
Curd Jürgens
Michael Strogoff

When Emir Feofar Khan, leader of the Tartar hordes, takes up arms and invades the steppes of Eastern Siberia, Czar Alexander II of Russia entrusts the brave officer Michael Strogoff with a dangerous mission.

Curd Jürgens
Michael Strogoff

Geneviève Page
Nadia Fedoroff

Jacques Dacqmine
The Great Duke

Sylva Koscina
Sangarine
Gérard Buhr
Henri Blount

Louis Arbessier
Czar Alexander II

Fernand Fabre
General Vassieff

Michel Etcheverry
General Krisloff

Paul Demange
Telegraph Clerk

Valéry Inkijinoff
Feofar Khan

Françoise Fabian
Natko

Henri Nassiet
Ivan Ogareff

Sylvie
Marfa Strogoff

Jean Parédès
Alcide Jolivet

A 12-year-old boy manages to flee a Communist concentration camp on his own, through sheer will and determination. All he has in his possession is a loaf of bread, a letter to deliver to someone in Denmark, and a compass to help get him there.

Berlin ve Cannes'dan ödülle dönmüş sıradışı bir gerilim/macera… Güney Amerika'daki gözden ırak bir kasabada sıkışıp kalmış dört yabancı; Fransız Mario ile M Jo, Alman Bimba ve İtalyan Luigi… Ülkelerinden kaçmış bu dört adamın tek bir kurtuluş yolu vardır; her an patlamaya hazır iki kamyonu zamanında yerine ulaştırmak!

Hector Malot’un en ünlü romanından uyarlanan filmde, Remi’nin maceraları anlatılıyor. Remi, her çocuk gibi mutlu bir aileye sahip olduğunu düşünmektedir. Akşamları onu öpüp yatağına yatıran, bir derdi olup üzüldüğünde kucağına alıp onu seven bir annesi olduğunu sanmaktadır. Fakat bu çok sevdiği kadın onun gerçek annesi değil; sütannesidir. Sütannesinin kocası Jerome Barberin'de gerçek babası değildir tabi. Kendisini terk edilmiş, kimsesiz bir çocuk olarak görür. Gerçekleri öğrendiğinde sekiz yaşında olan Remi için hayat henüz yeni başlamıştır.

2. Dünya savaşında bir komando takımı, Ege adalarından birine bombaları imha etmek üzere gönderiliyor. Alman birlikleri burada bir kanalın kontrolünü elinde tutmaktadır. Komandoların amacı, topları imha edip İngilizlerin bölgeye girmesini sağlamaktır. Alistair MacLean'in romanından uyarlanan film, tüm zamanların en başarılı savaş filmlerinden biri olarak kabul ediliyor. Bunda senaryo kadar, parlak oyuncu kadrosunun da etkisi var. Ayrıca göz alıcı efektleriyle Oscar ödülü kazandığını da belirtmek gerek.

Annesini kaybeden yavru ayı Youk'u, yaşamının ilk yazında zorlu bir hayatta kalma mücadelesi beklemektedir. Sadece yırtıcı hayvanlar değil, avcılar da ormanda kol gezer. Yapayalnız bu yavrunun hayatı, yetişkin ayı Kaar'a rastlayınca değişir. Ancak izlerini süren iki avcı, ayıların ortak kaderini belirleyecektir.

Yaramaz bir çocuk ve kaçak bir köle, özgürlüğe kavuşmak için Mississippi Nehri'nde yol alırken, maceralar ve tuhaf karakterlerle karşılaşarak beklenmedik bir dostluk kurarlar.

Çocukluğundan beri vahşi hayvanlar tarafından büyütülen Mowgli (Jason Scott Lee), sonunda ormandan uzaklaşarak Binbaşı Brydon'un (Sam Neill) güzel kızı Kitty'ye çekilir. Ancak Mowgli, hem Kitty'nin elini hem de Maymun Şehri'nin efsanevi hazinelerini ele geçirmek isteyen yozlaşmış Kaptan Boone (Cary Elwes) ile yüzleşmek zorunda kalır. Maymun Şehri'ni bulabilecek tek kişi Mowgli'dir. Sadık hayvan arkadaşları Bagheera, Baloo ve Grey Brother, Mowgli'nin bu vahşi tehlikelerden sağ çıkmasına yardım etmelidir.

Rüzgarlı bir balıkçı köyünde yaşayan bir anne, yaşanan beklenmedik bir olayın ardından, kendi doğru ve yanlış duygusu ile her şeyden çok sevdiği oğlunu korumak arasında kalır. Kadın, oğlu için söylediği yalanla, hem ailelerini hem de birbirlerine sıkı sıkıya bağlı olan topluluklarını parçalanmakla karşı karşıya bırakır.

I.Dünya Savaşı sıralarında, Cal Trask, babasının sevgisini kazanmak için kardeşi Aron'la yarış halinde.. Ancak Cal, karakteri açısından savaşla, işiyle ve kendisiyle iyi bir ilişkisi olmayan annesiyle devamlı kavga etmeyi yeğliyor. "Cennetin Doğusu", ünlü yazar John Steinbeck'in aynı adlı romanından Elia Kazan tarafından yapılmış bir uyarlama... Cennetin Doğusu, (East of Eden) yönetmenliğini Elia Kazan'ın yaptığı, 1955 yapımı bir ABD filmidir. John Steinbeck'in aynı adlı romanından, Paul Osborn tarafından senaryolaştırıldı. Başlıca rollerini James Dean, Julie Harris ve Raymond Massey'nin paylaştığı film, Jo Van Fleet'e En iyi yardımcı kadın oyuncu oscarını kazandırdı. Ayrıca film, en iyi aktör, en iyi yönetmen ve en iyi senaryo oscarlarına da aday gösterildi. Film, Golden Globe, Cannes film festivali gibi birçok törenden ödülle dönmüştür...

Bir grup acemi genç Alman askerinin, 1.Dünya Savaşı sırasında büyük bir idealizmle başlayan hikayelerinin, hayal kırıklığıyla sonuçlanmasını anlatıyor. Başrol oyuncusu Lew Ayres’in canlandırdığı Paul Baumer’in repliği, filmin konusunu da özetliyor: “Siperlerde yaşıyor ve savaşıyoruz. Ölmemeye çalışıyoruz, tek yaptığımız bu” Modası çabuk geçen pek çok mesaj filmlerinin aksine, Erich maria Remarque’nin savaş karşıtı romanından uyarlanan filmin etkisi yıllar sonra bile hiç azalmamıştır. Lewis Milestone’nun ölçülü, sade ve insanı derinden etkileyen çalışması, yıllar sonra bile pek çok ülkede yasaklıydı.

Ateşle Oynamak, birbirine sıkı sıkıya bağlı bir ailenin parçalanışını gözlemliyor. Pierre iki oğlunu tek başına büyütmektedir. Birbirlerine çok yakındırlar. Küçük oğlan Louis, Paris’te üniversiteye gitmek için evden ayrılmak üzeredir. Biraz daha büyük olan Fus ise git gide ketumlaşır ve ailesinden uzaklaşır. Şiddet kavramı onu büyüledikçe aşırı sağcı birtakım gruplara etkin olarak katılmaya başlar. Babası Fus’un tam zıddı bir noktada durmaktadır. Sevgiyle nefret bir arada, dengede kalsa da bir felaket her şeyi alt üst eder.

The chilling story of a young American boy living in France in 1918 whose father is working for the US government on the creation of the Treaty of Versailles. What he witnesses helps to mold his beliefs – and we witness the birth of a terrifying ego.

Yıllardan 1885’tir. Nebraska’dan Iowa kentine sürülen 3 kadına, eşlik edecek isimlerden biri yine Nebraskalı olan Mary Bee Cuddy’dir. Sert bir mizacı olan Mary Bee’ye, hayatını kurtardığı George Biggs de yol boyu eşlik edecektir. İkili bu zorlu yolda güçlerini birleştirerek hareket eder... Oscarlı aktör Tommy Lee Jones’un, 2005 tarihli Üç Defin filminden sonra yeniden yönetmen koltuğuna geçtiği film Glendon Swarthout’un romanından uyarlandı. Jones filmde başrolü ise Hilary Swank ile paylaşıyor…


İyiyle kötü arasındaki mücadelenin epik bir anlatımı olan bu filmde, dünyanın kaderini değişterecek olan bir yüzükten kurtulmak için verilen mücadele anlatılıyor. Yıllar önce üretilen ve Orta Dünya topraklarına kandan başka hiçbir şey getirmeyen yüzüklerin sonuncusu, üretiminden yüz yıllar sonra ortaya çıkar. Amcasının kendisine emanet ettiği yüzüğün nelere kadir olduğundan habersiz olan Frodo, büyücü Gandalf'ın anlattıkları sonrasında dehşete kapılır. Bu yüzükten ve savaşlardan kurtulmanın, gücünü toplamaya çalışan Sauron'u engellemenin tek yolu yüzüğü yok etmektir. Yüzüğü yok edilebileceği tek yer olan Mordor'a götürmek için kendini feda eden savaşçılardan oluşan bir ekip oluşturulur. Çok uzun ve çetin geçecek olan yolculuk başlar. Orta Dünya'nın kaderi, bu insanların ellerindedir.

Yollarını kaybetmiş Hobbitler Frodo ve Sam, esrarengiz Gollum'un kendilerini takip ettiğini farkederler ve onu yakalarlar. Bir zamanlar bir Hobbit olan ve beş yüz yıl sahip olduğu Yüzük tarafından bozulup bir yaratığa dönüştürülen Gollum, kendisini serbest bırakmaları karşılığında, Hobbitleri Mordor'un Kara Kapıları'na götürmeye söz verir. Sam, yeni yol arkadaşına güvenmezken Frodo ise bir zamanlar kendisi gibi bu yüzüğü taşıyan Gollum'a acır. Başka şansı kalmadığı için Gollum'u takip eder.

Stanley Kubrick, klasik bilim kurgu başyapıtı olan insanlığın doğası üzerine bir yorum niteliğindeki 2001: Uzay Macerası ile film yapımının sınırlarını yeniden tanımladı. Taş Devri Dünyası: Yanı başlarında beliren esrarengiz siyah bir taş, primatların ilk defa alet kullanmasını sağlayarak akıl için ilk adımlar atılmıştır. 1999: Dünya’nın ay astronotları başka bir esrarengiz siyah taş ortaya çıkarırlar. 2001: Dünya ve Jüpiter arasında, uzay aracının akıllı bilgisayarı, insan ekibinin çoğunu öldüren bir hata yapar ve ardından hatasını gizlemek için öldürmeye devam eder. Zamanın Ötesi: Jüpiter’e yapılan yolculuktan tek sağ kalan, bir sonraki insanlık düzeyine yükselir.

James Stewart, karısına asılan bir barmeni öldürmekle suçlanan subayı (Ben Gazzara) savunan kasaba avukatı rolünde. McCarthy yıllarının kuşku dolu Amerika?sındaki havayı yansıtan, zekice örülmüş, sağlam oyunlarla klasikleşen bir film bu. Preminger, çok sıkıcı olabilecek bir öyküyü anlatırken, yönetmenlik dersi de veriyor.

Umberto Eco'nun ünlü romanından sinemaya uyarlanan Gülün Adı (The Name Of The Rose), ortaçağda yaşanan heyecan yüklü bir detektif öyküsü aslında. Bir manastırda meydana gelen esrarengiz cinayetleri araştıran William ve genç çömezi Adso büyük bir belanın içinde olduklarını anlayacaktır. Felsefe ve edebiyatla dirsek temasını hiç kesmeyen filmi Jean Jacques Annaud yönetiyor. Jean-Jacques Annaud'u, Ayı, Sevgili, Tibet'te Yedi Yıl gibi filmlerden de tanıyoruz.

Amerika'nın en uyduruk havayollarından birinde hava hostesi olan Jackie Brown'ın emekliliği giderek yaklaşmaktadır. Hostesimiz ayın sonunu getirebilmek için silah kaçakçısı Ordell için çalışmaktadır. Polis durumdan haberdardır. Ordell de polisin haberdar olduğundan ve dolayısıyla Jackie'nin hayatının bıçak sırtında olduğundan.Olaylar ortaya çıktığuında Jackie ve Ordell cephelerine yeni yardımcılar katılır ve herkes yarım milyon doların peşine düşer.Yönetmen Tarantino, hayranı olduğu, 70'li yılların kült zenci dizisi "Foxy Brown"ın kadın oyuncusu Palm Grier'e Jackie Brown rolünü vererek tam onikiden vuruyor.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir