
Mircha Carven
Helmut


Mircha Carven
Helmut

Paola Corazzi
Mirelle

Giorgio Cerioni
Col. von Kleiben

Giovanna Mainardi
Female Guard

Serafino Profumo
The Sergeant

Attilio Dottesio
Dr. Steiner
Patrizia Melega
Dr. Renke
Almina De Sanzio
Dunja

Matilde Dall'Aglio
Sonja

Agnes Kalpagos
Margot
Carolyn De Fonseca
Dr. Renke (voice) (uncredited)

Maurizio Reti
(uncredited)

Inga Alexandrova
Russian prisoner (uncredited)
Mara Carisi
Magda (uncredited)

İkinci dünya savaşında, müttefik güçlerin Normandiya'ya asker çıkarması yapacağı günün arifesinde, bir grup Amerikalı paraşütçü, düşman hattının arkasında bırakılır. Askerlerin buraya bırakılmasının amacı saldırının başarısı için önemli bir görevi gerçekleştirmektir. Fakat askerler hedeflerine yaklaşırken beklenmedik bir şeyle karşılaşırlar. Nazi işgali altındaki köyde, sadece bir askeri operasyondan fazlasının olduğunu fark ederler.

Ilsa adlı Nazi binbaşının yönettiği kampta kadınlara her türlü hastalık bulaştırılıp, çeşitli işkence yöntemlerinden geçirilip Ilsa’nın “Kadın vücudu acıya erkekten daha dayanıklıdır.” tezini doğrulamaya çalışılmaktadır. Ilsa’nın deneyleri o kadar aşırıya kaçmıştır ki erkek egemen SS’ler arasında bile aykırı bulunmakta ve kendine olan destek azalmaktadır. Kampta kadınlar dışında ayak işlerini yapmak için erkekler de tutulmaktadır. Ilsa erkekleri de kendi seks kölesi olarak kullanmakta ve kendini tatmin edemeyenleri hadım ederek cezalandırmaktadır. Hatta kesilen cinsel organlar da ari ırk Almanların boyut olarak da her ırkdan üstün olduğunu kanıtlamak için bir istatistiki veri olarak toplanmaktadır.



1971 yapımı aynı adlı romandan bir anti-savaş filmi. Joe Bonham, Dünya savaşının son gününde bir top tarafından yaralanmış halde hastanede yatmaktadır.Gözlerini,ağzını,burnunu ve kulakların kaybetmiş olduğunu farkeder.Daha sonra doktorlarla mors alfabesiyle ölmek istediğini anlatmaya çabalar yada savaşın dehşetinin yıkımının sergilendiği bir ucube şovuna koymalarını ister.Ancak sonunda ordu onu yaşayan bir ölü olarak kendi haline bırakır.

After hearing that mystical toymaker Andre Toulon has managed to create a troupe of sentient, living puppets, Nazi underling Dr. Hess sets his sights on exploiting Toulon's powers for the glory of the Reich.

A young man, Peter, returns to Austria in search of his heritage. There he visits the castle of an ancestor, a sadistic Baron who was cursed to a violent death by a witch whom the Baron had burned at the stake. Peter reads aloud the incantation that causes Baron Blood to return and continue his murderous tortures.

Rose Elliot (Irene Miracle), New York'ta yaşayan bir öğrencidir ve eski bir apartman dairesine taşınır. Dairede bulduğu gizemli bir kitap, onu bir dizi korkunç olayın içine çeker. Rose, kitapta bahsedilen "Üç Anneler" adlı kötülük dolu üç cadıdan birinin bu binada yaşadığını keşfeder. Kardeşi Mark (Leigh McCloskey) olayları araştırmak için Roma'dan New York'a gelir, ancak kendisini de aynı karanlık güçlerin tehdidi altında bulur.

Mario Bava’nın A Bay of Blood filmi, slasher türünün öncüsü kabul edilen bir İtalyan korku klasiğidir. 1971 yapımı bu film, 13 karakterin vahşi şekillerde öldürülmesini konu alarak, Halloween (1978) ve Friday the 13th (1980) gibi filmlere ilham vermiştir. Basit bir konuya sahip olan film, bir koyu satın almak isteyenler ile orada yaşayanlar arasındaki cinayetler zincirini işler. Bava’nın sanat geçmişi, filmin görsel estetiğine yansırken, su altındaki cesede yapışan ahtapot gibi unutulmaz sahneler sunar. Film, dönemine göre oldukça kanlı ve yaratıcı ölüm sahneleriyle dikkat çeker. Bugün biraz eskimiş görünse de enerjisi ve korku sinemasına katkıları açısından hala büyük bir önem taşımaktadır.

Hitler'in bilinmeyen U-gemisi savaşının sonunda, U.S.S. Swordfish gemisinin tayfası, okyanusta geçirdikleri ayların ardından eve dönmektedir. Ancak bunu asla başaramazlar. U-gemisinden alınan savaş esirleri ile ölümden kurtulan bir grup Amerikalı, kendi yaşamları için savaşmak üzere Alman askerlerine katılmak zorunda bırakıldıklarında kendi ülkelerine olan sadakatlerinin en üst noktada test etmek durumunda kalacaklardır.

Roma’da seyahat eden üç genç Amerikalı haftasonunu geçirmek üzere güzeller güzeli, sofistike bir Avrupalı tarafından egzotik ve doğal bir ‘spa’ya davet edilir. Kadın orada gevşeyecekleri, yenilenecekleri ve arkadaşlıklarını pekiştireceklerine dair gençleri temin eder.Genç kızlar aradıkları vahayı orada bulacaklar mı? Yoksa bir açık arttırmanın kurbanları olmaya, dünyanın dört bir yanından iğrenç arzularını doyurmak için gizlice gelen hastalıklı ve ayrıcalıklı kişilerin fantezilerinde birer piyon olmaya mahkumlar mı?

Bir grup müttefik kaçışa imkan vermeyecek şekilde tasarlanmış özel bir kampa hapsedilir. Üç farklı tünel kazarak kurtulmayı planlayan İngiliz asker (Richard Attenborough), usta Amerikalı hırsız (James Garner) ve Polonya’lı hendek kazıcısının (Charles Brosnon) bu planı başarılı olur. Ne var ki, bu 70 tutuklunun kaçışları burayla sınırlı kalmayacaktır...Film iki bölümden oluşuyor. İlk yarıda kaçış planları ve hazırlıklarını, ikinci bölümde ise Alman hükümeti ile esir Avrupa’nın sınırlarından dışarı çıkmaya çalışan kahramanların kovalamacasını izliyoruz.

Dr. Moreau evrimin sırlarını inceleyen son derece başarılı bir genetik uzmanıdır. Birleşmiş Milletler'den bir diplomat, Dr.Moreau'nun adadaki laboratuvarını ziyarete gittiğinde, çok etkileyici fakat bir o kadar da korkunç deneyleri keşfeder. Adadaki hayvanlar, insan benzeri yaratıklara dönüştürülmektedir. Moreau ve asistanı kusursuz yaşam formunu bulmaya çalışırken, sadece adadaki hayat için değil tüm insanlık için tehdit oluşturmaktadırlar.

Bir Vietnam gazisi olan Jacob Singer (Tim Robbins), gerçeği hayalden ayıramayan, halüsinasyonlarla dolu bir hayat yaşıyor. Vietnam'dayken devlet tarafından şiddet ve gücünü arttıran ama aynı zamanda yavaş yavaş delirmesini sağlayan bir ilaç verildiğini hatırlıyor. Yaşadığı hayatın bir türlü gerçek olduğunu inanamayan Jacob, aklını kaybetmemek için herşeyi yapmaya hazırdır.


On üç yabancıyla birlikte ıssız bir odaya çıplak atılan Tonya, ölümcül bir oyunun son yarışmacısı olduğunu keşfeder. Ölümcül elektronik tasmalarla sınırlandırılan oyuncular, "parçalar" ile işaretlenmiş bir kutudan ipuçlarını ve araçları kullanmalıdır.

Vatandaşları tarafından hain olarak damgalanan Fransız uyruklu Marie DuJardin, Amerikan askerleri tarafından bir şartla kurtarılır. Marie'nin hayatta kalabilmesi için onları bir altın zulasına götürmesi gerekir.

Nazi işgali altındaki Fransa üzerindeki bir keşif görevinde, pilot David Holden bir B-17 bombacısı ile birlikte vurulur. Bunun ardından Holden bir havaalanının yakınına inmek zorunda kalır ve burada Almanların ABD işaretli uçağa, Mihver Devletlerin savaşı kazanmasına yardımcı olabilecek, şehri yok edebilecek bir süper bomba yüklediğini öğrenir. Holden, yakalanan mürettebatı kurtarmak ve kıyamet planını durdurmak için arama devriyelerinden ve intikamcı bir Nazi askerinden kaçmalıdır.

Joseph Losey'nin yönettiği bu kült İngiliz bilim kurgu filmi, Soğuk Savaş paranoyasını ve ahlaki ikilemleri merkezine alır. Film, bir sahil kasabasında, gizli bir hükümet projesi kapsamında radyasyona maruz bırakılarak büyütülen bir grup çocuğun hikayesini anlatır. Motorcu bir çete lideri ve sevgilisi, bu çocuklarla karşılaştıklarında kendilerini tehlikeli bir komplonun içinde bulurlar. Film, gençlik isyanı, otorite ve insanlığın geleceği temalarını cesurca işler.

Süper gelişmiş bir bilgisayar, yaratıcısının karısına tecavüz eder. Niyeti kendi ‘evladını’ yaratmaktır.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir