
Ian Somerhalder
Marco Polo

Assigned to accompany two priests on a mission to convert the court of Kublai Khan to Christianity, Marco Polo is abandoned in the mountains when the priests, doubting the very existence of China, turn back. Polo eventually pushes bravely forth alone toward the fabled country where he is accepted as an envoy into Khan's court. Marooned on the far side of the world, Polo, accompanied by his servant, Pedro, advances as a Mongol grandee for twenty extraordinary years. What he eventually brings back with him to the West is a chronicle that changed history forever.

Ian Somerhalder
Marco Polo

BD Wong
Pedro
Desiree Ann Siahaan
Temulun / Kensai

Brian Dennehy
Kublai Khan

Lim Kay Tong
Lord Chenchu
Christian Lee
Cogatai
羅燕
Chabi

Alan Shearman
Maffeo Polo

Michael O'Hagan
Old Marco Polo

Lim Yu-Beng
Burmese Priest

周文健
Chi
Ramin Razaghi Sefati
Persian Physician

孙蛟龙
Chonggu

方子哥
Achmath

Rodger Bumpass
Rustigielo

Avusturyalı Heinrich Harrer, II. Dünya Savaşı yıllarında ülkesinden uzaklaşarak Himalayalar'a gider. Tibet yakınlarındaki yasak bölge Lhasa'ya ulaşan Harrer'ın aklı henüz hiç görmediği çocuğundadır. Tibet'e kaçan Harrer, burada çocuk yaştaki kutsal lider Dalai Lama'yla tanışır ve Tibet halkının Çin'den gördüğü zulme tanık olur. Dalai Lama ise halkının onurunu düşünmekte ve Harrer'ın da yardımıyla sürekli kendisini eğitme ve geliştirme çabasındadır.

Alexandre Dumas'nın klasik romanının televizyona uyarlaması. Edmond Dantes iyi talihini kıskananların hasız suçlamalarıyla mahkum olur ve hayatının geri kalanını If adasındaki şatoda hapis olarak geçirmesine karar verilir. Hapiste herkesin deli olduğunu düşündüğü Abbe Faria isimli mahkumla tanışır ve Abbe ona yerini sadece kendisinin bildiği küçük bir adada saklı hazineden bahseder. Abbe zaman içinde hapiste ölür ve Edmond da ceset kılığında kaçar. Artık hazineyi bulma ve onu hapsettirenlerden intikam alma vaktidir.

Lyndon Johnson, John F. Kennedy suikastinin kaotik sonrasında Amerika Birleşik Devletleri Başkanı olur ve Sivil Haklar Yasasını geçirmek için senato da verdiği mücadeleyi konu ediyor.

1950'lerde Amerika'da siyahi bir kadın olan Henrietta Lacks'e kanser teşhisi konur. Kendisinden habersiz alınan ve üzerinde araştırma yapılan kanser hücrelerinin ölümsüz olduğu farkedilir. Henrietta Lacks hücreleriyle bilim ve tıp dünyasına ışık tuttuğundan habersiz bir şekilde hayatını kaybeder...

13. yüzyıla ait bir baladdan yola çıkılarak senaryosu yazılan film, ortaçağda geçen sarsıcı bir intikam hikayesi anlatıyor. Koyu hristiyan ailesi tarafından kiliseye gitmekle görevlendirilen bir genç kız, yolda tecavüze uğruyor ve öldürülüyor. Olayın ardından bir eve sığınan tecavüzcüler burada kızın ailesiyle karşılaşıyor ve kanlı bir şekilde yok ediliyorlar. Ingmar Bergman'ın az bilinen yapımları arasında olan Jungfrukällan, kanlı intikam hikayesi ile modern korku filmlerine ilham verdi. Usta yönetmen bu filminde masumiyet, hırs, paganizm ve dini inanç gibi kavramları tartışıyor.

Frantisek Vlâcil’in, 18. yüzyıl Bohemya ormanlarında geçen, iddialı ve çok katmanlı ortaçağ epiğinin teması, paganizmden Hıristiyanlığa geçiştir. Filmde, masum, manastıra bağlı klan liderinin önder kızının (Magda Vâsâryovâ), vahşi pagan savaşçısı Mikolos Kozlik’e (Frantisek Veleck) esir düşüşü ve cinsel sömürüye maruz kalışı anlatılır.

Frensisken Tarikatı'nın kurucusu. İtalyalı Aziz St. Francesco. "Erkek kardeş güneş, kız kardeş ay, erkek kardeş rüzgar ve kız kardeş nefes" diye betimlediği doğadaki görkem, azizin sahip olduğu varsıllığının ötesine geçer. Düşünmeyi bırakıp bir tercih yaptığında ise yasamış olduğu Ortaçağ'da çevresi tarafından aşağılanmasına ve deli olarak anılmasına neden olur. Onlara göre sefil, kendisine göre sadelik diye değerlendirdiği yaşam biçimi ve başarmak istediği şeyler, ölümünden sonra onu azizlik mertebesine taşır. Anlatmak istedikleri yaşadığı dönemde sonradan idrak edilir ve Papa tarafından takdirle karşılanır. Biyografik filmde, St. Damian Kilisesinin onarılması, Papa Innocence ile görüşmesi gibi Assisi'linin hayatında önemli olan hadiselerin anlatımının yanında, filmin görselliği ve müzikleri de azize yaraşır biçimde huzuru yansıtıyor, belki yaşadığı acılara daha fazla odaklanılabilir ve drama daha fazla ağırlık verilebilirdi ancak, film böylesi huzurlu bir anlatımdan mahrum kalırdı.

Film 13. Yüzyıl'da Alman Töton Şövalyeleri ile Novgorod'da yaşayan Ruslar arasındaki savaşı anlatır. Alman şövalyeler Pskov şehrini istila ader ve şehir halkını kılıçtan geçirir. Aleksandır Nevskiy Novgorod'un insanlarını toparlar ve onun liderliğinde Peypus Nehri'nin donmuş yüzünde savaşa tutuşulur. Sayıca üstün olan Novgorodlılar Alman işgalcileri bozguna uğratırlar.

Karpat yerlilerinden oluşan bir grup Zakhar Berkut liderliğinde Moğol ordusunun ilerleyişini durdurmak için plan yapar. Ancak yerlilerin içerisinde bulunan bir hain gizli bir geçitten bahseder ve olaylar değişir.

1938'de gergin geçen Münih Konferansı'nda artık rakip hükûmetler için çalışan eski arkadaşlar bir Nazi sırrını açığa çıkarmak için yarışan gönülsüz casuslar hâline gelir.

11 Eylül saldırılarının ardından bir avukat, yitirilen yaşamlara bedel biçmeye çalışırken duygusal bir hesaplaşmayla karşı karşıya kalır. Gerçek olaylardan uyarlandı.

Los Angeles'ta geçen çılgın bir gecede tanışan oyuncu Hervé Villechaize ile zor durumdaki bir gazeteci Danny Tate'in yeşillenen arkadaşlığını konu alıyor. Villechaize'i Peter Dinklage canlandırırken, gazeteci rolünde ise Jamie Dornan var. Sacha Gervasi, filmi Sean Macaulay'la birlikte yazdığı bir hikayenin kendisi tarafından yazılan senaryosuna dayanarak yönetiyor. Hikayenin temeli ise Villechaize 1993'te intihar etmeden günler önce Gervasi'e verdiği röportaja dayanıyor.

Bir tapınak şövalyesi ve bir grup ayaktakımı asker, 13. yüzyıl İngiliteresi'nde Rochester Kalesi'ni gaddar Kral John'a karşı savunmak için savaşmaktadırlar. Magna Carta Anlaşmasını imzalayan Kral John'un zamanında geçen hikayede, bu grup Kral'a karşı savaşarak ülkelerinin özgürlüğünü savunmaya çalışmaktadırlar. 25 milyon dolar bütçeli film Jonathan English tarafından yönetilmiştir. Film ile ilgili uzun bir süre Megan Fox'un adı geçse de, Fox'un filmi terketmesiyle yerini Kate Mara almış, Fox'la birlikte film ekibinin de önemli bir kısmı da (James Purefoy ve Paul Giamatti) değişmiştir. Filmin yapımcısı Andrew Curtis filmin finansmanını Londra Metrosundan daha karmaşık olarak tanımlamıştır.

Hikayesi 1130-1240 yılları arasında sürekli isyanlarla geçen gerçek Norveç tarihinden alınan filmde, yıl 1204'tür ve Norveç iç karışıklıklarla kasıp kavrulmaya devam etmektedir. Norveç Kralı ve çok fakir olduklarından akçaağaç kabuklarından yaptıkları ayakkabıları giydikleri için Birch Legs olarak adlandırılan grup, zafer kazanmak için herşeyi yapabilecek kilise piskoposunun adamlarına karşı savaşmaktadırlar. 2 yıl sonra 1206'da kral ölüm döşeğindedir ve geriye bırakabildiği tek varisi küçük yaştaki gayrimeşru oğlu Håkon Håkonsson'dur ve krallığın yarısı o bebeğin kellesini istemektedir. Ancak Skjervald ve Torstein adlarındaki iki Birch Legs savaşçısı hayatları pahasına bu veliaht prensi korumaya kararlıdırlar. İki savaşçı ve bebek çetin Norveç kışında ülkenin tarihini değiştirecek tehlike dolu bir yolculuğa çıkarlar.

İkinci Dünya Savaşı’nın başlarında İngilizler umutsuzluğa düştüğü sırada Churchill, kadınların casus olarak işe alınıp, eğitilmelerini emreder. Kadınların göz korkutucu misyonları sabotaj yapmak ve bir direniş oluşturmaktır. Bu görev için Vera Atkins, hırslı bir kadın olan Amerikalı Virginia Hall ve barış yanlısı bir kadın olan Noor Inayat Khan’ı işe alır. Kadınlar, Fransa’daki Nazi rejimini zayıflatmak için birlikte zorlu bir mücadeleye girişir.

A band of mercenaries led by Captain Curry travel through war-torn Congo across deadly terrain, battling rival armies, to steal $50 million in uncut diamonds. But infighting, sadistic rebels and a time lock jeopardize everything.

Bilâl-i Habeşî'nin çocukluğundan itibaren yaşadığı hayatı anlatan animasyon film, epik bir kahramanlık hikayesi. Bin yıl önce yaşayan küçük bir çocuk ile başlayan hikayede bu küçük çocuğun en büyük hayali dünyanın gelmiş geçmiş en güçlü imparatoru olmaktır. Hayallerini nasıl gerçekleştireceğine dair düşler kuran küçük çocuk ve kız kardeşi kaçırıldığında bu düşler yerini korkuya bırakır. Açgözlülüğün ve adaletsizliğin hüküm sürdüğü bir dünyada yaşamak zorunda bırakılan Bilal zaman geçtikçe boyun eğmeyi reddeder. Adaletsizlerin karşısında sesini yükseltmeye karar veren Bilal, tarihte hatırladığımız yerini kendi elleriyle yaratacaktır...

Hebalon İmparatoru dramatik bir ölümle hayatını kaybedince tahta oğlu Hal Tara gelir. Hal Tara'ya kalan ilk miras ise babasının ölümünün intikamını almaktır. Babasının düşmanları, Zeritler, tarafından öldürüldüğüne inandırılan Hal Tara köle kılığına girer ve çocukluk arkadaşı savaşçı Erito ile büyük bir yolculuğa çıkar. Bu amansız yolculukta kendilerini bekleyen macera Hal Tara'nın kendisini tanımasını sağlar. Savaşla dostluğu, sevgiyle nefreti ve yaşamla ölümü öğrenecektir * Danimarkalı yönetmen Anders Ronnow Klarlund'ın İpler'inin en büyük özelliği, bugüne kadar çekilmiş ilk uzun metrajlı kukla filmi olması.

Hercules comes to the aid of a young woman who is seeking the lost city of Troy. Eventually, Hercules leads her to a camp of refugees from the city, which has been taken over by Hera's Blue Priests. Hercules helps the refugees take back the city. "Hercules and the Lost Kingdom" is the second movie-length pilot episode of the television series "Hercules: The Legendary Journeys".

30 dakikalık bu başlangıç öyküsünde, zincire bağlı yürekli bir savaşçı keşiş, Kubilay Han’ın huzuruna çıkarılır ve çok geçmeden o trajik unvanı alır.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir