
Anna Godenius
Eva Randers


Anna Godenius
Eva Randers

Gösta Bredefeldt
Martin Wester
Toni Regnér
Agneta Jonsson

Nils Brandt
Driver

Algot Böstman
Jon Randers

Carl-Axel Heiknert
Bowling coach

Christina Indrenius-Zalewski
Wester's ex-wife
Märta Laurent
Öhman
Margit Lindeman
Head-waitress
Svante Martin
Svante
Veronika Mattson
Anna Andersson

Asko Sarkola
Paperboy

Göran Schauman
Bertil Sund
Lars Svedberg
Pettersson
Gustav Wiklund
Janitor

Disgrace is the story of a South African professor of English who loses everything: his reputation, his job, his peace of mind, his good looks, his dreams of artistic success, and finally even his ability to protect his cherished daughter. After having an affair with a student, he moves to the Eastern Cape, where he gets caught up in a mess of post-apartheid politics.

Dışarıdan mükemmel görünen bir aileye odaklanan yapım eskiden okulun yıldız atleti, şimdi ise başarılı bir işadamı olan Seymour “Swede” Levov ve ailesini yavaş yavaş keşfetmemizi sağlıyor. Eski güzellik kraliçesi olan karısı ve ergenlik çağındaki kızıyla mutlu bir hayat süren Levov'un mutluluğu bir gün kızının ortadan kaybolmasıyla bozuluyor. Kızının vahşi bir siyasi terör eylemi gerçekleştirmekle suçlandığını öğrenen baba ne olursa olsun kızını bulmaya karar veriyor. Ancak bu arayış sürecinde keşfettikleri hayatını derinden sarsıyor... Ünlü oyuncu Ewan McGregor'ın ilk yönetmenlik denemesi olan Pastoral Amerika filmi Phillip Roth'un Pulitzer ödüllü romanını temel alıyor.

Genç ve başarılı bir banker olan Andy Dufresne, karısını ve onun sevgilisini öldürmek suçundan ömür boyu hapse mahkum edilir ve Shawshank hapishanesine gönderilir. İşkence, tecavüz, dayak dahil her türlü kötü koşulun hüküm sürdüğü hapishane koşullarında, Andy'nin hayata bağlı ve her daim iyi bir şeyler bulma çabası içindeki hali, çevresindeki herkesi çok etkileyecektir. Bir süre sonra parmaklıkların arkasında bile özgür bir yaşam olabileceğine bütün mahkumları inandırır. Bu mahkumlardan biri olan Ellis Boyd "Red" ve Andy, unutulmaz bir dostluk kurarak hapishaneyi bambaşka bir yer haline getirirler.

Mario Puzo'nun çok satan kitabından Puzo ve yönetmen Francis Ford Coppola tarafından sinemaya uyarlanan eser, 40'lar ve 50'lerin Amerika'sında, bir İtalyan mafya ailesinin destansı öyküsünü konu alıyor. Corleone ailesi, Don Vito Corleone'nin başında olduğu, suça dayalı bir örgüt kurmuş olan İtalyan asıllı meşhur bir ailedir. Aile, New York'taki diğer dört aileyle birlikte New York'un yeraltı işlerini yönetmektedir. Ancak Corleone ailesini diğerlerinden ayıran özelliği, Don Corleone'nin cebinde bozuk para gibi taşıdığı politikacılar ve yargıçlardır. Politikacılar ve yargıçlarla olan bu yakın ilişkileri diğer ailelerin açamadığı kapıları açabilmesini sağlamaktadır.

Bir zamanların büyük uyuşturucu baronlarından Carlito Brigante, kokain bağımlısı avukatı tarafından bir teknik hata sonucu hapisten çıkarıldığı zaman, yeni bir başlangıç yapmaya kararlıdır. Artık "kirli" işlerden elini eteğini çektiğini ilan ederek yeraltı dünyasını altüst eden Brigante, ikinci sınıf bir gece kulübünün idaresini ele alır, eski kız arkadaşıyla bir araya gelir ve kendine yeni bir hayat kurmaya başlar. Ama attığı her adımda karşısına çıkan eski ortakları ve isim yapmaya çalışan genç suçlular onu yoldan çelmeye kararlı gibidir... Tüm iyi niyetlerine rağmen, Brigante'nin kimi zaman yersiz sadakati ve eski moda "onuru" onu, peşini bırakmamaya kararlı görünen geçmişiyle vahşet dolu bir ölüm - kalım savaşına sürükleyecektir...


James Stewart, karısına asılan bir barmeni öldürmekle suçlanan subayı (Ben Gazzara) savunan kasaba avukatı rolünde. McCarthy yıllarının kuşku dolu Amerika?sındaki havayı yansıtan, zekice örülmüş, sağlam oyunlarla klasikleşen bir film bu. Preminger, çok sıkıcı olabilecek bir öyküyü anlatırken, yönetmenlik dersi de veriyor.

Tecrübeli hırsız Carter "Doc" McCoy (Steve McQueen) ve eşi Carol (Ali MacGraw) berbat olan bir soygundan ganimetlerle kaçarlar. Kendilerini kanundan ve hınçlı bir gruptan ve suç patronunun ölümcül vuruş takımından kaçarken bulurlar. Tek amaç vardır: En son soygundan başarıyla çıkmak.

Beklenmedik bir trafik kavgası sonucunda oğlu ağır yaralanan öfkeli bir baba, duygusal çalkantılar ve intikam hırsı nedeniyle karanlık bir yola sürüklenir.

Mikael Blomkvist, dürüst bir gazeteci olmasına rağmen, bir tuzağa düşürülmüş ve yanlış bir haberle ünlü bir işadamını suçlamıştır. Bunun üzerine Mikael'in tüm kariyeri tersine döner. Gazetesi artık onunla çalışmak istememektedir. Tüm medya peşindedir ve yalnızdır. Elbette onu izleyen Lisbeth'in farkında da değildir; nam-ı diğer "Ejderha Dövmeli Kız"ın... Mikael, gazetecilik mesleğini bırakıp hapise girmek için gün sayarken, hiç beklemediği bir iş ayaklarına gelir. Ünlü Vanger şirketinin başındaki Henrik Vanger, Mikael'den yıllar önce kaybolan yeğeni Harriet'i bulmasını istemektedir. Aslında amcaya göre, Harriet öldürülmüştür ama cesedi hiç bir yerde bulunmamıştır. Güçlü bir aile olan Vanger'lerin nüfuzlarını kullanarak yaptıkları aramalar boşa çıkmıştır. Mikael'den isteği, Harriet'in katilini bulmasıdır. Mikael Blomkvist ve onun bilgisayar hacker'ı olan takipçisi Lisbeth Salander olayı aydınlatmak adına karanlık sırları ortaya çıkaracaklardır.

Yaşadığı sarsıcı olayın ardından sessizliğe bürünmüş olan Melinda (Kristen Stewart), lise hayatını dışlanmış bir genç olarak sürdürmektedir. Peki, Melinda annesinin ilgisizliğine ve arkadaşlarının alaycı tavırlarına rağmen iç dünyasında yaşadıklarını kelimelere dökecek cesareti bulabilecek midir?Aslında onun kimsenin bilmediği bir sırrı vardır ve bu sır açığa çıktığında her şey değişecektir.

Bir sinema fenomeni olan "Ejderha Dövmeli Kız"ın ardından ünlü yönetmen Niels Arden Oplev ve güzel oyuncu Noomi Rapace yeni bir intikam hikayesi için yeniden bir araya geliyor. İkiliye bu filmde Colin Farrell da katılıyor. Farrell, New York'un yeraltı suç örgütü liderinin sağ kolu olan cesur infazcı Victor karakterini canlandırıyor. Victor patronu yüzünden ölen karısı ve kızının intikamını almaya çalışıyor. Patronu gizemli bir katil tarafından tehdit edilince, Victor da detektifliğe soyunuyor. Bu sırada eski kurbanlardan biri olan Beatrice ise Victor'u baştan çıkarmaya ve ona şantaj yapmaya çalışıyor. Beatrice ile Victor'ın aralarındaki kimya onları şiddetli sonuçlara yol açan öç almaya sürüklüyor. İntikam ateşiyle yanan iki insan arasındaki ilişkinin etkileyici resmini çizen bu aksiyon-gerilim filminin yapımcılığını ise Neal Moritz (The Fast and the Furious serisi, I Am Legend) ve Joel Wyman (Fringe, Keen Eddie) üstleniyor...

İşe önce traktör üretimiyle başlayan Ferruccio Lamborghini, hayatının aşkı ile evlenip, inandığı işi gerçekleştirebilmek için elindeki her şeyi satar. Lamborghini, Ferrari markasının kurucusu olan Enzo Ferrari ile birlikte araba yapmak ister ancak beklenmedik bir şekilde reddedilir. O anı milat olarak gören Lamborghini, Ferrari’den daha iyi araçlar yapmak için çalışmaya başlar. Bu durum onlar arasında hiç bitmeyecek bir rekabetin de başlangıcı olur.

Mutlak güç, mutlak yozlaşmayı getirir. Topluma önderlik eden dört insan, özel olarak seçilen genç kız ve oğlanları sistematik bir biçimde aşağılayarak onlardan yararlanır ve işkence eder... Bir dizi müstehcen öyküyle başlayan bu sefahat dolu işkence, dinsel bir tören havasının ardına gizlenmiştir. Filmin gelişimi cinsel sapıklıktan sadizme, işkenceden ölüme kadar amansızca uzanır. İşkencelerin alacağı bir zevk yoktur, acımaları da... Pasolini'nin son filminde bir ölüm kokusu, çöküş ve umutsuzluk sancıları içinde kıvranan insanlığa soyutlanmış son bir ağıt yatar. Faşizme karşı zehir zemberek bu film, kasvetli bir tür vasiyettir sanki...

1969'un Ağustos ayında, Charles Manson'ın müritleri onun emriyle yedi kişiyi neden öldürdü? Zihin kontrolü, CIA deneyleri ve cinayet temalı bu komployu keşfedin.


Chicago Memorial Hastanesi’nde saygıdeğer bir cerrah olan Doktor Richard Kimble, Chicago şehrinin ABD başkanı George W. Bush kadar zeki! polisleri tarafından karısını öldürmekle suçlanmaktadır. Dr. Kimble bunu reddetmekte, karısını tek kollu bir adamın öldürdüğünü söylemektedir, fakat deliller aleyhinedir.Mahkemeye çıkarılan Dr. Kimble suçlu bulunur ve zehirli iğneyle öldürülmesine karar verir. Dr. Kimble öldürüleceği yere nakli sırasında onunla beraber nakledilen diğer mahkumların kaçış entrikaları sayesinde kurtulur ve kaçar. Kimble’ın hedefi karısını öldürdüğünü söylediği tek kollu adamı bulmaktır. Ancak Kimble’ın işi kolay değildir; çünkü peşinde fazlasıyla inatçı bir dedektif olan Samuel “Sam” Gerard vardır. Kimble hem tek kollu adamı bulup cinayeti onun işlediğini kanıtlamak hem de bu süre zarfında dedektif Gerard’a yakalanmamak zorundadır.

Bir sanat galerisi sahibi olan Susan Morrow (Amy Adams), 19 yıl önce yazar eşi Edward Sheffield’ı (Jake Gyllenhaal) terk eder. Yakışıklı bir işadamı olan ikinci eşi Hutton Morrow (Armie Hammer) ile birlikte düzenli bir hayat sürmektedir. Bir gün posta kutusunda eski eşinin hiç yayımlanmamış olan ilk romanının taslağını bulur. Eski eşi romanı hakkında kendisinin fikrini sormaktadır. Susan, bir matematik profesörü olan Tony Hastings’in ailesi ile çıktığı bir gece yolculuğunu anlatan "Gece Hayvanları" adındaki bu kitabı elinden bırakamaz. Kitabın kahramanı Tony’nin hayatı berbat bir hale geldikçe Susan da geçmişini hatırlayacaktır. Bu tehlikeli duygular onun geleceğini kemirecek ve hayatını değiştirecektir.

İki kez Oscar ödüllü Sally Field, Kiefer Sutherland ve Ed Harris, adaletsiz bir dünyada adalet arayışını konu alan bu büyüleyici gerilim filminde başrolleri paylaşıyor. Karen McCann'ın düzenli hayatı, bir yabancının evine girip 17 yaşındaki kızını öldürmesiyle paramparça olur. Ancak, katilin yasal bir boşluktan yararlanıp serbest bırakılmasıyla şok ve keder, öfke ve inançsızlığa dönüşür. Katil bir cinayet daha işlediğinde ve bir kez daha serbest bırakıldığında, Karen onun suçlarının bedelini ödemesi gerektiğine karar verir.

A woman escapes from the man who is about to rape her, but leaves her purse behind. Afraid that her attacker might come after her, she goes to the police, but with no proof of the incident, they can do nothing. In fact, the man does use the information in her bag and comes to her apartment with the intent of rape, but she sprays him in the face with insect repellent, and then holds him captive. She is then faced with deciding whether to go to the police who might not believe her and release him, or to kill him.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir