
Lina Romay
Anne

A disturbed priest, who witness an occult ritual, thinks the people are possessed and start a private inquisition to exorcise the demons by torturing them to death.

Lina Romay
Anne
Catherine Lafferière
Martine

Jesús Franco
Mathis Vogel, aka Laforgue
Pierre Taylou
Pierre de Franval

Olivier Mathot
Inspector Tanner

Roger Germanes
Malou, the deputy inspector

Monica Swinn
Maria, a sadist
Lynn Monteil
Rose, a sadist
France Nicolas
The Countess
Sam Marée
David Carter
François Guillaume
Martine's Lover
Caroline Rivière
Gina, the Nightclub Girl

Freddy peşinizdeyken uykuya direnmek mi kabusunuzda onunla yüzleşmek mi daha iyi olur? Tüm zamanların en tüyler ürpertici filmlerinden Elm Sokağı Kabusu, ikinci filmiyle geri dönüyor. Elm Sokağı sakinleri, kabuslarına girdiği gençleri uykuda öldüren Freddy'den kurtulalı beş yıl olmuştur. Ancak sokağa taşınan Jesse ile birlikte Freddy de tekrar ortaya çıkar. Eğer Jesse'nin bedenini ele geçirebilirse Freddy canice katliamlarına devam edebilecektir. Elm Sokağı'nı uykusuz geceler beklemektedir. Elm Sokağı Kabusu'nun ardından çevrilen bu film en az ilki kadar orijinal ve korkutucu. Şeytani Freddy'nin öyküsü özel efektler ve zekice bir senaryo ile izleyenlerin kanını dondurmaya devam ediyor.

Korkunç Dracula (Hauer), vampir avcıları Peder Uffizi (Lee) ve Luke’u (London) iç savaşın pençesindeki Doğu Avrupa’ya sürüklüyor. Burada, güçlü yerel savaş ağaları, Dracula’ya yardım ederek kurbanları yakalayıp onun şatosunda yaşayan vampirleri beslemeleri için teslim ediyor. Daha da kötüsü, Peder Uffizi, kendisini tehdit eden vampir virüsüne karşı mücadele etmek zorunda!

Bir sokaktaki bir evde küçük bir kıza alışılmadık şeyler olur. Son çare olarak onu kurtarması için bir adam çağrılır. Bu adam şeytan çıkarmaktadır.Washington D.C.deki bir kadın oyuncu, 12 yaşındaki kızının davranışlarında ve görünüşünde dramatik ve tehlikeli değişiklikler fark eder. Bu sırada Georgetown Üniversitesi'nde genç bir rahip, annesinin ölümcül hastalığı ile uğraşırken inancından şüphe duymaya başlamıştır.

A woman wakes up injured in a basement surrounded by corpses. To survive, she pretends to be dead while a grotesque ritual unfolds in the house above.

1977'de Cadılar Bayramı öncesi iki genç çift biraz heyecan almak için Captain Spaulding'in işlettiği Canavarlar ve Deliler Müzesine giderler. Yalnız Captain Spaulding en az müzesinde sergiledikleri kadar enteresan ve çılgındır ve müze en yakın dolum istasyonuna millerce uzaklıktadır. Müzeyi gezdikten bir süre sonra çiftler tekrar yola koyulurlar ve yolda Baby adında otostopçu bir kızı da arabalarına alırlar. Ancak kısa bir süre sonra arabaları bozulur ve Baby onları evine davet eder. Fakat burada onları hayal ettiklerinden bile daha korkunç bir dünya üzerindeki cehennem beklemektedir. Korkunun gerçekten korku olduğu altın döneme kült yönetmen Rob Zombie ile çılgın bir dönüş ve sizi bekleyen şok edici sahneler! Cesetler Evi'ne girmeye cesaretiniz var mı?

An orphaned girl is rescued from a satanic ritual and taken to Saint Catherine Institute for homeless youth. There she will learn new skills while facing demons that stalk her.

Kirsty üvey annesi Julia ve babası Larry ile büyük yeni bir eve taşınmaktadırlar. Kirsty başta karşı çıksa da evi görünce hoşuna gitmiştir. Julia'nın, Larry'nin kardeşi Frank ile bir ilişkisi vardır ve uzun zamandır Frank'ten haber alamamıştır heryerde onu hayal etmektedir. Larry bir gün ev eşyalarını yerleştirirken elini incitmiştir çatı katında Julia'yı bulduğunda yere birkaç damla kan akmıştır oradan ayrıldıklarında ise Frank uğraştığı karabüyünün etkisinden kurtulmuş ve canlanmıştır. Buna sebep olan bir kutu Cehennemin kapılarını açıp Helllraiser'ı çağırmaktadır.

Cezalarının azaltılması karşılığında harabeye dönmüş eski bir otelin tamirat ve dekorasyonunu yapmak üzere seçilmiş sekiz genç mahkumun hikayesini konu alıyor. Şu anda otelin yabancılara yoğun nefret duyan efsanevi bir katili barındırdığından habersizdirler. İçlerinden bir kadının katil tarafından kaçırılması ve genç kadının akıbetinin bilinmemesi üzerine, cesaretlerini toplayıp, vahşet peşinde koşan muazzam ve yenilmez bir güçle yüzleşmeleri gerekecektir.

300 sene önce Katherine Miller New England cadısı kaçırılan kızını Şeytan'ın pençelerinden kurtarır. Karanlıkların gelinini yaratmak için Şeytanın bu küçük kızın kanına ihtiyacı vardır, fakat planları gerçekleşmez ve Şeytan bugüne kadar özgürlüğünü kaybeder. Kris Miller (Ashley Laurence) ailesini her zaman merak eden yetim bir kızdır. Geçmişiyle ilgili birşeyler bulabilmek için kendisine miras kalan 16. yüzyıldan kalma eve okul arkadaşlarıyla beraber haftasonu için giderler. Güzel haftasonu, yakışıklı bir mimar olan Phillip Covington (Bruce Payne)'in gelmesiyle bozulur. Şeytan, yarım kalan işini bitirmek ve Kris'in yeniden doğan ruhunu almak için gelmiştir.

"İkiz Tepeler: Ateşte Benimle Yürü", FBI Ajanı Chet Desmond'ın Teresa Banks adlı genç bir garson kızın cinayetini soruşturması ile başlıyor ve ertesi yıl Twin Peaks kasabasında işlenen yeni bir cinayetle sürüyor. Gündüzleri sıradan bir lise öğrencisi olan Laura Palmer, gecelerini uyuşturucu parası için fahişelik yaparak geçirir. Laura ve arkadaşlarının verdiği bir seks partisi Twin Peaks kasabasında asla unutulmayacaktır.

Kristy Cotton, bir psikiyatri kliniğinde içinde ölümcül ruhların yer aldığı bir bilmecenin kullanıldığını ve üzerinde deneyler yapıldığını öğrenir. Psikiyatristi Dr. Channard karanlık ve gizemli bir kutu ve onun yeniden yarattığı Julia tarafından etki altına alınmıştır. Julia doktora uzay ve zamanın sırlarını vermeyi vadetmektedir. Öte yandan Kristy'nin babası diğer alemden kanıyla gönderdiği mesajla onu uyarmakta ve yardımcı olmaktadır.

Eski polis Ben Carson, bir süpermarkette gece bekçiliği yapmaya başlar. Bir zamanlar yangın geçirmiş mağazada devriye gezen Ben, duvarlardaki aynalarda bir gariplik sezer. Aynalar üzerinde korkunç görüntüler oluşmaktadır. Aniden ortalıktan kaybolan bir görevlinin izlerini sürmeye başlayan Carson, şeytani bir gücün ailesini tehdit etmek üzere aynaları bir yol olarak kullandığını fark eder.

Meşhur korku roman yazarı Clive Barker'ın imzasını attığı Books of Blood'tan uyarlanan film, uzay ve zaman ögelerinin birbirine girdiği üç farklı hikayeyi anlatıyor. Daha önce keşfedilmeyene doğru bir yolculuk yapılıyor. Filmde Anna Friel, bir psikolog olan Mary'yi canlandırıyor. Mary, 7 yaşındaki oğlunu lösemiden kaybetmiştir. Yeni sevgilisi Simon, Mary'nin ölü oğlu ile konuşması konuşabileceğini söyler. Robertson ise Jenna'ya hayat veriyor. Jenna, sesten iğrenme rahatsızlığı olan misfoniden muzdariptir. Annesinin onu çiftliğe geri göndereceğini öğrenince Los Angeles'ın yolunu tutar. Üçüncü hikayede ise bir katilin hikayesi anlatılıyor. Katil paha biçilemez bir kitap bulur. Bu sayede eşi ile birlikte kirli işlerden emekliye ayrılabilecektir. Bu karaktere ise Yul Vazquez hayal veriyor.

Clive Barker'ın çığır açan "Hellraiser" serisinin bu yeniden çeviriminde, genç bir kadın, kardeşinin ortadan kaybolmasından sorumlu olan esrarengiz bir bulmaca kutusunun arkasındaki sadist, doğaüstü güçlerle yüzleşmek zorundadır.



Evan values family above all else, and anyone who gets between him, his wife, and newborn son learns that the hard way. But when it comes to violent tendencies, it seems the apple doesn’t fall far from the tree.

1918 yılında Pearl, ünlü olma takıntısına sahip olan genç bir kızdır. Göz alıcı bir hayata özlem duyan Pearl'ün bu hayali reddedilince büyük bir öfkeye kapılır ve bir cinayet serisine başlar.

Bir çocuğun gizemli hastalığı. Çaresiz bir anne. Terk edilmiş bir kasaba. Genç bir anne olan Rose kızı Sharon'ın gizemli hastalığına çare bulmak istemektedir. Psikiyatrik tedaviyi reddeden Rose kızıyla birlikte, kızının rüyasında sürekli olarak tekrarladığı kasabaya, SILENT HILL'e doğru yola çıkar. Kocası Christopher'ın karşı çıkmasına rağmen Rose, kızının gizemli hastalığının tedavisinin bu gizemli kasabada olduğuna inanmaktadır. Anne kız kasabaya yaklaşırlarken karşılarına bir gölge çıkar ve Rose arabanın kontrolünü kaybeder. Kendine geldiğinde Sharon arabada yoktur. Rose kızını çaresiz bir biçimde ararken karşısına bir polis çıkar ve onunla birlikte kızını bulmak için Silent Hill'e gider. Rose Silent Hill'in çıkan büyük bir yangından sonra terkedilmiş olduğunu keşfeder. Kasabanın her yanı sisle kaplıdır ve birden Rose'un etrafını gölgeler sarmaya başlar. Rose bu gizemli kasabada kızını ararken kızının kaybolmasının aslında çok büyük şeytani bir planın parçası olduğunu keşfeder.

Bir iş görüşmesi için Detroit'e gelen genç bir kadın kiralık bir ev tutar. Ama gece geç saatte geldiğinde eve çifte rezervasyon yapıldığını, yabancı bir adamın zaten evde kaldığını görür. Doğru olmadığını bilse de geceyi orada geçirmeye karar verir ama korkacağı şeyin beklenmedik bir misafirden çok daha fazlası olduğunu kısa sürede anlar.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir