
Nick Mancuso
Marquis de Sade

Based on the true story of the notorious Marquis de Sade. In 18th century Paris, an innocent beauty's search for her missing sister leads her into the deadly sensuous realm of the infamous Marquis de Sade. Imprisoned for his sordid crimes, the Marquis likewise has the beauty morally trapped... for she must help him complete his banned book of lust, or never learn the fate of her sister. It becomes a test of wills and wit, as the Marquis attempts to convert her to his deviously sexual philosophy. When the Marquis escapes his prison, she must follow him to his remote chateau of sin to finally discover her sister's fate, and to face her own.

Nick Mancuso
Marquis de Sade

Janet Gunn
Justine

John Rhys-Davies
Inspector Marais
Charlotte Nielsen
Juliette

Ирина Малышева
Madame de Montreuil

Александр Белявский
judge de Baury

Игорь Ясулович
father Paul

Ирина Низина
Rennes

Татьяна Митрушина
madam de Flaureville

Александр Резалин
Latour
Михаил Шевчук

Татьяна Новик
Rose

Александр Яцко

Юрий Оленников

Михаил Мамаев

Yargıç Clarence Thomas’ın ABD’nin Anayasa Mahkemesi’ne üyeliği söz konusudur. Fakat eski meslektaşı Anita Hill, aleyhine ifade verir; İfadesinde Clarence’ın kendisine cinsel tacizde bulunduğunu söyler.

Oslo, 1993’te gerçekleşen Oslo Barış Antlaşması’nın arka planında yatan olayları ele alıyor. Yatıştırılamayan ebedi düşmanlıklar, perde arkası görüşmeler ve Oslo Antlaşması’nın gerçekleşmesini sağlayan gizli ama birbirlerine derinden bağlı bir grup Norveçli, İsrailli ve Filistinli kahramanın öyküsü, gerçek hikâyelere dayanıyor.

In 1971, a warden at Attica Penitentiary is caught up in a hostage crisis when inmates take over the prison to demand better living conditions.

"GRBAVICA - Esma'nın Sırrı" 90'lı yıllarda Bosna-Hersek'de yaşanan insanlık dramını çarpıcı bir şekilde inceliyor. Film 20.000'den fazla kadını sistematik bir şekilde tecavüz edildiği savaşın 15 yıl sonraki izlerini ortaya koyuyor. Saraybosna'da savaş bütün acımasızlığıyla sürerken kentin Grbavica mahallesi Sırp kontrolündeydi. Korkunç savaş suçlarının bir kısmı bu semtle özdeşleşti. Filmin kahramanları olan anne kızın hayatını da bu savaş belirlemişti. Babasının bir şehit olduğunu zanneden kızı, büyüdükçe huzursuz ve asi bir genç haline gelmektedir. Anne - kız çekişmesinin başlı başına bir sorun olabileceği bu dönemde bir de araya geçmişin saklı kalan acıları girince bir aile krizi kaçınılmaz olur.

Maud, hastalıklara ve yaralanmalara sık sık rastlanan bir çamaşırhanede 7 yaşından beri çalışmaktadır. Aynı çamaşırhanede çalışan George ile evlenen Maud'un hayatta en büyük dayanağı oğlu Sonny'dir. Bir paketi teslim etmeye giderken eylem yapan süfrajetlerin arasında kalan Maud, eylemciler arasında kendisiyle aynı çamaşırhanede çalışan Violet'ı görür. Maud'un harekete olan ilgisini fark eden Violet, onu süfrajet hareketine ve oy haklarını savunmaya ikna etmeye çalışır. Bu arada, süfrajetlerin eylemlerini ciddi bir tehdit olarak gören hükümet, her yola başvururken, yenilikçi bir aygıt olarak fotoğraf makinesiyle şüphelileri belirlemeye başlar ve Maud'un Hükümet için ajanlık yapacağına inanırlar...

Film İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra İngiltere’de yaşanan en büyük skandallardan birini ele alıyor: 1940’larda ve 1950’lerde 130.000 çocuğun İngiltere’den Avustralya’ya evlatlık olarak verilip ülkelerinden koparılmaları, hatta tacize uğramaları. Film, İngiliz hükümeti tarafından yıllarca gizlenen bu skandalı 1980’lerde ortaya çıkaran eski kamu görevlisi Margaret Humphreys’in çabalarını konu alıyor. Ailesi için en iyiyi yapmayı hedeflemiş bir anne olan Humphreys bu uğurda binlerce aileyi birleştirdi ve sorumluları hesap vermeye zorladı.

Amerikan tarihindeki önemli olaylardan birine güncel bir bakış açısı getiren Demir Çeneli Melekler, Amerikan kadınlarına oy hakkı kazandırmak için hayatlarını riske atmaktan kaçınmayan ve Hilary Swank'ın canlandırdığı cesur, başarılı ve genç eylemci Alice Paul ve Frances O'Connor tarafından canlandırılan Lucy Burns'ün gerçek yaşam hikayelerini anlatıyor.

Film 1935 yılında Çin'de misyoner merkezinde bulunan yedi kadının hikayesini anlatmaktadır .

Jem Belcher, eski bir boksör olan büyükbabası tarafından yoksulluk içinde büyütülür. Maddi olarak tükenmiş ve büyükbabasını gururlandırma arzusuyla hareket eden genç adam, onun izinden gitmeye karar verir. Bunu için de ünlü koç Bill Warr’dan yardım alır. Bill, Jem'in doğal yeteneğini geliştirmeyi ve onu dünyanın gördüğü en büyük dövüşçü yapmayı hedefliyor. Büyük bağlılık ve birçok zorluk sayesinde Jem'in planı işe yarar. Jim, şampiyon olur ve sosyal olarak yükselir. Ama sonra bir kaza onu kısmen kör bırakır ve acımasızca düşer. Ancak, birdenbire, acımasız bir dövüşte yeni şampiyonla yüzleşmek için son bir şans yakalar.

1973’te, artık yaşlanmaya başlamış olan Salvador Dalí New York’taki büyük sergisi için hazırlanmaktadır. Genç bir galeri asistanı, Dali’ye yardımcı olmak için perde arkasındaki çılgın maceraya katılır.

Ülkeye olan bağlılık bir yalana dönüştüğünde, bir genç gerçeği ortaya çıkarmak için her şeyi riske atar. Gestapo'nun baskısı altında, iyi bir Alman olmanın gerçekte ne anlama geldiğine karar vermek zorundadır.

Katherine, kralın yurt dışındaki savaşları sırasında ülkeyi yönetmesi için naip olarak atanır. Ancak Henry, giderek kötüleşen sağlığı ve artan paranoyası ile saraya döndüğünde, Katherine hem kendi hayatta kalışı hem de halkının geleceği için tehlikeli bir mücadeleye girişir.Film, Katherine Parr'ın güçlü, bağımsız ve dirençli bir kadın olarak tarihin akışını nasıl etkilediğini gözler önüne sererken, aynı zamanda Tudor sarayının karanlık ve entrikalarla dolu dünyasını çarpıcı bir şekilde yansıtır. Firebrand, kadınların dayanıklılığı, otoriteye karşı direnişi ve zorlu bir dönemde verilen kişisel savaşların güçlü bir portresini sunuyor.

İkinci Dünya Savaşı sonrası Amerika'da kocasıyla banliyölerde hayatını yeniden kuran bir kadın, komşusunu kaçırır ve kendisine karşı işlediğine inandığı korkunç savaş suçlarından intikam almak ister.

Dogma kurallarına uyularak çekilen açık kalpler, yerine getirilemeyen sözlerden, yaşamın planlanmaması gerektiğinden bahsediyor. Kısmen romans, kısmen trajedi olan bu film, aşk ve acı, şüpheler ve değişimler, başlarına her şeyin gelebileceği açık kalpler üzerine tam anlamıyla yürek parçalayıcı bir öykü. Cecilie ve Joachim genç ve âşıktırlar. yakında evleneceklerdir ve önlerinde koca bir hayat vardır. Ama işler ters gider ve birdenbire her şey tepetaklak olur. İşler sadece Cecilie ve Joachim için değil; üç çocuk sahibi, mutlu bir evlilik yaşayan, otuzlu yaşlarının sonlarındaki Marie ve Niels için de değişir. Evlilikleri, Niels Cecilie’ye sırılsıklam âşık olunca ciddi şekilde sınanır. acaba Niels ve Cecilie, aşkları için her şeyden vazgeçmeye hazır mıdırlar? kesin olan tek şey vardır: bir daha hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır.


Film, bir petrol platformunda meydana gelen kazada vücudunun bir bölümü yanan bir adamla, onu tedavi için gönderilen bir hemşire arasında doğan aşkın öyküsünü anlatıyor...


Cristero Savaşı sırasında yaşanan gerçek bir hikayeyi anlatan film, 1920'lerde Meksika hükümetinin Katolikler'e uyguladığı insanlık dışı zulmü anlatıyor.

Regent Horthy is the leader of Hungary and a German ally, but his favorable standing with Hitler changes as the war comes to an end. Forced to cede Hungary’s power or else witness the execution of his son, Regent Horthy gives up control of his country to the Nazis, who quickly move Hungarians to ghettos and death camps, with no hope in sight. But the despair changes when a young man named Elek emerges. Separated from his family during the relocations and aided by the woman he loves , Elek defies the enemy by becoming one of them. In a race against time, disguised as a Nazi Officer he embarks on a mission to save his family and thousands of his countrymen.

23 yaşındaki Ann (Sarah Polley), okulda temizlik yaparak kocasına destek olan iki çocuk annesi bir kadındır. Annesinin bahçesindeki bir karavanda yaşayan, ailesi uğruna gidemediği üniversitede temizlik yapan Ann hayata karşı çok umutsuzdur. Genç kadının etrafı, işsiz kocası, yaşadığı hayatı tasvip etmeyen annesi ve 10 senedir görmediği babasıyla çevrilidir. Bir gün, sadece birkaçaylık ömrü kaldığını öğrenir.My Life Without Me , ölümüne yaklaşan genç bir kadının, eline kalemi kağıdı alıp, belki biraz bencilce, ama fazlasıyla diğerkâm tutkularını kelimelere dökmesinin etrafında şekilleniyor.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir