
Pierre Brasseur
Georges


Pierre Brasseur
Georges

Serge Reggiani
Guy Sénéchal

Yves Montand
Jean Diego

Nathalie Nattier
Malou

Saturnin Fabre
Monsieu Sénéchal

Raymond Bussières
Raymond Lécuyer

Jean Vilar
Le clochard / La fortune

Sylvia Bataille
Claire Lécuyer

Jane Marken
Mme Germaine

Dany Robin
Étiennette

Gabrielle Fontan
la vieille
Christian Simon
Cricri Lécuyer
Jean Maxime
l'amoureux d'Étiennette

Fabien Loris
le chanteur des rues

René Blancard
le voisin de palier


Pierre Lachenay, başarılı bir edebiyatçı ve yayıncıdır. Lizbon'a bir konferans için giderken Nicole isminde bir hostesle tanışır. Evli ve bir çocuk babası olmasına rağmen Nicole'a karşı duygularını engelleyemeyen Pierre, tüm varlığını kasıp kavuran bir aşkın içine düşer. Son derece dengesiz bir yapısı olan karısı Franca'dan durumu saklamaya çalışsa da duyguları, artık Nicole'dan ayrı yaşamaya dayanamayacak boyuttadır. Karısından ayrılmaya karar verir ama bu ayrılık herkes için son derece trajik bir sonla noktalanacaktır.

Paris'te aşk her yerdedir. Barlarda, kafelerde, Eyfel Kulesi'nin altında, metroda hep aşk vardır. Paris, seni seviyorum için çok sayıda uluslararası yönetmenden Paris'te geçen romantik bir hikaye anlatmaları istendi. Projeye katılan tüm yönetmenler, Paris'in zengin sinematografik tarihine rağmen, geriye bakmaktansa, Paris'i bugünkü haliyle, beyaz perdeye hiç taşınmamış yönleriyle aktarmayı yeğlediler. Bu nedenle "Paris, seni seviyorum" farklı sosyal sınıflar, kuşaklar, kültürler ve atmosferlerin karışımı. Her yönetmenin, kentin çeşitli yerlerinde geçen farklı yaşam kesitleri sunduğu sevinç, ayrılık, beklenmedik garip rastlantılar ve her şeyden çok aşka dair hikayelerden oluşan, çiçek dürbünü (kalediaskop) gibi bir film. Natalie Portman, Fanny Ardant, Elijah Wood, Nick Nolte, Juliette Binoche ve Steve Buschemi gibi, ünlü uluslararası oyuncularla 'Paris, seni seviyorum'da Paris'i yeniden keşfedecek; dünyanın bu en romantik şehrine yeniden sevdalanacaksınız.

Floriane yüzme takımı üyesi, alımlı, sarışın ve mükemmel vücutlu bir kız. Küçük ve erkeksi olan Marie içe dönük ve utangaç. Gözlemlemeyi sevenlerden. Anne’in ise kilo problemi var ve biraz dertli ama aynı zamanda lafını esirgemeyen ve dışa dönük bir tip. Anne, gözleri Floriane’dan başkasını görmeyen bir erkek yüzücüye “abayı yakmış”. Bu üç kızın arasındaki ilişki, duyguların yüzme havuzunun ışıltılı ve kuralcı ortamından soyunma odalarının ve yatak odalarının kişisel alanına geçip, arzunun ve kıskançlığın karanlık dehlizlerinde dolaşmaya başlamalarıyla birlikte farklı bir boyut alır. Yetişkinliğe has özel hayat çelişkileri, kamuya açılıp ergenliğin güvenli dünyasını istila edince ayarlar bozulur… Paris’in hemen dışındaki bir banliyöde geçen Nilüferler senkronize yüzme dünyasından gelen birbirinden çok farklı üç kızın içinden geçtikleri duygusal aşamaları takip eden bir film

Algeria, the 1930s. Younes is nine years old when he is put in his uncle's care in Oran. Rebaptized Jonas, he grows up among the Rio Salado youths, with whom he becomes friends. Emilie is one of the gang; everyone is in love with her. A great love story develops between Jonas and Emilie, which is soon unsettled by the conflicts troubling the country.

40 yaşını geride bırakmış olan mimar Pierre, karısı Catherine’den ayrılmış, genç, güzel ve kendisini seven, ama ondan çok şey bekleyen Hélène’le birlikte yaşamaktadır. Pierre, 18 yaşındaki oğlu Bernard’la iyice birbirlerinden koptuklarına inandığı için, Re adasındaki aile evinde 15 gün tatil yapmayı kabul etmiştir. Karısıyla aralarında hala sürtüşme vardır; metresiyle gurur duysa da onun gençliğine bazen ayak uyduramamaktadır. Son zamanlarda iyice yorulan Pierre, biraz dinlenme ve yaşamını yeniden gözden geçirme fırsatı aramaktadır. Bu fırsat ancak Rennes’e yaptığı bir iş seyahatinde geçirdiği araba kazası sırasında ortaya çıkacaktır.

Senaryosunu Audiard ile birlikte Céline Sciamma ve Léa Mysius'ün yazdığı, Cannes'da Altın Palmiye için yarışan film, dört gencin birbirleriyle değişken ilişkilerini gözlemlerken bir yandan da çağdaş dünyada aşkın yeni halini siyah beyaz görüntüler ve akıcı diyaloglarla yansıtıyor.

Film, II. Dünya Savaşı sonrasında geçen tutku dolu bir aşk hikayesini konu alıyor. Gabrielle, ailesinin baskısına dayanamamış ve bir çiftçi olan José’yle evlenmiştir. José karısına aşık, dürüst ve çalışkan bir adamdır, ancak bu evlilik içinde kendini bir mahkum gibi hisseden Gabrielle, bu adanmışlığa hiçbir zaman karşılık veremeyeceğinin farkındadır. Bir gün tutkularını ona yeniden hatırlatacak ve ayağını yerden kesecek olan André ile tanışır. Beraber kaçmak için sözleşirler, fakat onları çevreleyen dünyanın buna izin vermeye niyeti yoktur.

On yedi yaşındaki Fatima, üç kız kardeşin en küçüğü. Dünyaya karşı arzuları, yeni keşfettiği cinselliğiyle kendine güveni tam, dikkatle hayatta kendi yolunu bulmaya çalışıyor, bir yandan da sevgi dolu Cezayir kökenli ailesine bağlılığını el üstünde tutuyor. Fatima Paris'te üniversiteye başlıyor, yeni arkadaşlar ediniyor, flört ediyor ve bambaşka bir dünyanın kapılarını aralıyor, derken her daim düşündüren, zorlu bir açmazla yüzleşiyor: Kendi kişiliğinden ödün vermeden hayatı sürdürmek mümkün müdür? Fatima Daas'ın aynı adlı otobiyografik ilk romanından ödüllü oyuncu ve yönetmen Hafsia Herzi tarafından sinemaya uyarlanan Kız Kardeş kültür çatışmaları ve hoşgörü meselelerine de değiniyor.

Bertrand ve Guillaume’un arasında hep tatlı bir çekişme vardır. Kadınlarla arası iyi olan Guillaume, bağımsız ve etrafına neşe saçan Suzanne’dan hoşlanıp onu tavlamak için harekete geçince, Bertrand beklenmedik şekilde kıskanç ve öfkeli davranmaya başlar.

Karısını öldüren bir otomobil kazasında kör olan bir romancı, suçlanan iş adamının ihmal edilmiş eşiyle ilişkisi üzerine hayat ve yazı tutkusunu yeniden keşfeder.

Etkileyici bir görselliğe sahip bu romantik dramada, olağanüstü yetenekli bir genç kadın, rekortmen nefes tutma eğitmeniyle derin ve yıkıcı bir aşk yaşar.

Fransız Xavier'in, İspanyolca öğrenmek için AB bursuyla Barselona’ya gidip, Avrupa’nın altı farklı ülkesinden gelen insanlarla kaynaştıktan sonra Paris'teki sevgilisinin yanına dönmesinin ardından 5 yıl geçmiştir. Artık hayalini kurduğu gibi bir yazar olmayı başardıysa da, kendini bir kez daha kaybolmuş hissetmektedir. Hem maddi hem de romantik cephede yaşadığı sıkıntılar onu önce Londra'ya, ardından Saint Petersbourg'a sürükler. Bu yolculuk, ona yıllar sonra bir kez daha işi, hayatı ve aşkı yeniden keşfetme imkanı tanıyacaktır.

Down a foggy, desolate road to the port city of Le Havre travels Jean, an army deserter looking for another chance to make good on life. Fate, however, has a different plan for him, as acts of both revenge and kindness render him front-page news.

1990'ların başlarıdır, AIDS yıllardır öldürmektedir. Act Up-Paris de AIDS ile mücadele için kurulan sivil örgütlerden biridir. Nathan’da toplumun bilgisizliği ve duyarsızlığı ile mücadele veren, ilaç şirketlerinin çıkarcılığına karşı savaşan bu gruba katılmıştır. Şiddetli tartışmalar, eylemler ve coşkulu dans partilerinin kendisine yeni yer edinen Nathan, grubun radikal gücü Sean’a aşık olur. Yaşadığı tutkulu aşk ve AIDS karşı verdiği mücadele kendisini yeniden inşa etmesine neden olacaktır.

1980 yılında açlık ve sefalet içindeki Habeşistan'da yaşayan siyahi Falaşalar özgün bir Yahudi topluluk olarak kabul edildiler ve gizlice İsrail'e taşındılar. Taşınmadan bir gün önce Yahudi bir annenin oğlu ölür ve o da oğlu Schlomo'nun yerine onun ismini kullanarak 9 yaşında Hristiyan bir çocuğu beraberinde götürür.

A French widower and WWI veteran returns home after the war to raise his newborn daughter.

A woman becomes very curious about one of her psychiatrist husband's inmates, a man who was found guilty in the murder and disfigurement of his former wife.

Sovyetler tarafından Paris'e gönderilen gizli ajan Ninotchka, burada tanıştığı Leon'dan etkilenir ve işler amacını aşar. Mücevher satmak ve bilgi toplamak için gönderildiği Paris'te kapitalist bir iş adamı olan Leon ile filmlerdeki gibi bir aşk yaşayan genç kadın, bakalım görevini tamamlayabilecek mi?

On election night in 1981, celebrations spill out onto the street and there is an air of hope and change throughout Paris. But for Elisabeth, her marriage is coming to an end and she will now have to support herself and her two teenage children. She finds work at a late-night radio show and encounters a troubled teenager named Talulah whom she invites into her home.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir