
Mabel Normand
Mabel

A tramp gets drunk in a hotel lobby and, upstairs, causes some misunderstandings between Mabel, two hotel guests across the hall from her room, and Mabel's visiting sweetheart.

Mabel Normand
Mabel

Charlie Chaplin
The Tramp (uncredited)

Chester Conklin
The Husband (uncredited)

Alice Davenport
The Wife (uncredited)

Harry McCoy
Mabel's Sweetheart (uncredited)
Frank Cooley
Hotel Manager (uncredited)

Henry Lehrman
Guest in Lobby (uncredited)

Al St. John
Bellboy (uncredited)
Billy Gilbert
Bellboy (uncredited)
William Hauber
Hotel Guest (uncredited)
Sadie Lampe
Hotel Guest (uncredited)

Filmde üç ayrı olay var: Biri Elvis, diğeri Perkins hayranı Graceland'e mi yoksa Sun Stüdyolarına mı gideceklerine bir türlü karar veremeyen Japon turistler; aynı otel odasını paylaşmaya karan veren Romalı bir dul ve kaçak bir kadın; üzüntülerini unutmaya çalışan terk edilmiş bir koca ve onun kayınbiraderi... Birbirinden ayrı bu üç öykünün kahramanları hiç karşılaşmasa da, aynı ses ve görüntüler öyküleri birleştiriyor.

Olabilecek bütün aksaklıkların gerçekten olduğu bir film setinde geçen bir günlük bir çekimi anlatıyor film. Yönetmeni, oyuncuları, teknik ekibi ve de seyirciyi çıleden çıkaran aksaklıklar bunlar, patlayan lambalar, atlanan replikler, kayıp kameraman, sete giren huzsuz cüce, daha neler neler... Bir yandan çekimin kontrolden çıkmasıyla gelişen absürd olaylara gülerken; bir yandan da bu yetenekli genç ekibe sempati duymamak, herşeye rağmen belki de başarabileceklerini anlayınca kapıldıkları müthiş heyecanı paylaşmamak elde değil. Sürreal ve çok hoş, ama hep beklenmedik olaylarla dolu, manik tarzda, sofistike güldürüyle el şakalarının karışımı bir komedi....

Marcus ve Emily, macera peşinde koşan arkadaşları Ron ve Kyla ile birlikte Mexico tatiline giderler. Anı yaşarlarken ağırbaşlılıklarını kaybeden arkadaşlar, deli dolu bir hafta geçirirler. Aylar sonra Ron ve Kyla, davetsiz bir şekilde Marcus ve Emily'nin düğününe gelir. Bu ziyaret, düğünü kaotik hale getirir. Böylece tatil arkadaşlığı bir anda gerçek hayatlara giriş yapmış olur.

Broke Gordon Miller tries to land a backer for his new play while he has to deal with with the hotel manager trying to evict him and his cast.

Erkek kardeşinin ölümünün ardından bir yıl boyunca duygusal bunalımlarda kaybolan Jack (Mark Duplass) en yakın arkadaşı Iris (Emily Blunt)'in teklifi üzerine onun ailesinin uzak bir adadaki yazlığına kendini toparlamak üzere gider... Eve gelir gelmez farkeder ki Iris'in kızkardeşi Hannah (Rosemarie DeWitt) da aynı fikirle eve gelmiştir... İkili akşam tuhaf bir durumda kalırlar. Iris'in ertesi günkü habersiz ziyareti işleri daha da karıştırır...

A group of holidaymakers head for the Spanish resort of Elsbels for a 4-day visit. When they get there, they find the Hotel still hasn't been finished being built, and the weather is awful. And there is something strange about the staff—they all look very similar. To top it all off, the weather seems to be having an adverse affect on the Hotel's foundations.

Bu devam filminde yeni evli Marcus ve Emily, kendileri gibi yeni evli ve bir bebekleri olan Ron ve Kyla'yı, Marcus'un Chicago'daki bir otelin inşaat sözleşmesi için otel sahipleriyle görüştüğü Karayipler'deki bir tatil köyüne davet eder. Ancak parti başlayınca çiftin rahatlatıcı tatili hızla vahşi bir maceraya dönüşür.

During a high-profile Mafia testimony case in Riverside County, a hired killer checks into a hotel room near the courthouse, while his depressed neighbor contemplates suicide over marital problems.

Richie ve Eddie, İngiltere’nin en kötü oteli olan Guest House Paradiso’yu işletmektedir ve otelin hemen yanında bir nükleer santral bulunmaktadır. Kaçak göçmen aşçı çoktan kaçmıştır ve tüm misafirler oteli terk etmiştir. Ancak, evlenmek istemediği nişanlısından saklanan ünlü İtalyan film yıldızı Gina Carbonara otele geldiğinde, işler oldukça ilginç bir hal alır!

Tarantino'nun örgütlediği bu ilginç fars-komedi dört 'bağımsız' yönetmenin ortak çalışması. Ted lüks fakat gözden düşmüş bir otelde servis elemanı olarak çalışmaya başlar ve ilk çalışma gecesinde dört, biri birinden ilginç odayla uğraşmak zorunda kalır. Odaların ilkinde bir cadılar kumpanyası Tanrıça Diana'nın ruhunu çağırma uğraşındadır. İkincisinde sert bir gangster Ted'i çocuklarına dadılık yapmaya zorlamaktadır. Üçüncü odada ise çıldırmış boynuzlanan bir koca ikâmet etmektedir. Son odaya girdiğinde Ted kendisini snop bir film yıldızının verdiği partinin ortasında bulur. Tüm bu 'karakterlerin' Ted'den farklı beklentileri vardır. Tarantino ve arkadaşlarının çok daha sakin, iddiasız bir tarzı denediği fakat absürd komedinin hakkını veren bir çalışma.

Utangaç Tim Lippe, toplantı için gittiği Cedar Rapids’te bir parti canavarı ile karşılaşır ve çok geçmeden kendini partiden partiye koşarken, otel havuzuna çıplak dalış yaparken ve seksi bayanlar tarafından baştan çıkarılırken bulur. Eğer bu haftasonu hayatta kalmak istiyorsa hayatını sonsuza kadar değiştirmek zorunda olduğunu anlaması çok uzun sürmeyecektir.

A commitment-phobic 27-year old’s relationship is put to the test when she and her boyfriend attend 7 weddings in the same year.

Doğu Almanya yıkılmadan önce kalp krizi geçiren ve 8 ay komada kalan anne, dışarda olup bitenlerden habersizdir. Doktor en ufak bir şokta annenin ölebileceğini söyler. Bunun üzerine oğlu ona yapay bir dünya oluşturur. Hatta bunun için arkadaşıyla birlikte çektiği haber bültenlerini annesine izletir. Doğu Almanya'nın yıkılması ile sosyalizme inanan insanların hayallerinin yıkılışına dikkat çeken film dünyadaki politik sistemleri de eleştirmektedir.

1940'lı yıllarda New York'lu sosyalist bir oyun yazarı olan Barton Fink, Los Angeles'a gelip bir film senaryosu yazma ihtimali belirdiğinde durumu kabul etmek zorunda kalır. Bir otele yerleşir ve burada film stüdyosunun başkanı Jack Lipnick'le tanışır. Lipnick'ten, yazacağı senaryonun kaba saba bir B filmi için olduğunu öğrenir. Daktilosunda sadece tek bir cümle yazmayı becerse de, içinde bulunmaya hiç alışık olmadığı durum sebebiyle bir türlü ilham gelmez ve tıkanır.Oteldeki kapı komşusu Charlie Meadows, geveze bir pazarlamacı ve tam bir orta sınıf insanıdır. Fink'in hayatına giren diğer insanlar da (ünlü bir senarist olan Mayhew ve onun kız arkadaşı Audrey gibi) genç entellektüel yazara ilham gelmesine ve senaryoda ilerlemesine yardımcı olamazlar. Stres doruğa çıktığında Fink kendisini doğaüstü tabloları andıran bir cehennemin içinde bulur.

Donald erken kalkmak zorunda ama her şey onu uyanık tutmak için çalışıyor gibi görünüyor. Yüksek sesle çalışan çalar saati, onu susturmak için yapılan birkaç girişime direniyor. Donald sonunda onu yutar; karanlıkta parlayan kadran tüylerinin arasından görülebiliyor. Sonra katlanır yatağı üzerine katlanır. İçinden yaylar çıkmaya başlar; Donald, onu bastırmak için ayrıntılı bir çerçeve oluşturur. Sonunda, alarmı çalmaya yetecek kadar saat kendini yeniden birleştirir ve gece sona erer.

Yıl 1968. Antoine Doinel serisinin arsız baş kahramanı, askerlik görevinden men edilmiştir. Bir gün ansızın özel bir dedektifin yardımcısı olarak kendine pozisyon bulan Doinel, türlü maceralar ve romantik ilişkiler içinde koşturur durur.


İki rakip iş bitiricinin yolları, New York'un önde gelen bir memurunun hatasını örtbas etmek için çağrıldıklarında kesişir. Bomba gibi bir gecede, işi halletmek için küçük şikâyetlerini ve egolarını bir kenara bırakmaları gerekecektir.

Aralarında çok sıkı dostluk duyguları olan üç arkadaş, hapse giren arkadaşlarının kefalet parasını bulup onu dışarı çıkarmak için giriştikleri karmaşık ve komik olaylar zincirinden oluşan maceraları anlatılıyor. Yaptıkları akılcı plan birden beklenmeyen gelişmeler yüzünden suya düşmek üzeredir. Arkadaşlarını kurtarmak bir yana kendi başları da büyük bir belaya girmek üzeredir.

30’larında iki kardeş olan Wilbur ve Harbour, babalarından kalma kitapçıyı işletmektedirler. Kardeşi Wilbur’ın hayata bağlarını yitirmiş olması ve sürekli intihar girişimlerinde bulunması, Harbour’u çok tedirgin etmektedir.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir