
José van Dam
Joachim Dallayrac

Aging opera singer Joachim Dallayrac retires from the stage and retreats to the countryside to school two young singers. Although the rigorous training takes its toll on both teacher and students, there is plenty of time for relationships to develop between the three.

José van Dam
Joachim Dallayrac

Anne Roussel
Sophie Maurier

Philippe Volter
Jean Nilson

Sylvie Fennec
Estelle Fischer

Patrick Bauchau
Prince Scotti

Johan Leysen
François Manssaux
Marc Schreiber
Arcas
Alain Carre
Attendant
David Ashman
English Critic
Bob Bender
English Critic
Jonathan Fox
English Critic
Jeannette Bakker
Diva

Philippe Drecq
Dandy
Jean Gerardy
Old Man
Yvette Merlin
Louise

60'ların başından 70'lerin ortalarına dek süren çalkantılı süreçte geçen RÜYA KIZLAR, umut vaat eden "The Dreamettes" adlı müzik grubunu kuran Effie (Jennifer Hudson), Deena (Beyoncé Knowles) ve Lorrell (Anika Noni Rose) adlarındaki üç kızın yükseliş hikayesini anlatıyor. Hırslı menajer Curtis Taylor, Jr. (Jamie Foxx), bir yetenek yarışmasında keşfettiği kızlara, hayatlarının teklifini yaparak; onlara as sanatçı James "Thunder" Early (Eddie Murphy)'nin yardımcı sanatçıları olmalarını teklif eder. Curtis zamanla kızların görünüşlerinin ve seslerinin kontrolünü ele alır ve halkın büyük ilgisini uyandıran kızların sonunda kamuoyunda, kendi dışa vurumlarının ifadesi olan "The Dreams-Rüyalar" ismi ile anılmasını sağlar.

Bir grup dansçı, Zach'in yönettiği yeni bir müzik prodüksiyonu için seçmelere katılmak üzere bir Broadway tiyatrosunun sahnesinde toplanır. İlk elemelerden sonra, aralarında bir zamanlar Zach ile fırtınalı romantik bir ilişkisi olan Cassie'nin de bulunduğu on yedi umutlu kaldı. Kendini alçaltmak ve onun için seçmelere katılmak için iş için yeterince çaresizdir

Bir gencin hayatı, kendisine nadir görülen bir kemik kanseri teşhisi konulması ile alt üst olur. Yaşadığı şoku atlatmasının ardından genç, hayatta az kalan zamanını değerli bir şekilde geçirmeye karar verir. Bu süreçte genç başkalarına ilham olmanın yolunu bulur * İnsanın burnunun direğini sızlatan tarz bir film. Zaman zaman neşeli, zaman zaman esprili ama genelde hüzünlü. Gerçek hayattan olması filme artı değer katıyor. Hele "Yaşamaya başlamak için ölmek üzere olduğunuzu öğrenmenize gerek yok" cümlesi nasıl da son noktayı koyuyor. Ailece izlenebilecek güzel bir film, En son sahnede gerçek kişilerin gösterildiği bölümleri es geçmemenizi öneririm.

Ritm duygunuz olmadan davul çaldığınızı, ya da aşık olur gibi şarkı söylediğinizi hayal edin. Bazen öğretmenler öğrencilerinde farkında olmadıkları yetenekleri keşfederler.. bazen Bay Holland gibi birisi çıkar ve hayatınıza girer. En çılgın hayallerinde bile gençlere müzik öğretmeninin yeteneğini boşa harcamaktan farklı birşeye dönüşebileceğini düşünemezdi. Ama genç bestekar ailesini destekleyebilmek için bir muhteşem eser yapmaya karar verince, ilham verdiği öğrencilerin onda yarattığı etkiyi farkeder... ve onların senfonisinin notalarını oluşturduğunu anlar. Hayatımızı değiştiren o ender rastlanan, yetenekli öğretmenlere bir adak" (San Francisco Chronicle) olan Sevgili Öğretmenim bir zafer marşı!

The film follows four families, with different nationalities (French, German, Russian and American) but with the same passion for music, from the 1930s to the 1960s. The various story lines cross each other time and again in different places and times, with their own theme scores that evolve as time passes. The main event in the film is the Second World War, which throws the stories of the four musical families together and mixes their fates. Although all characters are fictional, many of them are loosely based on historical musical icons (Édith Piaf, Josephine Baker, Herbert von Karajan, Glenn Miller, Rudolf Nureyev, etc.) The Boléro dance sequence at the end brings all the threads together.

11 yaşındaki yetim Stet, girdiği okul korosunda problem yaşamaktadır. Ancak hırslı koro şefi çocukta bir yetenek görmüştür ve onun sınırlarını zorlamak için elinden geleni yapacaktır.

Kahire'de doğan, 50'lerde ün kazanan, Youssef Chahine'in "Le Sixième Jour" adlı filminde oynayan, Fransızca, İspanyolca, Arapça, İbranice, Almanca ve İtalyanca şarkıları olan müzik ikonu Dalida'nın gerçek öyküsüne dayanıyor. 55 altın plak sahibi, tüm zamanların en ünlü şarkıcılarından Dalida'nın hayatının anlatıldığı filmde sadece Gigi L’amoroso ile uluslararası müzik dünyasında büyük üne, içsel bir arayışla çıktığı Hindistan yolculuğu, disko müziğinin altın yıllarında yeniden parlayışı, trajik ölümü gibi pek çok olaya yer veriliyor.

Yedi yaşında küçük Bobby'nin kalbi geçirdiği ateşli romatizma sonucu hasar gördü. Öyle ki onbeş yaşını bile görmesi beklenmiyordu. Ailesi bütün enerjisini onun bakımına harcadı. Zayıf kalbi hayatında gözardı edilemeyecek bir gerçekti ama eski bir şarkıcı olan annesi Polly oğlunu hayatın bambaşka bir gerçeği ile daha tanıştırdı: müzik. Müzik zamanla Bobby'nin hayatla yaptığı bir anlaşma oldu, onu yıldızlığa taşıdı. Amerika'nın favori gösterilen genç oyuncusu Sandra Dee (Kate Bosworth) ile hayatını birleştirdi. Zamanla Bobby'nin engellenemez hırsı özel yaşamını zehirlemeye başladı. Bunalımlı geçen uzun bir dönemin ardından Bobby ailesi, arkadaşları, olağanüstü yeteneğinin farkına vararak sonunda kim olduğunu keşfetti ve yaşamın onun için ne kadar değerli olduğunu.

A famous pianist at the twilight of his career meets a free-spirited music critic who soon becomes his rock as his mental state deteriorates.

Teen Spirit, hayallerine kavuşabilmek için şarkı yarışmasına katılan genç bir kızın hikayesini konu ediyor. Violet, küçük bir kasabada yaşayan utangaç bir genç kızdır. En büyük tutkusu şarkı söylemek olan genç kız hayallerinin peşinden gidebilmek için kasabadan ayrılmayı planlar. Bir şarkı yarışmasının ilanlarını gören Violet için hayalleri doğrultusunda harekete geçme zamanı gelmiştir. Ona bu zorlu macerasında karşısına çıkan bir akıl hocası yardım eder. Bu uluslararası yarışma Violet’ın sadece yeteneğinin değil dürüstlüğünün ve hırsının da teste tabi tutulmasına neden olur. Akıl hocasının desteği ile hayallerine kavuşabilmek için ter döken genç kız, yüzlerce rakibini geride bırakıp yarışmayı kazanabilecek midir?

Mélanie Prouvost, a ten-year-old butcher's daughter, is a gifted pianist. That is why she and her parents decide that she sit for the Conservatory entrance exam. Although Mélanie is very likely to be admitted, she unfortunately gets distracted by the president of the jury's offhand attitude and she fails. Ten years later, Mélanie becomes her page turner, waiting patiently for her revenge.

Film, ünlü gitarist ve besteci Django Reinhardt'ın hayatını ve 1943'te Alman işgali altındaki Paris'ten kaçışını konu alıyor.

Bir tarafta öğrencilerinin korkulu rüyası, jazz öğretmeni Terrence Fletcher, diğer tarafta \"en iyi\" olmayı kafaya koymuş, aşırı hırslı genç öğrencisi Andrew Neyman. İki taraf da baskın karakterinden taviz vermeyince çok geçmeden mantık dışı olaylar gelişmeye başlar. Bu süreçte elleri çalışmaktan kanlar içinde kalan Neyman, küfürbaz Fletcher'ın hakaretle bezeli eğitim tekniklerine boyun eğmek zorunda kalır. Ama Neyman'ın da kendine göre numaraları vardır ve en sonunda, karşı karşıya kalacakları müzikal düellodan önce işler iyice çıkmaza girer.

Elfriede Jelinek'in Piyano Öğretmeni adlı romanından uyarlanan film, Viyana Müzik Konservatuarı'nda öğretim görevlisi olarak çalışan orta yaşlı bir kadın üzerine kurulu. Annesiyle aralarında sevgi ve nefret karışımı bir ilişki bulunan Erika Kohut adlı bu kadın, bir yandan saygı duyulan ve otoriter bir öğretmen görüntüsü çizerken diğer yandan karanlık arzuları ve müzik arasında ikilem yaşamaktadır. Viyana'nın kenar mahallelerindeki erotik gösterilere ve porno film gösteren sinemalara gidip gelen Erika, anlam katamadığı hayatında bir tür kendi kendini tüketme sürecine girmiştir. Kendine o denli yabancıdır ki bir sevgili edinememekte, geceleri parkta sevişen çiftleri gizlice seyretmekle tatmin olmaktadır. Kendisine karşı garip bir hayranlık ve tutku duyan erkek öğrencisiyle iletişim kurmasının ardından, görünüşteki hayatı ve bastırılmış arzuları arasındaki duvar yıkılmaya başlar.

Giacomo Puccini’nin La bohème adlı opera eserine dayanan, New York’un Lower East Side bölgesinde yaşayan bir grup sanatçının hayat mücadelesini anlatan Rent adlı müzikalin beyazperde uyarlamasında 2001 ve 2002 tarihli Harry Potter filmlerine imza atan Chris Columbus yönetmenlik görevini üstleniyor. Bol ödüllü müzikalde ana karakterleri canlandıran Anthony Rapp, Adam Pascal ve Idina Menzel filmde de aynı karakterlere hayat veriyorlar.

A local activist and a budding young mayor clash over the best path forward for their impoverished suburb.

Herşey bayan Henderson 'ın kocasının vefat etmesiyle başlar. Dul kalmasına üzülmeyen bayan Henderson, dul bir kadın olarak nasıl eğlenebileceğini düşünerek üzülmektedir. Zira, diğer dullar tarafından önüne sunulan seçenekler hiç te iştah açıcı değildir. Bir gün tesadüfen, önünden geçtiği bir tiyatronun kapalı olduğunu gören bayan Henderson, şov işine girmeye karar verir. Bir tanıdığı vasıtasıyla, önce şov işinden çok iyi anlayan biri olan bay Van Damm 'ı bulur. Bayan Henderson ile bay Van Damm arasında garip bir bağ kurulur. İkili hem birbirini sevmemekte ve birbirinin ayağına dolanmakta, hemde bundan zevk almakta ve birbirlerini sevmektedirler. Dizginleri ele alan bay Van Damm, kısa sürede işletmeyi kara geçirir. Ancak diğer tüm işletmelerin bay Van Damm 'ın ortaya koyduğu işleri anında taklit etmeleri, orta vadede büyük finansal sıkıntılar doğurur.

A star is born in a time of both celebration and instability in this historical drama with music from director Christophe Barratier. In the spring of 1936, Paris is in a state of uncertainty; while the rise of the Third Reich in Germany worries many, a leftist union-oriented candidate, Léon Blum, has been voted into power, and organized labor is feeling its new power by standing up to management.

Çalışkan, saygın, bekâr bir anne olan Pauline hem işçi ailesinin hem de yaşadığı madenci kasabasının sakinlerinin tüm beklentilerinin aksine bir şey yapıyor: Tanındığı ve inandığı liberal görüşün tam zıddını savunan bir partiye aday olarak kendini onlara teslim ediyor. Ne var ki parti yetkililerinin tek amacı, dürüstçe yola çıkan Pauline’in saygınlığından faydalanmak. Fransa’da seçimlerden sadece birkaç ay önce gösterime giren Bu Ülke Bizim, ülkesindeki aşırı sağcı kesimlerden büyük tepki topladı.

Bir inanç krizinin ardından çıktığı spiritüel yolculuk, tanınmış fundamentalist vaiz Carlton Pearson'ın değer verdiği her şeyi riske atar.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir