
Thekla Reuten
Dr. Marianne Winter


Thekla Reuten
Dr. Marianne Winter

Elijah Wolf
Manny

Emun Elliott
Kieran

Sam Hazeldine
Josh

Dawn Steele
Tina

Rebecca Front
Maureen

Bill Paterson
Dr. Mandelbaum

Peter Mullan
Dr. McVittie

Pearl Chanda
Margie

Brigitte Urhausen
Katinka

Luc Feit
Markus
Craig McDonald-Kelly
Cameron

Martin Donaghy
Oscar

Elisabet Johannesdottir
Kim Kaplan
John Scougall
Officer Stewart

A doctor dealing with the aftermath of his son's death tries to help a troubled young man.

Çölün ortasında bir gece. Korkunç bir kasırga dış dünya ile tüm bağlantıları koparır. 10 yabancı, tuhaf bir yolüstü oteline sığınmak zorunda kalmışlardır. Dışarıyla herhangi bir iletişim kurabilmek imkansız gibidir. Ve kaynağını tam olarak anlayamadıkları cinayetler başlar. Bir güç, tek tek hepsini öldürmeyi kafasını koymuştur. Fakat olaylara rastlantının penceresinden bakmayı bıraktıklarında, içinde bulundukları durumun çok daha karışık olduğunu farkederler. Amerikan bağımsız sinemasının heyecan verici isimlerinden James Mangold tarafından çekilen korku gerilim, oyuncularıyla da dikkat çekiyor.

14 yaşında, zeki ve çekici bir genç kız olan Hayley ve internette tanıştığı 30 yaşındaki moda fotoğrafçısı Jeff, tanışmak üzere bir kafede buluşurlar. Aralarında yaşanan flörtleşme, onları daha da yakınlaştırarak Jeff'in dairesine kadar götürür ve bu, beklenmedik bir olayın başlangıcı olur. Hayley, uzun süredir merak ettiği sırrı çözmek için Jeff'in içkisine ilâç katar.

“Üç gün içinde öleceksin!” Nina ve arkadaşları aldıkları bu cep telefonu mesajının aptalca bir şaka olduğunu düşünürler. Ancak Nina’nın erkek arkadaşı ertesi sabah, ayaklarına beton bir blok bağlı şekilde göle atılmış olarak bulunur. Nina’nın bir başka arkadaşının da vahşi bir saldırıya uğraması ile gençler hayatlarının tehlikede olduğunu fark ederler. Nina ve arkadaşları ölüm listesindedir. Peki ama neden? Nina peşlerindeki kana susamış katilin kimliğini açığa çıkaracak bir ipucuna ulaşır. Ancak her geçen an ölümlere bir yenisi eklenmekte ve her geçen cinayet bir öncekinden daha vahşi bir biçimde işlenmektedir.

Görünen bir uyarı olmadan ortaya çıktı. Birdenbire nereden geldiği belli olmadan. Bir kaç dakika içinde Amerika’nın bir çok şehrinde sebebi açıklanamayan, kanınızı donduracak garip ölümler meydana gelmeye başladı. İnsan davranışlarındaki bu garip değişikliğe neyin sebep olduğu bilinmiyor. Yeni bir terrorist saldırı mı? Yapılan yüksek teknolojik deneylerde ters giden bir şeyler mi oldu? Bir tür şeytani toksik silah mı? Yoksa kontrolden çıkan bir virus mü? Hava yolu ile mi yoksa suyla mı bulaşıyor? … ve nasıl?

Yalnız ve sorunlu bir genç kız olan Ivy, Sylvia isimli başka bir genç kızın yaşamına dahil olur ve onun ailesindeki hassas dengeleri bozar. Ivy, Sylvia'nın hasta annesinin ölmesine sebep olurken, evin babasıyla da tehlikeli bir ilişki geliştirir.

Betty Elms, ünlü bir oyuncu olabilmek umuduyla geldiği Los Angeles'ta, Kanada'ya taşınmaya karar veren teyzesinin yaşadığı apartman dairesine taşınır. Daireye yerleşmek için geldiğinde bir trafik kazası geçiren ve hafızasını kaybettiği için orada saklanan Rita'yı bulur. Betty kendisi ile ilgili her şeyi unutmuş bu kadına yardım etmeye karar verir. Bilinç ve bilinçaltı birbirlerine karışır. Bütün bu hayatlar birbirine girer.

Kendine çok güvenen, başarılı avukat Martin Vail, bir psikoposun öldürüldüğü cinayet davasında yargılanan ve cinayet bölgesinden kaçarken yakalanan Aaron'u savunmaya karar verir. Medyanın da ilgi odağı bu davadadır. Dava aynı zamanda bir takım yolsuzlukları da ortaya çıkarabilecektir ve davanın savcılığını da Martin'in eski kız arkadaşı yapmaktadır. Martin'in bu davayı kazanması hukuk çevrelerince imkansız gibi görülmektedir. Dava görgü tanıklarının odada üçüncü bir kişi olduğu yönündeki çelişkili ifadelerinden dolayı daha da karmaşık bir hal alır. Hukuk sistemini sorgulayan "adalet," "suçlu" ve "masum" kavramlarının gerçekliğini araştıran Edward Norton'a bu filmdeki performansından dolayı birçok filmin kapısını açacak olan "İlk Korku" sinema tarihinin en iyi filmlerinden biridir.

“Freud’un bahsettiği biçimiyle ‘tekinsizlik’ filmin ruhuna cuk oturdu.” Simon her şeyden önce utangaç bir adamdır. İşyerinde herkesin unuttuğu, annesi tarafından küçümsenen ve rüyalarının kadını tarafından bir türlü fark edilmeyen bir adamdır. Dışlanmışlığını ve dünyanın ona kayıtsızlığını değiştirmek içinse elinden pek bir şey gelmemektedir. Ta ki, işyerine ona tıpatıp benzeyen James gelene kadar. James onun fiziksel olarak ikizidir ama karakter olarak tam zıttıdır. Kendine güveni, karizmatikliği ve kadınlarla çok iyi geçinebilmesiyle bir anda herkesin gözdesi oluverir. Simon’ın tam da korktuğu gibi, James yavaş yavaş onun bütün yaşamını ele geçirmeye başlar. Dostoyevski’nin ‘Öteki’sinin oldukça yaratıcı bir uyarlaması olan film, kurduğu karanlık ve Kafkaesk atmosferle dikkat çekiyor. Richard Ayoade bu ikinci filminde, nev-i şahsına münhasır mizah anlayışıyla tedirgin edici ama oldukça da komik, daha önce pek görmediğimiz tuhaf bir dünya yaratıyor. Tek kelimeyle muhteşem!

İnsanların zihinlerine girme yeteğeni olan bir adam, 16 yaşında zeki ve rahatsız bir kızın sosyopat'mı yoksa travma kurbanı mı olduğunu ortaya çıkarmak için davasını kabul eder.


II. Dünya Savaşı sırasında Adolf Hitler’e karşı düzenlenen başarısız suikast girişimini konu alan, Tom Cruise’un başrolde olduğu tarihi bir gerilim filmidir. Film, Nazi rejimini içeriden çökertmeyi amaçlayan Alman subaylarının cesur planını anlatır. Albay Claus von Stauffenberg (Tom Cruise), Nazi rejiminin işlediği katliamları gördükten sonra Hitler’e karşı harekete geçmeye karar verir, planın adı ise “Operasyon Valkyrie”’dir. Bu operasyon, Hitler’e suikast düzenleyip ardından Valkyrie adlı acil durum planını kullanarak Nazi rejimini içeriden devirmeyi hedefler.

A struggling painter is possessed by satanic forces after he and his young family move into their dream home in rural Texas.

16 yaşındaki Alice Palmer baraj gölünde yüzerken trajik biçimde boğularak ölür. Cansız bedeni bulunur, kazara öldüğüne dair karara varılır ve Alice gömülür. Sonraki günlerde yas tutan aile üyeleri, bir dizi garip ve açıklanamayan olaylar yaşamaya başlar. Rahatsız ve korkmuş durumda olan Palmer ailsi, psişik parapsikoloji uzmanı Ray Kemeny’den yardım ister. Doğru cevapları ararken Alice’in garip yaşamını ve karanlık sırlarını keşfederler. Aile, bir gücün kızlarını takip ettiğini ve korkunç gerçeğin Mungo Gölü’nde saklandığını öğrenecektir.


Görme engelli bir piyanist olan Sofia'nın hayatı, üst komşusu Veronique'nin şüpheli bir cinayete kurban gitmesiyle altüst olur. Olayın sorumluları, cinayetin tek tanığı olan genç kadının peşine düşerler. Sofia, kendini bir anda acımasız bir suç örgütünün hedefi haline gelmiş halde bulur. Gizli ajanlar, suç ve şantajla örülü yeraltı dünyasında cinayetin perde arkasını çözmeye çalışırken Sofia'nın yolu, Veronique'nin eski bir savaş suçlusu olan babasıyla kesişecektir.


General Campbell'in güzel kızı bir gün askeri kışlanın eğitim alanında ölü bulunur. Bu olayın üzerindeki esrar perdesini çözmek için ordunun kriminal araştırma bölümünden görevli memur Paul Brenner ile Sara Sunhill görevlendirilir. Cinayetin meydana geldiği askeri kışlada generalin kendisi de dahil olmak üzere herkes zan altındadır. Olayların araştırılmaya başlanması, çok daha karmaşık bir sır perdesinin aralanmasına sebep olacaktır.

Bir seri katilin beyninin karanlık ve tehlikeli labirentlerinde şok edici bir yolculuğa hazır mısınız? Bu benzersiz yolculuğu yapan kişi, yeni teknoloji destekli bir terapi üzerinde çalışmakta olan psikolog Catherine Deane (J.LOPEZ)'dir. Bu yeni terapi yöntemi sayesinde Catherine, rüyalar ve derinlerde kalmış düşünceler de dahil olmak üzere bir başkasının bilinçaltına girebilmektedir. Catherine, bu yöntemi sadece komada olan bir çocuğu dünyaya ve acı çeken ailesine geri döndürmék umuduyla kullanmıştır. Ancak seri katil Carl Stargher (V.D'ONOFRIO) düzenlenen bir operasyon sırasında benzer şekilde komaya girince, FBI ajanı Peter Novak, (V. VAUGN) katilin tuzaklarla dolu bir hücrede hala hayatta olan son kurbanını bulabilmek umuduyla en son çare olarak Catherine'e başvurur. Catherine, bu zamana karşı yarışı kazanmak ve Stargher'in ölümcül ininin yerini bulabilmek için inanılmaz tehlikeli bir görevi kabul eder: Katilin çılgın zihninin derinliklerine girmeye çalışacaktır...

Psikolog Bill Capa (Bruce Willis) bir hastasının intihar etmesi üzerine bunalıma girer. Bir süreliğine bulunduğu ortamdan uzaklaşmak için meslektaşı Bob Moore'u (Scott Bakula) ziyarete gider. Bu esnada onun bir grup terapisine de katılan Capa, Moore'un da öldürülmesiyle kendini esrarengiz olayların ortasında bulur.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir