
Érica Rivas
Luisa

In this poignant period drama set in 1960s Argentina, a young woman, struggling to raise her twin daughters alone after the tragic death of her husband, accepts the courtship of a charming but mysterious older suitor.

Manuel's life is upended when Esmeralda, his lost love from 15 years ago, calls unexpectedly. Despite being set to marry another, he rediscovers Esmeralda, and they realize their love transcends time.

After being falsely accused of a terrible crime, Hector, a man with a neurological disability, goes to a secret prison. His goodness conquers the prisoners, who plan to prove their innocence.

Film, savaşın yıktığı bir şehirde yaşayan üç genç kızın hayatına odaklanıyor. Mısır ve haşaşların yetiştiği bir dağ kasabasında yaşayan kızların saçları erkeksi bir hava katacak şekilde kesilir. Onların aileleri, kızlarının kaçırılma tehdidine karşı, yeraltında saklanacak yerler yapar. Ana ve en iyi iki arkadaşı, şiddetin hüküm sürdüğü kasabada günden güne kadın olmanın ne demek olduğunu öğrenir. Anneleri onları, köle olmaktan, ölmekten kaçmak için eğitir. Kendi dünyalarını yaratan kızların hayatı, içlerinden birinin sakladığı yere zamanında varamadıklarında değişir.

A poor, struggling South Carolinian mother and daughter face painful choices with their resolve and pride. Bone, the eldest daughter, and Anney her tired mother, grow both closer and farther apart: Anney sees Glen as her last chance.

Yıllardır görmediği kızıyla tekrar yakınlaşmaya başlayan bir adam, gençliğinde kaybettiği aşkını ve yıllar önce Tayvan'dan Amerika'ya gelişini hatırlar.

Geçmişteki bir davadan dolayı psiklojisi bozulduğu için alkole sığınan ve bu sebeple eşinden boşanıp 5 yaşındaki kızının velayetini almak için uğraşan avukat Cate McCall; aynı zamanda önemli bir cinayet davasını üstlenir, haksız yere hüküm giymiş Lacey’nin davasını alır. Bütün deliller, olay yeri incelemeleri kadının suçsuz olduğunu ispatlasa da Cate McCall yargı duvarına toslar. Kendisinden başka kimse Lacey’nin masumluğuna inanmamaktadır. Önyargıları sağlam savunmayla yıkmaya niyetli olan McCall adalet sisteminin doğru şekilde işlemesi için varını yoğunu ortaya koyacaktır. Önünde iki yol vardır; ya mesleğinde ilerlemek için bu davayı kazanmaya çalışmak ya da kızının velayeti alabilmek için ona daha fazla vakit ayırmak..

İki kararlı anne, bir tanesi bir öğretmen çocuklarının şehir okulunda çöken iç dünyalarını dönüştürmeye çalışmak için çaba harcamaktadırlar. Güçlü ve engelleyici bir bürokrasiyle başa çıkmak zorundadırlar fakat eğitim sisteminde ve çocuklarının gelecekleri için gerekli değişimi yaratmak amacıyla herşeylerini riske atarlar.

Ülkesinde genellikle yetişkinlere hitap eden kitaplarıyla dikkat çeken genç bir kadın yazar, son zamanlarda hayatında değişikliklerle karşı karşıya kalacaktır. Ek iş olarak yerel bir gazetede editörlük göreviyle parasını kazanmaya çalışan genç kız, zamanla hayatına erkeklerin girmesiyle çok zor bir hal alacaktır. Genç bir kadının etrafında gelişen olayları dramatik bir yönle bizlere aktaran The Girl in the Book filmi kısıtlı kadrosuyla iyi işler başaran filmlerden birisi olarak dikkat çekiyor.

The Brutalist filmi, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra "Amerikan rüyasını" yaşamak için ABD’ye göç eden Macaristan doğumlu, Bauhaus eğitimli Holokost kurtulanı mimar Laszlo’nun yolculuğunu ve hayat hikâyesini anlatıyor. Başlangıçta yoksulluk içinde çalışmaya zorlanan Laszlo, kısa süre sonra hayatının seyrini 30 yıl boyunca değiştirecek bir kontrata imza atar. Yenilikçi kamera oyunları, dramatik yapısı, alışılmadık açı ve kadrajları, kurgusu ve sıradışı ses tasarımı, parlak oyuncu kadrosuyla hem şaşırtıcı hem de unutulmaz.

Gerçek olaylardan uyarlanan bu filmde, 19. yüzyıl sonlarında Ignacio de la Torre, Meksika Devlet Başkanı Porfirio Díaz'ın kızıyla evlenir. Ancak Ignacio çifte yaşam sürmektedir. Geleneksel siyaset dünyasında kariyer basamaklarını tırmanan Ignacio gizli bir cemiyete üyedir. Bu iki yaşantı arasında kurduğu hassas denge, cemiyetin 42. üyesi olan Evaristo ile tanışmasının ardından sarsılmaya başlar. Ignacio'nun verdiği bir partiye düzenlenen polis baskını ise sırları açığa çıkararak büyük bir skandalın patlak vermesine yol açar. Bu parti daha sonra 41 kişilik dans olarak adlandırılır.


1940 yıllarında Meksika'da geçen film, New Orleans'taki bir uyuşturucu baskınından kaçan Lee'yi takip ediyor. Mexico City'de şehrin kulüplerinde dolaşan Lee, terhis edilmiş bir Amerikan Donanması askeri olan uyuşturucu kullanıcısı Allerton'a aşık olur.

Rick Dalton, bir televizyon filmi aktörüdür. Dalton'ın başarılı bir western dizisi bulunmaktadır. Ancak Rick, kendini televizyondan uzaklaştırıp film sektörüne adım atmak istemektedir. Onun dublörü olan Cliff Booth ise bu konuda ona katılmaktadır. Ancak ikilinin yaşlarının ilerlemesiyle birlikte Hollywood'taki şansları da azalmaktadır. Hollywood'un yeni gözdelerinden olan Sharon Tate ise Rick'in komşusudur. Ancak Hollywood'un ışıltılarla dolu ve pervasız akışı, Tate'in ve dört arkadaşının Charles Manson tarikatı tarafından katledilmesiyle kesilecektir…

Oklahoma'da 1920'lerde Osage halkının topraklarının altında petrol bulunduğunda Osage halkı bir bir öldürülür, ta ki FBI gizemi çözmek için devreye girene dek.

Bir kadın yazar, 2. Dünya Savaşı sırasında yaşadıkları hakkında bir kitap yazmaya karar veriyor. Yaşadıklarını Daha canlı kılmak, başkalarının da savaştan nasıl etkilendiğini araştırmak için 1946 yılında Guernsey Adasına gidiyor, burada ada sakinleriyle beklenmedik bir bağ kuruyor. Onlardan savaşla ilgili anılarını dinliyor. Film, ada sakinlerinin anlatımlarına göre onların yaşadığı anılara odaklanıyor. Ada sakinleri nasıl mucizevi bir biçimde yaşadıklarını anlatıyorlar. Yazar da, bomba atılan yıkık bir balkondan tam düşmek üzereyken son anda kurtarılmıştır. Böylece adada yaşayanlarla güçlü bir bağ kuruyor. Film, savaşın acımasızlığını, insanlığı yok edişini bir kez daha gözler önüne sürüyor. Özellikle geriye gidişlerde savaşın getirdiği yıkımlar ve insanlarda uyandırdığı dehşet havası son derece gerçekçi bir biçimde verilmiş.

Güney Amerika'da doğan ve İspanyol Kraliyeti'nin bir görevlisi olan Zama, kraldan bir terfi mektubu beklemektedir. Fakat mektup hiçbir zaman gelmez. Mektubu beklerken her şeyini kaybettiğini fark eden Zuma, tehlikeli bir haydut avına girmeye karar verir. Evinden uzak topraklarda giriştiği macera sonucu tutuklanan Zama idama mahkum edilir. Artık tek amacı hayatta kalmaktır.

Jane Austen romanlarını ve uyarlamalarını sevenler kaçırmasın! Fanny Price, annesi tarafından Sir Thomas ve Lady Bertram ile yani amcası ve teyzesi ile yaşamaya gönderilir. Genç kız burada maddi gücün yarattığı konforla tanışacak ve yeni bir dünyaya adım atacaktır.

Sorunlu bir genç kadın ölmüş olan annesine benzeyen gizemli genç komşusuna saplantılı hale gelir...

1970’lerin Paris’inde, dünyaca ünlü opera sanatçısı Maria Callas’ın çalkantılı, güzel ve trajik hayatının son günlerini yeniden yaşatan ve hayal ettiren filmin başrollerinde Angelina Jolie, Haluk Bilginer ve Alba Rohrwacher var.

Filmin konusu sizi en yoksul vatandaşların yaşadığı Mumbai'nin kötü şöhretli gecekondu mahallelerine götürecek. Tanınmış bir politikacı, saf vatandaşlardan para kazanmaya karar verir ve insanları yasadışı bir şekilde evlerinden çıkarmaya başlar. Bu kadar üst düzey bir yetkiliye kimse bir şey diyemez ve elbette gecekondu sakinleri de polisten yardım ummazlar. Kritik bir anda, şehirde sıradan vatandaşları bürokratik keyfilikten korumanın görevi olduğunu düşünen asil bir haydut ortaya çıkıyor. Dürüst olmayan bir politikacı için çalışan insanları ezmeye başlar ve suç planının organizatörünü kendisi cezalandırana kadar dinlenmeyecektir ...
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.






0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir