
Fernando Soler
Quintín Guzmán

In the drama, a father, firmly believing that the baby daughter in his arms is not his own, abandons her upon the doorstep of the town drunk. Many years pass, and the man finds himself continually wracked with guilt about deserting her.

Fernando Soler
Quintín Guzmán

Alicia Caro
Martha

Fernando Soto
Angelito

Rubén Rojo
Paco
Nacho Contla
Jonrón
Amparo Garrido
Jovita
Lily Aclemar
María

Álvaro Matute
Julio

Roberto Meyer
Lencho García

Conchita Gentil Arcos
Toña García
Francisco Ledesma
Don Laureano, cantinero

Xavier Loyá
Jugador joven

Armando Acosta
Mesero (uncredited)

Armando Arriola
Jugador (uncredited)

Victorio Blanco
Jugador (uncredited)

Piyangodan Monica Bellucci'yi kazansaydınız? Ya da hep hayalini kurduğunuz ancak yanına bile yaklaşamadığınız herhangi birini? Kolay kolay yüzünüze gülmeyecek olan talih François'e selam vermeden geçmez. Piyangodan büyük ikramiyeyi kazanan adam da ilk iş olarak Pigalle gece kulüplerinin efsane güzeli Daniela'nın yanında alır soluğu. Sıradan bir günde yanına bile yaklaşamayacağı bu kadına reddedilmesi güç bir teklif yapar. Karısı olarak geçireceği her ay 100.000 Euro ile ödüllendirilecektir. Paranın sıcaklığı erkenden elini yaksa da, teklifi kabul eden Daniela, Charly ve büyülü gece hayatından uzak kalmaya dayanabilecek midir?

Tek eğlencesi kendisinden bıkmış komşularını eleştirmek ve acımasızca yargılamak olan huysuz dul Otto Anderson’un dayanılmaz hikâyesini anlatıyor. Otto’nun yan dairesine hayat dolu genç ve neşeli bir aile taşındığında, Otto dişine göre bir rakiple, kıvrak zekâsı ve ağzı burnunda karnı ile Marisol ile karşılaşıyor. Marisol ve Otto’nun arasında Otto’nun hayatını ters yüz edecek bir dostluk başlıyor.

Royal Tenenbaum ve karısı Etheline’nin üç çocukları vardır: Chas , Richie ve Margot. Ve Çift bir gün ayrılma kararı alır. Oysa o güne dek; Chas çocuk sayılacak yaştayken emlak işine girmiştir ve uluslararası finans dünyasında neler olup bittiğini bilecek düzeydedir. Margot oyun yazmaktadır ve henüz dokuzuncu sınıftayken elli bin USD’lik Braveman Grant ödülünün sahibi olmuştur. Richie teniste küçükler şampiyonudur ve U.S. Nationals finallerini üç yıl üst üste kazanmıştır. Şimdi, genç Tenenbaum’ların tüm bu parlak hayatı üzerinden ihanet, başarısızlık ve felaket dolu 20 yıl geçmiş ve herşeyin sorumlusu olarak kabul edilen kişi, genellikle ailenin babasıdır. The Royal Tenenbaums, bir dahiler ailesinin ve bu ailenin birdenbire, umulmadık şekilde bir kış toplantısı için yeniden biraraya gelmesinin hikayesidir.

Film bir polis memurunun hayat hikayesini konu ediyor. Teksaslı bir polis memuru olan Jim Arnaud’ın hayatı, annesinin ölümünün ardından kötü bir hal alır. Jim'in yaşadığı acı bununla da sınırlı kalmaz. Genç adam bir süre sonra kızının velayetini, en sonunda da işini kaybeder. Hayatında yolunda giden hiçbir şey yoktur. Jim Arnaud, başına ne gelirse gelsin kızı için elinden ne gelirse yapmaya, hayatını yoluna koymaya kararlıdır.

Yaşı kendisinden büyük seksi kadınlar tarafından ve aile ve arkadaşlarının ezdiği espritüel ve zeki Igby,her ne ters giderse gitsin zorlukları aşmaya kararlıdır.

Carefree single guy Charlie Waters rooms with two lovely prostitutes, Barbara Miller and Susan Peters, and lives to gamble. Along with his glum betting buddy, Bill Denny, Charlie sets out on a gambling streak in search of the ever-elusive big payday. While Charlie and Bill have some lucky moments, they also have to contend with serious setbacks that threaten to derail their hedonistic betting binge.

Andy Goodrich'in hayatı, dokuz yaşındaki ikizlerinin annesi 90 günlük bir rehabilitasyon programına gittiğinde altüst olur. Modern ebeveynliğin dünyasına itilen Goodrich, ilk evliliğinden olan kızı Grace’in yardımına başvurur ve bu süreçte Grace'in hiç sahip olmadığı bir babaya dönüşür.

Katolik inançları sebebiyle bir süreliğine dünyevi hayattan uzaklaşıp dinlerine yoğunlaşan eski eşi ve onun yeni kocası 8 yaşındaki oğulları Anthony'yi çocuğun babası Walt'a emanet ederler. Zaman zarfında acı ve uzaklık sebebiyle kopan ikili artık eski bağlarını yeniden kurmak için uğraşmak zorundadır. Walt oğluyla yeniden iletişim kurabilmek için kendi dünyasını değiştirmek zorundadır.

Yalnız, sinirli ve komik derecede dürüst orta yaşlı bir adam olan Wilson, ayrıldığı karısıyla yeniden bir araya gelir ve ilk kez genç kızıyla tanışır. Başrolünde başarılı oyuncular Woody Harrelson ve Laura Dern ile Judy Greer'ın yer aldığı filmin yönetmen koltuğunda ise Craig Johnson oturuyor.

Brad Pitt ve Margot Robbie'li Babil, 1920'li yılların Los Angeles'ında, sinemanın sessiz dönemden çıkış sürecinde adından söz ettiren bir aktör ile gözünü yıldız statüsüne dikmiş hırslı bir aktris adayının gözünden o dönemki Hollywood'un her manadaki aşırılığını epik bir dille ele alıyor.

Zıt kutuplar birbirini çeker derler... Süper miskin Ben (Seth Rogen) ve kariyer kadını Alison (Katherine Heigl) için durum tam da bundan ibarettir - en azından alkollü bir akşamdan sonrası için. İki ay ve birkaç hamilelik testinin ardından, Ben ve Alison hem çılgınca eğlenceli hem ıstırap dolu, yürek ısıtan bir maceraya yelken açarlar. Yılın en acayip komedisi kahkahaya doyuruyor.

1700'lerin tam ortasındayız. Genç bir İrlandalı olan Redmond Barry, bir subayı düelloda öldürünce kaçıp yeni bir hayat kurmak ister. Serüvenler sonucu kendisini savaşın ortasında Prusya ordusunda bulur. Savaştan sonra casuslukla görevlendirilip İrlandalı bir Şövalye'nin peşine takılır. Onunla birlikte Prusya'dan kaçar ve kumarbazlığa başlayarak Avrupa'nın kalburüstü sosyetesine burnunun ucunu sokmayı başarır. Ama gözü daha yükseklerdedir.

Dedektif Nishi yeni doğan bebeğini henüz kaybetmiştir ve eşi de ölümcül bir hastalıktan ölmek üzeredir. Doktorlar artık yapacak bir şey olmadığını, onu eve götürmesini ve huzur içinde ölmesini beklemesini söylerler. Nishi aynı zamanda iş arkadaşı Horibe'nin ciddi bir şekilde yaralandığını ve belki de tekerlekli sandalyeye mahkum olabileceğini öğrenir. Horibe'yi ziyarete giden Nishi'nin hayatı, öğrendiği inanılmaz gerçeklerle ve içine gireceği bir suç çemberiyle tamamen değişecektir.

Amerikalı yazar Jeannette Walls’un 2005 yılında yayımladığı aynı adlı romanından uyarlanan filmde, Jeannette Walls çok başarılı bir gazetecidir, elit ve zengin kesimden bir nişanlısı bile vardır. Ancak bu elit çevreye karşı ailesi hakkında gizli tuttuğu bir geçmişe sahiptir, aslında üç kardeşi ile birlikte yoksulluk içinde, psikolojik şiddetin hat safhada olduğu göçebe bir hayat sürdürmüştür. Babası Rex son derecede karizmatik ve eğlenceli bir adam olsa da aynı zamanda alkoliktir ve alkol alınca ne yapacağı tahmin edilemez, tehlikeli birine dönüşür. Annesi Rose Mary ise özgür ruhlu bir kadındır ve yaptığı resimleri dört çocuğundan daha fazla önemsiyor gibi görünmektedir. Böylesine işlevsiz bir ailede yetişen çocuklar hayatla tek başlarına mücadele etmek zorunda kalacaklardır.

George Monroe, kendi hayatının da mimarı olmak isteyen bir mimardır. Tek hayali tüm sevdikleriyle beraber yaşayabileceği bir yerde bulunmaktır. Bu hayalini gerçekleştirmek isteyen George, yeni bir ev yapmaya karar verir. Bu hayalini paylaşan karısı kısa bir süre sonra George'u terk eder. Artık George'un destekçisi, oğlu, komşularının kızı ve eski karısı olacaktır.

Mildred Pierce, dönemin tipik kadın portresinin sıradan bir ürünü gibidir. Ancak kendisini aldatan kocası kısa bir süre sonra kendisini terk eder. Mildred, bir anda kendisini daha yalnız ve daha güçlü bir halde bulur. Artık çevresindeki herkese bağımsızlığını ve kusursuzluğunu ilan edecektir. Önünde ise kızının velayetini almak üzere bir dava vardır.

Yıllar önce ringlerden uzaklaşmış olan eski boks şampiyonu Billy karısından ayrılmış ve kendisine adeta tapan küçük oğluyla birlikte yaşamakta önemsiz maçlara çıkarak içki parasını denkleştirmektedir. Bu esnada ortaya çıkan eski karısı çocuğun vekaletini isteyince iyice yaşlanmış ve çaptan düşmüş bu eski boksör oğlunu tekrar kazanmak için ringlere geri dönecektir.

Genç bir mimar olan Dawson Gage, en yakın arkadaşı London Quinn'i kaybetmenin şokuyla sarsılır. Acılı Dawson, daha anne karnındayken ayrılan London'ın gizli ikiz kardeşini bulmak için zorlu bir arayışa sürüklenir. Ancak, bu süreçte Dawson'a âşık olabileceği aklına hiç gelmez.

40 yaşını geride bırakmış olan mimar Pierre, karısı Catherine’den ayrılmış, genç, güzel ve kendisini seven, ama ondan çok şey bekleyen Hélène’le birlikte yaşamaktadır. Pierre, 18 yaşındaki oğlu Bernard’la iyice birbirlerinden koptuklarına inandığı için, Re adasındaki aile evinde 15 gün tatil yapmayı kabul etmiştir. Karısıyla aralarında hala sürtüşme vardır; metresiyle gurur duysa da onun gençliğine bazen ayak uyduramamaktadır. Son zamanlarda iyice yorulan Pierre, biraz dinlenme ve yaşamını yeniden gözden geçirme fırsatı aramaktadır. Bu fırsat ancak Rennes’e yaptığı bir iş seyahatinde geçirdiği araba kazası sırasında ortaya çıkacaktır.

Milanolu bir sanayici, durup dururken fabrikasını işçilerine hibe eder. Film, bu garip cömertliği doğuran olayları anlatır. Bundan kısa süre önce, sanayicinin evinde kalmak üzere yakışıklı ve garip bir delikanlı gelmiştir. Delikanlı ev sahiplerinden hiçbir talepte bulunmaz, ama bütün ev halkı onun cazibesine kapılmakta gecikmez. Bir süre sonra misafir aniden evden ayrılınca, burjuva ailesinin üyelerinin ve köy kökenli hizmetçilerinin hayatı altüst olur.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir