
Van Johnson
Lt. Thayer

A writer visits an aircraft carrier during the Korean war to learn more about it and the way it's run. He also gets to find out more about the Navy and Marine aviators themselves, their internal and external conflicts and dangers of their job.

Van Johnson
Lt. Thayer

Walter Pidgeon
Cmdr. Dowling

Louis Calhern
James A. Michener

Dewey Martin
Schecter

Keenan Wynn
Lt. Cmdr. Dodson

Frank Lovejoy
Lt. Cmdr. Grayson

Robert Horton
Ensign Neil Conovan

Bert Freed
Lt. (jg) Andrew Szymanski

Lewis Martin
Comdr. Michael Coughlin

George Cooper
Cyril Roberts

Dick Simmons
Lt. Wayne Kimbrell

Jerry Mathers
Richard Dodson

Steve Rowland
Pilot Johnson

İkinci Dünya Savaşı'nın en ateşli zamanlarında, Caine'in kitabına göre davranması yüzünden ikinci kaptan Maryk (Van Johnson) ve tayfası isyana başlarlar. Ancak asıl kırılma noktası bir çok sorgulanan emirinden sonra kaptanın tüm tayfayı Ölüm Tayfunu'na yöneltme emri olur.

The captain of a submarine sunk by the Japanese during WWII is finally given a chance to skipper another sub after a year of working a desk job. His singleminded determination for revenge against the destroyer that sunk his previous vessel puts his new crew in unneccessary danger.

2. Dünya Savaşı'ndan tüyler ürpertici, gerçek bir hikaye... İngiliz denizciler, 2. Dünya Savaşı'nda bir alman savaş gemisinin peşine düşerler. Gemiyi bulmaları ve yok etmeleri gerekmektedir.

The crew of the merchant ship Glencairn hope to survive a transatlantic crossing during World War II. Adapted from four Eugene O'Neill one-act plays.

After a demonstration of new PT boats, Navy brass are still unconvinced of their viability in combat, leaving Lt. "Rusty" Ryan frustrated. After the attack on Pearl Harbor, however, Ryan and his buddy Lt. Brickley are told they can finally take their squadron into battle. The PT boats quickly prove their worth, successfully shooting down Japanese planes, relaying messages between islands, and picking off a multitude of enemy ships.

Waiting For Anya, Michael Morpurgo’nun aynı isimli romanından sinemaya uyarlananıyor. Romanın konusu ise şöyle: Fransa-İspanya sınırındaki küçük Lescun kasabasında yaşayan Jo, savaşa uğurladığı babasının özlemiyle başa çıkmaya çalışırken, okuldan artakalan zamanlarını çobanlık yaparak geçirir. Günün birinde Jo, dağda bulduğu ayı yavrusuna bakan gizemli bir adamla karşılaşır. Daha önce bir yerlerde gördüğüne emin olduğu bu adamın izini sürmeye karar verince boyundan büyük işlere kalkışır. Savaşın yakıcı etkilerinden kaçmaya çalışan bir düzine çocuğun kaderi, artık tamamen onun ellerindedir. Çocukların düşünü kurduğu barış, kasaba sınırının yanı başındaki dağların eteklerinden geçmektedir. Ancak bu yol, bir grup rütbeli davetsiz misafir yüzünden her zamankinden çok daha tehlikeli bir hâl almıştır.

1950 kışında, Kore Savaşı sırasında Changjin Gölü'nün buzlu ve karlı bölgesinde, Amerika Birleşik Devletleri ile Çin arasında kanlı bir savaş başlamak üzereydi.

Bir bölgede çatışmaya giren bir grup Kuzey ve Güney Kore askerinden kurtulanlar, tesadüfen savaştan habersiz Dongmakgol adlı bir kasabada karşılaşırlar. Fakat köylülere zarar vermemek için köyden ayrılana kadar zorunlu ateşkese giderler. Ayrıca köyde, keşif uçuşu yaparken düşen bir Amerikan askeri de bulunmaktadır. Bu üç taraf, bir süre de olsa Dongmakgol'da beraber yaşamayı öğrenmek zorunda kalacaklardır...

Filmde 1951 yılında Kore Savaşı sırasında cephenin gerisinde görev yapan ve MASH ('Seyyar Ordu Cerrahi Hastanesi' anlamına gelen 'Mobile Army Surgical Hospital' kelimelerinin baş harflerinden oluşan bir kısaltmadır) adı verilen sahra hastanelerinden birinde görev yapan ve genel olarak 'kasap' olarak adlandırılan bir grup cerrah ve yardımcı personelin serüvenleri anlatılmaktadır. Bu cerrahlar ekibinin hiç biri meslekten asker değildir. Buraya sivil hastanelerden gelmişlerdir. Dolayısı ile askeri disiplin buradaki çadır hastanelerde en son görülecek şeydir. Her gün yapılan ağır ameliyatlar, kesilen uzuvlar, ölen insanlar ve savaşın diğer acıları arasında gülmeye, eğlenmeye ve gırgırlarını geçmeye vakit bulabilirler, tabii asli görevlerini hiç aksatmadan. Aslında filmde tek bir çarpışma sahnesi yer almaz, buna rağmen MASH en büyük savaş karşıtı filmlerden biridir...

Film 1953 yılının Nisan ayında, Kore Savaşı 'nın son zamanlarında geçer.Amerikan 7.ci Piyade Tümeni 'ne ait bir bölük Amerikan askeri ile Çinli askeri birlikler arasında hiçbir stratejik veya taktik değeri olmayan Pork Chop adlı bir tepenin alınması ve elde tutulması için yapılan kıyasıya mücadele anlatılmaktadır.Bu mücadele her iki taraf için de tartışmalı ve gereksiz kabul edilir.Zira ateşkes çok yakındır ve tepenin herhangi bir önemi yoktur.Yakında başlayacak olan ateşkes görüşmelerinde masada bir koz olarak kullanılmak üzere onca askerin gereksiz yere feda edildiği ileri sürülmüştür…


2. Dünya Savaşı’nın sona ermesinin ardından ikinci defa Kore Savaşı için askere çağırılan Brubaker, bir köprüyü bombalamakla görevlendirilir. O andan itibaren Brubaker, bir yandan geride bıraktığı ailesine karşı duyduğu özlem ve savaşa karşı olan hisleriyle bir yandan da görevinin getirdiği gerginlikle baş etmeye çalışacaktır. Drama ve aksiyonu büyük bir başarıyla harmanlayan ve final sahnesiyle akıllara kazınan bir başyapıt.

A ragtag group of American stragglers battles against superior Communist troops in an abandoned Buddhist temple during the Korean War.

At the start of World War II, Cmdr. Ericson is assigned to convoy escort HMS Compass Rose with inexperienced officers and men just out of training. The winter seas make life miserable enough, but the men must also harden themselves to rescuing survivors of U-Boat attacks, while seldom able to strike back. Traumatic events afloat and ashore create a warm bond between the skipper and his first officer.

Rusya'daki istikrarsızlık nükleer denizaltı Alabamanın başka bir yere kaydırılmasıyla sonuçlanır. Rus asiler bir nükleer füze tesisini ele geçimiştir ve ABD'ye bir saldırı için hazırlanmaktadır. Kesinleşmeyen ateşleme emri geldiğinde tansiyon denizin altında yükselir.

Dünyanın her yerinde medyanın ilgisini çeken gerçek bir olaydan esinlenen Son Piyade, 92 yaşındaki bir 2. dünya savaşı gazisi olan Artie Crawford'ın maceralarını anlatan dokunaklı bir dram. Artie, Normandiya'da gerçekleşecek 75. yıl anma törenini kaldığı huzur evinde duyar. Kutlamalara katılmaya kararlı olan Artie huzur evinden gözüpek bir kaçış planlar ve eski birliğine son bir kez saygısını sunmak için Fransa'ya doğru ilham verici bir yolculuğa çıkar.

Teğmen Chris Burnett başarılı bir savaş pilotudur. Bir görev uçuşu sırasında uçağı düşürülen genç teğmen kendisini amansız bir mücadelenin ortasında bulur. Peşine düşen düşman gizli polisi ve askerlerden kurtulmaya çalışan Burnett'i bu durumdan çıkarmaya çalışan tek kişi komutanı Reigart olur.

Kore Savaşı’ndan yıllar sonra, savaş alanda yapılan bir kazı Jin Tae Lee'yi geçmişe götürür. Kazıdan çıkan bazı eşyalarla savaş sırasında kaybolan ağabeyinden bir ize ulaşabileceğini uman Jin Tae sayesinde 1950-53 yıllarında iki ülke arasında patlak veren savaşa tanık oluruz. Savaş çıkmadan önce üniversite öğrencisi olan Jin Tae Lee, ağabeyi ile ayakkabı tamirciliği yapmaktadır. Annesi ve ağabeyinin nişanlısı ile kurdukları mutlu ve sıradan bir yaşamları vardır. Ağabeyi bir yandan annesine ve kardeşine bakarken, diğer yandan da evlilik hazırlıkları yapmaktadır. Her şey normal giderken Kuzey Kore ve Güney Kore arasında savaş çanları çalar. Aile göç etmek durumunda kalır fakat iki kardeş yolculukları esnasında askere alınırlar. Ağabey Jin Seok'un hayattaki tek bir amacı artık savaştan sağ salim ve zaferle çıkarak ailesinin yanına dönmektir...

1950 yılında Kuzey Kore, Güney Kore' ye saldırdığında Birleşmiş Milletler' in yaptığı yardım çağrısı sonucu Türkiye, Kore'ye bir tugay gönderir. Her şey gönderilen tugayın içindeki askerlerden birisi olan Süleyman Astsubay'ın savaş meydanında annesi babası öldürülmüş küçük bir kız bulmasıyla başlar. Süleyman Astsubay bulduğu 5 yaşındaki küçük kıza ay gibi yüzü olduğu için Ayla ismini verir. 15 ay boyunca Ayla'nın bakımını üstlenen Süleyman Astsubay'ın artık Türkiye' ye dönmesi gerekmektedir. Ayla'yı bırakıp gitmek istemeyen Süleyman, Ayla'yı Türkiye'ye götürmek için birçok yolu dener ancak bir türlü Kore yasalarını aşıp Ayla'yı Türkiye'ye dönerken yanına alamaz. Savaş günlerini geride bıraktıktan 60 yıl sonra Ayla ve Süleyman tekrar bir araya gelirler.

Kim su-hyuk ile Kang Eun-pyo üniversiteyi birlikte okumuş çok yakın iki arkadaştır. Savaş sırasında esir alınırlar ve Kim su-hyuk hariç diğer herkesi serbest bırakırlar. Aralarında en çok korkanda odur. Kang Eun-pyo arkadaşının öldürüldüğünü düşünür fakat şu anda görev yaptığı yerdeki komutanı onun yaşadığını söyler. Kang Eun-pyo disiplinsizlik yüzünden ceza olarak güney cephesine yollanır. Oradaki komutanın görev süresi doluyordur ve yeni komutan Kang Eun-pyo olacaktır. Bir önceki komutanları kendi birimlerinden biri tarafından vurulmuştur ve suçlu bulunamamıştır. Şimdiki görevi ise Kuzey Kore askerlerine kendi birimleri tarafından yardım edenleri bulmak olacaktır.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir