
Laura Antonelli
Angela


Kumarbaz ve şiir öğretmeni Daniele Dominici, İtalya'da bir sahil kasabasına gelir ve bir lisede dört aylığına öğretmen olarak işe başlar. Kız arkadaşı Monica ile ilişkisi krizdedir ve daha çok yeni tanıştığı Giorgio Mosca, Marcello ve Gerardo Pavani ile zaman geçirir. Sınıfta, Gerardo'nun kız arkadaşı olan on dokuz yaşındaki gizemli öğrenci Vanina Abati ile birbirlerine aşık olurlar. Bu ilişki onları trajik bir sona götürür.

1950’lerin sonunda İngiltere’de ortaya çıkan “Özgür Sinema/Free Cinema” akımının en başarılı örneklerinden biri sayılan “Saturday Night and Sunday Morning” Arthur Seaton (Albert Finney)’ın özelinde, fabrika dumanlarıyla kararmış Nottingham kentindeki işçi ailelerinin yaşamına tanıklık etmemizi sağlıyor. Arthur bir montaj fabrikasında çalışan, ailesiyle yaşayan, uçarı, sorumsuz, yaşadığı hayata öfkeli bir genç. Gelecek daha güzel günlerin hayalini kurarken bir yandan da hafta sonları publarda körkütük sarhoş oluyor, arkadaşının karısıyla yatıyor, komşu kadına havalı tüfekle ateş ediyor, aşık oluyor…

Anastasia ve Christian, yaşadıkları zorlu ayrılıkların ve iniş çıkışların ardından nihayet mutlu sona ulaşmışlardır. Tutkulu aşkları, nikah yüzükleri ve görkemli bir evlilik töreni ile mutlu sona ulaşmıştır. Ancak Anastasia'nın peşine düşen Jack, çifte huzur vermez. Anastasia'nın lüks ve aşkla bezeli mükemmel hayatı bir kez daha sarsıntılara sahne olacaktır.

Monday, Atina’da yaşayan 30’lu yaşlardaki iki Amerikalı Mickey ve Chloe’nin hikayesini konu ediyor. Genç ve güzel bir kadın olan Chloe, Atina’daki zamanının sonuna yaklaşmıştır. Bu süreçte çekici bir erkek olan Mickey ile tanışır. İkili, farkına bile varmadan tsunami gücünde bir aşka adım atarlar. Hayatına yön vermeye çalışan Chloe, işini ve yaşadığı şehri ardında bırakarak hafta sonu tutkusunun dayanılmaz gerçekliğinin peşinden gitmeye karar verir. Mickey ile kalmaya karar veren Chloe, büyük bir risk almıştır. Aşık çiftin birbirlerine duydukları tutku ve ihtiyaç büyüktür ancak ikisinin de istemsizce kendi hayatlarını sabote etme mizaçlı olmaları ilişkilerini bir hayli zorlayacaktır. Birbirlerinin omuzlarındaki yüklerden korkan bu iki aşık, kendi korkularını yenerek aşklarına sahip çıkabilecek midir?

Viven ve Roy, lise son sınıfta okuyan iki gençtir. Viven, fizik tutkunu olan başarılı bir öğrenciyken Roy'un oldukça sorunlu bir hayatı vardır. Beklenmedik bir olay ikisinin yollarının kesişmesine ve hayatlarının bambaşka bir hal almasına neden olur.

Anastasia tutkulu milyoner Christian Grey ile yaşadığı ilişkisini geride bırakmaya çalışmaktadır. Ancak bu sandığı kadar kolay olmaz. Yeniden bir araya gelen çiftin yaşadıkları zorluklar barışmalarıyla birlikte bitmeyecektir. Christian geçmişinden gelen şeytanları ile yüzleşmek zorunda kalırken, Anastasia da Grey'in geçmişinde kalan ancak onu unutmamış kadınların öfkeleriyle ve kıskançlıklarıyla yüzleşecektir.

Flipper Purify (Wesley Snipes) iyi bir işte çalışan sıradan bir Harlemli adamdır. Rahip babası (Ossie Davis), yufka yürekli annesi ve eroin bağımlısı kardeşiyle uğraşmaktadır. Kardeşi (Samuel L. Jackson) sürekli gelip ondan para ister, Flipse mecburen vermek zorunda kalır. Flipin kendisine gelince, kendisinin çok güzel ve akıllı olan küçük bir kızı ve çok sevdiği bir karısı vardır. İyi bir işi vardır fakat yeni sekreter gerekmekteydi ve bunun için ona bir sekreter verilir.

Evelyn, kelebekler üzerine araştırma yapan 30 yaşlarında bir kadındır. Her gün günlük ev işlerini yapmak için bir başka böcek türleriyle ilgili olan Cynthia’nın evine gider. Evelyn’den yaşça büyük olan Cynthia’nın soğuk ve acımasız tavırları onu daha zarif bir kadın olarak gösterirken, Evelyn’e karşı kötü davranmasının önüne geçmez. Cynthia’nın Evelyn’e kötü muamelesi her geçen gün artar, Evelyn’e verdiği görevler sınırları aşan ve aşağılayan noktalara gelir ancak Evelyn bu duruma hiç itiraz etmez. İkilinin her gün uyguladıkları bir ritüel haline getirdikleri bu durum her defasında Evelyn’nin cezalandırılmasıyla son bulur. Ancak Cynthia, Evelyn ile yaşadıkları ilişkiden bir süre sonra yorulur ve daha geleneksel bir ilişkinin özlemini duyar. Evelyn’nin bağımlılığı ikilinin ilişkisini kopma noktasına getirmek üzeredir.

Amerikalı bir eczacı olan Martin (Nicholas Hoult) ve İspanyol bir fizyoterapist olan Gabi (Laia Costa)'nin Los Angeles'ta gecenin geç saatlerinde buluşması popüler bir "arkadaşlık uygulaması" aracılığıyla gerçekleşir. İkisi de birbirlerinden çok etkilenir ve bir süre "takılmak" isterler ancak aralarındaki güçlü cinsel çekim bir süre sonra mutlu ve sadık bir ilişkiye dönüşür. Yine de Gabi "yeniliklere" takık olduğunu itiraf etmiştir, onun için her zaman trend, son moda olan daha cezbedicidir. Böyle bir kişi ilişkisine sadık kalabilecek midir? Film, "Bazen aşk yetersiz kalır" mesajını sosyal medyanın kaydadeğer etkileri üzerinden sunuyor.

Şehir değil. Kadın. Çok seksi bir kadın. Doğal olarak, Syd'in (Chris Evans, Fantastic Four) London'la (Jessica Biel, Stealth) tutku dolu ama fırtınalı ilişkisi bittiğinde, Syd harabeye döner. Unutmak ve hissizleşmek için kendini alkol ve üyuşturucuya veren Syd, London'ın arkadaşlarının onun için bir veda partisi verdiğini öğrenir ve davet edilmemesine rağmen, tedarikçisi (Jason Statham, Transporter 2) ile beraber partiye gider. Bedeli ne olursa olsun, eski kız arkadaşını şehri terk etmemesi için ikna edecektir.

Connie Sumner, kocası ve oğluyla mutlu bir yaşantısı olan bir kadındır. Bir gün iş için New York'ta bulunduğu sırada rüzgar yüzünden dengesini kaybeder ve düşer. O sırada orada bulunan genç kitapçı Paul Martel, kadına yardım eder ve dizindeki yaraya pansuman yapmak için evine davet eder. Connie, genç adamın evinde çok kısa bir süre geçirir ve hemen evine döner. Bu olayın, kocası Edward ile olan ilişkisi için bir test olduğunu düşünmektedir. Ancak bir süre sonra genç adamın dairesine tekrar gider; olaylar artık kontrolden çıkmıştır.

A woman becomes very curious about one of her psychiatrist husband's inmates, a man who was found guilty in the murder and disfigurement of his former wife.

Yaşlanan bir fanatik futbol taraftarı, kendisi ve genç bir takipçisi için yepyeni bir gelecek kurmaya çalışırken geçmişindeki gerçeklikle yüzleşir.Kısa film yönetmeni Francesco Lettier, futbol merkezli bu öyküyle ilk kez uzun metrajlı bir filmde yönetmenlik yapıyor.

1950’lerde Romalı genç bir kadın nişanlanmak üzeredir. Bir oyuncu seçmesine katılmak üzere Cinecittà’ya gider ve sonunda kendisini keşfedeceği uzun bir gece yaşar.

A PE teacher moves to a isolated mountain village where the people appear to live in unshakeable serenity, but soon stumbles across a disturbing ritual. Once a week, the locals are freed of their pain by a lonely boy born with the power to heal one's soul just by hugging them. Trying to rescue him from this madness, the man unleashes his dark side.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.







0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir