
Claire Borotra
Eloise Gentil

Captain Eloïse Gentil, of Caen police, hasn't been on speaking terms with her father Robert, an expert on WWII, for twenty years. But the two are brought together to investigate the death of James Crawley, a 91 year-old former GI, found tied to a pole and in his uniform, apparently executed "as an example".

Claire Borotra
Eloise Gentil

Claire Chazal
Evelyne Leroy-Vidal

Jean-François Balmer
Jacques Marechal

Michel Jonasz
Robert Gentil

Pierre Deny
Pierre-Yves Kerdal
Frédéric Amico
Loïc Jourdan

Élizabeth Macocco
Louise Kieffer
Damien Leconte
Eric Largier
Coralie Audret
Gwenaelle Leroy-Vidal

Sylviane Goudal
Anne Maréchal

James Gerard
Matt Richardson

Emile Feltesse
Subsitut du procureur

Stéphane Pezerat
Marc Brindivic juge d'instruction
Philippe Jouan
Prêtre Abbaye
Samuel Desfontaines
Bruno Pereyrat le témoin

Kütüphaneci ve gerçek suç avcısı Aurora Çavuş Jack Burns'u hiç sevmez, ve aynı zamanda onu görmek istemez. Çavuş Jack'ın ölü bedeni Aurora'nın evinin dışında bulunca, o zaman Aurora ana şüpheli olur. Katili bulmaya ve adını silmeye kararlı olan Aurora, bir kez daha maceraya dalar...

A librarian with a sharp mind for murder, Aurora Teagarden is known around her small town as a master sleuth. When her friend Jane unexpectedly dies and leaves Aurora everything in her will, she also leaves a troubling murder mystery haunting her neighborhood. It is up to Aurora to piece together the clues—including a skull, its missing skeleton and a suspicious group of neighbors—and solve the murder before she becomes the unlikely killer’s next victim.

Anna, sevgilisi Sandro ve en yakın arkadaşı Claudia'nın da dahil olduğu bir grupla beraber bir yat gezisine çıkar. Yat Akdenize doğru açılırken, Anna sevgilisine karşı hissettiği duygularını sorgulamaya başlar. Yat bir adaya yaklaştıktan kısa bir süre sonra Anna gizemli bir şekilde kaybolur. Anna'yı arayamaya başlayan Sandro ve Claudia'nın arasında ise bir aşk başlar. Çok az dialog içeren film, gücünü yönetmenin hikayeyi anlatış tarzından ve filmdeki gizemi sürekli korumasından alıyor. Film bu sayede verdiği aşk hikayesinin yanı sıra gerilimi de koruyup tansiyonu arttırıyor. Michelangelo Antonioni'nin en yetkin filmlerinden olan L'Avventura, Akdeniz'in muhteşem güzelliğini de siyah beyaz estetikle bizlere verir.


When Jesse Stone looks into the murder of a teen-age girl whose body is found floating in a local lake, it brings him up against the Boston mob and into the affluent world of a bestselling writer who exploits troubled teens.

Film, 1940'lar Los Angeles'ında gangsterlere karşı kurulmuş özel bir polis ekibi olan 'Şapkalılar'ın hikâyesini anlatıyor. Genç ve güzel bir kadının öldürülmesini araştıran kahramanlarımız, tanınmış isimlerin de bu işin içine karıştığını keşfederler...

Based on the 2000 book of the same name by Emmanuel Carrère, it is inspired by the real-life story of Jean-Claude Romand. L'Adversaire's protagonist Jean-Marc Faure (Auteuil) pursues an imaginary career as a doctor of medicine in a plot more closely based on Romand's life and Carrère's book than was Laurent Cantet's 2001 film L'Emploi du Temps. The film was nominated for a Palme d'Or at the 2002 Cannes Film Festival.

Inspector Lavardin is called to a provincial village to investigate a murder – only to find that one of his ex-lovers is the victim’s widow.

Mumbai şehrinde 5 ayrı yerine bomba yerleştirdiğini söyleyen bir adam, polise telefon açarak hapishanedeki 4 teröristin serbest bırakılması karşılığında bu bombaların yerini söyleyeceğini belirtir. Polisle girişilen pazarlık uzamaya başlar ve ilginç bir şekilde bu olay polis kayıtlarına girmez. Süreçler ilerledikçe ortaya karışık bağlantılar çıkacaktır.


Kiralık katil Jef Costello, cinayet işlerken görülür. Ancak gece kulübünün piyanisti Valérie, polise yalan söyler ve Jef’e yardım eder. Jef’in kız arkadaşı Jane de onunla olduğunu söyleyince polis onu serbest bırakır. Jef’in evine gelen karanlık bir tip, ona silah zoruyla bir iş daha verir ve öder.


Veronica Guerin, gerçeği ararken her şeyi riske atan bir gazeteci hakkında aksiyon dolu ve eleştirmenler tarafından beğenilen gerçek bir hikaye.


Martin ve Rodie bir hastanenin kanser hastalarına ayrılan odasında ilk kez karşı karşıya gelirler. İkisi de çok ciddi kanser hastasıdır. Yaşamlarının son günlerini bir hastanede gözlem altında geçireceklerdir. Martin kabına sığmayan dinamit gibi bir gençtir. Ölümünün çok yaklaştığını bildiği için bu son günlerini çok hareketli yaşamaktadır. Kendi halinde bir tip olan Rodie'yi de bu düşüncesine ortak eder. Öbür dünyada cennete gideceklerinden kuşkuludurlar. Ama bu dünyada cenneti yaşamaya bakacaklardır. Yaşamlanının son günlerinde cennetin kapısını çallacaklardır. Serüven bir füze hızıyla başlar. Çaldıkları Mercedes Cupe otomobilin içinde bir uyuşturucu kaçakçısının 1.000.000 DM. dolu çantası vardır. 1.000.000 Markla neler yapılmaz ki...?

Konusu, Amerikan profesyonel futbol liginin henüz yeni kurulmaya başlandığı 1925 yılında geçen filmin çekimleri Kuzey ve Güney Carolina’da gerçek mekanlarda yapılıyor.George Clooney filmde takımını bar köşelerinden kalabalık stadyumlara taşımaya kararlı olan yakışıklı ve girişken ruhlu futbol kahramanı Dodge Connoly rolünü üstlendi. Takımın sponsorunu kaybetmesi üzerine futbol liginin çöküşün eşiğine geldiğini gören Dodge, ünlü bir kolej futbolu yıldızını kadroya katılması için ikna etmeyi başarır. Attığı bu son adımla can çekişmekte olan futbol sporunun yeniden ülke gündemine taşınacağını ümit etmektedir.Takıma yeni katılan Carter Rutherford (John Krasinki), Amerika’nın harika çocuklarından birisidir. Aynı zamanda 1. Dünya Savaşında Alman askerlerini tek başına geri çekilmeye zorlayan bir savaş kahramanı olarak şöhret yapan Carter, futbol alanındaki eşi benzeri görülmemiş süratiyle ün yapmış yakışıklı bir sporcudur.


San Francisco'da ünlü isimlerin birer birer öldürülmesiyle polis dedektifi Harry Callahan (namıdiğer Kirli Harry), yeni bir cinayet soruşturmasının içine çekilir. Cinayetlerin ardında, ünlülerin ölümlerine dair yapılan gizli bir bahis oyunu – yani bir “ölüm kumarı” vardır. Bu oyunun yaratıcısı, ünlü bir film yönetmeni olan Swan’dır. Listeye göre yıl sonuna kadar hangi ünlülerin öleceği tahmin edilmektedir. Ancak işler ciddiye biner; listedeki isimler gerçekten ölmeye başlar ve Callahan kendi adının da listede olduğunu öğrenir. Cinayetleri araştırırken bir yandan intikam peşindeki bir mafya babasıyla uğraşmak, diğer yandan da kendisine ilgi duyan TV muhabiri Samantha ile yakınlaşmak zorundadır. Olaylar ilerledikçe Swan'ın sadece bir hedef olduğu, gerçek katilin ise takıntılı bir psikopat olduğu ortaya çıkar. Callahan sonunda katili limanda kıstırır ve adaleti bir kez daha kendi yöntemleriyle sağlar.

Manhattan’ın en yeni gökdeleni olan "Millennium Building"in üzerinde karanlık bir sır yatmaktadır. New York’un 102 kat yüksekliğindeki mimari gururu, açıklanamayan ölümlerin merkezi hâline gelir. Binanın içinde, görünüşe göre kendi başına hareket eden asansör sistemi insanlara dehşet saçmaktadır. Teknik bir arıza olmamasına rağmen ölümcül kazalar art arda yaşanırken, meraklı bir ikili gerçeği ortaya çıkarmaya çalışır. Eski bir deniz piyadesi olan ve şimdi asansör teknisyeni olarak çalışan Mark ile genç sansasyonel gazeteci Jennifer, birlikte inanılmaz bir gerçeği açığa çıkarır. Binanın derinliklerinde, kontrolden çıkan şeytani bir güç, ölümün eşiğindeki masum kurbanlarla oyun oynamaktadır.

Bay Gondo ulusal ayakkabıcılık şirketinde payı olan bir iş adamıdır. Bir gün şirketteki payını arttırıp şirketteki en büyük söz sahibi olmak için alnının teriyle biriktirdiği her şeyi şirket hisseleri için yatırır ve evini ipotek ettirir. Aynı dönemde çocuğu kaçırılır fakat çocuk bay Gondo nun değil onun hizmetinde çalışan başka bir şahsa aittir. Çocuğu kaçıran kişi ise bu yanlışı fark eder ve daha önce istediği fidyeyi yine bay Gondo dan ister. Bay Gondo parayı verip vermemesi konusunda teredütte kalır.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir