
Carole Laure
Girl

Kanada ormanlarında geçen bu büyülü hikayede, hayatı acımasızca sonlandırılan genç bir kadın, gizemli bir adamın dokunuşuyla yeniden hayata döner. Sırlarla dolu bu adam, onu tenha bir kulübeye götürerek, ikisinin arasında saf bir bağ kurulmasını sağlar. Gerçeklik ve hayal arasındaki çizgilerin bulanıklaştığı filmde, ölümden sonra verilen ikinci bir şansın insan ruhunda yarattığı değişimler dokunaklı bir şekilde işleniyor. Romantizmin derinliğini ve insan doğasının karmaşıklığını gözler önüne seren bu yapım, izleyiciyi şiirsel görüntülerle ve sessiz bir büyüyle sarıyor. "L'ange et la femme", alışılmışın dışında bir aşk masalı sunuyor.

Carole Laure
Girl

Lewis Furey
Angel Gabrielle
Jean Comptois
Bandit
Joe Elsnor
Bandit
Conrad Peterson
Bandit
Stephen J. Roth
Bandit

Stephen Lack
Boss
Pierre Giard
Guest
Stefan Wohl
Guest
David Caissey
Guest
Réal Belzé-Belval
Guest

J. Léo Gagnon
Father
Jeanne Gagnon
Mother
David Shimo
Chauffeur
Georges Lévesque
Valet

Bir çağ değişirken doğmuş olan bir kadın, geçirdiği bir kaza sonucu hiç yaşlanmamakla 'ödüllendirilir'. Mucizevi bir şekilde neredeyse 80 yıldır, 29 yaşında kalmayı başaran Adaline Bowman, münzevi bir hayat sürüyor, sırrını ortaya çıkarabilecek hiç kimseyle fazla yakınlaşmıyordu. Tesadüfen karizmatik yardımsever Ellis Jones'la tanışması hayata ve aşka duyduğu tutkuyu yeniden tetikler. Ellis'in anne babasıyla geçirdiği bir hafta sonu, gerçeğin ortaya çıkması tehlikesi yaratınca Adaline, hayatını sonsuza dek değiştirecek bir karar verir.

Hastalarından birini hiç sebep yokken ameliyat masasında kaybeden kalp cerrahı Dr Rice'ın kendine güveni alt üst olmuştur. Los Angeles üzerinde gezinen melek Seth o sırada her ne kadar ölen hastaya yardım için orada bulunsada Maggie'den etkilenir ve onun kendine olan güvenini tekrar kazanmasında yardımcı olmaya karar verir. Bu arada ona aşık olur ve sonunda bütün risklerine rağmen görünmez bir ruh olmaktan çıkar, şüpheli bir yabancı haline gelir. Kadere inanmayan Maggie ise Seth'e daha öncekilerle kıyaslanmayacak derecede aşık olur. Bu arada Maggie ile beraber olmak için göklerden ve meleklikten vazgeçen Seth, yeryüzündeki karmaşık hayatı yaşadıkça umutsuzluğa kapılır. Acaba aşk, kişinin temel özelliklerinden vazgeçebileceği kadar değerli midir?

Delicesine aşık olan lise mezunları Riley ve Chris trajik bir araba kazasıyla ayrıldığında, Chris arafta kalırken Riley erkek arkadaşının ölümünden kendini sorumlu tutar. Mucizevi bir şekilde, ikisi bağlantı kurmanın bir yolunu bulur.

1916 yılının New York şehrindeyiz... İrlanda göçmeni bir ailenin oğlu olarak dünyaya gelen Peter Lake şimdilerde yetenekli bir hırsız olarak hayatını sürdürmek zorundadır. Göreve çıktığı evlerden birinde güzel ev sahibesi Beverly Penn ile karşı karşıya gelir ve o anda genç kadına aşık olur. Ne var ki aşkları pek de uzun ömürlü olamayacaktır; zira Beverly bu olayın hemen ardından hayatını kaybeder. Beverly'i bir türlü aklından çıkaramayan Peter yakın gelecekte yaşayacağı doğaüstü bir olay sonrasında kendini başka zaman bir zaman diliminde, kim olduğunu hatırlamadığı bir hal içerisinde bulur. Dahası ölüleri diriltmeyle ilgili gizli bir gücü olduğunu keşfetmiştir...

The final part of the film adaption of the erotic romance novel Gabriel's Inferno written by an anonymous Canadian author under the pen name Sylvain Reynard.

Film, kız arkadaşının ölmekte olduğunu keşfeden 17 yaşındaki bir adamı izliyor. Genç adam bu yüzden kız arkadaşının hayatının son yılında ona bütün bir hayat vermeye karar verir.

Şehir Işıkları, görme engelli genç bir kızla evsiz bir gencin hikayesini anlatıyor. Kör bir çiçekçiye aşık olan ve sokaklarda yaşayan iyi niyetli bir serseri, kıza kendisini varlıklı biri olarak tanıtır. Bir milyonerin hayatını kurtarmıştır ve onun kendisine yardım edeceğine güvenmektedir. Adamı ziyaret edip sevdiği kızın gözlerini ameliyat ettirebilecek kadar para ödünç alabileceğini düşünür. Ama zengin insanlar aslında ikiyüzlü bir yaşam sürmektedirler. Mesaj sessiz, fakat evrenseldir: aşkın gözü kördür...

A young woman becomes entangled with a successful businessman, but her ex tries to win her back, provoking intense jealousy that leads her to reconsider her choice. Ultimately, one man's actions force a resolution to her dilemma.

Annabel Cotton (Mia Wasikowska) güzel, doğaya ve yaşama yürekten bağlı ama ölümcül kanser hastası olan bir genç kızdır. Enoch Brae (Henry Hopper) ise ailesini bir trafik kazasında kaybettikten sonra yaşamayı yük gibi gören, her şeyden usanmış genç bir adamdır. Farklı kişiliklerde görünen bu iki genç insan tesadüfen bir cenaze töreninde tanışırlar ve farkında olmadan ortak bir hayat deneyimini paylaşırlar. Enoch, Annabel'in ömrünün gitgide kısaldığını öğrenince geriye kalan vaktinde onu mutlu etmeye adar. İkisi birlikte kaderi, öfkeyi, acıyı ve gençliği ardından da ölümü sorgulayacaklardır... Kuralları şimdi onlar koyarlar ama Annabel'in zamanı da hayran olduğu doğa dengesi karşısında hızla tükenmektedir...

After a teenager's friends die in an accident, he finds running allows him to remember them perfectly. Running, however, also brings him notoriety. He is caught between keeping the past alive and making new memories in the present.

Bir süre önce Diana adlı masum bir kadın, bulunduğu lokantada başlayan bir çatışmada kaza kurşunu sonucu hayatını kaybetmiştir. Diana'nın nişanlısı olan Joe bu acı olay sebebiyle Diana'nın anne babasının yanında yaşamaya başlar. Aile içinde bu trajeidiyi herkes içine atarak olmamış gibi göstermeye çalıştığı için, sorunlar başka şekilde dışarı vurulmaktadır. Yazar olan anne Jojo, artık yazamamakta, babası Ben ise herşeyi görmezden gelmeye çalışmaktadır. Bir taraftan eşinin nişanlısının katilinin ceza alması için çaba gösteren Joe da başka bir kadına ilgi duymaya başlar.

Gerçek mutluluk, başarı ve aşkın ne olduğuna dair yıllarca anlaşmazlıklar yaşayan Dave ve Clarice Johnson, sonunda evliliklerini bitirme noktasına gelirler. Clarice bir araba kazası geçirdiğindeyse içine attıkları ortaya çıkar. Aralarındaki farklılıklar, Clarice’in fiziksel terapi görmesiyle daha çok artmıştır. Dave de Julie ve oğlu Bryson ile vakit geçirmeye başlar. Dave, onlarda bulduklarıyla bir aile olmanın ve tutkulu bir eşin özlemini duymaya başlamıştır. Hayatlarında yaşanan bu değişikliklerle Dave ve Clarice, artık birbirlerine ettikleri yeminin kolayca bozulup bozulmayacağıyla yüzleşmeleri gerekmektedir.

Eşini kaybetmiş Sam Baldwin, oğlu Jonah ile birlikte sakin bir hayat sürmektedir. Ulusal bir radyo kanalında yayın yapmaya başlayınca hayatında bazı değişiklikler olacaktır; çok sayıda kadın hayrana sahip olmak gibi...Sam'in yaşadığı yerden hayli uzak olan Annie de Sam'in hayranlarından biridir. Evlenmek üzere olduğu halde kafası bu konuyla ilgili karışık olan Annie, Sam'e göndermeyeceğini bildiği bir mektup yazar. Ardından dayanamaz ve etkilendiği bu erkekle tanışmaya karar verir.

Üniversiteden önce pişman olmadan ve kalp kırmadan ayrılmak üzere bir anlaşma yapan Clare ve Aidan, aşka bir şans daha verecek mi?

New York Brooklyne’de, yılın en sıcak günündeyiz. Mahallede geveze bir DJ’yin yeteneklerini sergilediği bir radyo istasyonu ve Koreli bir çiftin işlettiği bakkal dükkanı dışındaki yegane hareket merkezi, mıntıkanın bir beyazın işlettiği tek ticarethane olan pizzacıdır. Sal’ın Meşhur Pizzaları isimli dükkanda adamın birbirinden deli saçması iki oğlu ve bezgin siyahi Mookie çalışmaktadır. Mookie’nin hayatında ise gereğinden fazla sorumluluk sahibi kızkardeşi Tina dışında, iki kankası, rap düşkünü sessiz Radio Raheem ve çabuk alevlenen mizacıyla Buggin' Out vardır. Buggin’ bir gün Sam’ın dükkanında asılı bir İtalyan asıllı Amerikalılar köşesinde neden hep beyazlar olduğunu gündeme getirip mahalle çapında eylem yapmaya kalkar. Küçük aklıyla hesabedemediği şey ise, sinirlerin zaten gergin olduğu bu yılın en sıcak gününde olayların ne kadar kolay kontrolden çıkabileceğidir.

Agrabah şehrinin kalbinde, köylü Alaaddin ve onun yaramaz maymunu Abu, özgür ruhlu güzel prenses Yasemin'i kurtarmak için savaş vermektedirler. Sihirli bir lambayı ovmasıyla hayatı değişen Alaaddin'in şimdi çılgın ve şekilden şekile giren bir cini vardır! Cin'in de yardımıyla Alaaddin artık bir prenstir. Fakat kötü yürekli Cafer ve onun sinir bozucu papağanı Yago da lambanın gizli güçlerinin peşindedir. Şimdi Alaaddin'in onları yenmesi, güzel prensesin kalbini kazanması ve en sonunda görünüşte değil, yüreğinde prens olduğunu kanıtlaması gerekmektedir!

Harry Potter filmlerinden tanığımız Daniel Radcliffe 'nin başrolde olduğu film, Stephen King' in oğlu Joe Hill tarafından yazılan bir romandan uygulama. Ig Perrish bir sabah akşamdan kalma bir halde uyanır. Sevgilisi , Merrin Williams ise tecavüz edilmiş ve hunharca katledilmiştir. Çevresindeki herkes Ig' i suçlar. Bu arada herkesten uzaklaşır ve şehir dışında yaşamaya başlar. Akşamdan kalma başka bir günün sabahında ise boynuzlarının çıkmaya başladığını görür. Yeni özelliklerini kasaba halkının en derin sırlarını öğrenmek ve sevdiği kadını kimin öldürdüğünü bulmak için kullanır.

Bir Endülüs Köpeği, Fransızca orijinal ismi Un Chien Andalou olan (İngilizce: An Andalusian Dog) 16 dakikalık[1] sürrealist filmdir. Deneysel sinemanın ilk örneği kabul edilmektedir. Ünlü İspanyol ressam Salvador Dali ve İspanyol yazar ve film yönetmeni Luis Buñuel'in gördükleri bazı rüyaları birbirlerine anlatmaları filme esin kaynağı olmuştur. 1928 yılında Fransa'da Luis Buñuel ve Salvador Dali tarafından hazırlanmış ve 1929 yılında Paris'te çekilmiştir. 1920'lerde başlayan deneysel filmlerin en bilinenidir. Filmin yıldızları Simone Mareuil ve Pierre Batcheff ve isimsiz birçok kahramandır. Filmde bilediği ustura ile bir kadının gözünü ikiye ayıran adam ile bir bulutun Ay’ı kesmesi ilişkilendirilmiştir. Buna benzer avcunun içinde karıncalar dolaşan adam gibi, rüya olduğu bilinen sahnelerin yanı sıra, mantıklı açıklamasının olmadığını düşündürebilecek onlarca sahne de mevcuttur.

Kült film sıfatını hakkıyla kazanmış filmlerin başında gelen Easy Rider, Hollywood’da başarılı ama bağımsız, karşı kültürel ve düşük bütçeli filmler dönemini başlatmıştır. Wyatt ve Billy adında iki motorcunun süslü Harley Davidson’ları üzerinde Los Angeles’tan doğuya doğru yaptıkları bu özgürlük arayışı, alternatif bir yol filmi olmakla birlikte iki kahramanın Amerikan rüyasına ulaşma yolunda bilinmezlerle dolu destansı yolculuklarını anlatıyor. Film, paranoyanın, bağnazlığın ve şiddetin hüküm sürdüğü konformist Amerika’da idealist 60’ların çöküşüne tanıklık ediyor. Filmde özgürlükler ülkesi olarak sunulan Amerika'nın aslında kendi içerisinde farklılıklara ve bireysel özgürlüğe karşı ne kadar hoşgörüsüz bir tutum takındığından bahsedilmektedir.Zamane kuşağın bu mantaliteyi değiştirmeye çalışması ve kendi bakış açısını ortaya çıkarma çabası filmin ana temasını oluşturur. Film dönemin en eleştirel yapımlarından biridir..

Johannesburg’da küçük çaplı suçlar işleyen Tsotsi, zor hayatının sebep olduğu duygusuz bir yapıya sahiptir. Bir soygun işinde bir adamı vurduktan sonra tüm hayatını değiştiricek olaylar cereyan etmeye başlar. Oradan kaçmak için arabasını kaçırdığı bir kadını karnından vurur, ardında da arka koltukta başıboş bir bebek olduğunu fark eder. Bebeği alıp kaçan Tsotsi, altı gün boyunca bebeğe bağlanır, bebek de onun tüm davranışlarını ve hayatını değiştirmeye başlar.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir