
Hélène Rémy
Luisa


Jonathan Harker, Dracula'ya kendi kalesinde saldırmıştır. İntikam peşindeki vampir, Jonathan'ın yaşadığı şehrin yakınlarındaki bir şehre gelerek onun ailesini ve nişanlısını tehdit etmeye başlamıştır. Onlara yardım edebilecek olan tek kişi ise Harker'ın dostu ve okul arkadaşı olan Dr. Van Helsing'dir. Helsing'in tek arzusu, Dracula'yı yok etmektir.

John Harker, gizemli ve kolay kolay ele geçmeyen Kont Drakula'yla bir emlâk anlaşması yapmak için Transilvanya'ya gönderilir. Ama ev sahibi bir vampir, insanların kanıyla beslenen bir hortlaktır ve taşınma fikri ona pek de cazip gelmemektedir. Yüzlerce yıllık cehennemi, hayaletlere özgü bir varoluşun ardından, tek istediği huzura ermektir. Yine de, John'ın genç eşi Mina'nın fotoğrafını görüp heyecanlanınca, gemiyle batıya doğru yolculuğa çıkar.

A young teacher on her way to a position in Transylvania helps a young man escape the shackles his mother has put on him. In so doing she innocently unleashes the horrors of the undead once again on the populace, including those at her school for ladies. Luckily for some, Dr. Van Helsing is already on his way.

A child conceived by a mute servant girl transforms from an innocent youth to a killer beast at night with uncontrollable urges.

Lisa is a tourist in an ancient city. When she gets lost, she finds an old mansion in which to shelter. Soon she is sucked into a vortex of deception, debauchery and evil presided over by housekeeper Leandre.

A young man, Peter, returns to Austria in search of his heritage. There he visits the castle of an ancestor, a sadistic Baron who was cursed to a violent death by a witch whom the Baron had burned at the stake. Peter reads aloud the incantation that causes Baron Blood to return and continue his murderous tortures.

Leah, 10, has terrible nightmares. Her mother seems distant somehow, lost in her thoughts. A small, nightly visitor brings Leah comfort, but soon Leah will realize that her little visitor offers knowledge that might be very, very dangerous.

After a spate of murders, the villagers of Schtettel kill the depraved perpetrator, Count Mitterhouse. Fifteen years later the Circus of Nights appeared in the plague-ridden village and its performers include Mitterhouse's mistress, children and cousins. They have come to Schtettel to fulfil the Count's last words, an evil, vicious curse of death and destruction on those who participated in his impaling. The children of Schtettel become the targets for a brutal and devastating revenge as the Vampire Circus rehearses for its most deadly performance.

Kont Alucard, Dark Oaks adlı bir plantasyonu işleten zengin Caldwell klanından Katherine Caldwell ile tanıştıktan sonra Budapeşte'den Güney'in bataklıklarına doğru yolunu bulur. Katherine, gizli konulara takıntılıdır. Bu doğaüstü dünyada ona, adını tersten yazma zahmetine girmeyen Kont Alucard'dan daha iyi kim rehberlik edebilir? Tabii ki, eski bir aile dostu olan kurnaz Dr. Brewster dışında. Gizli ilimler uzmanı Profesör Lazlo'ya, bu "Alucard" ve etkilediği kadınla savaşmada katılacaktır. Yoksa Katherine onu etkilemiş midir? Bu arada, Katherine'in nişanlısı Frank Stanley, Katherine'i yanlışlıkla vurarak öldürdüğünde cesaretinin ve akıl sağlığının ciddi şekilde sınandığını görecektir, ancak onun yaşamaya devam ettiğini görecektir.

Kocasını kaybetmesinin ardından teselli arayan genç bir kadın, eşinin ailesiyle birlikte onların şehirden izole, ıssız evine sığınır. Ancak bu sığınak, karanlık güçlerin devreye girmesiyle kısa sürede kanlı bir kapana dönüşür. Aile üyeleri birer birer dehşet verici Deadite'lara dönüşüp bu buluşmayı bir cehennem toplantısına çevirirken; genç kadın, yaşarken edilen yeminlerin ölümden sonra bile nefes almaya devam ettiğini en kanlı şekilde öğrenecektir.

Testere'nin yaratıcıları yepyeni bir gerilimle ekranlarımıza konuk oluyor. Mary Shaw'ın faili meçhul bir cinayete kurban gitmesinin ardından Ravens Fair'in bu küçük kasabası korkunç, bilinmeyen bir takım ölümlerle sarsılmaya başlar. Derken Mary Shaw'ın korkunç efsanesinin ardındaki gerçekleri ve neden onu gördüğünde asla çığlık atmaman gerektiğini çözmek üzere vahşice katledilen bir kadının kocası kasabaya gelir.

Nosferatu 1922 yılında Almanya'da çekilen Alman Dışavurumculuğu akımının başyapıtlarından ve korku sinemasının sayılı klasiklerindendir. F. W. Murnau'nun yönettiği filmde Max Schreck, vampir Kont Orlok rolündedir. Filmin orjinal Almanca adı Nosferatu, eine Symphonie des Grauens yani Nosferatu, Bir Dehşet Senfonisi'dir. Film, 1921 yılı ile 1922 yılı arasında çekilmiştir. Bram Stoker'ın Drakula romanının uyarlamasıdır ve telif ödenmeden yapıldığı için yayından kaldırılmıştır. Nosferatu filminde, Bram Stoker'ın filminden farklı olarak vampir Kont Orlok'tur. Bram Stoker'ın Drakula'sında ise vampir kontun adı Drakula'dır. Thomas Hutter, Almanya'nın Bremen'e bağlı Wisburg adlı küçük bir kasabasında, karısı Ellen ile birlikte yaşamaktadır. Transilvanya'da yaşayan Kont Orlok'tan bir mektup gelir. Bazı sembollerle dolu bu mektubu, Renfield adlı kişi Hutter için okur. Hutter, zengin Kont Orlok ile emlak anlaşması yapmak için Transilvanya'ya gidecektir.


Hiç akrabası olmadığını bilen Evie, annesinin ölümünden sonra DNA testi yaptırmaya karar verir. Bu sayede Evie, varlığından haberdar olmadığı bir kuzeninin olduğunu öğrenir. Bir anda yeni bir aileye sahip olan Evie, onlar tarafından İngiliz kırsalında gerçekleşecek bir düğüne davet edilir. Gösterişli düğüne katılan Evie, burada aristokrat ev sahibi ile yakınlaşır. Başlarda her şey yolunda gitse de, ailenin geçmişindeki sırlar ortaya çıktıkça bu yolculuk Evie için bir kabusa döner.


Mimar Walter Craig, şehrin dışında bir çiftlikte verilmekte olan bir partiye davetlidir. Çiftliğe vardığında daha önce bu eve geldiği hissine kapılır. Dahası partiye katılan insanların hepsine de kendisine tanıdık gözükmektedirler fakat hiçbiri Walter’la daha önce karşılaşmamıştır. Daha sonra Walter hepsine, onlarla daha önce tanıştığını ve sürekli tekrarlanan bir rüyanın içinde olduğunu söyler. Ona göre güzel ve sakin bir biçimde başlayan bu rüya, bir noktadan sonra korkutucu bir hal almaya ve içinde çıkamadığı bir kabus haline dönüşmektedir.

Otobüsle seyahate giden genç bir çift olan Peter ve Joan, yeni bir yol arkadaşı edinirler: Macar hekim Will Guest. Ancak hava şartları çok kötüdür ve çıkan bir fırtına yüzünden meydana gelen otobüs kazası, şoförün canına mal olur. Bu tatsız olaydan sonra Will Guest, genç çifte kalacakları bir yer sağlamak istediği söyler. Arkadaşı olarak tanıştırdığı Hjalmar Poelzig. Hjalmar, bir mimardır ve temelleri I. Dünya Savaşı sonunda yıkılan bir şatonun üzerine kurulu büyük bir malikanede oturmaktadır. Ancak aslında Will ve Hjalmar, arkadaş değillerdir. Çiftin kalmak için gittiği bu tuhaf malikanede de tuhaf olaylar olmaktadır. Evin bodrumunda tutsak tutulan bir kız vardır ve bu kız korkunç bir suçun tanığıdır. Hjalmar'ın yeni bir planı vardır ve bu plan Joan ile ilgilidir.

Evil Dead serisinden hatırlayacağımız, Bruce Campbell'in canlandırdığı Ash, zamanda yolculuk ederek ilkel ve karanlık çağlarda kara büyüye sahip kötülüğün ordularını yenerek, mistik bir kitabı ele geçirmek ve bir yolunu bulup kendi zamanına dönmek zorundadır. Mevzubahis kitap, hiç kuşkusuz Evil Dead'deki ile aynıdır. Ve bir kez daha kan, vahşet ve sinir bozucu bir mizah duygusu film boyunca izleyenlere eşlik edecek.

Eksantrik milyoner Fredrick Loren ve 4. karısı Annabelle, Perili Tepe'deki eve 5 kişiyi “Perili Ev” partisi için davet etmiştir. Bir gece boyunca evde kalacak olanların her biri on bin dolar kazanacaktır. Gece ilerledikçe, tüm konuklar; hayaletler, katiller ve diğer dehşetlerle birlikte evin içinde kapana kısılır.

Gecko biraderler, rüzgarı arkalarına alıp Meksika’nın özgür ortamına doğru bir yolculuğa çıkarlar. Texas’ta sıkı bir soygun yaptıklarından dolayı, ne olur ne olmaz diye bir rahip ve ailesini de yanlarında rehin olarak bulundururlar. Buluşma için bir Meksika barının kapısını aşındırdıklarında başlarına geleceklerden habersizdirler. Mekan kesinlikle vampirlerin içeri alınmadığı barlardan değildir!Quentin Tarantino’nun senaryosunu yazıp başrollerinden birine geçtiği film, Robert Rodriguez'in, El Mariachi ve Desperado filmleriyle başladığı sinema kariyerinin şimdilik en parlak filmlerinden birisi.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.










0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir