
Cassidy Rae
Amy Miller


Cassidy Rae
Amy Miller

Vincent Irizarry
Derek Bradshaw

Allison Smith
Jennifer

Jamie Rose
Elizabeth Bradshaw

Ashlee Levitch
Dana

Sherry Hursey
Ruth Miller

Nancy Carlin
History teacher

Richard Conti
Husband in Museum

Kandeyce Jorden
Erin

Jarion Monroe
Jewelry Store Clerk
Lisa Rodríguez
Lauren
Howard Swain
Detective Meyers
Steve Zad
Andy

Alicia Davis Johnson
History Student
Margo Blas
Cheerleader

This sequel to Flowers in the Attic picks up 10 years after Cathy, Chris and Carrie managed to escape Foxworth Hall.

Genç bir kadının yeniden aşık olma çabalarını anlatan Safe Haven, The Notebook ve Dear John gibi popüler filmlerin arkasındaki yazar Nicholas Sparks’ın romanından uyarlanmıştır. Gizemli bir genç kadın küçük bir Kuzey Carolina kasabasına gelince, birbirine bağlı insanlardan oluşan kasaba halkının içine girmek istememesi kadının geçmişine dair sorular sorulmasına neden olur. Genç kadın yavaş yavaş yeni hayatına alışmaya başlar ve iki çocuklu dul bir mağaza sahibi olan Alex ile bir ilişkiye başlama cesaretini kazanır. Ancak karanlık sırlar yeni hayatına o kadar korkunç bir şekilde girer ki fedakarlığın ne demek olduğunu bir kez daha anlamak ve aşkın gücüne güvenmek zorunda kalacaktır...

A writer/radio advice show host fails to heed his own advice as he stalks his ex-girlfriend and then becomes involved with an actress friend of hers.

Rahibe kılığına girmiş olan Sophie, katolik okulunda yaşanmakta olan olayları izleyicilere aktarmaktadır. Rahibenin kardeşine aşık olan Zoe, her fırsatta ona olan bu ilgisini dile getirmektedir. Ancak Sophie’de kardeşine karşı ilgi duymaktadır. Bunun yanı sıra onun aynı zamanda garip davranışlar sergilediğini de gözlemlemektedir. Ancak etrafındaki hiç kimse ona bu konuda inanmamaktadır. Bunun en önemli nedeni ise rahibe Sophia’nın söylediği her sözün, onun söylediklerinden daha inandırıcı ve daha etkili olmasıdır.

With her husband away at work, and her son at school, Laura dreams of a home-renovation project to supplant her restless days. Elliott, her irresistibly hot private contractor, soon fulfills her more forbidden dreams.

Devam filminde saplantılı Dr. Beck (Eric Roberts), kimliğini değiştirip kendine yeni bir hayat kurar... Dr. Beck bir gün Meksika'da bir sahilde genç bir kızı boğulmaktan kurtarır. Kıza aşık olur ve yine sinsi planlarını devreye sokar.

Başarılı oyuncu Eric Roberts’in saplantılı bir doktor rolünde yer aldığı bu gerilim dolu filmin yönetmenliğini ve senaristliğini Doug Campbell üstleniyor. Bir doktorun genç bir hastasına olan saplantısı tehlikeli bir boyut haline gelir.



Raimund, düzenli ama monoton hayatını kanıksamış bir Latince öğretmenidir. Kırmızı paltolu bir kadını tam nehre atlayacakken kurtarınca, kadın da onun hayatını kurtarır. Anlık bir kararla kadının binmesi gereken trene bindiğinde, kendini Lizbon´da, kadının okuduğu kitabın yazarının peşinde bulur. Raimund, takıntılı bir dedektif gibi parçaları birleştirdiğinde, 1970´lerin faşist Salazar Lizbon´unda bir arkadaşlık, ihanet, baskı ve devrim hikâyesi oluşturacaktır. Pascal Mercier´in uluslararası çoksatan romanından uyarlanan Lizbon´a Gece Treni, ülkeler ve tarih arasında dolaşan polisiye bir yapboz, romantik bir dram...

At a gathering of mystery and true crime fans, Aurora Teagarden’s nephew, Phillip, is accused of murder when an unplanned onstage blackout during the play in which he is performing ends, revealing Phillip holding the bloody knife that has just killed one of the other performers. 12th installment in Aurora Teagarden Mysteries

Jane’in (Streep) üç yetişkin çocuğu, başarılı bir Santa Barbara pastahane/restoranı ve on yıl önce boşandığı eski kocası avukat Jake’le (Baldwin) dostça bir ilişkisi vardır. Fakat Jane ve Jake oğullarının üniversite mezuniyeti için kendilerini şehir dışında bulduklarında, işler karışmaya başlar. Birlikte yedikleri masum bir yemek düşünülmeyen bir şeye dönüşür—yeni bir ilişki. Jake, çok daha genç olan Agness’le (Lake Bell) evlidir ve Jane artık, diğer kadındır. Jane’in mutfağını değiştirmek için işe alınan mimar Adam (Martin), yeniden alevlenen bu aşkın ortasında kalır. Boşanmasının etkilerini atlatmaya çalışan Adam, Jane’e aşık olmaya başlar, ancak çok geçmeden bir aşk üçgeninin parçası olduğunu fark eder. Jane ve Jake kendi hayatlarına mı devam etmeli, yoksa aşk ikinci turda gerçekten daha mı güzeldir?


Okulun en güzel kızı Paris Morgan annesinin arabası ile bir kaza yapınca, liseden atılmış olan zeki ve hoş Alvin Johnson onunla bir anlaşma yapar: Eğer onun sevgilisiymiş gibi davranırsa Alvin Paris’in annesinin arabasını gizlice tamir edecektir. Paris istemeyerek kabul eder. Paris tarafından kılığına kıyafetine çeki düzen verilen Alvin farklı davranmaya başlar ve diğer bütün gençler gibi duygusuz bir serseme dönüşür. Acaba Alvin gerçek dostlarını, burs olasılığını ve Paris ile gerçek bir ilişki kurma fırsatını yitirmeden önce yeni keşfettiği egosunu dizginleyebilecek midir?

Maxwell Caulfield ve Charlie Sheen, Los Angeles’a giderek ufak çaplı suçlar, anlamsız şiddet ve vahşi cinayetlerle dolu bir yolculuğa çıkan liseli dışlanmış gençleri canlandırıyor. Uzun süre aklınızdan çıkmayacak bir hikâye...

When teacher Randall Thomasson is killed during a carjacking, an unexpected visitor shows up at his funeral - his estranged brother, Karl Thomasson. An ex-Green Beret turned mercenary, Karl signs on as a new substitute teacher in order to investigate Randall's murder.

Bir edebiyat öğrencisi olan güzel Anastasia Steele, çekici ve zengin bir iş adamı olan Christian Grey ile bir röportaj gerçekleştirir. Görüşmeye gittiğinde karşısında, tavırları ve çekiciliği ile baş döndüren bir adam bulur. Aşk ve ilişkiye biraz mesafeli duran Anastasia, bu zenginve yakışıklı adamın cazibesine karşı koyamaz ve kendisini çekimine bırakır. Fakat hayatta her şeye karşı doyum noktasına ulaşmış olan Grey'in ilişki ve seks söz konusu olunca kimsenin bilmediği gizli sırları vardır. Genç kız karşısındaki adamla şehvetin bilmediği yollarına da sapacak mıdır?

İyi huylu muhterem papaz Henry Biggs (Courtnry B. Vance), yaşadığı çevrede varlığını ortaya koyamadığı için kilise koro başkanı Julia (Whitney Houston) ile evlilikleri sallanmaya başlar. Daha da kötüsü Joe Hamilton (Gregory Hines) adında gayrimenkul komisyoncusunun ortaya çıkması ile kilisesinin geleceği tehlikeye girer. Çaresizlik içindeki Biggs, Tanrı’ya yardım etmesi için dua eder. Tanrı, Biggs’in dualarını duyar ve Dudley (Denzel Washington) adında bir melek gönderir. Ne yazık ki gökten inen bu melek ile Henry’nin hayatı arapsaçına dönüşür.

Will Traynor zengin, başarılı, yakışıklı, yaşamayı seven ve istediği her şeye sahip olan genç bir adamdır. Ancak talihsiz bir motosiklet kazası sonrası felç kalınca yaşama hevesini kaybetmiş, ölmeyi düşünmeye başlamıştır. Louisa Clark ise bir kafede garsonluk yapan, hayatta fazla bir başarısı ve beklentisi olmayan, her daim ablasının gölgesinde kalmış bir kadındır. Lou kafedeki işini kaybedince yeni bir iş aramaya başlar ve Will'in bakıcısı olarak çalışmaya işe alınır. Son derece kültürlü ve donanımlı biri olan Will, Louisa'yı önce küçümsese de genç kadının varlığı ona yaşama sevinci vermeye başlar. Aralarında kurulan bu arkadaşlık ve yakınlık, ikisini de çok değiştirecektir.

Sevilen romandan uyarlanan Son Gün Doğumu, kronik hastalığı olan üniversite öğrencisi Ry'ın, annesiyle Mallorca'ya yaptığı yaz tatilini konu alıyor. Ry, beklenmedik bir şekilde Julián'a âşık olup anı yaşamaya başlasa da kötüleşen durumu ve uzun süredir saklanan aile sırları, yaz bitmeden her şeyi altüst edebilecek bir tehdit oluşturur.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir