
William Powell
Arthur Peabody

As told to a psychiatrist: Mr. Peabody, a middle-aged Bostonian on vacation with his wife in the Caribbean, hears mysterious, wordless singing on an uninhabited rock in the bay. Fishing in the vicinity, he catches...a mermaid. He takes her home and, though she has no spoken language, falls in love with her. Of course, his wife won't believe that the thing in the bathtub is anything but a large fish.

William Powell
Arthur Peabody

Ann Blyth
La sirène

Irene Hervey
Polly Peabody

Andrea King
Cathy Livingston

Clinton Sundberg
Mike Fitzgerald

Art Smith
Dr. Harvey

Hugh French
Major Hadley

Beatrice Roberts
Mother

Lumsden Hare
Colonnel Mandrake
Mary Field
Wee Shop Clerk
Cynthia Corley
Nurse
Frederick Clarke
Basil
James Logan
Lieutenant
Mary Somerville
Lady Trebshaw
Dick Ryan
Bartender

Oscar Ödüllü oyuncu Tom Hanks, bir deniz kazasında rüyalarının kadını tarafından gizemli bir şekilde kurtarılana kadar asla aşık olamayacağına inandırılmış bir işkoliktir. Allen ve Madison neşeli ve kalpleri ısıtan çok romantik bir dönem geçirirler. Ancak mutlulukları birisi "Deniz Kızı" diyene kadar sürer. Dünya Madison'ın sırrını keşfettiğinde, bu durum iki yeni aşık için batmak ya da yüzmek anlamına gelmektedir.

Cecilia, 1930'ların ekonomik kriz dönemi Amerikası'nda, çok az para için ölümüne çalışan, işe yaramaz kocası tarafından sürekli taciz edilen mutsuz bir garsondur. Tek kaçışı, tutku derecesinde sevdiği sinemadır. Kahire'nin Mor Gülü isimli filmse favorisidir. Defalarca gittiği filmde bir gün baş karakter Tom Baxter perdeden inip gerçek hayata karışır. Üstelik Cecilia'ya aşık olur! * Woody Allen'ın en sevdiği eseri olduğunu itiraf ettiği bu film, büyük ustanın hem komik ve fantastik hem de gerçekçi yapımlarını adeta tek potada eritiyor. Kritiklerin de Allen'ın görüşünü paylaştığını söylememize gerek yok * Bu film Woody Allen'ın sinemaya ve sinemaseverlere armağan niteliğindeki eseridir bence. Çok keyifli, konusuyla farklı, derinlerinde sakladığı hüznüyle iç acıtan bir film, kesinlikle kaçırılmamalı.

Walter Mitty, a daydreaming writer with an overprotective mother, likes to imagine that he is a hero who experiences fantastic adventures. His dream becomes reality when he accidentally meets a mysterious woman who hands him a little black book. According to her, it contains the locations of the Dutch crown jewels hidden since World War II. Soon, Mitty finds himself in the middle of a confusing conspiracy, where he has difficulty differentiating between fact and fiction.

Yıl 1987… Jenna Rink de diğer bütün yaşıtları gibi, çarçabuk büyümek isteyen 12 yaşında bir kızdır. 13. yaşgününde de tek dilediği hemen büyümektir. Bir mucize olur ve ertesi sabah 30 yaşında genç bir kadın olarak gözlerini açar. Başarılı bir dergi editörüdür, sevgilisiyle birlikte yaşamaktadır… Neler olduğunu anlamakta zorlanan Jenna, bu duruma bir açıklama bulmak için çocukluğundaki en yakın arkadaşı Matt’in peşine düşer…Gary Winick’in yönettiği romantik komedi filmi “13 Going On 30”ın başrollerinde Jennifer Garner (Jenna Rink), Mark Ruffalo (Matt Flamhaff), Judy Greer (Lucy Wyman), Christa B. Allen (Genç Jenna) ve Andy Serkis (Richard) kamera karşısına geçmiş. Senaryoyu Josh Goldsmith ve Cathy Yuspa birlikte kaleme almışlar. Müzikler ise Theodore Shapiro imzası taşıyor.

Modern bir peri masalı. Penelope varlıklı bir ailenin kızıdır, ancak ailesinin üzerindeki bir lanet yüzünden kimsenin sahip olmak istemediği bir burna sahiptir. Aslında oldukça akıllı ve sosyal bir kız olan Penelope, dış özellikleri nedeniyle dışlanır. Yanında ona destek olan ve gizlice aşık olduğu Max en büyük desteğidir. Ancak günü birinde kalbini çok kıran Max, Penelope'nin maceralı yolculuğunu başlatacaktır. Kendisini şimdiye kadar görmediği yerlede bulan Penolope, Annie ile karşılaşır. Annie ona \"kendisini olduğu gibi sevmesine\" yardımcı olacaktır.

Gillian Holroyd, a modern-day witch, becomes smitten with her handsome upstairs neighbor, Shep Henderson. Using her magical powers, she casts a love spell on him, only to face unexpected complications when genuine feelings emerge, threatening her supernatural abilities.

Aspiring composer Jim Sanders is engaged to spoiled rich girl Patty. But the morning after his bachelor party, Jim wakes up to discover a beautiful, broken-winged angel in his pool. When everyone finds out about his heavenly houseguest, Jim must cope with a dangerously jealous fiancée, an exploitive future father-in-law and a group of buddies with an outrageous business plan!

Büyük ve zorlu bir fırtınanın ardından güzel ve etkileyici bir deniz kızı olan Aquamarine kendini kıyıda bulur. Karşılaştığı iki genç kızın ise hayatları onu gördükleri andan itibaren değişecektir. Güzel deniz kızı bir cankurtarana aşık olduğunda ise bu iki genç kızdan sevdiği erkeğin kalbini kazanmak için yardım ister.

Başrolünde dünya sinemasının günümüzdeki en büyük komedi yeteneklerinden biri olan Adam Sandler’ın oynadığı Gerçek Masallar'da iki küçük yeğenine anlattığı uyku öncesi hikayelerinin gizemli şekilde gerçeğe dönüşmeye başlaması üzerine hayatı sonsuza kadar değişen Skeeter Bronson adlı otel görevlisinin başına gelen macera dolu komik olaylar serisi anlatılır. Küçük afacanlara birbirinden ilginç ve çarpıcı masallar anlatan Skeeter Bronson’ın ve ailesinin yaşamı altüst olacaktır.Gerçek Masallar'ın fantastik, müthiş, heyecan verici ve göz kamaştırıcı sahnelerinin hayata geçirilmesi için film dünyasının en iyi görsel efekt, özel efekt yaratıcılarına ve dünyaca ünlü dublör yöneticilerine başvuruldu.

Years after her ship disappeared, a presumably dead woman returns home. To her shock, she finds her husband has remarried.

Güvertede Bütün Zamanların En Çılgın Kargaşası!Yatın bakıma gitmesiyle çaresiz kalan Joanna, tuvalet bölgesini değiştirmesi için marangoz Dean Proffitti işe alır. Joanna için hiçbir şeyin yeteri kadar iyi olmamasından dolayı, Dean parasının ödenmesini sormasıyla zalimce geri çevrilir. Öyle ki Joanna nın güverteden düşmesiyle kötü bir hafıza kaybı geçirir ve durumu kendi çıkarına dönüstüren Dean, cezalandırıcı dehasıyla Joannaya hem dört haylaz çoçuğun annnesi hem de kendisinin eşi olduğunu söyleyerek son vuruşu yapar.

Mickey evliliğin ne demek olduğunu biliyordu. Eşlerden birinin mutlu diğerinin mutsuz olmasının bir evliliği yürütemeyeceğinin farkındaydı. Çünkü mutlu bir evlilik için herkesin mutsuz olması gerekiyordu. Basketbol hakemi olan Mickey bir havayolu sirketinde çalışan Ellen (Debra Winger) ile tanıştı ve aşk bu hikayede tatlı bir acıya dönüştü. Paris'te birbirlerine deli gibi aşık oldular ve pek de istemeden kariyerlerini sürdürmek için ayrıldılar, fakat yine de tutku dolu buluşmalardan kendilerini alıkoyamadılar. Aci veren bölümse evliliğin aşklarını tedavi etmeyeceğinden emin olmaktı. Yapımcı, yönetmen ve senaryo yazarı olarak filme imza atan Crystal'la birlikte Joe Mantegna, Julie Kavner ve William Hickey'nin oyunculuklarıyla kattığı ışıltı bu tatlı romantik hikayeyi unutulmazlar arasına koyuyor.


Genç Moana, Okyanus'un çağrısına kulak verir ve halkına refahı geri getirmek için çıktığı unutulmaz bir yolculukta, kötü şöhretli yarı tanrı Maui ile birlikte ilk kez adası Motunui'nin resifinin ötesine açılır.

James Stevens(Anthony Hopkins), İkinci Dünya Savaşı öncesinin çalkantılı İngiltere'sindeki, Darlington Malikânesi'nin baş uşağıdır ve kurallara olan aşırı bağlılığıyla ün salmıştır. Yanında çalışan işçilere karşı çelik disiplini uygulayan bu adam hayatını Lord'unun(James Fox) hizmetine adamıştır.Sürüp gitmekte olan bu durum, aşçıbaşı Miss Kenton'ın(Emma Thompson) malikâneye gelmesiyle çatlamaya başlar. Kenton, merhametli, ince ruhlu bir kadındır. Gözü hizmetten başka bir şey görmeyen Stevens, Bayan Kenton'a karşı sıcak duygular hissetse de bunu açığa vuramayacak kadar gururludur...


Genç bir kızın hayatı, Slumberland'ın rüya dünyasının gizli bir haritasını keşfetmesiyle bambaşka bir hal alır. Eksantrik bir kanun kaçağının yardımıyla genç kız, rahmetli babasını tekrar görebilme umuduyla rüyalar arasında dolaşıp kabuslardan kaçmaya çalışır.

Rollo, aşığı Betsy ile evlenip, gemi ile Honolulu'ya gitme kararı alır. Betsy teklifini reddedince, tek başına gitmeye karar verir ancak yanlış gemiye biner. Navigator adlı bu gemi Betsy'nin babasına aittir. Bundan bihaber Betsy'de babasını görmek için gemiye biner. Gemiyi ortadan kaldırmaya çalışan ajanlar gemiyi mürettebatsız serbest bırakır. İki şımarık aşık birbirlerinden ve gemide yalnız olduklarından habersiz okyanusa açılır...


When a young girl’s sketchbook falls into a strange pond, her drawings come to life—chaotic, real, and on the loose. As the town descends into chaos, her family must reunite and stop the monsters they never meant to unleash.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir