Mihai Vasilescu
Lupu

Wolf is a lonely boy who surrounds himself by a world that responds to his desires. He brings Clara, the girl he loves, inside this world but when he can't be sure if she is still real or become imaginary he feels trapped and wants to escape.

1981 yılında Kansas'ta başlayan bu hikâye, küçükken aynı beyzbol takımında oynayan Brian ve Neil'in hayatlarına odaklanıyor. 8 yaşındayken amnezi geçiren Brian, neler yaşadığını hatırlayamadığı ve hayatından eksilen 5 saatte uzaylılar tarafından kaçırılıp üzerinde deneyler yapıldığına inanmaktadır. Neil ise beyzbol takımının koçunun tacizine uğramış, geri kalan hayatı boyunca onu unutamamış fahişe bir gençtir. Küçükken yaşadıkları travmatik olaylar sonucu hayatları tamamıyla değişen iki gencin yolları yıllar sonra tekrar kesişecektir. Çünkü Brian, Neil'in kendisinin uzaylılar tarafından kaçırılmasını açıklayabileceğini düşünmektedir.

Steven Spielberg'in kendi çocukluğundan izler taşıyan bu film, II. Dünya Savaşı sonrasında, Arizona'da mütevazı bir ailede büyüyen Sammy Fabelman'ın, sinemanın büyüsüyle aile içerisinde yaşanan gelgitlerin üstesinden gelmeye çalışmasını konu ediniyor.

En son Before Midnight filmiyle izleyici karşısına çıkan Richard Linklater'ın senaryosunu yazıp yönettiği film, çıkış noktası olarak yakın zamanda boşanmış bir çiftin, Mason ve Olivia'nın hikayesine odaklanıyor. Sahip oldukları tek çocukları ise artık anne ve babasının bir arada yaşamadığı gerçeğine alışmak ve bu yabancı düzen içerisinde yaşamayı öğrenmek zorunda. Çocuğun 6 yaşında başlayan bu yeni tecrübesini 12 yıl boyunca sürecek olan bir büyüme evresine yayan yönetmen, bu süreç boyunca yaşananları beyaz perdeye aktarıyor.

Güney California'da 1970'lerin sonlarında geçen film, 1970'li yılların kadın, aile, zaman gibi kavramlarını derinlikli ve eğlenceli bir biçimde masaya yatırıyor. Santa Barbara'da geçen hikaye 50'lerinin ortalarında bekar bir annesi temel alıyor. Dorothea Fields sakin hayatında bir tek büyüttüğü küçük oğluyla yaşıyor. Kültürel değişim ve isyan çağına gelmiş olan Jason'ın hizaya gelmesi için 2 genç kadının yardımına başvuruyor; punkçı, özgür ruhlu bir sanatçı olan kiracısı Abbie ve anlayışlı ve seks bağımlısı yan komşusu Julie...Başrollerinde ünlü oyuncular Elle Fanning, Alia Shawkat ve Laura Wiggins'in yer aldığı filmi Mike Mills yazdı ve yönetti. Yarı otobiyografik olan film, yönetmen Mills'in çocukluğundan uyarlandı. Komedi-drama tarzı olan film kendini izlettirmektedir.

A poor, struggling South Carolinian mother and daughter face painful choices with their resolve and pride. Bone, the eldest daughter, and Anney her tired mother, grow both closer and farther apart: Anney sees Glen as her last chance.

Altı yaşındaki Maisie, rock yıldızı annesi Susanna ile karizmatik ancak ilgisiz sanat simsarı babası Beale´in tatsız boşanmasının sarsıntılarıyla boğuşmaktadır. Maisie’nin hayatına, boşanmanın ardından anne ve babasının yeni eşleri de girer. Ancak küçük kız, eşlerinin bencilliğini fark edip birbirlerine âşık olan üvey ebeveyniyle yakınlaşınca durum iyice çetrefilleşir.

Noel’den birkaç gün önce Matthias, Almanya’da bir mezbahadaki işinden ayrıldıktan sonra Transilvanya’daki çok etnikli köyüne döner. Babası Otto artık hasta ve yalnız olduğundan, onu görmeden büyüyen oğlu Rudi için endişe duymaktadır ve eski sevgilisi Csilla ile tekrar görüşmek ister. Bir anda konuşmayı bırakan çocuğun korkularını yenmesine yardımcı olmak ister. Csilla’nın çekip çevirdiği fırın, birkaç göçmen işçiyi işe almaya karar verdiğinde toplumun huzuru kaçar. Hüsranlar, çatışmalar ve tutkular yeniden su yüzüne çıkarak toplumdaki huzur görüntüsünü bozar.

Kate Winslet'ın bu etkileyici ilk yönetmenlik denemesinde Helen Mirren, son vedasını kendi istediği gibi yapmayı planlayan hasta ve kıvrak zekâlı bir anneyi canlandırıyor.

Julie, doğum sonrası depresyonunun neden olduğu karanlığı geride bırakmak için yaratılışının parlak Crayola renkli dünyasına kaçan yeni bir anne ve çocuk kitabı yazarıdır.

50'lerin Welton Akademisi, ciddi, disiplinli ve akademik çevrelerde saygınlığı yüksek olan bir okuldur. Okul yönetiminin muhafazakar ve ortodoks tavırları okulu öğrenciler için sıkıcı ve bunaltıcı bir hale getirmektedir. Fakat yeni ingilizce öğretmeni John Keating'in okula atanmasıyla çok şey değişecektir.Keating öğrencilerine ders kitaplarını yırtıp atmalarını, kalıplaşmış düşünce şekillerinden uzaklaşmalarını ve hayatlarını dolu dolu yaşamalarını öğütlemesiyle okulun statükocu tavrına son derece zıt bir profil çizmektedir. Öğrencilerini şiir ve nitelikli edebi yapıtlarla tanıştıran Keating onların pek çoğu üzerinde derin bir etki yaratır ve onların geleceğe dair hayallerinin şekillenmesini sağlar. Elbette Keating’in yaklaşımının okul yönetimi tarafından farkedilmesi ve üstüne gidilmesi uzun sürmeyecektir. Fakat okul müdürü Nolan Keating’i okuldan uzaklaştırma kararı aldığında hayatlarını değiştirdiği öğrencileri Keating’i savunmak için harekete geçerler.

İçinde bulunduğu çetenin başı belaya girince Landon Carter, bir anda kendini okul tiyatrosunda sahnelenecek bir oyunun içinde bulur. Burada karşılaşacağı sessiz ve kendi halinde bir kız olan Jamie'ye aşık olması ise tüm hayatını tümüyle değiştirecektir.

Ayrılmaz arkadaşlar AJ ve Moose, 1991 yazında hızlı para kazanmak için havuz kenarındaki büfeyi satın alır. Zengin olma hayalleri kurarken, havuz görevlisi Brooke ile tanışmaları her şeyi değiştirir. Brooke, hem yaz planlarını hem de dostluklarını altüst eder. Beladan uzak durmayı beceremeyen ikili, bu kez aşk, para ve macera arasında sıkışıp kalır.

Franc Roddam'ın 1979 yapımı "Quadrophenia"sı, 1960'larda Mods ve Rockers adlı iki müzik gurubunun rekabetini anlatıyor. The Who grubunun bir albümünden yola çıkan filmde, Sting de ilk beyazperde sınavını veriyor...

Hayaller, ilk kez aşık olan genç bir kadın olan Johanne'nin hikayesini konu ediyor. Johanne, hayatında ilk kez gerçekten aşık olur, hem de öğretmenlerinden birine. Yoğun duygularını unutmamak için onları özenle yazıya döker. Annesi ve büyükannesi Johanne’nın yazdıklarını okuduklarında, ilk başta oldukça samimi içerikler karşısında şok olurlar. Ancak kısa sürede onun edebi potansiyelini fark ederler. Olası bir yayın hakkında tartışırken, üç kadın da aşk, cinsellik ve kendini keşfetme konusundaki farklı görüşleriyle boğuşmak zorunda kalır.

Ayrılış, şaşırtıcı derecede konuşan bir kuş biçiminde gelen ölüm ile yüzleşmek zorunda olan bir anne ve kızının hikayesini konu ediyor. Tuesday, ölmek üzere olan bir gençtir. O, annesi Zora'ya yakın olmak ve Dünya'daki bir papağanın bedenine bürünen "Ölüm" ile arkadaş olmak ister. Tuesday, yeni arkadaşının ona son dileğini yerine getirmesini umar.

Apartheid’in acımasız yüzüne tanık olan beyaz bir öğretmenin çarpıcı dönüşümü! Ben du Toit, sıradan bir hayat sürerken, bahçıvanının polis şiddetiyle öldürülen oğlu için adalet arayışına girer. Sistemin baskılarına rağmen gerçeklerin peşinden giden Ben, hukukun çaresizliğiyle yüzleşir.

Bir salgının dünyanın yarısını yok etmesinin üzerinden geçen on yılın ardından, bir baba ve kızı toplumdan uzak bir yerde yaşamaktadır. Adam, kadınların yok olmasına neden olan salgının başlarında doğan kızını sadece erkeklerin yaşadığı toplumda büyütmeye çalışır. Kızının erkek gibi görünmesini sağlayan ve onu insanlara erkek olarak tanıtan baba, erkek egemenliğindeki toplumda kızını korumak için zorlu bir mücadele vermek zorunda kalır.

Halka, Halka 2 ve Karanlık Sular gibi korku şaheserlerinin yönetmeni Hideo Nakata, bu kez sanal dünyanın korkularına ve endişelerine dair, interneti canlı, yaşayan bir mekânlar dizisi olarak hayal eden bir psikolojik gerilimle beyazperdeye geliyor.Steve McQueen’in Açlık filminin de senaryosunu yazan Enda Walsh’ın bir oyunundan uyarlanan Chatroom, karizmatik William’ın açtığı bir sohbet odasında buluşan bir grup genci izliyor. Nowhere Boy filminde John Lennon’ı canlandıran Aaron Johnson’ın oynadığı William arkadaşça, yardımsever yaklaşımıyla saf gençleri kandırır. Kendi felaketine doğru ilerlerken, gerçek dünyadaki insanlara tahammülü yoktur William’ın. Yeni kurbanları Jim, Eva, Emily ve Mo, sanaldan gelen gerçek bir tehditle karşı karşıyadır.

1983 yılı yazı sırasında 17 yaşındaki Amerikalı-İtalyan Elio Perlman günlerini ailesinin İtalya'nın kuzeyindeki 17. yüzyıldan kalma villasında klasik müzik yaparak, okuyarak ve arkadaşı Marzia ile flört ederek geçirmektedir. Elio, Greko-Roma kültüründe uzmanlaşmış seçkin bir profesör olan babası ve onu elit kesim meyveleriyle, doğal lezzetlerle şımartan, çevirmen olan annesi Annella ile bir arada olmaktan ziyadesiyle memnundur. Elio'nun olgunluğu ve entelektüel birikimi, onu tam teşekküllü bir yetişkin gibi gösteriyor olsa da özellikle kalpteki konularda onun hakkında hala masum ve biçimlenmemiş olan çok şey vardır. Bir gün, doktorasını sürdüren büyüleyici bir Amerikalı bilim adamı olan Oliver Elio'nun babasına yardım etmek göreviyle yıllık yaz stajyeri olarak villaya gelir. Güneşin ışıltılarının arasında Elio ve Oliver hayatlarını sonsuza dek değiştirecek bir yaz boyunca yeşermekte olan arzunun güzelliğini keşfedeceklerdir.

1958 yılında dev bir robot, Amerika’nın Maine eyaletinin küçük bir kasabasına düşer ve çevre halkını dehşete düşürür. Bir gün Hogarth adında 9 yaşında bir çocukla arkadaş olur ve bu arkadaşlık ona insaniyet ve cömertlik kavramlarını kazandırır.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.






0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir