
Silvia Dionisio
Juliette


Silvia Dionisio
Juliette

Werner Pochath
David

Zora Kerova
Anna

Gianluigi Chirizzi
Peter

Carlo De Mejo
Ernie

Giancarlo Maestri
The Policeman

Fausto Lombardi
Phil

Fiammetta Flamini
Evelyn

Venantino Venantini
Mike

Antonio Maimone
Mr. Hobbes
Andrea Scotti
Willis

Gino Milli
The Conductor

Roberto Caporali
Evelyn's Father
Gianfranca Dionisi
Evelyn's Mother
Rita Livesi
Mary

On the surface it's believed to be another urban legend - a supernatural being from the afterlife is violently killing anyone who cheats on their significant other in the small college town of Silvercreek, Pennsylvania. But the town's unusually high suicide rate is finally convincing both locals and college students that everything is not as it seems. When Maeve - a female college student - sleeps with Charlie, the married man of the host family she is staying with, both sense the deadly curse is closing in on them. Unable to get anyone to believe them, Maeve and Charlie seek out a local history student to help find answers and figure out a way to defend themselves. It all comes undone, however, as several people are horrifically killed by the savage being - one-by-one at a rapid pace. Eventually, Maeve, Charlie and the few survivors band together in an attempt to defeat the monster once and for all.

Two young women, Margaret and Lisa, are set to take the overnight train from Munich in Germany to stay with Lisa's parents in Italy for Christmas. Unfortunately a pair of psychotic hoodlums and an equally demented nymphomaniac woman terrorize the pair.

Vahşi bir katil, tatil yapan bir grup öğrenciyi gözüne kestirir. Gençlerden sadece biri, katilin elinden sağ kurtulmayı başarmıştır. Emma hayatta kalmayı ve saklanmayı bir şekilde başarır. Tam her şeyin bittiğini sandığı anda ise hırsız bir otoyol çetesi tarafından kaçırılır. Parası için kaçırıldığını sanan Emma'nın hayatı aslında tekrar tehlike altındadır. Katilin geride kimseyi bırakmaya niyeti yoktur... Filmin yönetmenliğini The Midnight Meat Train, Azumi gibi yapımlarıyla tanıdığımız Japon sinemacı Ryûhei Kitamura üstlenirken, filmin başrollerinde İngiliz aktör Luke Evans, genç yıldız Adelaide Clemens ve Derek Magyar yer alıyor. Filme yurt dışından gelen bazı yorumlar ise olumlu...

Dane ve onun liderliğindeki bir grup genç, okulda kendilerini küçümseyen popüler öğrencilerden intikam almak için korkunç bir plan yapar Göl evinde düzenlenen eğlence sırasında planlarını uygulamaya başlar ve izledikleri korku filmlerinden ilham alarak okul arkadaşlarına işkence uygularlar O gece Dane ve arkadaşları intikam peşinde koşarken diğerleri ise hayatlarının en büyük kabusunu yaşayacaktır.

Evan values family above all else, and anyone who gets between him, his wife, and newborn son learns that the hard way. But when it comes to violent tendencies, it seems the apple doesn’t fall far from the tree.

Amerika’lı diplomat Robert Thorn; doğum sırasında bebeğini kaybetmiş olan eşinin depresyona girmemesi için, annesi ölen başka bir bebekle kendi çocuğunun yerlerini değiştirir. 5 yıl sonra Amerika’nın İngiltere Başkonsolosu olan Thorn’un hayatı; oğlu Damien’in çevresinde gerçekleşen dehşet verici olaylar sebebiyle alt üst olur. Kısa sürede anlaşılır ki Damien; kutsal kitaplarda kıyametin gelişine dair işaretlerden en önemlisidir ve bir an evvel durdurulmalıdır. Tabii; doğaüstü güçlerin desteğini de arkasına alan, kötülük imparatorluğunun müstakbel varisinin durmaya niyeti yoktur. Ve kan gövdeyi götürür…

A tale of love and violence when a man on his emotional last legs finds a savior seductively dancing in a run-down strip club. And a life most certainly headed off a cliff suddenly becomes redirected - as everything is now worth dying for.

Cinnet, Alfred Hitchcock'un yıllar sonra sevgili kentine, yani Londra'ya dönüşünü simgeler. Bu dönüş ustaya ilham vermiş gibidir: Kentin son derece başarılı bir fon olarak kullanıldığı, herşeyiyle tipik İngiliz bir seri cinayetler öyküsü izleriz. Film, aynı zamanda Hitchcock filmlerinde görülegelmiş en kanlı cinayet sahnelerinden bazılarını da içerir. Ve bu nedenle kimi eleştirmenlerden "zevksiz" damgasını yer. Sanki biraz da bunu dengelemek için, katilin peşindeki polis komiseriyle eşinin evlerindeki yemek tartışmaları, ustanın mutfak kültürüne olan büyük ilgisinin bir yansıması ve ayrıca başlıbaşına bir mizah unsurudur. Ve film star oyuncuya sahip değilse de tipik İngiliz, birinci sınıf bir takım oyunculuğu içerir.

Senaryosunu Robert Rodriguez ve Quentin Tarantino'nun birlikte yazıp yönettikleri ve yapımcılığını üstlendikleri bu film aslında birbiri ile bağlantısı olmayan iki uzun metrajlı filmin bir arada sunulmasından oluşmuştur. Bunlar Quentin Tarantino'nun yönettiği Ölüm Geçirmez (Death Proof) ile Robert Rodriguez'in yönettiği Dehşet Gezegeni (Planet Terror) filmleridir. Tarantino ve Rodriguez ayrıca filmlerin görüntü yönetmenliğini üstlenmiş ve kurgularını da yapmışlardır. İki film arka arkaya sunulurken araya 4 adet de "sahte film fragmanı"konmuştur. 6 Nisan 2007'de bu şekli ile ABD ve Kanada'da gösterime verildiğinde filmler beklenen gişeyi yapmayınca diğer ülkelerde ayrı ayrı iki film halinde gösterilmelerine karar verilmiştir.

Grace ve Jim, üniversitede okuyan iki sevgilidir. Sömestr tatilinde eski model arabalarına atlayarak çılgın bir geziye çıkmayı planlarlar. Yola koyuldukları gece bardaktan boşanırcasına yağmur yağmaktadır. Yol kenarında son derece ıslanmış bir şekilde otostop yapan John'u görünce almaya karar verirler. Ama bu hayatlarının hatası olacaktır.John'un tam anlamı ile bir psikopat olduğunu anlamaları uzun sürdürmez. John gerisinde bir dolu ceset bırakmış olan psikopat bir katildir. Grace ve Jim'i hunharca öldürmek için yaptığı planlar tam gerçekleşmek üzere iken beklenmedik olaylar gerçekleşir. Grace ve Jim, bir yandan hayatta kalabilmek için mücadele verirlerken bir yandan da John'un kendilerini bulaştırdıkları pisliklerden kurtulmaya çalışacaklardır.

A posh couple experience car trouble on their way to a villa party and stop into a local mechanic's shop for assistance, unaware of his shady background. After he and his mentally challenged assistant fix the car, the couple invite them to the party to return the favor, leading to an evening of mayhem.

Karısını tecavüz edip öldüren adamın peşine düşen Leonard Shelby'nin tek amacı intikam almaktır. Ancak bu adalet arayışındaki en büyük engeli, geçirdiği kaza sonrası yakalandığı tedavi edilemez bir kısa süreli hafıza kaybıdır. Kazadan önceki hayatını hatırlamasına rağmen birkaç dakika öncesini bile unutan Leonard, katili bulmak için zamanla ve kendi hafızasıyla amansız bir mücadeleye girer.

Teknoloji milyarderi Slater King, bağış toplama galasında kokteyl garsonu Frida ile tanıştığında, onu özel adasında rüya gibi bir tatile davet eder. Ancak destansı ortama, güzel insanlara, sürekli akan şampanyaya ve gece geç saatlere kadar süren dans partilerine rağmen, Frida adanın yemyeşil görüntüsünün altında uğursuz bir şeylerin saklandığını hissedebilir.

An unidentified fifteen year-old girl is found hanged after an anonymous tip-off. The girl, Silvia Polvesi, is soon discovered to have been murdered. A peeping tom is caught with photos of her having sex with a teenage drop-out but he is later released due to lack of evidence. The investigation, conducted by Inspector Silvestri and the assistant public prosecutor Vittoria Stori, focuses on the girl's parents. Conspiracies and horrors pile up, as do the body parts.

Tennessee Williams'ın oyunundan uyarlanan ve gösterime girdiğinde yeri yerinden oynatan film, kaba saba işçi Stanley ile evli kız kardeşini ziyarete gelen Blanche adlı bir kadının, buradaki ilişkilerin yönünü değiştirmesini konu alıyor. Missisipi'de okul yaşındaki bir delikanlıyı baştan çıkarttığı için başı derde girmiş olan yaşça geçkin ama çekici Blanche DuBois, New Orleans'ın Fransız mahallesinde yaşamakta olan hamile kızkardeşi Stella'nın yanına gelir. Tek arzusu kendine yeni bir yaşam kurmak ve herşeyi geride bırakmaktır. Oysa Stella'nın kaba saba bir delikanlı olan kocası Stanley Kowalski, Blanche'ın güneyli nezaketinden hiç hoşlanmamaktadır. Sürekli taciz edilen Blanche'ın Stanley'le yüzleşmesi epey şiddetli olacaktır.

Genç Iris Henderson Balkanlar'da geçirdiği tatilinin ardından trenle ülkesine dönmektedir. Tren kötü hava nedeniyle yolda kaldığında yolcular küçük bir kasabadaki bir otele yerleşirler. Iris burada yaşlı bir kadın olan Miss Froy ile tanışır. Havanın düzelmesiyle tren yolculuğunun yeniden başlamasından bir süre sonra Iris Miss Froy'un ortadan kaybolduğunu ve onun kıyafetlerini giyen bir başka yolcunun olduğunu farkeder. Diğer yolculara bunu anlattığında müzisyen Gilbert hariç yolcuların hiçbiri Miss Froy'u hatırlamaz. Iris'e inanan Gilbert ona Froy'u bulma konusunda yardım edecektir. Alfred Hitchcock'un komedi vurgusu taşıyan nadir filmlerinden biri olan The Lady Vanishes yönetmenin İngiltere döneminin sonunda önemli bir ticari başarı yakalamasını ve Hollywood'un dikkatini çekmesini sağlamıştı..


Gerçek olaylara ve aynı isimli romana dayanmaktadır. Dedektif yardımcısı Bob Hightower, eski karısının bir tarikat tarafından öldürüldüğünü ve kızının kaçırıldığını bulur. Başarısız resmi soruşturmalardan hüsrana uğrayarak teşkilatı bırakır ve tarikatın firar eden tek kadın kurbanı Case Hardin'in yardımıyla lideri yakalamak için tarikata sızar.

İngiliz Hükümeti, yüksek değerdeki işlenmemiş elmas sevkiyatları ortadan yokolunca harekete geçer. İngiliz ajan James Bond, konuyu araştırmakla görevlendirildiğinde, konuyu ilk önce basit bir kaçakçılık olarak değerlendirir ve fazla önemsemez. Fakat bir ipucu, 007'nin ezeli düşmanı Blofeld'in bu işin arkasında olduğunu gösterdiğinde, Bond onun planlarını bozmak karısı Tracy'nin ölümünün intikamını almak üzere çalışmaya başlar.

Huzurlu bir yaz günü, sakin bir kasaba. Gizemli bir dondurmacı ortaya çıkar ve çocuklara dondurma satmaya başlar. Bu dondurmaları yiyen çocuklar çok geçmeden bu sakin ve huzurlu kasabaya dehşeti yaşatacaktır.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir