pokerface

Brent Jennings
Hoppin' Bob

Bernie Mac
Jangle Leg

Miguel A. Núñez Jr.
Biscuit
Michael Taliferro
Goldmouth

Guy Torry
Radio

Bokeem Woodbine
Can't Get Right

Ned Beatty
Dexter Wilkins

Lisa Nicole Carson
Sylvia

O'Neal Compton
Superintendant Abernathy

Cary Grant ve ona eşlik eden müthiş bir oyuncu kadrosu, Joseph Kesselring’in 1941 tarihli Brodway oyunundan Frank Capra’nın uyarladığı bu komedi klasiğinde kırıp geçiriyor. Yorgun tiyatro eleştirmeni Mortimer Brewster’ın (Grant) şüpheli şahıslara zehirli içki içiren iki halası (Josephine Hull and Jean Adair), Boris Karfoff’a benzeyen sosyopat bir kardeşi (Raymond Massey), kendini Teddy Roosevelt sanan bir başka çatlak kardeşi, yeni evlendiği sabırsız bir eşi ve herşeyi yoluna sokmak için sadece bir gecesi vardır. Bu sirkin ortasında Cary Grant’in yüzü bir palyaço gibi şaşkın ifadeler alır, doğal atletik yapısı lastik bacaklı bir balerin gibi şekilden şekle girerken gülmekten öleceksiniz.

Film, Kuzey Carolina'da NASCAR yarışları esnasında gerçekleştirecekleri bir soygunla yüklü bir paranın üzerine konmayı hedefleyen iki kardeşin hikâyesini konu ediniyor.

An honest, goodhearted man is forced to turn to a life of crime to finance his neurotic mother's skyrocketing medical bills.

Hapishane kaçkını Joe (Willis) ve hastalık hastası arkadaşı Terry (Thornton), banka memurunu geceden rehin alıp ertesi sabah ona işine kadar eşlik etmek suretiyle ilginç bir soygun tekniği geliştirmiştir. Medya onların üzerine odaklanır ve marifetlerini de bir parça abartır, ancak iki ahbapçavuşun tek derdi yeterli miktarda parayı toparlayıp Meksika’ya kaçmak, burada özgür ve yasalara saygılı bir hayat sürmektir. Fakat Kate Wheeler adlı bir ev kadınının (Blanchett) arabasıyla Terry’e çarpması, planları değiştirir. Rehin almak zorunda kaldıkları bu kadın, zamanla ikilinin suç dolu serüvenine ortak olur. Kate, bir anlamda aradığı değişikliği bulmuş ve monoton hayatından kurtulmuştur bu sayede. Hem haydutlar ona, hem de o haydutlara aşık olmuştur - evet, her ikisine birden... Çünkü ancak birbirlerini tamamladıklarında ideal bir sevgili etmektedir Joe ve Terry...

Sıradan bir hırsız olan Cosimo, hapse düşer. Burada ömür boyu hapse mahkum olmuş bir suçludan harika bir hırsızlık planı öğrenir. Cosimo, bütün hayatını değiştirecek bu hırsızlık operasyonu için derhal hapisten çıkmak ister. Hapisten çıkmak için kızarkadaşı Rosalind'den yardım isteyen Cosimo, dışarıda suçunu üstlenecek birini buldurmaya çalışır. Ancak, kimse bu suçu üzerine almak istemez. Yine de herkesin aklında suçu kabullenebileceğini düşündüğü bir isim vardır.

Harry Doyle and Archie Lang are two old-time train robbers, who held up a train in 1956 and have been incarcerated for thirty years. After serving their time, they are released from jail and have to adjust to a new life of freedom. and soon realize that they still have the pizzazz when, picking up their prison checks at a bank, they foil a robbery attempt.

II. Dünya Savaşı'nın sonunda direniş savaşçılarından oluşan bir grup, imkânsız bir soygun planı yapar. Plan, faşistlerin Milano'daki merkezinden Mussolini'nin hazinesini çalmaktır.

Missisipi Cezaevi’nde tutuklu, ağzı bozuk, haşin bir adi suçlu olan Everett Ulysses McGill (George Clooney), taş kırarak daha fazla zaman kaybetmek istemez. Kandırdığı iki zavallı mahkumla birlikte, toprağa gömülü bir hazineyi aramak için, prangalarından bile kurtulmadan hayatlarının en maceralı yolculuğuna çıkarlar. Üçlüyü tekrar hapisaneye tıkmak isteyen kurnaz ve esrarengiz kanun adamı Cooley ile de amansız bir kovalamacanın içine girmişlerdir. Yol boyu birbirinden ilginç sürprizlerle karşılaşan üçlü, ünlü gangster bebek yüzlü Nelson’dan, tekrar seçilmek için çılgın bir seçim kampanyası yürüten Pappy O’Daniel’a kadar pek çok sıradışı karakterle, farklı olaylar yaşarlar.

Robert Hays eski dövüşçü ve uçuş ekibinin yemeklerden zehirlenmesi sonucu bir uçağın yönetimini ele almak zorunda kalan pilot rolüyle karşımızda. Kız arkadaşı (hostes) yardımcı pilot rolünde Julie Hagerty ve Robert Stack, Lloyd Bridges, Peter Graves, Leslie Nielsen, Kareem Abdul-Jabbar ve daha pek çok yıldız filmde rol alıyor. Hikaye uçak felaketleri, dini konular, televizyon reklamları, romantizm, aşk ve bunun gibi bir dizi konuyla dalga geçerken eğlenceli ve komik bir sahneden bir diğerine atlıyor.


Aylak bir banka çalışanı olan Jinx Taylor'un her zamanki gibi başlayan günü büyük bir maceraya dönüşmek üzeredir... Çalıştığı banka soyulurken araya girip ortalığı karıştıran Jinx kendini bir anda kendini seksi bir siber-hırsız olan Jessica ile kasada kilitli bulur. Bu sırada bankadaki herkesi rehin tutan silahlı soyguncu Simon SWAT ekibiyle müzakere yaparken sinirlerine hakim olmakta git gide zorlanıyor gibidir... Acaba Jinx bir başbelası yerine bir kahraman olup günü kurtarmayı başarabilecek midir?.

Irkçılığın hala hüküm sürdüğü bir güney kasabasında geçiyor. Kasabanın haşere delikanlısı Bubber Reeves'in hapishaneden kaçarak geri dönmek üzere yola çıktığını öğrenen kasaba halkı, başlarına geleceklere endişelenmeye başlayarak bir panik havasına giriyorlar. Bu durum öncelikle Bubber'in karısı, onunla ilişkisi olan kasabanın en zengin adamının oğlu ve bütün bunları nasıl çözeceğini düşünen şerifi içinden çıkılmaz bir hale sokuyor. Ve bu durum herkes için trajik bir sonuç doğuruyor.


1930’lu yılların Şangay kentini kontrolünde tutan, komünist karşıtı eylemlere destek veren, parayı afyon ve kadın ticaretinden sağlayan bir mafya babası, Tang. Elindeki en değerli parça, meraklısının Gong Li tarafından oynandığını hemen anlayacağı ve kentin en güzel şarkıcı fahişesi olan Jewels’dır. Japonların Çin yönetimi üzerindeki etkisi ve yeraltı piyasasındaki gelişmeler sonucunda, tüm dengeler İki Numara adıyla bilinen mafya babasının istediği biçimde değişir. Jewels gizlice İki Numara’nın metresi olur ve birlikte Tang’a ölümcül bir tuzak kurmaya karar verirler. Ancak başaramazlar ve Jewels Tang tarafından sürgüne gönderilir. Öldürüleceğini düşünen Jewels kurtuluşun yolunun çekici kadınlığından geçtiğini düşünür. Haklı çıkar ve finali kendi kurallarıyla oynamaya karara verir.

Yıl 1880... Kanunsuz Vahşi Batı, Meksika'ya doğru yayılmaya başlamıştır. Sara (Salma Hayek) ve Maria (Penelope Cruz), iki ayrı dünyanın insanlarıdır. Sarah, zengin bir bankerin, Maria ise fakir bir çiftçi ailesinin kızıdır. New York Bankası'nın temsilcisi olduğunu söyleyen Tyler Jackson adlı garip bir adam trajik bir şekilde iki kadının yollarının kesişmesine neden olur. Sara ve Maria'nın ailelerini mahveden Tyler Jackson, tüm yasaları hiçe sayarak, Amerikan Demiryolları adına Meksika'daki birçok araziyi kanunsuz yöntemlerle ele geçirmeye çalışmaktadır. Sara ve Maria, babalarına yapılanların öcünü almak ve bölgede toprağı olan zavallı çiftçilere yardım etmek için harekete geçerler. Bölgede kurulan bütün bankalara savaş açıp, hepsini teker teker soymaya başlarlar... Jackson ve adamlarına korku salan bu iki güzel kadının adları artık ne Sara ne de Maria'dır. Meksika'da herkes onları Bandidas olarak tanımaktadır.

Dünya küresel bir ekonomik krizle çalkalanmaktadır. Genç bir Wall Street yatırımcısı kötü bir durumda kalmış eski bir Wall Street uzmanıyla iki aşamalı bir görev için anlaşır. Gelmekte gözüken finansal çöküş öncesi finansal çevreleri bundan haberdar etmek ve bu genç yatırımcının akıl hocasının ölümünden kimin sorumlu olduğunu bulmak..

Se7en, seri cinayetler işleyen bir katilin peşine düşen iki dedektifin hikayesini anlatıyor. Bir seri katil 7 ölümcül günahı işleyenleri kendi yöntemleriyle öldürmektedir. Yedi ölümcül günah, hıristiyanlık inançlarına göre kibir, açgözlülük, şehvet düşkünlüğü, kıskançlık, oburluk, yıkıcılık ve tembelliktir.

Kin dolu genç, babasının intiharının arkasında yatanları araştırmak için yozlaşmış bir fabrika yöneticisinin kızıyla evlenir. Film kısaca Japonya'daki devlet dairelerinde meydana gelen rüşvet olayları ve bunun sonucunda babasını kaybeden Sai adlı gencin iyi planlanmış intikamını anlatıyor.


An ex-con trying to go straight must face a crazed criminal out for revenge.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.



0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir