
Freddie Bartholomew
Cedric 'Ceddie' Erroll aka Lord Fauntleroy


Freddie Bartholomew
Cedric 'Ceddie' Erroll aka Lord Fauntleroy

Dolores Costello
'Dearest' Erroll

C. Aubrey Smith
Earl of Dorincourt

Guy Kibbee
Silas Hobbs

Henry Stephenson
Havisham

Mickey Rooney
Dick Tipton

Constance Collier
Lady Constantia Lorridaile

E. E. Clive
Sir Harry Lorridaile

Una O'Connor
Mary

Jackie Searl
Tom Tipton

Jessie Ralph
Applewoman

Ivan F. Simpson
Reverend Mordaunt

Helen Flint
Minna Tipton

Eric Alden
Ben Tipton

May Beatty
Mrs. Mellon

Küçük Oliver, tacize maruz kaldığı yetimhaneden bir şekilde kaçmayı başarmıştır. Yeni hayatına başladığında, birçok farklı ve ilginç karakterdeki insanla tanışmış; bu sayede yolculuğu bir maceraya dönüşmüştür. Bu sırada bir mentor tarafından yankesicilik yapmak üzere yetiştirilen bir grup çocukla tanışması, hayatının dönüm noktalarından birine doğurur. Tüm bu karmaşaların ortasında Oliver özlemini çektiği tek şeye, gerçek bir aileye kavuşabilecek midir?

At the dawn of the 20th century, following their father's arrest on suspicion of betraying state secrets, the three Waterbury children—Bobbie, Phyllis and Peter—move with their mother to Yorkshire, where they find themselves involved in unexpected dramas along the railway by their new home.

An orphan endures a harsh life in a workhouse before fleeing to London, where he falls in with a gang of juvenile pickpockets led by the criminal Fagin, and eventually finds a better life, exposing the cruelties of poverty and child labor in Victorian England.

Babasının 1. Dünya Savaşı’nda cepheye gitmesiyle birlikte yatılı okula verilen küçük bir kızın buradaki masalsı hikâyesini anlatıyor.

Küçük bir kız yaşamak için gönderildiği büyük ve gizemli bir malikânede, daha önce yaşıyor olduğundan haberdar olmadığı kuzeni ile tanışır. Daha sonraları ise, kuzeninin bile varlığından haberdar olmadığı gizli bir bahçenin varlığını keşfedeceklerdir. Uzun seneler boyunca, sahipsiz kalmış olan gizli bahçe, artık sağlam dostlukların ve arkadaşlıkların yeşerip büyüdüğü çok özel bir mekana dönüşecektir..

1890 yılında geçen "Anne" öğretmen olan ebeveynlerini küçük yaşta kaybettikten sonra yetim kalan kızıl saçlı bir kızın hikayesidir. Bir süre amcası ve yengesi ile birlikte yaşadıktan sonra amcasının ölümü ve yengesinin şehre taşınmasının ardından ortada kalmıştır. Sığınmacı olarak bazı ailelerin yanına verilmiş ve sonunda yetimhaneye yerleşmiştir. Yetimhanede yaşadığı talihsiz bir olay sonucu Marilla Cuthbert ve erkek kardeşi Matthew'e evlatlık olarak verilmiştir. Yerleştiği bu küçük kasabada parlak zekası ve sonsuz hayal gücü ile herkesin hayatında olumlu değişiklikler yapacaktır. Tüm bu acılarla dolu yaşamına rağmen o cıvıl cıvıl, yaratıcı ve sevgi dolu yüreği ile dünyada bir yer edinmek için savaşır.


İngiltere’de geçen The Secret Garden, Hindistan’da kendisini istemeyen varlıklı bir İngiliz aileye doğan, Mary Lennox adında 10 yaşındaki bir kıza odaklanıyor. Lennox ebeveynleri öldüğünde amcası Archibald Craven (Colin Firth) ile birlikte yaşaması için İngiltere, Yorkshire'a yollanır. Orada hastalıklı kuzeni Colin ve iki çocukla tanışır. Çocuklar, Misselthwaite Malikanesi civarında mucizevi bir saklı bahçe bulmuşlardır. İki travma yaşamış çocuk olan Colin ve Mary bir yandan birbirlerini iyileştirirken diğer yandan da Mary'nin ailesinin sırlarını keşfedeceklerdir.

Fortunata, zorlu geçen evliliğinin yarattığı enkazdan kurtulmaya çalışan genç bir kadındır. Elinden tutan küçük kızından güç alan Fortunata, bir kuaför açmaya çalışır. Onun hayatta tek bir amacı vardır oda; önünde engel olmaya çalışan erkeklerle dolu bu dünyada mutlu olup, hayata karşı dimdik durmak.

Genç ve başarılı bir banker olan Andy Dufresne, karısını ve onun sevgilisini öldürmek suçundan ömür boyu hapse mahkum edilir ve Shawshank hapishanesine gönderilir. İşkence, tecavüz, dayak dahil her türlü kötü koşulun hüküm sürdüğü hapishane koşullarında, Andy'nin hayata bağlı ve her daim iyi bir şeyler bulma çabası içindeki hali, çevresindeki herkesi çok etkileyecektir. Bir süre sonra parmaklıkların arkasında bile özgür bir yaşam olabileceğine bütün mahkumları inandırır. Bu mahkumlardan biri olan Ellis Boyd "Red" ve Andy, unutulmaz bir dostluk kurarak hapishaneyi bambaşka bir yer haline getirirler.

Klasik hikaye, çalıştırıldığı yerden kaçan yetim çocuğun, Londra sokaklarında bir yankesici ile tanışmasını ve yankesiciliği öğrenmesini anlatıyor.

Aylak babası, çalışkan bir annesi ve birkaç tane kardeşi olan bir kızın bu ortamda büyümesini, para kazanmasını ve aşk hikayelerini anlatıyor.

Altı yaşındaki Maisie, rock yıldızı annesi Susanna ile karizmatik ancak ilgisiz sanat simsarı babası Beale´in tatsız boşanmasının sarsıntılarıyla boğuşmaktadır. Maisie’nin hayatına, boşanmanın ardından anne ve babasının yeni eşleri de girer. Ancak küçük kız, eşlerinin bencilliğini fark edip birbirlerine âşık olan üvey ebeveyniyle yakınlaşınca durum iyice çetrefilleşir.

New York moda dünyasının göz alıcı karmaşasında, sıfır bedenli muhteşem kadınlar içindeyken saçınızın kötü olduğu bir gün iş hayatınızın sonu olabilir. İşte Runway Dergisi bu inanılmaz cehennemin tam ortasıdır. Miranda Priestly ise moda dünyasının en güçlü kadını Runway'in korku salan kraliçesi kendisine bir asistan alacaktır. Milyonlarca kızın hayatını verebileceği bir iş ise sıradan bir New York'ta yaşayan Andy Sachs için göz kırpmaktadır. Yapacağı iş kesinlikle kendisine saygısı olmayan insanların yapabileceği türden, yaşamı bırakıp çalışmaya dayalı bir tür Miranda köleliğidir.

İngiltere'den mektup yoluyla bulduğu bir erkek ile evlenmeye karar veren, konuşma problemleri olan bir kadın, küçük kızı ve de çok değer verdikleri piyanosunu da yanına alarak evleneceği kişi ile tanışmak için Yeni Zelanda'ya doğru yola çıkarlar. Evlendikten bir süre sonra yanlış bir seçim yaptığını kavrayan genç kadın, yerli halk ile kaynaşmayı başarmış bir beyaz ile piyanonun etrafında başlayan yakınlaşması tutkulu bir aşka dönüşecektir.

16 yaşındaki Jamal, okulundaki testlerde aldığı yüksek notlar nedeniyle şehrin en ünlü okullarından Mailor-Collow'dan bir burs kazanır. Kenar mahalleden gelmesi sebebiyle zengin çocuklarının arasında önceleri zorluk çekse de, spordaki başarısı ve yazdığı yazılar ile kendini sevdirmeyi başarır. Birgün Jamal iddia sonucu kendi halinde bir yazar olan William Forrester'ın evine birşey çalmak amacıyla girer. Ancak evden kaçarken sırt çantasını düşürür. Çantasını geri aldığında ise yazarın defterlerine bazı notlar bıraktığını görür. Bundan etkilenen Jamal ve Forrester arasında sıradışı bir arkadaşlık başlar. Yıllar önce çok ünlü bir roman yazan fakat sonra yazmayı bırakan Forrester, genç çocuktaki yeteneğin farkına varmıştır.

Paul Javal isimli bir senarist Fritz Langin yeni filmi için bir senaryo yazması için işe alınır. Maddi sıkıntılar nedeniyle hayatını düzene oturtmakta zorlanan Paul, genç ve güzel karısı Camilee'i çok sevmektedir. Homeros'un Odysseia eserinden uyarlanacak olan filmin senaryosu için aldığı sipariş bir süre sonra Paul'ün hayatını allak bullak eder ve karısı ile olan mutluluğu da bozulmaya başlar. Üstelik bunda en büyük sorumluluk da filmin yapımcısındadır. Filmde Alman sinemasının büyük ismi Fritz Lang kendisini canlandırmaktadır. Camille Javal, ismi ise Bardotun gerçek adıdır. Godard'ın seyircilerle en fazla yakınlık kuran filmlerinden biri de denilebilir. Filmdeki senarist, bir zaman sonra kendi yazdığı filmin başkahramanına dönüşürken Godard sinema dili üzerine yine özgün fikirler vermektedir.

Akademiden başarıyla mezun olmuş genç FBI ajanı Clarice Starling, kurbanlarının derilerini yüzen sapık bir katilin elinden bir kadını kurtarmaya çalışır. Clarice, katile ulaşmak için başka bir psikopat olan ünlü doktor Hannibal Lecter ile yakınlaşır. Lecter'dan bilgi alabilmesi için önce onun güvenini kazanması gerekmektedir.1992 yılında 7 dalda Oscar'a aday olan film, yönetmeni ve başrol oyuncularına altın heykelciği getirirken en iyi film ve en iyi senaryo uyarlaması dalında da ödüle hak kazanmıştı.

1979 yılında çekilmiş 1981 yılında vizyona giren, İkinci Dünya Savaşı'nda U-96 adlı tip 7 sınıfı Alman U bot mürettebatını konu alan film. Savaşta Alman denizcilerin hayatlarını, içinde bulundukları psikolojik durumları görsel bir anlatış biçimiyle dile getirmektedir. İkinci Dünya Savaşı'nda görev yapan U-96 tipi bir Alman denizaltısı Atlas Okyanusu'ndaki normal devriye görevine çıkar. Gemide görevli personel haricinde bir subay da denizaltında yaşananları kaydetmek için sefere katılır. Gemi normal seyrinde iken okyanusta detroyer koruması olmadan seyreden 5 gemilik bir filoyla karşılaşır. Kaptan biraz tereddütden sonra saldırı emri verir.

Judah Ben Hur zengin yahudi bir prenstir. Bir gün çocukluk arkadaşı Messela ile buluşup konuşurlar ve hasret giderirler. Bu konuşmaların sonunda iki taraf siyasi fikirlerini ortaya döktüklerinde tartışmaya başlarlar. Ben Hur arkadaşına hiç bir koşulda destek vermeyeceğini söyler. Bunun üzerine arkadaşı Messela onu kürek mahkumu olarak sürgüne gönderir. Zengin hayatına veda eden prens bu olay üzerine intikam yemini edecektir.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.


0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir