Yves Donval
Charles

Spring 1944. «Some love stories seem self-evident. Perhaps they were unaware of its fatal outcome. In any case, it was inevitable.» Coming from a family of Resistance fighters, Henriette lives the inconceivable : she falls in love with Josef, a young German soldier. Marcel, her friend since childhood, secretly in love with her, discovers their romance and joins the maquis the day before the Liberation. When he will come back, he will not be alone anymore, and they will wear the armband of the FFI.

1940 yılında Fransa’da II. Dünya Savaşı’nın ilk işgalleri yaşanmaktadır. Genç ve güzel bir kız olan Lucile Angellier, üvey annesinin evde gözetiminde, savaşta esir düşen babasından haber almak için beklemektedir. Bir yandan Paris’ten gelen savaş mültecileri küçük kasabaya yerleşmeye çalışırken, diğer yandan Alman askerleri kasabalıların evlerini bir bir işgal etmeye başlar. Lucile evlerine yerleşen Bruno von Falk adlı yakışıklı askerden, başlarda hiç hoşlanmaz ve kendisini geri çeker. Fakat günler ilerledikçe iki genç arasında aşka sürüklenen bir çekim oluşur. Ama karşılarında savaşın en trajik yüzü durmaktadır.

The first days of WWI. Adrien, a young and handsome lieutenant, is wounded by a piece of shrapnel. He will spend the entire wartime at the Val-de-Grâce Hospital, in Paris. Five long years, and his life will change forever...

İkinci Dünya Savaşı esnasında İngiltere İstihbarat Bakanlığı, ABD’yle de işbirliği yaparak, ulusa moral aşılamak sebebiyle Dunkirk Muharebesi’nde kurtarılan askerlerin hikayesini anlatan bir film çekmek istemektedir. Eskiden sekreterlik yapan Catrin Cole (Gemma Arterton) bakanlığa iş görüşmesi için çağrıldığı zaman yine aynı pozisyona alınacağını düşünmektedir, ancak ansızın kendini bu filmin senaryo ekibinde bulur. Catrin, yazdığı film senaryolarıyla bir yandan kadınların toplumda daha görünür olması için mücadele verirken bir yandan da iki aşk arasında kalacaktır.

2. Dünya Savaşı'nda Polonya'nın Almanlar tarafından işgali üzerine Amerika Birleşik Devletleri'ne kaçmış Leo Gursky , çocukluk yıllarında aşık olduğu, ancak ailesi tarafından yine ABD'ye gönderilmiş Alma'yı hiç unutmamış, başka hiçbir kadını sevmeyeceğine dair kendine söz vermiştir. Ömrünün son yıllarını geçiren Leo ile, annesinin yeniden evlenebilmesi için girişimlerde bulunan genç Alma Singer'ın yolları kesişir. Bu esnada çok eskiden yazılmış, ancak yeni ortaya çıkan gizemli bir kitap, hepsinin hayatını derinden etkileyecektir.

Paris'te aşk her yerdedir. Barlarda, kafelerde, Eyfel Kulesi'nin altında, metroda hep aşk vardır. Paris, seni seviyorum için çok sayıda uluslararası yönetmenden Paris'te geçen romantik bir hikaye anlatmaları istendi. Projeye katılan tüm yönetmenler, Paris'in zengin sinematografik tarihine rağmen, geriye bakmaktansa, Paris'i bugünkü haliyle, beyaz perdeye hiç taşınmamış yönleriyle aktarmayı yeğlediler. Bu nedenle "Paris, seni seviyorum" farklı sosyal sınıflar, kuşaklar, kültürler ve atmosferlerin karışımı. Her yönetmenin, kentin çeşitli yerlerinde geçen farklı yaşam kesitleri sunduğu sevinç, ayrılık, beklenmedik garip rastlantılar ve her şeyden çok aşka dair hikayelerden oluşan, çiçek dürbünü (kalediaskop) gibi bir film. Natalie Portman, Fanny Ardant, Elijah Wood, Nick Nolte, Juliette Binoche ve Steve Buschemi gibi, ünlü uluslararası oyuncularla 'Paris, seni seviyorum'da Paris'i yeniden keşfedecek; dünyanın bu en romantik şehrine yeniden sevdalanacaksınız.

Soğuk savaş zamanının baskısı altında olan SSCB askerlerinden sorunları olan bir asker, savaşçı hava pilotu ve beraber çalıştığı kadın pilot arasında yaşadığı aşk üçlüsünü anlatan film.

1942... Tüm dünya savaşmaktadır. İskoçyalı genç ve güzel bir kadın olan Charlotte Gray (Cate BLANCHETT), Güney Fransa'daki düşman hatlarının gerisine paraşütle indirilir. Detaylarını sadece kendisinin bildiği iki görevi vardır: Resmi görevi, İngiliz Hükümeti'nin Özel Operasyonlar Birimi'nin yeni bir üyesi olarak, işgalci Alman ordusuna karşı faaliyet gösteren Fransız direniş grubuyla işbirliği yapmaktır. Onun için daha da önemli olan ikinci görev ise, bir çatışma sırasında uçağı düşerek kaybolan İngiliz Kraliyet Hava Kuvvetleri'nde görevli pilot sevgilisini aramaktır. Charlotte, Julien LEVADE'ın önderliğinde savaşan Fransız direnişçilerine giderek bağlanır ve bu yakınlaşma, tüm hayatını değiştirir.

Geçirdiği tehlikeli bir kayak kazasının ardından uzun süreli bir rehabilitasyon sürecine giren Tony Jézéquel, Georgio Milevski ile yaşadığı tutkulu aşk hikayesini yeniden hatırlayıp o günlerini gözden geçirmek için bol miktarda zaman bulacaktır.

Film, lise sona giden 18 yaşında okulun çalışkan ve güzel kızı olan Sarah ile okulu bir türlü bitirememiş, yakışıklı ve asi Zachary'nin aşkını anlatıyor. En başlarda birbirlerinden pek hoşlanmayan bu zıt ikili zamanla karşı koyamadıkları bir çekimle birbirlerine aşık olur. Ancak Sarah'nın üniversiteye gidecek olması, son derece farklı iki aileden geliyor olmaları ve Zachary'nin okulda yaşadığı problemler aşklarının önünde bir engel olarak belirir. Fakat tüm engellere rağmen aralarında gelişen bu ilk aşk hayatlarında derin bir iz bırakacaktır.

Film, II. Dünya Savaşı sonrasında geçen tutku dolu bir aşk hikayesini konu alıyor. Gabrielle, ailesinin baskısına dayanamamış ve bir çiftçi olan José’yle evlenmiştir. José karısına aşık, dürüst ve çalışkan bir adamdır, ancak bu evlilik içinde kendini bir mahkum gibi hisseden Gabrielle, bu adanmışlığa hiçbir zaman karşılık veremeyeceğinin farkındadır. Bir gün tutkularını ona yeniden hatırlatacak ve ayağını yerden kesecek olan André ile tanışır. Beraber kaçmak için sözleşirler, fakat onları çevreleyen dünyanın buna izin vermeye niyeti yoktur.

Gerçek mutluluk, başarı ve aşkın ne olduğuna dair yıllarca anlaşmazlıklar yaşayan Dave ve Clarice Johnson, sonunda evliliklerini bitirme noktasına gelirler. Clarice bir araba kazası geçirdiğindeyse içine attıkları ortaya çıkar. Aralarındaki farklılıklar, Clarice’in fiziksel terapi görmesiyle daha çok artmıştır. Dave de Julie ve oğlu Bryson ile vakit geçirmeye başlar. Dave, onlarda bulduklarıyla bir aile olmanın ve tutkulu bir eşin özlemini duymaya başlamıştır. Hayatlarında yaşanan bu değişikliklerle Dave ve Clarice, artık birbirlerine ettikleri yeminin kolayca bozulup bozulmayacağıyla yüzleşmeleri gerekmektedir.

İkinci Dünya Savaşı sırasında kendi ülkeleri hesabına tetikçilik yapan Amerikalı Max Vatan ile Fransız Marianne Beausejour'un 1942'deki bir görevleri sırasında yolları kesişir. İkisi de Casablanca'daki Nazi Alman elçiyi öldürmek üzere görevlendirilmiştir. Ancak bu görev sırasında birbirlerine aşık olurlar ve sonrasında evlenirler. Ancak evlenmiş olmalarına rağmen birbirlerinden sakladıkları birçok sır vardır ve bu aralarındaki sevgiyle birlikte hissedilir bir gerilimin de ortaya çıkmasına neden olacaktır.

Part two of a two-part biopic following French army officer Charles De Gaulle's life and political commitment between 1940 and 1945, and trace his development towards a political career.

June, 1940. France collapses and signs the armistice. In the midst of the chaos, one man refuses to give up. Alone against the odds, this unknown general flees to London to save what remains of freedom.

Sevilen romandan uyarlanan Son Gün Doğumu, kronik hastalığı olan üniversite öğrencisi Ry'ın, annesiyle Mallorca'ya yaptığı yaz tatilini konu alıyor. Ry, beklenmedik bir şekilde Julián'a âşık olup anı yaşamaya başlasa da kötüleşen durumu ve uzun süredir saklanan aile sırları, yaz bitmeden her şeyi altüst edebilecek bir tehdit oluşturur.

Bu son derece etkileyici drama, II. Dünya Savaşı'nda gerçekleşen Bulge Savaşı sırasında Alman hatları arkasında kalan savaş yorgunu bir piyade bölüğünü anlatmaktadır. Ev özlemiyle yanan ve karla kaplı siperlerde soğuktan titreyen askerler acıya, ıstıraba ve üzüntüye bastırılamaz bir mizah ve amansız bir alay ile katlanmaktadırlar. Hiçbiri kahraman olmak niyetinde değildir ama hepsi de kendilerinden beklenen cesareti göstermeye hazırdır.

Dünyanın her yerinde medyanın ilgisini çeken gerçek bir olaydan esinlenen Son Piyade, 92 yaşındaki bir 2. dünya savaşı gazisi olan Artie Crawford'ın maceralarını anlatan dokunaklı bir dram. Artie, Normandiya'da gerçekleşecek 75. yıl anma törenini kaldığı huzur evinde duyar. Kutlamalara katılmaya kararlı olan Artie huzur evinden gözüpek bir kaçış planlar ve eski birliğine son bir kez saygısını sunmak için Fransa'ya doğru ilham verici bir yolculuğa çıkar.

Kitap editörü Margaret, sınır dışı edilerek ülkesi Kanada'ya gönderilmesi gündeme gelince hemen aklını çalıştırır ve yıllardır çile çektirdiği ezik asistanı Andrew ile nişanlı olduğunu hükümet yetkililerine bildirir. Ancak asistanı, bu yalana ortak olmak için kendince bazı koşullar öne sürer. Zoraki çiftimiz, damat adayının ailesiyle tanışmak için Alaska'nın yolunu tutmak zorunda da kalacaktır. Büyük şehirde daima kontrollü bir kadın olan Margaret, orada karşılaşacağı birbirinden komik durumlar karşısında sudan çıkmış balığa döner.

Yorkshire bozkırlarında geçen, tutkulu ve fırtınalı bir aşk hikayesi; Heathcliff ve Catherine Earnshaw arasındaki yoğun ve yıkıcı ilişkiyi konu alıyor.

Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.



0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir