
Sean Cameron Michael
McCormick

A story that imagines how these real-world phenomena may be related. In this story, startling amateur video and photographic evidence, as well as additional audio recordings, suggests whales weren’t the only creatures affected by the Navy’s sonar. The film follows the two scientists who tracked the whale beachings for years and delivers first-hand, on-camera accounts of what they claim to have discovered in the aftermath of one particular beaching. Their story is nothing less than fantastical: they claim to have found the remains of a mermaid.

San Fransisco'da gökyüzünden yağan sporlar birbirinden güzel çiçekler açmasına sebep olur. Bunlardan birini incelemek için eve getiren araştırmacı Elizabeth Driscoll, bir süre sonra erkek arkadaşının tuhaf davranışlarından rahatsız olur. Soğuk ve mesafeli davranmaya başlayan Geoffrey'deki değişim karşısında dehşete kapılarak Sağlık Bakanlığı'ndaki iş arkadaşı Matthew Bennel'den yardım ister. Aslında sporların, uzaydan gelen, kurbanlarını uykuda avlayarak bedenlerini kopyalayan yarı bitkisel istilacılar olduğu ortaya çıkar. Elizabeth ve Matthew, arkadaşları Jack ve Nancy'nin de yardımıyla, giderek herkesin birer "kopya"ya dönüştüğü şehirde, umutsuz bir savaşa girişirler.

Kirk ve ekibi Dünya gezegeninde yargılanmayı beklemektedir. Suçları Yıldızgemisi Atılgan'ı kaçırmaktır (Uzay Yolu 3). Ancak birdenbire yeni bir maceraya sürükleneceklerdir. Uzaydan gelen bir nesne dünyayı yoketmek istemektedir çünkü çok uzun zamandır iletişim kurduğu bir uzaylı memeli türün 23. yüzyılda soyu tükenmiştir. Garip bir şekilde bu canlı türünün dev balinalar olduğu ortaya çıkar. Kirk, Spock ve ekibin geri kalanı 1986 yılının San Fransisco'suna zaman yolculuğu yaparlar. Burada kültür şoku yaşayan kahramanlarımız bir yandan kimliklerini gizlemek bir yandan da yanlarında geleceğe götürmek için dostcanlısı bir balina bulmak zorundadır.

1850 yılında Pasifik seyahatine çıkan Amerikalı noter Adam Ewing'in yolculuğu, 1931 yılında Robert Frobisher isimli meteliksiz bir müzisyenin Belçika'daki yaşam mücadelesi, 1975 yılında Kaliforniya'da nükleer bir santraldeki cinayetleri ve yolsuzlukları araştıran gazeteci Luisa Rey, 21. yüzyıl İngiltere'sinde huzurevinde yaşayan Timothy Cavendish isimli yayıncının dramı, geleceğin Kore'sinde kapitalist totaliter topluma isyan etmesi sonrası idama mahkum edilen klon Sonmi~451'in hayatı ve kıyamet sonrası uzak gelecekteki Hawai'de ilkel kabile hayatı yaşayan bir topluluk olmak üzere 6 farklı öyküyü içeren film, geçmişten günümüze gelen oradan da geleceğe uzanan ve farklı hayatların birbirlerini zincirleme etkileyen ilişkiler yumağına dayalı yapısıyla ilginç bir içeriğe sahip...

Bir genç, eski doğum günü kayıtlarında bir anda olmaması gereken bir silüet görür. Biraz daha dikkatli incelediğinde bunun bizzat kendisi olduğunu fark eder. Kayıttaki görüntüsüne anlam vermeye çalışırken, bu olayı anlattığı arkadaşlarıyla birlikte babasının bodrumda saklı eşyalarını araştırmaya başlar. Meraklı gençler bir kutuda elektronik aletler ve bir yapım şeması bulur. İşlerini bitirdiklerindeyse ellerinde nasıl isterlerse öyle kullanabilecekleri bir zaman makinası vardır. Başta derslerden geçmek, kaçırdıkları konsere gitmek gibi masum "geri dönüşler" yapsalar da, kısa sürede işler çığırından çıkacaktır. İddiaları kazanmak için kullandıkları Almanac, tarihte sapma yapacak olaylara yol açacaktır.

Genç bir TV muhabiri olan Angela ile haber kameramanı Pablo, itfaiyecileri konu edinen bir program hazırlamaktadırlar. Oldukça sıkıcı geçen program bir telefonun gelmesiyle hareketlilik kazanır. Yaşlı bir kadının geçirdiği ev kazası ile ilgili gelen bu ihbar üzerine Angela ve Pablo itfaiyecilerin peşine takılır. Kadının evine varan ekip, evin içinden korkunç çığlıklar duyarlar. Bundan sonrası hafızalardan çıkmayacak bir kabustur.

Bir grup gençin hayatı, yaşadıkları şehir doğaüstü güçler tarafından ele geçirildiğinde tepe-taklak olur.


Bir grup film öğrencisi, ormanlık bir alanda korku filmi çekerlerken gerçek zombilerle karşı karşıya kalırlar. Bu durum karşısında kameralarını kurgudan gerçekliğe döndüren öğrenciler aynı zamanda olayların kaydını tutarak tarihte yer almasını isterler. Zombileri tek tek kaydetmeye çalışan gençler için bu kayıtlar artık hayatlarından bile önemli hale gelir. Olayların kısa süre içerisinde medya tarafından duyulması sonucu, çektikleri film bir yandan da medyanın çarpıtarak yansıttığı haberlere de rakip olacaktır.

After a mysterious blackout, a son goes out to investigate and captures footage of actual aliens. When the aliens follow he and his brothers back to their home all hell breaks lose.

Bir terapist, hastası gerçekliğin ötesindeki bir boyutta kaybolduktan sonra, onu kurtarmak için bilinmeyene doğru bir yolculuğa çıkmak zorunda kalır.

New York’taki bir barda kulakları sağır eden bir gürültü duyulur, bardaki kargaşa sırasında davetliler merdivenden aşağıya kaçmaya çalışırken New York caddelerini alev alev yanan yıkıntı ve enkazlar kaplar. Ardından Manhattan tarafında şiddetli bir patlama olur, Özgürlük Heykelinin kafası tıpkı dev bir top güllesi gibi caddeye çarpar. New York’a düzenlenen bir canavar saldırısına tanıklık eden insanların öyküsü.

Alaskanın Nome bölgesinde 1960lı yıllardan bu yana insanlar hiç bir iz bırakmadan kaybolmaktadır. Daha önce FBI ajanları bu bölgede araştırma yapmışsa da, insanalrın nasıl kaybolduğu gizemi çözülememiştir. Psikayatrist Dr. Abigail Tyler, hastalarının birinde oldukça ilginç bir travma durumuna rastlar. Bu travmanın izini süren Abigail onun uzaylılar tarafından kaçırıldığına dair ikna edici ipuçlarına rastlar.

1999'da Japonya’da ki Janjira nükleer santrali, gözetmen Joe Brody'nin meslektaşı ve eşi Sandra da dahil olmak üzere çoğu personeli ile gizemli bir şekilde yıkılır. Yıllardır olayın neden olduğunu saplantılı bir biçimde araştıran Joe, ABD Deniz Kuvvetlerinde görevli olan oğlu Ford’u kendisine yardım etmesi için Japonya’ya çağırır. Babasının yanına giden Ford babası ile birlikte enkazın temelindeki felaketin gizli nedenini keşfeder. Bu keşif onların insanlık için korkunç bir tehdidin yeniden uyanmasına tanık olmalarını sağlar. Modern dünyanın ilk kez karşılaştığı bu kadim yaratıklardan bir tanesi belki de insanlığın kurtuluşu olacaktır.

13 Mart 1997 gecesinde yaşanan ve pek çok farklı kaynak tarafından kayıt altına alınan görüntülerin bugüne dek çekilmiş en net UFO görüntüleri olduğuna inanılır. Bilim adamlarının ve resmi kaynakların mantıklı bir açıklama yapamadığı bu görüntüler uzun yıllardır UFO meraklıları tarafından dünya dışı varlıkların dünyayla iletişim halinde olduğuna kanıt olarak gösterilmektedir. Phoenix Forgotten, found-footage tarzında bir film ve o gece kaybolan üç gencin başına gelenleri konu almakta.

Film, dünya dışında hayatlar aramak için Jüpiter’in Europa uydusuna giden 6 astronotun başına gelenleri anlatıyor. Elbette teknik aksaklıklar ekibin yakasını bırakmıyor ve Dünya’yla bağlantıları kopuyor. Dahası, maalesef aradıklarını da buluyorlar: Europa’nın buzlarla kaplı zemininin altında “bir şeyler” olduğu ortaya çıkıyor ama müjdeli bir haber değil bu. Europa Report’un uzay keşifleri konusunda 2001 ve Moon gibi gerçekçi bir yaklaşım sergilediği söyleniyor. Film artık klişeleşmeye başlayan “bulunmuş görüntü” tarzını benimsemiyor ama her şey bir belgesel gibi, açık form tekniğiyle çekilmiş.

Uluslararası bir deniz altı gözlem programının parçası olan derin deniz sualtısı, soyunun çoktan tükenmiş olduğu düşünülen büyük bir yaratık tarafından saldırıya uğrar. Hasar gören denizaltı, mürettebatı içeride kapana kısılmış bir halde, Pasifik Okyanusu'nun en derin yerinde durmaktadır. Vizyoner Çin okyanus bilimcisi, kızı Suyin'in gönülsüzlüğüne rağmen, mürettebatı kurtarması için uzman derin deniz kurtarma dalgıcı Jonas Taylor'ı tutar. Taylor sualtının çevresinde süzülen bu canavarla daha önce de karşılaşmıştır; tarih öncesinden kalan ve iki buçuk milyar yıl önce soyunun tükendiği zannedilen, 23 metrelik bir Megalodon.

Birleşik Devletler Donanması'na ait bir destroyer eskortu, yanlışlıkla iki denizciyi, kırk yıl sonraya gönderen bir Donanma “görünmezlik” deneyine sokmuştur.

İnsanlığın yok oluşundan uzun zaman sonra Dünya, bir duba ve bir uyduya kalır ve tek rehberleri olan internet aracılığıyla var olmanın ve sevmenin anlamını keşfederler. Sam ve Andy Zuchero'nun çığır açan ilk uzun metrajlı filmi olan "Sev Beni", bağlantı ve dönüşümün bu destansı hikayesinde canlı çekim, animatronikler ve klasik animasyonun iç içe geçtiği bir anlatımla yapay zeka ve kimlik üzerine bir keşfe çıkıyor.

Mahalledeki inşaatın başlamasıyla, üç kafadar, Tuck, Munch ve Alex, cep telefonlarından değişik sinyaller almaya başlarlar. Daha büyük bir şeylerin olacağından şüphelenen çocuklar, sinyalin kaynağını araştırıp bulurlar. Bu macera onların dünyadan olmayan bir yaşam formu keşfetmelerine neden olur, bu keşif çocukların tüm hayatını değiştirmek üzeredir.

Küçük bir Maryland kasabasında yaşanan ekolojik felaketten sonra garip olaylar meydana gelir. Karaya bünlerce ölü balık vurur, bu balıkları yiyenler hastalanır ve vücutları parazitler tarafından ele geçirilir...
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.



0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir