
Tracy Gotoas
Sanou

Sanou, a bright 15-year-old, enrolls in the famous Henri IV school in Paris. In this prestigious institution, the young girl from the Saint-Denis outer suburbs finds herself dropped into a world a million miles from everything she knows.

Tracy Gotoas
Sanou

Fanta Kebe
Khady

Lucie Fagedet
Valentine

Déborah François
Madame Lebel

Tatiana Rojo
Zenab
Augustin Ruhabura
Souleymane sénior

Suzylove Fernando
Simone

Chanel Victor
Salyatou

Jéremy Gillet
Louis

Sam Chemoul
Raphaël

Lucie Charles-Alfred
Yvana
Sarah Cadet
Dallèle

Fadily Camara
Julienne

Jeanne Arènes
Madame Cauvin

Franz Lang
Monsieur Op De Beck

Based on a true story. Liz Murray is a young girl who is taken care of by her loving, but drug-addicted parents. Liz becomes homeless at 15 and after a tragedy comes upon her, she begins her work to finish high school.

Amerikan tarihindeki önemli olaylardan birine güncel bir bakış açısı getiren Demir Çeneli Melekler, Amerikan kadınlarına oy hakkı kazandırmak için hayatlarını riske atmaktan kaçınmayan ve Hilary Swank'ın canlandırdığı cesur, başarılı ve genç eylemci Alice Paul ve Frances O'Connor tarafından canlandırılan Lucy Burns'ün gerçek yaşam hikayelerini anlatıyor.

Otostop çeken bir kadın, genç bir çift tarafından kaçırılır ve yedi yıl boyunca esir tutulur, bu süre zarfında işkence görür ve kendisini tutsak edenlerin kölesi olarak yaşamaya zorlanır.

Los Angeles'ta geçen çılgın bir gecede tanışan oyuncu Hervé Villechaize ile zor durumdaki bir gazeteci Danny Tate'in yeşillenen arkadaşlığını konu alıyor. Villechaize'i Peter Dinklage canlandırırken, gazeteci rolünde ise Jamie Dornan var. Sacha Gervasi, filmi Sean Macaulay'la birlikte yazdığı bir hikayenin kendisi tarafından yazılan senaryosuna dayanarak yönetiyor. Hikayenin temeli ise Villechaize 1993'te intihar etmeden günler önce Gervasi'e verdiği röportaja dayanıyor.

Time passes and tension mounts in a Florida police station as an estranged interracial couple awaits news of their missing teenage son.

Aparajito (Yenilmez), Satyajit Ray’ın muhteşem Apu üçlemesinin ikinci filmi. Pather Panchali’de (Yol Türküsü) ablasının ölmesinin ardından küçük Apu (Pinaki Sengupta) ve ailesi Benares’e taşınmıştır. Babası Harihar (Kanu Bannerjee) Ganj kıyılarında rahiplik yaparak hayatını kazanırken çocuk da içinde barındırdığı zengin görüntü ve ses karışımından büyülenmiş ve hoşnut bir halde kenti dolaşır. Ne var ki Harihar bir hastalığa yakalanıp ölür ve Apu’nun tek başına ayakta kalmaya gücü yetmeyen annesi Sarbojaya (Karuna Bannerjee), oğlunu yeniden taşraya, kayınpederinin evine götürür. Daha büyük bir dünyanın tadını almış olan Apu, içinde büyüdüğü basit köy hayatıyla yetinemeyecek duruma gelmiştir; köyün öğretmeni de onun tutku ve meraklarını teşvik eder. 16 yaşında Kalküta’da öğrenim görmek için bir burs kazanır. Kent yaşamına kendini kaptıran Apu (artık Smaran Ghosal tarafından canlandırılmaktadır) eve çok seyrek ve gönülsüzce döner.

Tahran'da ailesi ile birlikte yaşamakta olan küçük Marjane'ın ve ailesinin hayatı Şah rejiminin devrilmesiyle değişir. Aile çareyi Marjane'ı, politik tansiyonun giderek arttığı ülkeden göndermekte bulur. Avusturya'daki bir okula yazılan Marjane önce batı kültürüne uyum sağlamakta daha sonra ise koptuğu doğu kültürüne tekrar alışmakta zorluk çeker.

Fransa’nın güneyindeyiz… Yaz tatilinde kendi okulunun duvarlarını boyayan on dört yaşındaki Nour bir arya söylendiğini duyar ve opera sanatçısı Sarah ile böyle tanışır. Nour’un hem yeteneği hem de ailesinden dolayı müzik tutkusu vardır.

17 yaşlarında iki arkadaş; Julio ve Tenoch, hayali bir kumsala doğru bir yolculuk planlarlar ve kendilerinden büyük olan Luisa ile birlikte yolculuğa başlarlar. Meksika yapımı bir yol filmi olan yapım, gençlerin çıktıkları yolculuktaki deneyimlerine odaklanan ve yaşadıkları dünya ile birlikte kendilerini ve birbirlerini keşfetmelerini anlatan, günümüz Meksikasını ele alan son derece önemli bir film.

1970'lerin ortasında, güzellikleriyle komşu oğlanları kendilerine aşık eden beş yeniyetme kız kardeş olan Lisbon kızları, Michigan'ın durgun bir mahallesinde yaşarlar. Aşırı koruyucu anne ve babaları (James Woods ve Kathleen Turner) yüzünden tecrit içinde yaşayan kızlar, banliyö manzaralarının üzerinde süzülen ışıltılı ve ulaşılmaz düşler gibidirler. Ancak okulun en yakışıklısı Trip Fontaine (Josh Hartnett), Lux Lisbon'ı (Kirsten Dunst) ve kız kardeşlerini mezuniyet balosuna gitmeye ikna edince, oğlanların romantik fantezileri bir anda gerçekleşmenin eşiğine gelir – ta ki hayatlarını sonsuza dek değiştirecek bir olaylar zincirinin içine çekilinceye kadar.

Indiewire tarafından “Bir Bruce Springsteen şarkısının sinemadaki karşılığı” olarak övülen Onların Ardından Çocukları, Fransa’nın küçük bir kasabasında yaşayan üç gencin hayatlarını değiştiren kavurucu yaz mevsimlerini konu alıyor. Ağustos 1992’den başlayarak 1999 yazına kadar, unutulmaz dört yaz boyunca Anthony, Steph ve Hacine’in kaderleri kesişiyor, iç içe geçiyor. Ve tüm bu kargaşanın ortasında aşk yolunu bulmaya çalışıyor, gençler isyan ediyor, çocukluk buruk da olsa sona eriyor ve hayatları alt üst oluyor. Prömiyerini Venedik Film Festivali’nde yapan Onların Ardından Çocukları, Nicolas Mathieu’nun aynı adlı ünlü romanından uyarlanan sürükleyici ve sinemasal bir ergenlik melodramı.

Portland’daki kaykaycıların uğrak yeri Paranoid Park’tan (nam-ı diğer Punk Park) adını alan filmde usta yönetmen Gus Van Sant, bir kez daha gençlerin dünyasına bakıyor. Blake Nelson’un romanından uyarlanan film, ergenlik çağındaki kaykaycı Alex’in bir gece kaza sonucu bir güvenlik görevlisini öldürmesi ve bu konuda ağzını açmamaya karar vermesi üzerine gelişen olayları konu ediniyor.

Alex, üniversite birinci sınıfta okuyan bir öğrencidir. Kendisini yalnız ve mutsuz hisseden Alex, 1500 mil uzakta bulunan evine geri dönmemek için bir neden bulmaya çalışır. Shithouse'da bir partiye giden Alex burada Maggie adında bir kızla tanışır. Çok farklı ailelerden gelen iki genç arasında farklı bir bağ oluşur.


İnsan ilişkileri ve insanın kendini keşfetmesi hakkında bir film olan Ay Işığı, genç siyahi bir adamın çocukluğundan yetişkinliğe kadar Miami'nin zor bir mahallesinde, hayatta kendine yer edinme savaşını ve büyüme hikayesini anlatıyor. Chiron'un hayatının 3 ayrı dönemini anlatan film kahramanın annesi ile ilişkisine, okul hayatına, romantik ilişkisine, iş hayatına ve uyuşturucu satıcılığı yapan Juan ile olan ilişkisine değiniyor.

Artık ünlü bir yönetmen olmuş Salvatore, 30 yıl sonra bir arkadaşının öldüğü haberi üzerine doğduğu kasabaya geri döner. Kasabaya geldiğinde eski anıları canlanan Salvatore, Cinema Paradiso adlı sinemada projeksiyoncu olarak çalışan Alfred ile ilişkilerini hatırlar. Küçük bir çocuk olan Salvatore, günlerini Alfred'in yanında geçirmekte, filmlerle ilgili konuşmakta ve Alfred'in sinema konusunda deneyim ve bilgilerinden yararlanmaktadır. Babacan tavırlarıyla Salvatore'nin hayatında önemli bir yere sahip olacak Alfred sayesinde sinemaya olan aşkını ve tutkusu keşfedecektir.

1983 yılı yazı sırasında 17 yaşındaki Amerikalı-İtalyan Elio Perlman günlerini ailesinin İtalya'nın kuzeyindeki 17. yüzyıldan kalma villasında klasik müzik yaparak, okuyarak ve arkadaşı Marzia ile flört ederek geçirmektedir. Elio, Greko-Roma kültüründe uzmanlaşmış seçkin bir profesör olan babası ve onu elit kesim meyveleriyle, doğal lezzetlerle şımartan, çevirmen olan annesi Annella ile bir arada olmaktan ziyadesiyle memnundur. Elio'nun olgunluğu ve entelektüel birikimi, onu tam teşekküllü bir yetişkin gibi gösteriyor olsa da özellikle kalpteki konularda onun hakkında hala masum ve biçimlenmemiş olan çok şey vardır. Bir gün, doktorasını sürdüren büyüleyici bir Amerikalı bilim adamı olan Oliver Elio'nun babasına yardım etmek göreviyle yıllık yaz stajyeri olarak villaya gelir. Güneşin ışıltılarının arasında Elio ve Oliver hayatlarını sonsuza dek değiştirecek bir yaz boyunca yeşermekte olan arzunun güzelliğini keşfedeceklerdir.

Louisa May Alcott’ın aynı adlı klasik romanından beyazperdeye uyarlanan film, İç Savaş sonrası Amerika'da yaşamlarını sürdürmeye çalışan dört kız kardeşin hikayesini anlatıyor. Meg (Emma Watson), Jo (Saoirse Ronan), Beth (Eliza Scanlen) ve Amy March (Florence Pugh) birbirinden tamamen farklı karaktere sahip dört kız kardeştir. Çocukluk dönemlerini geride bırakıp kadınlığa geçiş süreçlerinde kardeşler türlü dertlerle boğuşur. Babaları Amerikan İç Savaşı'na katılan dört genç kız, anneleri ile birlikte yaşam mücadelesi vermeye başlar. Bu zorlu süreçte en büyük kazançları birbirlerinin yanında olmalarıdır.

Vahşi Afrika’da henüz yeni doğan bir aslan doğaya egemen düzenin kökünden sarsılacağı bir döneme tanıklık etmek üzeredir. Doğanın kralı olan babasının tacının veliahtı olan Simba, kötülüklerle ve kötü hayvanlarla dolu ormanlarda günden güne daha fazla öğrenecek ve daha fazla büyüyecektir. Simba’nın sorumluluklarını üstlenme ve sorunları çözme becerisi, ormanın yeni kurallarını belirleyecektir.

Ailenizi Klasik Disney Animasyon'un Sihir ve Heyecanlı Dünyasıyla Tanıştırın! Yaramaz küçük tilki Tod bir çiftçi ailesi tarafından evlatlık alınınca, hemen sevimli avcı köpeciği Copper ile arkadaş olur. Hayat, sahiplerinin Copper'dan avcı köpekliği yapmasını ve amacının en yakın arkadaşını yakalaması isteyene kadar muhteşem bir macera gibidir.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir