Claude Godbout
Claude


Fransa’nın güneyindeyiz… Yaz tatilinde kendi okulunun duvarlarını boyayan on dört yaşındaki Nour bir arya söylendiğini duyar ve opera sanatçısı Sarah ile böyle tanışır. Nour’un hem yeteneği hem de ailesinden dolayı müzik tutkusu vardır.

Antoine (Albert Dupontel) bir insanı mutlu edecek her şeye sahiptir: Güzel bir eş, harika iki çocuk ve bir ev. Ancak günün birinde hayatını kendi elleriyle mahvetmeye başlar. İşinden istifa eder, karısına artık onu sevmediğini söyler, arkadaşlarına onlar hakkında neler düşündüğünü açıklar...

Yönetmenliğini ünlü oyuncu Mélanie Laurent’in yaptığı Nefes, okulda farklı nedenlerden ötürü popüler olan ve herkesin arkadaş olmak istediği iki kıza odaklanmaktadır. Çekici, kibar ve iyi huylu on yedi yaşındaki Charlie, okuldaki yeni kız olan Sarah ile çabucak arkadaş olur. Zapt edemediği sarı saçları ve fazlasıyla dışa dönük tavırlarıyla Sarah, çekici ve tehlikelidir. İkili, kısa zamanda en mahrem sırlarını paylaşan iki arkadaş haline gelir. Her şey yolundadır, ta ki ilişkilerinin değişmeye başlayacağı o güne kadar...

Cennet Beklesin – Heaven Will Wait filminin konusu, Biri 16 diğeri 17 yaşındaki iki genç kızın internet üzerinden başlayan beyin yıkanma sürecini beyazpedeye taşıyor. Yaşanan sorunlara İslami terör ile çözüm bulunabileceğine inanan kızların, ‘geri döndürülmesi’ filmin odak noktası..

94 yaşındaki Eleanor Morgenstein, en yakın arkadaşının ölümünün ardından hayatını yeniden kurmaya çalışır. Bunun sonucunda, onlarca yıl Florida'da yaşadıktan sonra New York'a geri döner.

Kate Winslet'ın bu etkileyici ilk yönetmenlik denemesinde Helen Mirren, son vedasını kendi istediği gibi yapmayı planlayan hasta ve kıvrak zekâlı bir anneyi canlandırıyor.

Mathieu lives in Paris, Alice in a small seaside resort in Western France. He is a famous actor, about to turn fifty. She is a piano teacher in her forties. They were in love fifteen years ago, then separated. Time has passed. They each went their ways and slowly healed. When Mathieu goes try to overcome his melancholia in a thermal spa, he stumbles upon Alice.

A street smart runner develops an intense rivalry with an equally ambitious wealthy young athlete.

Ülkesinde genellikle yetişkinlere hitap eden kitaplarıyla dikkat çeken genç bir kadın yazar, son zamanlarda hayatında değişikliklerle karşı karşıya kalacaktır. Ek iş olarak yerel bir gazetede editörlük göreviyle parasını kazanmaya çalışan genç kız, zamanla hayatına erkeklerin girmesiyle çok zor bir hal alacaktır. Genç bir kadının etrafında gelişen olayları dramatik bir yönle bizlere aktaran The Girl in the Book filmi kısıtlı kadrosuyla iyi işler başaran filmlerden birisi olarak dikkat çekiyor.

50'lerin Welton Akademisi, ciddi, disiplinli ve akademik çevrelerde saygınlığı yüksek olan bir okuldur. Okul yönetiminin muhafazakar ve ortodoks tavırları okulu öğrenciler için sıkıcı ve bunaltıcı bir hale getirmektedir. Fakat yeni ingilizce öğretmeni John Keating'in okula atanmasıyla çok şey değişecektir.Keating öğrencilerine ders kitaplarını yırtıp atmalarını, kalıplaşmış düşünce şekillerinden uzaklaşmalarını ve hayatlarını dolu dolu yaşamalarını öğütlemesiyle okulun statükocu tavrına son derece zıt bir profil çizmektedir. Öğrencilerini şiir ve nitelikli edebi yapıtlarla tanıştıran Keating onların pek çoğu üzerinde derin bir etki yaratır ve onların geleceğe dair hayallerinin şekillenmesini sağlar. Elbette Keating’in yaklaşımının okul yönetimi tarafından farkedilmesi ve üstüne gidilmesi uzun sürmeyecektir. Fakat okul müdürü Nolan Keating’i okuldan uzaklaştırma kararı aldığında hayatlarını değiştirdiği öğrencileri Keating’i savunmak için harekete geçerler.

Klasik bir kült olan bu filmde alışılmadık bir çifti izliyoruz. Ekranlarda görmeye alışık olduğumuz türden çiftlere ait bildiğimiz ne varsa tümüne meydan okuyan bir birliktelik. Harold olarak izlediğimiz Bud Cort, zenginliğinden sıkılmış ve tüm ilgisine ölüme vermişa. Maude ise hayat hakkında pek çok şey bilen eski bir serseridir. Senaryosu Colin Higgins'e ait olan filmi Hal Ashby yönetmiş. Sevginin sınır tanımadığına dair eğlenceli ve etkileyici bir film. Müzikler ise Cat Stevens'e ait.

Agnes ve Elin, İsveç'te Åmål isimli küçük kasabada yaşayan iki genç kızdır. Rahat, sempatik ve popüler bir kız olan Elin'in aksine depresif Agnes'in pek arkadaşı yoktur. Gizliden gizliye Elin'den hoşlanan Agnes bunu ifade etmenin bir yolunu bulamadıkça daha da mutsuz olmakta ve içine kapanmaktadır. Agnes'in durumundan endişelenen ailesi 16. yaş gününü kutlamak için parti düzenlerler. Başka bir partiye gitmemek için Agnes'in partisine gelen Elin ile Agnes arasında arkadaşlıktan daha farklı bir ilişki başlayacaktır. Lezbiyenlik ve arkadaşlık üzerine naif bir film olan Sev Beni, İsveçli yönetmen Lukas Moodysson'a Berlin Film Festivali'nde de ödül getirdi.

Eski bir barmen olan Robert Freegard, neredeyse on yıl boyunca bir İngiliz gizli servis ajanı gibi davranır. O, kurbanlarını IRA teröristlerinin avı olduklarına ikna etmeyi başarır. Büyük miktarda para karşılığunda Robert, kendisini MI5 üyesi olarak göstererek kurbanlarını korur. Ancak Robert'e aşık olan bir kadın, onun hayatının alt üst olmasını sağlar.

Serinin yeni bölümünde lise son sınıf öğrencisi olan Troy (Zac Efron) ile Gabriella (Vanessa Hudgens), üniversiteyi farklı yerlerde okuyacakları için birbirlerinden ayrılacak olmaları gerçeği ile yüz yüze kalırlar. Geri kalan kadroyu Wildcats dans grubunun tamamladığı filmde, kendi deneyimlerini, gelecek umutları ve endişelerini yansıtan seçkin bir müzikal sahneye koyarlar.

1983 yılı yazı sırasında 17 yaşındaki Amerikalı-İtalyan Elio Perlman günlerini ailesinin İtalya'nın kuzeyindeki 17. yüzyıldan kalma villasında klasik müzik yaparak, okuyarak ve arkadaşı Marzia ile flört ederek geçirmektedir. Elio, Greko-Roma kültüründe uzmanlaşmış seçkin bir profesör olan babası ve onu elit kesim meyveleriyle, doğal lezzetlerle şımartan, çevirmen olan annesi Annella ile bir arada olmaktan ziyadesiyle memnundur. Elio'nun olgunluğu ve entelektüel birikimi, onu tam teşekküllü bir yetişkin gibi gösteriyor olsa da özellikle kalpteki konularda onun hakkında hala masum ve biçimlenmemiş olan çok şey vardır. Bir gün, doktorasını sürdüren büyüleyici bir Amerikalı bilim adamı olan Oliver Elio'nun babasına yardım etmek göreviyle yıllık yaz stajyeri olarak villaya gelir. Güneşin ışıltılarının arasında Elio ve Oliver hayatlarını sonsuza dek değiştirecek bir yaz boyunca yeşermekte olan arzunun güzelliğini keşfedeceklerdir.

Louisa May Alcott’ın aynı adlı klasik romanından beyazperdeye uyarlanan film, İç Savaş sonrası Amerika'da yaşamlarını sürdürmeye çalışan dört kız kardeşin hikayesini anlatıyor. Meg (Emma Watson), Jo (Saoirse Ronan), Beth (Eliza Scanlen) ve Amy March (Florence Pugh) birbirinden tamamen farklı karaktere sahip dört kız kardeştir. Çocukluk dönemlerini geride bırakıp kadınlığa geçiş süreçlerinde kardeşler türlü dertlerle boğuşur. Babaları Amerikan İç Savaşı'na katılan dört genç kız, anneleri ile birlikte yaşam mücadelesi vermeye başlar. Bu zorlu süreçte en büyük kazançları birbirlerinin yanında olmalarıdır.

Zoolog olan ailesi tarafından Afrika'da büyüyen, okula gitmeyen, sadece evde özel eğitim alan Cady, en güçlünün hayatta kaldığı ilkesini yaşayarak öğrenmiştir. Ancak 15 yaşına gelip liseye başladığında orman kanunlarının yepyeni bir boyut kazandığını farkeder. Okulun en popüler kızının eski sevgilisine aşık olunca işler Cady için epey karışacaktır.

Vahşi Afrika’da henüz yeni doğan bir aslan doğaya egemen düzenin kökünden sarsılacağı bir döneme tanıklık etmek üzeredir. Doğanın kralı olan babasının tacının veliahtı olan Simba, kötülüklerle ve kötü hayvanlarla dolu ormanlarda günden güne daha fazla öğrenecek ve daha fazla büyüyecektir. Simba’nın sorumluluklarını üstlenme ve sorunları çözme becerisi, ormanın yeni kurallarını belirleyecektir.

Bianca ve Kat iki kızkardeştir. Küçük olan Bianca okulun güzel ve populer kızlarından biridir fakat hiç kimseyle çıkmamıştır. Ablası Kat ise asabi, alaycı ve sert bir mizacdadır. Buna bir de kesin karalılığı eklenince hiçbir erkek ona yanaşmamaktadır. Bianca bir erkek arkadaşla çıkmayı çok istediği halde Stanford ailesindeki kurallar yüzünden bu isteğini gerçekleştirememektedir. Bu kurallara göre Biancanın birisiyle çıkması için önce ablası Katin birisiyle çıkması gerekmektedir ki bu imkansızla eşdeğerdir. Bianca bu sorunu çözmek için okuldaki hiçbir kızı beğenmeyen bir genci devreye sokacaktır.

Stephen King'in romanından uyarlanan filmde, 1989 yazında Derry, Maine’de yaşayan bir grup çocuğun 27 yılda bir kasabanın çocuklarını avlayan şeytanı bir varlığı durdurmak için verdikleri mücadele anlatılmaktadır.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir