
A. Michael Baldwin
Mike

Abisiyle yaşayan Mike abisinin terk etmesinden korkmaktadır . Bir gün abisinin arkadaşının cenazesinde orada çalışan görevlinin zorlanmadan tabutu cenaze arabasına soktuğunu görür ve olayı araştırmaya karar verir.

A. Michael Baldwin
Mike

Bill Thornbury
Jody

Reggie Bannister
Reggie

Kathy Lester
Lady in Lavender

Angus Scrimm
The Tall Man
Terrie Kalbus
Fortuneteller's Granddaughter

Kenneth V. Jones
Caretaker
Susan Harper
Girlfriend

Lynn Eastman-Rossi
Sally
David Arntzen
Toby
Ralph Richmond
Bartender
Bill Cone
Tommy
Laura Mann
Double Lavender
Mary Ellen Shaw
Fortuneteller
Myrtle Scotton
Maid

Londra Metrosu'nda kazı yapan işçiler bir çok insan kemiğine rastlarlar, bunun üzerine hemen polise haber verilir. Polis, konuyu araştırması için Profesör Bernard Quatermass ve Dr. Mathew Roney'e haber gönderir. Bilim adamları çalışmaya başladıktan bir müddet sonra metro inşaatında kazılar esnasında 5 milyon yıl önce dünyaya düşmüş bir ufo bulurlar. Bundan sonra konuya askerler el koyar ve ufodan kaynaklanan garip olaylar patlak vermeye başlar.

After the death of his father, a brilliant college student returns to his family home where he learns that the horrors from his childhood aren't as dead and gone as he once thought.

After the fall of civilization, the few survivors have been driven to cannibalism. A young man must confront a violent tribe that has murdered his father and stolen the medicine that keeps his girlfriend alive.

Meşhur korku roman yazarı Clive Barker'ın imzasını attığı Books of Blood'tan uyarlanan film, uzay ve zaman ögelerinin birbirine girdiği üç farklı hikayeyi anlatıyor. Daha önce keşfedilmeyene doğru bir yolculuk yapılıyor. Filmde Anna Friel, bir psikolog olan Mary'yi canlandırıyor. Mary, 7 yaşındaki oğlunu lösemiden kaybetmiştir. Yeni sevgilisi Simon, Mary'nin ölü oğlu ile konuşması konuşabileceğini söyler. Robertson ise Jenna'ya hayat veriyor. Jenna, sesten iğrenme rahatsızlığı olan misfoniden muzdariptir. Annesinin onu çiftliğe geri göndereceğini öğrenince Los Angeles'ın yolunu tutar. Üçüncü hikayede ise bir katilin hikayesi anlatılıyor. Katil paha biçilemez bir kitap bulur. Bu sayede eşi ile birlikte kirli işlerden emekliye ayrılabilecektir. Bu karaktere ise Yul Vazquez hayal veriyor.

Bu kısa öykü derlemesinde dört hikaye yer alıyor: 1 - Gece yarısı evden markete gitmek için çıkan bir kadın, bir katilin serbest olduğu sırada beklenmedik sorunlarla karşılaşır. 2 - Bir atari oyununa takıntılı bir genç, bu tutkusunun ölümcül sonuçlara yol açtığını fark eder. 3 - Küçük bir kasaba rahibi inancını kaybeder ve kasabayı terk etmeye karar verir, ancak çöldeki yolculuğunda gizemli bir siyah kamyonet tarafından takip edilir. 4 - Bir ailenin evdeki sıçan sorunu, düşündüklerinden çok daha büyük bir tehlike barındırır.

Barbra ve kardeşi Johnny, babalarının mezarını ziyaret etmek için şehir merkezinden bir hayli uzakta, izbe bir bölgede olan mezarlığa giderler. Burada dua rutinlerini tamamladıkları esnada kendilerine yaklaşmakta olan yabancı bir siluetle karşılaşırlar. Kız kardeşinin aksine bir hayli rahat davranan Johnny, bu yabancının saldırısına uğrar ve oracıkta hayatını kaybeder. Ancak bu bir son değil, ürkütücü bir başlangıcın habercisi olur. Genç kadın ağır bir travmaya girer ve canını kurtarabilmek için bulabildiği ilk yere sığınır. Ancak burada yalnız olmadığını fark etmesi uzun sürmez. Bir anda kasabayı saran bu yaratıklardan korunmaya çalışan tek insan kendisi değildir. Ben de kendisi gibi canını zor kurtarmıştır ve kapıda diğerleri de vardır...

Gizemli yaratıkların istila ettiği dünyada bir hafızasını kaybetmiş genç adam, kayıp kız arkadaşını bulmak için eksantrik bir hayatta kalma uzmanıyla iş birliği yapar. Lowell Dean'ın yazıp yönettiği filmde "Matrix" serisinin Trinity'si Carrie-Anne Moss ve Douglas Smith'i izliyoruz.

Dünyanın büyük bölümünü yaşayan ölüler ele geçirmişlerdir. Yaşayan ölülerin estirdiği terör karşısında çaresiz kalan insanlar ise, 'normal' hayatlarını sürdürebilmek için çareyi tahkim edilmiş kent duvarlarının arkasına çekilmekte bulmuşlardır. Öte yandan bir avuç acımasız fırsatçı girişimci tarafından oluşturulmuş başka bir topluluk daha vardır. Bunlar da karmaşa içindeki kent caddelerinin üzerinde yükselen gökdelen kulelerinde yaşamaktadır.Kent duvarlarının dışında ölülerden oluşan ordu hızla büyüyerek güçlenir. İçeride ise anarşi doruk noktasına varmıştır. Kentteki insanların hayatını kurtarmak için bir grup paralı asker göreve çağrılır. Ölüler ordusundan insanları koruyabilmenin başka yolu kalmamıştır.

Charles Dexter Ward, a wealthy scientist, uses an ancient diary and human remains to begin a terrifying and bloody pursuit for immortality.

Gizemli bir vebanın gezegeni mahvetmesinin ardından yıllar sonra hayatta kalan bir grup insan intikamcı serseri ve aç "yaratıklardan kendini korumak zorundadır...Düşük bütçeli ama aksiyon dolu bir film.Bazı noktalarda 28. Gün ve Ben Efsaneyim gibi yapımlara benzerlik gösteriyor.Türün meraklıları mutlaka beğenecektir.


İsminden bile tehlike saçan Murder Legendre, Haiti’de bir zombi ustasıdır. Bay Beaumont, Legendre’dan aşık olduğu Madeleine’i kandırıp onun nişanlısından uzaklaşmasını ister. Ancak Legendre onu zombi bir köleye dönüştürür.




Testere'nin yaratıcıları yepyeni bir gerilimle ekranlarımıza konuk oluyor. Mary Shaw'ın faili meçhul bir cinayete kurban gitmesinin ardından Ravens Fair'in bu küçük kasabası korkunç, bilinmeyen bir takım ölümlerle sarsılmaya başlar. Derken Mary Shaw'ın korkunç efsanesinin ardındaki gerçekleri ve neden onu gördüğünde asla çığlık atmaman gerektiğini çözmek üzere vahşice katledilen bir kadının kocası kasabaya gelir.

The Devil Conspiracy, tarihin en etkili insanlarını sadece birkaç DNA parçasıyla klonlamalarına olanak tanıyan çığır açan bir teknolojiye sahip güçlü bir biyoteknoloji şirketinde yaşananları konu ediyor. Bu şirketin arkasında, İsa'nın kefenini çalan ve onlara İsa'nın DNA'sını veren bir Satanistler çetesi vardır. Klon, şeytana nihai adak olarak hizmet edecektir. Başmelek Mikail Dünya'ya gelir ve şeytanın komplosunu sona erdirmek için hiçbir şeyden vazgeçmez.


Mike Pearson(James LeGros),Tall Man'la (Angus Scrimm)mücadelesininden üzerinden 10 yıl geçmiştir. Mike yattığı akıl hastanesinden çıkmıştır ve telepati yoluyla Liz(Paula Irvine) isimli bir kızla bağlantı kurarak hem Tall Man'i durdurmak hemde Liz'i Tall Man'nin elinden kurtarmak için çocukluk dostu Reggie'yle(Reggie Bannister) birlikte yollara düşer.

II. Dünya Savaşı'nın en karanlık günlerinde, beş Amerikan askeri bir Fransız Şatosu’na girmekle görevlendirilir. Şato daha önce bir Nazi subayı tarafından işgal edilmiştir. Askerler için bu görev, onların savaş alanında gördükleri her şeyden daha korkunç bir kabus haline gelir. Doğaüstü bir düşmanla karşılaşan askerler, hayatlarının savaşını vermek zorunda kalır.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir