
Owen Teague
Cal

Birbirinden ayrı düşmüş iki kardeş olan Erin ve Cal, bir zamanlar sevdikleri çiftliğe geri dönerler ve efsanevi bir Amerikan zemininde derin ve acı bir aile mirasıyla yüzleşirler.

Outback kasabasının çorak ve zalim topraklarında, Charlie Burns (Guy Pearce), yerel hukuk adamı Stanley'den (Ray Winstone) inanılmaz bir teklif alır. Küçük kardeşi Mikey'i idamdan kurtarmak için ağabeyi Arthur'u bulup öldürmesi gerekmektedir. Charlie, intikam, sadakat ve vicdanı arasında savaş verirken, Stanley, İngiltere'deki uygar yaşamından vazgeçer ve kanunları ve düzeni koruyup masum eşi Martha'yı (Emily Watson) çevresindeki vahşilerden korumaya çalışır...

Belli bir yerde uzun süre kalamayan Jubal Troop, tesadüf eseri tanıştığı çiftlik sahibi Horgan’ın yanında çalışmaya başlar. Ancak Shep’in karısının Jubal’e gösterdiği yakın ilgi ve çiftlikte çalışan Pinky’nin duyduğu yoğun nefret yüzünden kısa sürede sorunlar çıkar.

Baskıcı ve karizmatik bir çiftlik sahibi, erkek kardeşinin yeni karısı ile onun genç oğlunu canından bezdirir. Ardından, uzun süredir gizlenen sırlar gün yüzüne çıkar.


Bir serseri, çölün sisleri içinden çıkarak eskiden polis müdürlüğü yapan bir kasabalının, ölümüne kırbaçlandığı Lago’ya gelir. Kasabalılar eyalet hapishanesinden yeni serbest bırakılan ve şiddetli bir intikam için kasabaya geri dönmek üzere olan üç kanun kaçağına karşı durması için ona yalvarırlar.

Kanun adamı Pat Garrett, çocukluk arkadaşı Billy the Kid'i yakalamakla görevlendirilir. Billy, kaçak bir suçluyken; Garrett ise yasa adına çalışan bir şeriftir. Garrett, Billy'yi öldürmek için takip ederken, ikisi arasındaki dostluk ve ihanet çatışması derinleşir. Billy, eski hayatının peşinde koşarken; Garrett, "medeniyetin" acımasız bir temsilcisine dönüşür. Film, özgürlük ve yazgı temalarını vurgulayarak, vahşi batının sonunu sembolize eder.

Maggie "Seninle beraber yaşamıyorum" diye çıkıştı Brick'e. "Aynı kafeste duruyoruz, o kadar." Tennessee Williams'ın 1955 Pulitzer ödüllü oyununun çarpıcı diyalogları ve yoğun duygusallığı oyunun bu film versiyonunda fırtına gibi gürlüyor. Kızgın Damdaki Kedi, olgun yaşlara hitabeden konuları ve ateşli performanslarıyla büyük gişe yapmış.Paul Newman, sorunlu eski spor yıldızı Brick rolündeki hassas performansıyla ilk kez Oscar Ödülü'ne aday gösterilmiş. Elizabeth Taylor ise, hayata olduğu gibi değil de birgün olmasını umduğu şekliyle sarılan kedi Maggie rolüyle ikinci kez aday olmuş. Burl Ives'in yalancılıktan nefret eden Big Daddy rolünde Broadway'deki ününü perçinlediği Kızgın Damdaki Kedi, yakıyor.

"Cesur ve Tutkulu Bir Dram" Bir rahibe ile mahkumun gerçek hikayesinden esinlenilen, Susan Sarandon'a 1995 yılında en iyi kadın oyuncu dalında Oscar®, Sean Penn'e de en iyi aktör dalında Oscar® adaylığı kazandıran bu muhteşem film, suç, ceza ve bedel ödemenin kışkırtıcı sınavını gözler önüne seriyor. "Ölüm Yolunda" sizi başından sonuna kadar merak içinde bırakacak, zeki sahnelerle bezeli, sürükleyici bir film. New Orleans'lı rahibe Helen Prejean, idama mahkum edilmiş kızgın ve karmaşık katil Matthew Poncelet'in manevi akıl hocasıdır. Rahibe Helen kendini başkalarının kurtuluşuna adamıştır, Matthew'a da aynı şekilde davranır. Ancak Matthew'in karanlık ruhunun derinliklerine indikçe, aklını tamamen farklı bir soru kurcalamaya başlar: Bir insanın bedel ödemesinin sınırı nedir? Matthew'un kaçınılmaz idamını engelleyebilecek midir? Yoksa tüm hayalı boyunca inandıklarını sarsacak bir gerçek mi keşfedecektir?...

Deadwood, 1870'li yıllarda Güney Dakota’da küçük bir madenci kampı olarak kurulan bir yerleşim yerinin giderek büyüyerek adeta bir kent haline gelmesini konu edilen aynı isimli seriden beyaz perdeye uyarlanıyor. Karakterler, Güney Dakota’nın eyalet olmasını kutlamak için on yılın ardından yeniden bir araya geliyor. Onların bir araya gelişi eski rekabetlerin canlanmasına, ittifakların test edilip, eski yaraların yeniden açılmasına neden oluyor.

Jake Shuttlesworth, şiddetli bir aile kavgası sonucu karısını öldürmekten dolayı hapis cezası çekmektedir. Şartlı tahliye ile serbest bırakılır, ancak tek bir şartla: Dahi basketbol oyuncusu oğlu Jesus'u, valinin mezun olduğu Big State Üniversitesi'ne kaydolmaya ikna etmelidir. Ve Jake'in bunu başarmak için sadece bir haftası vardır.

Ergenlik çağında bir genç olan William'ın hayattaki tek tutkusu müziktir. Bu nedenle okulunu da pek umursamayan William, bu durumdan ötürü ailesiyle sürekli çatışmaktadır. Sevdiği müzik grupları üzerine amatör yazılar yazan William, zamanla tanınmaya ve küçük yaşına rağmen önemli mevkilere adım atmaya başlar. Hayallerinde bile göremeyeceği şey artık kapıdadır. Büyük hayranı olduğu Stillwater isimli müzik grubunun yeni turnesine katılması ve turne üzerine Rolling Stones dergisine yazı yazması için seçilmiştir! William, grupla birlikte çıktığı yolculukta bu çok sevdiği insanlara ve müzik piyasasına dair önemli gerçeklere tanık olacaktır.

Kızını büyüten bekar bir baba olan Max’ın hayatı, kendisine ölümcül bir beyin tümörü teşhisi konulmasıyla kararır. Bu durum üzerina adam, onları yıllar önce terk eden kızı Wally’nin hiç tanımadığı annesini bulmak ve hayatının geri kalanında bilmesi gereken her şeyi ona öğretmeye çalışmak için bir yolculuğa çıkar.

Royal Tenenbaum ve karısı Etheline’nin üç çocukları vardır: Chas , Richie ve Margot. Ve Çift bir gün ayrılma kararı alır. Oysa o güne dek; Chas çocuk sayılacak yaştayken emlak işine girmiştir ve uluslararası finans dünyasında neler olup bittiğini bilecek düzeydedir. Margot oyun yazmaktadır ve henüz dokuzuncu sınıftayken elli bin USD’lik Braveman Grant ödülünün sahibi olmuştur. Richie teniste küçükler şampiyonudur ve U.S. Nationals finallerini üç yıl üst üste kazanmıştır. Şimdi, genç Tenenbaum’ların tüm bu parlak hayatı üzerinden ihanet, başarısızlık ve felaket dolu 20 yıl geçmiş ve herşeyin sorumlusu olarak kabul edilen kişi, genellikle ailenin babasıdır. The Royal Tenenbaums, bir dahiler ailesinin ve bu ailenin birdenbire, umulmadık şekilde bir kış toplantısı için yeniden biraraya gelmesinin hikayesidir.

İngiltere'den mektup yoluyla bulduğu bir erkek ile evlenmeye karar veren, konuşma problemleri olan bir kadın, küçük kızı ve de çok değer verdikleri piyanosunu da yanına alarak evleneceği kişi ile tanışmak için Yeni Zelanda'ya doğru yola çıkarlar. Evlendikten bir süre sonra yanlış bir seçim yaptığını kavrayan genç kadın, yerli halk ile kaynaşmayı başarmış bir beyaz ile piyanonun etrafında başlayan yakınlaşması tutkulu bir aşka dönüşecektir.

Vahşi batının efsaneleşmiş çeteleri James, Younger, Miller ve Ford biraderleri anlatan filmde tüm kardeşleri Hollywood’un kardeş aktörleri canlandırıyor. Çeteler arası hesaplaşmaları konu ediliyor.

Fiona ve Grant 40 yıldır evli olan mutlu bir çifttir. Yaşamlarının ikinci baharına gelmiş çift bambaşka bir gerçekle yüz yüze kalacaktır: Fiona unutkanlık hastalığı da denilen Alzheimer'a yakalanmıştır. Günün birinde evden çıkar ve kaybolur. Tekrar bulunduğunda ikili bir karar alırlar. Fiona Alzheimer hastaları için açılmış özel bir kliniğe yatacaktır. 30 günlük zor bir oryantasyon döneminden sonra, Grant merakla eşinin yanına gider. Ancak Fiona onu unutmakla kalmadığı gibi, artık başka bir adamdan hoşlanmaktadır...

A ruthless rancher, and his gang, use extremely long range rifles to kill the men who kidnapped his wife.

Hep rahat bir hayatı düşlemiş olan güzel garson Slim, bir gün Mitch ile tanışır. Yakışıklı ve zengin bir adam olan Mitch, kusursuz bir koca gibi gözükmektedir. Evlenirler ve küçük bir kız çocukları olur. Slim, bu arada kocasının bir metresi olduğunu keşfeder. Bu konuyu bildiğini belli ettiğinde, kocası birden bire değişir. Mitch'in uygulamaya başladığı katı kurallar ve baskı yüzünden özgürlüğünü kaybeden Slim'in kaçmaktan başka çaresi kalmaz.Güçlü bir adam olan Mitch, Slim'in peşini bırakmaz. Sürekli onu takip eder ve avukatlarıyla yasal yolları da ona karşı kullanarak çocuğu elinden almaya çalışır. Kaçmanın ve yasal yolların bir çözüm olmadığını gören Slim, çılgın kocasından kurtulmanın, onu kendini korurken öldürmek olduğunu düşünerek yakın dövüş kurslarına başlar.

Gece kulübü şarkıcısı Jane, kız arkadaşından ayrıldıktan sonra, AIDS hastası bir emlakçı olan Robin'in ülke çapında seyahat arkadaşı arayan kişisel ilanına yanıt verir. İkili, New York City'den Los Angeles'a yaptıkları yolculukta, Jane'in istismarcı bir ilişkiden kaçmaya çalışan arkadaşı Holly'yi almak için Pittsburgh'a uğrar. Üç farklı kişiliğe sahip kadınlar, birbirlerine yardım etmek için farklılıklarının üstesinden gelmelidir.

"Yorgun Joe", Şeytan'ın sağ kolu olarak bilinen, silahını çekme hızına kimsenin yetişemediği bir kanun kaçağıdır. Ancak Şeytan'ın sol kolu olarak nam salmış "Küçük" lakaplı at hırsızı kardeşi ona denk olabilir. Ne var ki Küçük, tesadüfen eline geçen bir şerif yıldızının etkisiyle bu sefer kanunun tarafına geçer ve küçük bir kasabada şerif olarak rahat bir hayata başlar. Tam da bu sırada Yorgun Joe da kasabaya gelir. İki kabadayı, önce birkaç ailevi meseleyi kendi yöntemleriyle çözdükten sonra bu kez toprak ve para hırsıyla kasabayı ele geçirmeye çalışan acımasız bir albaya karşı birleşirler.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.





0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir