
Delphine Seyrig
Countess Elizabeth Báthory


Genç bir çift, Rosemary ve tanınmak için çırpınıp duran bir aktör olan kocası Guy, New York'taki kötü şöhretli eski bir binaya taşınırlar.Rosemary yeni yaşantısından tedirgindir. Komşu evlerden tuhaf seslerin geldiği bir ortamda, bir gece rüyasında şeytansı bir varlık tarafından tecavüze uğradığı görür. Ardından hamile kalır. Bu arada Broadway'de güzel bir rol kapan Guy'un kariyeri yükselmeye başlar.

Universal Studios’un klasik canavarlar mirasından Werewolf: The Beast Among Us’ta bir canavar 19. Yüzyıl Avrupa’sında bir kasabada ay ışığı altında terör estiriyordur. Genç bir adam ise sevdiklerini bu dile getirilemeyen felaketten korumaya çalışmaktadır. Kasabanın doktoru (Stephen Rea) ile yaptığı çalışmalar esnasında, Daniel (Guy Wilson) kurt adam saldırılarının korkunç sonuçlarına tanık olur. Yaratığın dehşet saçan ünü ödül avcılarını, heyecan peşinde olanları ve şarlatanları kasabaya çekince, Daniel bu acımasız canavarı yok etmeye karar verir. Bunun üzerine gizemli bir yabancı (Ed Quinn) ve yetenekli kurt adam avcılarından (Stephen Bauer, Adam Croasdell) oluşan ekibi canavarı yakalamak için kasabaya geldiklerinde, Daniel annesinin (Nia Peeples) tüm itirazlarına rağmen onlara katılmayı teklif eder. Ancak gruptakiler kısa süre içinde bu yaratığın daha önce karşılaştıkları tüm yaratıklardan daha güçlü daha zeki ve daha tehlikeli olduğunu anlarlar..

Tartışmalı filmlerin yönetmeni David Cronenberg'den erkeklerin en gizli fantezilerini anlatan bir gerilim... Jinekolog ikizler Elliot ve Beverly, aynı kadınları paylaştıkları gizli seks oyunlarında sert bir dönemece doğru ilerlemektedirler. İkizlerden cesur olanı, baştan çıkardığı kadınlardan sıkıldığında onları çekingen kardeşine bırakmaktadır. Ancak kadınları kolayca kandırdıkları bu düzen, utangaç kardeşin güzel aktris Claire'e ikizinden önce aşık olması ve onu sadece kendisine istemesiyle bozulur...

1922'de çekilen tüm zamanların en müthiş sessiz vampir filmi olan Nosferatu'run, film çekimleri sırasında yaşanan olaylar çok güzel bir kurgu içerisinde anlatılıyor. Filmde, yönetmen F.W. Murnau (John Malkovich) vampir rolü için gerçek bir vampir olan Max Schreck (Willem Dafoe) ile anlaşır. Karşılığında ise filmin final sahnesinde uyuşturucu bağımlısı yıldız oyuncusu Greta'nın boynunu vadeder!

Reklamcı Charles Schine her gün işiyle evi arasında mekik dokuyan Chicago'lulardan birisidir. İşine gitmek için her sabah düzenli olarak 8:43 trenini yakalamak zorundadır. Bir gün treni kaçırır ve Lucinda ile tanışır. Lucinda çok güzel, büyüleyici ve baştan çıkarıcıdır. Lucinda ve Charles'ın her ikisi de adeta çocuklarıyla evli olmasına rağmen sanki bir manyetik alan gibi birbirlerine doğru çekilirler. Birlikte yedikleri öğle yemekleri kısa sürede iş sonrası akşam yemeklerine dönüşür. Çok geçmeden de kendilerini bir otel odasında bulurlar. Charles ile Lucinda'nın mükemmel gibi görünen ilişkisi, odaya LaRoche adlı acımasız bir yabancının girmesi ve ikisini silahla tehdit etmesiyle çıkmaza girer. Yasak aşk artık akla hayale sığmayacak kadar tehlikeli ve şiddet yüklü bir kabusa dönmüştür. Charles'ın yaşamı artık ihanet, şantaj, şiddet ve cinayetlerle doludur. Karısına açılamayan ve polise de bir şey söyleyemeyen Charles, artık tanımlayamadığı bir dünyanın içinde tuzağa düşmüştür.

After thugs brutalize a deaf-mute woman, the spirit of an Apache warrior takes over her lifeless body and sets out on a bloodthirsty quest for revenge.

Chicago'da bir apartman dairesindeki masanın üzerinde, içi 2 milyon dolarla dolu bir çanta vardır... Ceasar (Joe Pantoliano) çete için yasa dışı elde edilmiş bu parayı aklamayı başarır. Violet (Jennifer Tilly) onun çekici metresidir. Corky (Gina Gershon) ise eski bir dolandırıcıdır. Ceaser gibi kalitesiz bir adamla bu kadar parayı bir araya getiren nedir: Tabii ki vücutları için ölünebilecek kadınlar. Corky ve Violet çok yakında, birine hayatı pahasına güvenmenin anlamını, Ceaser da kadınlar hakkında bir kaç şey öğrenecektir. Sonunda hepsi bir tek soruda birleşecektir... KİME GÜVENEBİLİRSİN?

Açlık, karanlık ve stilize atmosferi, karşıt kültür öğeleri, lezbiyen alt metni ve çarpıcı kadrosu sayesinde popülerleşmiş bir çağdaş kült korku klasiği. Öykü alternatif bir aşk üçgenine odaklanıyor: Uyku ve yaşlanma üzerine araştırmalar yapan bir doktor ile bir vampir çift. Dört bin yaşındaki ölümsüz Miriam, 18. yüzyılda baştan çıkardığı ancak şimdi hızla yaşlanmakta olan sevgilisi John ile Manhattan'da yaşamaktadır. Yaşlanmayı durdurmak için Sarah'yla temasa geçer, ama sonunda onu da baştan çıkartır.

A vampiric doctoral student tries to follow the philosophy of a nocturnal comrade and control her thirst for blood.

Kariyerine odaklanan genç bir kadın her şeye sahip gibi görünür – iyi bir gayrimenkul şirketinde yeni bir iş, heyecan verici bir proje ve tutkulu bir âşık. Ancak patronunun karısına âşık olup bir kötülük ağına takılınca işler değişir. Genç kadın bu sürükleyici gerilim filminde kendini savunmaya çalışırken sırlar ve geçmişiyle bağlantılı karanlık dürtüler bir bir ortaya çıkar.

Kıyamet sonrası Amerika artık tamamen çetelerin eline düşmüştür ve sokaklar mezbahadan farksızdır. Herhangi bir çeteye mensup olmayanlarsa hayatta kalmak için akıllarından çok daha fazlasını kullanmak zorundadır!

Hiç akrabası olmadığını bilen Evie, annesinin ölümünden sonra DNA testi yaptırmaya karar verir. Bu sayede Evie, varlığından haberdar olmadığı bir kuzeninin olduğunu öğrenir. Bir anda yeni bir aileye sahip olan Evie, onlar tarafından İngiliz kırsalında gerçekleşecek bir düğüne davet edilir. Gösterişli düğüne katılan Evie, burada aristokrat ev sahibi ile yakınlaşır. Başlarda her şey yolunda gitse de, ailenin geçmişindeki sırlar ortaya çıktıkça bu yolculuk Evie için bir kabusa döner.

Hem oğlunun doğum gününü kutlamak hem de bir süredir sallantıda olan evliliğine şans vermek isteyen bir nehir rehberini canlandıran Oscar Ödüllü oyuncu Meryl Streep, sizi soluksuz bırakacak şüphe, heyecan ve aksiyon dolu bir gerilimle yine ekranlarda. Başlarda her şey yolunda gibi gözükürken tura katılan esrarengiz yabancılar, çiftin sakin giden yaşamını bir anda cehenneme çevirir.

Bir seri katilin beyninin karanlık ve tehlikeli labirentlerinde şok edici bir yolculuğa hazır mısınız? Bu benzersiz yolculuğu yapan kişi, yeni teknoloji destekli bir terapi üzerinde çalışmakta olan psikolog Catherine Deane (J.LOPEZ)'dir. Bu yeni terapi yöntemi sayesinde Catherine, rüyalar ve derinlerde kalmış düşünceler de dahil olmak üzere bir başkasının bilinçaltına girebilmektedir. Catherine, bu yöntemi sadece komada olan bir çocuğu dünyaya ve acı çeken ailesine geri döndürmék umuduyla kullanmıştır. Ancak seri katil Carl Stargher (V.D'ONOFRIO) düzenlenen bir operasyon sırasında benzer şekilde komaya girince, FBI ajanı Peter Novak, (V. VAUGN) katilin tuzaklarla dolu bir hücrede hala hayatta olan son kurbanını bulabilmek umuduyla en son çare olarak Catherine'e başvurur. Catherine, bu zamana karşı yarışı kazanmak ve Stargher'in ölümcül ininin yerini bulabilmek için inanılmaz tehlikeli bir görevi kabul eder: Katilin çılgın zihninin derinliklerine girmeye çalışacaktır...

An American school teacher in England drives past an abandoned car late one night, unaware that the driver was the victim of a murder. As she comes to terms with the realization, seemingly supernatural events start to affect the gothic manor she lives in with her husband.

Yıl 1791. New Orleans'ta yaşayan Louis karısını kaybetmiş olmanın üzüntüsüyle, yaşama sevincini kaybetmiştir. Lestat adındaki bir vampir, ona gecelerin yaratığı, yani bir vampir olmasını önerir. Louis bu öneriyi kabul eder.Lestat, Louis'in ölümcül kanını akıtarak onu da bir vampire dönüştürür. Ancak Louis, vampirliğe alışamaz. Açlığını gidermek zorundadır ama insanları öldürmek istemez. Ona, vampirliği Lestat öğretecektir.

2006 yılında, "To Catch a Predator" programının sunucusu Chris Hansen televizyon tarihine geçmek için yola çıkar. Ahlaki bir mücadele olarak başlayan program, hırs ve reyting takıntısıyla kontrolden çıkan bir güç oyununa dönüşür. Hansen ve ekibi, büyük bir "av" peşinde Teksas'a gittiğinde yaşananlar televizyonu sonsuza dek değiştirecektir.

Başarısız bir ilk evliliğin ardından Ray, ideal eşini aramaktadır. Bu arayış onu Lena'yla tanıştırır ve onunla evlenir. Ancak zamanla Ray, Lena'nın geçmişi ve dürüstlüğü hakkında kuşkulanmaya başlar. Onu aldatmakla ve kendisini kandırmakla suçlar. Peki bu şüpheler gerçek midir, yoksa Ray sadece paranoyak mı?

New York’ta tek başına yaşayan Frances oldukça uysal mizaçlı, büyük şehirde tek başına ayakta kalmaya çalışan, genç bir kadındır. Günün birinde metroda unutulmuş bir çanta bulur. Çantanın sahibi klasik müzik hayranı bir piyano öğretmeni olan Greta’dır. Çantayı sahibine ulaştırmaya kararlı olan Frances vakit kaybetmeden yola koyulur. Evine kadar gelip kendisine çantasını ulaştıran Frances’e teşekkür etmek isteyen Greta onu kahve içmeye davet eder. Bu sayede yolları kesişen ve birbirlerini tanımaya başlayan Frances ve Grera arasında kısa sürede beklenmedik bir arkadaşlık oluşur. Hem yakın zamanda annesini kaybetmiş olan Frances'in hem de kocasını kaybetmiş yalnız bir kadın olan Greta’nın bu arkadaşlığa ihtiyacı vardır. Ancak bir süre sonra Frances, anaç yapılı Greta hakkındaki hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını keşfeder.

Yeni evli bir çift olan Julia va Francis, Bükreş'te bir daireye taşınır. Tam da bu sırada bir seri katilin serbest kalması, şehirde panik etkisi yaratır. Yeni evlerine alışmaya çalışan Julia, bir süre sonra yan apartmanlarda yaşayan biri tarafından izlendiğini fark eder.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.







0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir